İçimizdeki Duvarlar - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.056 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.632 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22906 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, İçimizdeki Duvarlar, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1947 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{İçimizdeki Duvarlar}   Okunma sayısı 1947 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı furkan61

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.891
  • Konu: 675
  • Derviş: 507
  • Teşekkür: 9
İçimizdeki Duvarlar
« : 22/04/09, 00:57 »
  İÇİMİZDEKİ DUVARLAR
   

   Sınırlılığın göstergesidir duvar. Her tarafımız duvarlarla örülü. Mekân ve zamanla sınırlı insanın belki de alınyazısıdır, örülü olmak. Perdeler arkasında yaşamak. İçinde yaşadığımız dünyanın kendisi de atmosfer duvarıyla örülü değil midir?

   René Guenon'un ifadesiyle, tersine çevrilmiş, gökyüzüne doğru yükselen karınca yuvaları gibi günümüzün yüksek taş binaları, iç içe örülü duvarlardan ibaret... Dış duvarların yanısıra odalar arasındaki duvarları da dikkate alırsak, acaba binanın yüzde kaçı ile karşı karşıya geliriz? Sahte özgürlük idealiyle ortaya çıkan modern dünya, geleneksel anlamda özgür olan insanı duvarlarla örmüştür.

   Duvarlar ardında saklı kalan yitiğimizi aramak için yola koyulmalıyız. Dışımızdaki maddi duvarlar ile içimizde örülü duvarlar arasında anlamlı bir ilişki vardır. Bu ilişkinin merkez noktası ‘insan'dır. Çünkü insan, duygu, düşünce ve davranışlarıyla bu dünyayı anlamlandırabilir. İnsanın, zaman ve mekân boyutlarını aşarak, hem dışarıdan kendisine örülen duvarları hem de kendi kendisine durmadan ördüğü duvarları yıkabilmesi, onun bu dünyada var olmasının bir sorumluluğudur.

   Duvarlar ardında yaşamağa çalıştığımız hayatımız, birbirimizin aynısı. ‘Özgün' ve ‘özgür' olamayan hayatın, ‘normal' olduğunu düşünüyoruz. Oysa normal olan, mekanikleşmiş ve sıradanlaşmış hayat içerisinde, bizi amaçlarımızdan sürekli olarak saptıran yapay engellerden uzaklaşmak suretiyle, sıradışı gibi görünen ‘özgün yaşama' ulaşmaktır. Normal diye tanımlayabileceğimiz bir düzeye ulaşabilmek için, ümidimizi yitirmeden varmamız gereken hedeflere doğru kararlı bir tavırla yürümek gereklidir. Her adım, hedefe doğru bir ilerlemedir. Bizler insan olarak gerçek özgürlüğe doğru adım atmaktan sorumluyuz.

   Çevremizdeki duvarlar, ruhumuzda var olan ve yıkamadığımız duvarların birer izdüşümüdür. Özgünlük ve özgürlük öncelikle insanın iç dünyasından neşet eder. Yüce Yaradan'a ulaşabilmek için kalbimizdeki perdeleri birer birer açmamız gerekirken, inançtan ve Aşkın Varlığa olan ödevlerimizi yerine getirmekten uzaklaşmamız sebebiyle, hem aklımıza hem de kalbimize sürekli duvarlar örmekteyiz. Duvarların sayısı arttıkça, bir evin duvarsız olabileceğini hayal bile edememekte ve kendi iç dünyamızda ördüğümüz duvarların gizlediği gerçekleri ve güzellikleri görememekteyiz.

   Ruhumuzun önünde dikili duran devâsâ duvarları yıkmadan insanın kendisini keşfetmesi mümkün müdür? Ruhunun derinliklerinde yüzebilen insanlar, yaradılışlarının özünü kavramış olanlardır. Sonsuzluk, kalıpların ötesindedir. Sadece ‘kalb'tir ki, sonsuzluğu hissetmeye ve yaşamaya yeteneklidir. Kalbimizin bu yeteneğinden, örülü duvarların arkasında keşfedilmeyi bekleyen kendi özümüzü tanıyarak istifade edebiliriz.

   Psikiyatri teorilerinin ekseni, normal-anormal sınırının ne olduğudur. Sanatsal duyarlılığı olan bazı çağdaş psikiyatristler, delilikten yana tavır almaktadırlar. Çünkü deha ile delilik arasında ince bir çizgi vardır. Risklerini göğüsleyerek öteleri kurcalayabilmek, çağdaş anlamıyla akıllının işi değildir. Akıllı, devamlı olarak aldığı tedbirlerle hareket eder. Bir kişi ideali ve inancı uğruna divane olmuşsa, ilâhi ve uhrevi sınırların ötesinde sınır tanımaz bir şekilde coşmaktadır. Kendini aşmak, zaman ve mekân kayıtlarının ötesinde sonsuzluğu yaşamak demektir.

   Masalı bile olmayan modernleş/tiril/miş insan, iç ve dış kalın duvarlar arasına sıkışmıştır. Kendini aşamayan ve kalıpların içinden çıkamayan insanın varacağı son nokta, ruhsal ve/veya fiziksel intihardır. Direncin, üretimin ve mutluluğun kaynağı dışarıda değil, insanın kalbindedir. Bu kalb, ‘inşirah' ile ilâhi destek alırsa, sağladığı güçlü motivasyonla insan/lığ/ın özü olmağa layıktır.

   Kâbe, içerisinde duvarı olmayan kutsî bir ‘ev'dir. Kalbinin içindeki duvarlarını yıkabilen insan, Kâbe'yi temsil edebiliyor demektir.

   Selâm olsun Kâbe'yi barındırabilen o ‘kalb'e...


   Ahmet Alemdar

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/icimizdeki-duvarlar-t10774.0.html




Çevrimdışı Güllere Hasret

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 4.296
  • Konu: 1265
  • Derviş: 364
  • Teşekkür: 121
Yanıt: İçimizdeki Duvarlar
« Cevapla #1 : 22/04/09, 11:00 »
Allah razı olsun!...Vessselam!... :X06 X:33X :X06




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Yalnız Sekiz dakikan var Yarim kilo bal kilo için 3 milyon 750 bin sorti ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.168 saniyede oluşturulmuştur


İçimizdeki DuvarlarGüncelleme Tarihi: 13/11/19, 14:52 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim