İnşAllah - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.122 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.899 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22965 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, İnşAllah, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1515 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{İnşAllah}   Okunma sayısı 1515 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.202
  • Konu: 796
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 111
İnşAllah
« : 28/01/12, 04:14 »

İnşAllah Demeyince


Dinimiz bizden içi dışı bir insanlar olmamızı istiyor. Söylediklerimiz ve işlediklerimiz kalbimizdekinin yansıması olmalı. Mümin kalbi bu; orada imandan, güzel niyetlerden başka ne olabilir ki...

Biz Müslümanlar, kâinatta ne varsa hepsinin Allah’a ait olduğuna iman ederiz.

Bir yaprağın rüzgârda sallanmasına kadar her şeyin Allah’ın yaratmasıyla meydana geldiğini bütün varlığımızla kabul ederiz.

Kısaca “Allah’ın izni” olmadan hiçbir şeyin var olamayacağına, gerçekleşemeyeceğine inanırız.

Ne var ki bu inancımızı hayata yansıtmada, dile getirmede, sözlü olarak ifade etmede biraz cimri davranırız.

Şöyle ki: Günlük konuşmalarda sıkça sarfettiğimiz “yarın görüşürüz”, “haftaya size geleceğim”, “merak etme ben o işi yaparım” gibi sözleri pek düşünmeden söyleriz. Burada düşünmediğimiz şey, bütün bunların olmasının Cenab-ı Mevlâmızın izin ve dilemesine bağlı olduğu gerçeğidir.

Böyle ağzımızdan bir çırpıda çıkan sözleri söylerken, kalbimizdeki imana aykırılık kastı elbette taşımayız. Ama bizim ve bütün mevcudatın tek sahibi Yüce Mevlâ, içimizdeki imanı sözlerimize yansıtmamızı istiyor.

Bu o kadar önemlidir ki, Saadet Asrı’nda yaşanan bir olayla bütün müslümanlara öğretilmiştir.

Yarın Size Açıklarım

Peygamberliğin ilk yıllarıdır. Mekke’de bir görüşme yapılıyor. Bir tarafta Mekke müşriklerinin ileri gelenleri var; diğer tarafta Rasul-i Ekrem s.a.v…

Görüşme teklifi müşriklerden gelmiştir.. Aralarında Ukbe ve Nadr isminde iki kişi vardır. Bunlar bir süre önce Yesrib’e yani Medine’ye gitmişler veYahudilerin alimleriyle görüşmüşlerdi. Onlardan öğrendikleri bazı soruları Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz’e soracaklardır. Yahudi alimlerinin dediklerine göre bu sorulara cevap vermesi halinde o bir peygamberdir. Aksi halde sıradan bir insandır ve işlerine nasıl geliyorsa ona karşı öyle davranabileceklerdir.
Müşrikler, Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz’e üç soru sordular: Mağaraya sığınmış olan yiğitlerin ilginç hallerini, doğudan batıya dünyayı gezip dolaşmış olan büyük hükümdarı ve ruhun ne olduğunu...

Rasulullah s.a.v. Efendimiz de “size yarın bilgi vereyim” diyerek oradan ayrıldı. Bu soruların cevaplarını Cebrail a.s.’ın hemen getireceğini umuyordu. Ama öyle olmadı. Müşriklerin dedikoduları arttı. Peygamber s.a.v. Efendimiz’in yalancı olduğunu, artık bu işin sonunun geldiğini söylediler. Hakaretlerini artırdıkça artırdılar.

Rasul-i Ekrem s.a.v. çok üzülüyordu, büyük bir ıstırap içindeydi. Aradan tam on beş gün geçti. Nihayet Cebrail a.s. geldi. Onun gelmesi ve gitmesi elbette kendi arzusuyla olmuyordu. Onu gönderen de, geciktiren de Yüce Mevlâ idi. Şüphe yok ki bunda büyük hikmetler saklıydı.


Üç Cevap Bir de Ders

İşte Yüce Mevlâ, Cibril-i Emin’i göndermişti. Bir sure ile, Kehf Suresi ile. Orada mağaradaki gençlerin haberi vardı, hükümdar Zülkarneyn’in ilginç seyahatleri anlatılıyordu, ruhla ilgili cevap yer alıyordu.

Surenin ilk ayetlerinde Yüce Mevlâ önce Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz’i teskin ediyordu:

“Demek sen, bu söze (Kur’an’a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin!” (Kehf, 6)

Daha sonra mağara arkadaşları hakkında ayrıntılı bilgi veriyordu. Müşrikleri de bilmedikleri şeylerle ilgili ileri geri konuştukları için kınıyordu.

Ayetler müşriklerin yüzlerine okundu, hayranlıkla dinlediler. Ama yine bir bahane bulup inkârlarına devam ettiler.

Yüce Mevlâ bundan sonra Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz’e önemli bir edebi hatırlatıyordu:

“Hiçbir şey hakkında sakın ‘yarın şunu yapacağım’ deme! Ancak ‘Allah dilerse yapacağım’ de!
Unuttuğun zaman Rabbini an ve ‘umarım Rabbim beni bundan daha doğru olana ulaştırır’ de!” (Kehf, 23-24)


Böylece vahyin gecikmesinin sebebi ortaya çıkıyordu. “Yarın size bilgi vereyim” ifadesinin içinde “inşaAllah: Allah dilerse” olması gerekiyordu. Tabii ki bu inanç Efendimiz s.a.v.’in kalbinde hiçbir kulda olmadığı kadar vardı. Ama Yüce Mevlâ sözlü olarak da ifade edilmesini istiyordu. Başta Peygamber s.a.v. Efendimiz olmak üzere her müminin hem gönlünde, hem de sözünde bu hakikat yerini almalı ve belirleyici olmalıydı.

(Geniş bilgi için bk. Taberî, Tefsir, c.8, s.174 vd.; İbn Kesir, Tefsir, c.3, s.98; Ahmet Lütfi Kazancı, Saadet Devrinden 2, Aydınlıklara doğru, s. 202-207)

Dil Kalbe Ortak Olsun Diye

Bu arada şunu da belirtmek lazım.

Her şey Allah’ın iznine, O’nun dilemesine bağlı. İçimizde bu inancımız sapasağlam durduğu sürece sözlerimizdeki eksiklerimiz Allah’ın izniyle inancımıza zarar vermez. Bununla birlikte, tekrar edelim, Rabbimiz inancımızın sözlerimizde yer almasını istiyor. Konu ile ilgili iki ayet indirerek buna ne kadar önemverdiğini bize bildiriyor.

“Yarın görüşürüz” yerine “inşaAllah yarın görüşürüz”, “haftaya size geleceğim” yerine “Allah dilerse haftaya size geleceğim”, “merak etme ben o işi yaparım” yerine “merak etme Allah’ın izniyle ben o işi yaparım” dememizi Yüce Rabbimiz bizden özellikle istiyor.

Neden?

Bunu açıklama mahiyetinde birçok şey söylenebilir; ama şöyle bir açıklama yeterlidir sanıyorum:

Kalpteki inancın canlılığını koruması ve kuvvet kazanması için organlarımızın inancımıza uygun davranması zaruridir. Sözlerimiz ise en önemli fi illerimizden sayılır. Her zaman ve her yerde “inşaAllah”…

Mehmet IŞIK
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/insallah-t29710.0.html



"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Çevrimdışı gülyüzlüm

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.258
  • Konu: 131
  • Derviş: 9365
  • Teşekkür: 166
Okundu: İnşAllah
« Cevapla #1 : 28/01/12, 18:09 »
Allah c.c razı olsun...  :X06




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

En Sonunda Haykırdım - Afet İnce Kırat Ehliyet sınavı ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.179 saniyede oluşturulmuştur


İnşAllahGüncelleme Tarihi: 27/05/20, 20:59 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim