İnşirah - Edebiyat Kültür Sanat
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.643 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 3 ileti gönderildi.. Toplam : 22909 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, İnşirah, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1727 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{İnşirah}   Okunma sayısı 1727 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Güllere Hasret

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 4.296
  • Konu: 1265
  • Derviş: 364
  • Teşekkür: 121
İnşirah
« : 29/09/08, 00:38 »
İNŞİRAH.....



Kalemin ve kâğıdın kaldıramayacağı, harflerin ve imlânın taşıyamayacağı bir dert var içimde. Çilenin ifadesine kalksam, mübalâğa ölü doğar dudağımdan. Kelimeler tefritte çoğalırken ifratta can verir bütün mânâlar. Ancak yine de yazının bedenine ihtiyacım var. Ruh, kara mürekkebin ucunda şimdi...Keder, bütün zehirlerini sunuyor kadehime. Endişe, tüm zerrelerime varasıya dek kemiriyor hücrelerimi. Hüzünlerle örtülü gönül meclisimde sâkînin boynu bükük, peymânenin ateşi sönük... Ne dökülen meyin lezzeti var damağımda, ne de inleyen neyin ezgisi kulağımda... Derûnumda bütün ifâdeler tarifsiz ve bütün tarifler ifâdesiz... Nereye baksam acı, sancı, gam... Gün geçtikçe büyüyor kavgam. Âh ne yapsam? Ne yapsam da aralasam, aslında hiç kapanmayan kapıları... “Melâle âşina bir nesil” de gelse, bilirim, benim elemime lâl kesilir dilleri… Bilirim, ben yine kendimleyim. Gönül âyinemde kendimi seyrettim de, ahvâlim nihâyetinde tek kelime: Çile! Şimdi dolansam kırk zeytin ve bir testi su ile. Nâfile... Hani hikâyedeki gibi... Son haddine varasıya kadar suyla dolu bir bardağın üzerine konan gül yaprağı olsam. Girsem kapından. Âh ne yapsam? Ne yapsam da aralasam aslında hiç kapanmayan kapıları...Bunca dert ve onca kasvetten sonra kapanmayan kapıların son/ucundayım. Ey bana şahdamarımdan daha yakın olan Allah’ım! Şüphesiz Sen beni benden daha iyi bilensin. İnşirâh! Koca bir okyanusum, her damlası günah kokan bir suyum. İnşirâh!.. Yûnus diyor ya: Bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı
Tak etti bu gönül darlığı, dilimin tokmaklarına dayandı. İnşirâh! Yâ Allah! Hata ettim ve nihâyet Sen’in kapına geldim. Değil mi ki Sen; “Sen’in göğsünü açıp genişletmedik mi?” diyensin. “Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?”, “Sen’in şânını yükseltmedik mi?” kelâmını işitip de bir alev gibi titrememek, bir zelzele gibi kalbi titretmemek elde mi? Sevgili... Kelâmının her bir kelimesini kendine yâr edinen bu fakîr, kendini yalnız hissedebilir mi, ey Sevgili? Ben kendimi bıraktığımda bile beni bırakmayan ilâhî müjdeni sol yanımda taşıyorum. Yâ Mevlâ, dünyâ denen bu zindânda ancak böyle yaşıyorum. Hücremde... Kimse bilmez; sırrı ifşâ eden kamışların sesi her ân yankılanır içimin vâdîlerinde, gül kokusu getiren sabah melteminin âsûde esintileri yayılır içimin vâdîlerine. Kimse bilmez, bu dîvâne nasıl yaşar kalp kalesinde…Dünyâ bana büyük, dünyâ bana yük... Koca âlemi omuzlarıma, gönül âyinemi avuçlarıma koyuyor; ah yine de ağır basan ve cam kırıklarıyla parçalanan ellerimi kurtaramıyorum. Yaralarımı kendim saramıyorum. Soramıyorum sana ey her şeyimi, her zerremi bilen Rabbim... Ancak yine de bir cevap buluyorum kelâmında: “Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.”
“Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.”
“Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.” Ne olur, kuşat fikrimi hikmetinle. Ne olur, donat gönlümü muhabbetinle. Ve gayret... Bir işi bitirip diğerine koyulmam için bana gayret ihsan et, ne olur… Hayretimle geldim aslında hiç kapanmayan kapıların önüne. Kalbimi ve beynimi, hissimi ve fikrimi... Sîretimi, sûretimi... Benliğimi, kimliğimi eritip de geldim kapına. İnşirâh! Kapına geldim. Bir alev topu gibi yana yana geldim. Sana geldim. “Ancak Rabbine yönel ve yalvar.” diyen Sen değil miydin? Nihâyet Sana yöneldim. İnşirâh! Yâ Allah!Gönül ferahı istesem de, gönül refahı dilesem de bezm-i elestten bilirim güle kan, bülbüle figan düşüren hisseyi. Âşık ve maşûk ayırmaksızın herkese; «Belâ!» dedirten o suâli... “Elestü bi-Rabbikum?” (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?)” “Bel Bundan gayrısını kabul etmez lügatim ve bundan başkasına dönmez dilim. İllâ belâ... Dünyâ sayfasında önüme bir mürekkep karalığıyla dökülen her belâ, süveydâ gibi, mücellâ bir ayna gibi durur sol yanımda. Sol yanım şerha şerha, elif elif... Ve o kadar muhtaç ki genişletip ferahlatmana... Yâ Allah! Biliyorum vebâlim çok. Anlatmaya mecâlim yok. Adının ezelî ve ebedî hürmetine bir âh çeksem yetecek hâlimin ifâdesine: Âh! İnşirâh! Yâ Allah!..Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge,
Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı!
diyen Fuzûlî kadar,Kimsesiz bir kimse yok her kimsenin var kimsesi,
Kimsesiz kaldım meded ey Kimsesizler Kimsesi!
diyen Avnî kadar kimsesizim cihan denen zindanda.

Yâ Velî!.. Bir tek Sen varsın. Varsın ateşin bütün bedenimi sarsın. Sen bana iki dünyâda tek yârsın. Bu hakîr, bu fakîr ne yapsın da adım atsın râhına. Bunca dert, kasvet ve kederden sonra muhtacım inşirâhına.
Yâ Allah... İnşirâh! İnşirâh!

Senem Gezeroğlu

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/insirah-t4796.0.html




Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: İnşirah
« Cevapla #1 : 12/10/08, 20:24 »
 X:02

 X:02

 X:02

Yâ Allah ...

İnşirâh! İnşirâh!



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı Alem İrşad Görsün

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 446
  • Konu: 22
  • Derviş: 1159
  • Teşekkür: 0
Ynt: İnşirah
« Cevapla #2 : 24/12/08, 23:55 »
Hani hikâyedeki gibi... Son haddine varasıya kadar suyla dolu bir bardağın üzerine konan gül yaprağı olsam. Girsem kapından.
... İnşirâh! İnşirâh!
 X:01 kurban
 X:33X :X06 X:33X


Kapında bir ömür,
Gitse yeridir,ey Sevgili!
Senin kapından çevrilen var mıdır?
Yüzüne kapadığın var mıdır?


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Ne Kadar Sabrederdiniz? Ne Yapardınız? Yaz tatilinde hayırlı insan ve hayırlı hane nasıl olur? .. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.546 saniyede oluşturulmuştur


İnşirahGüncelleme Tarihi: 22/11/19, 23:09 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim