Irkçılık - Kavmiyetçilik Hastalığı - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 2 ileti gönderildi.. Toplam : 22884 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Irkçılık - Kavmiyetçilik Hastalığı, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3297 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Irkçılık - Kavmiyetçilik Hastalığı}   Okunma sayısı 3297 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı furkan61

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.891
  • Konu: 675
  • Derviş: 507
  • Teşekkür: 9

   IRKÇILIK-KAVMİYETÇİLİK HASTALIĞI
   
   
   Tarihe bakıldığında, bir ırkı diğer ırklardan üstün görerek bu “üstün ırk” mensuplarının diğer ırklardan fazla haklara sahip bulunması gerektiğini savunan kimselerin, düşünce akımlarının hemen her çağda var olduğu görülür. Genellikle siyasi karakterli bu düşünceye ırkçılık denir.

   İnsanları ırklarına göre sınıflandırarak, bazılarını diğerlerine üstün tutan ırkçı görüş, aşağı saydığı ırkların kendilerine “hizmetçi” konumda olmaları gerektiğini varsayar. Böylece sömürüyü ve köleleştirmeyi meşru addeder.

   Bütün bir tarih ve günümüz dünyası bu gayri insanî anlayışın dramatik örnekleriyle doludur. Oysa işin ahlâkî boyutu bir tarafa bırakılsa, sadece biyolojik açıdan bakılsa bile ırkçılığın makul bir yanı olamaz. Çünkü değişik ırklara ve renklere ayrılmalarına rağmen bütün insanlar aynı genetik yapıya sahiptirler, aynı gelişim evrelerinden geçerek olgunlaşırlar. Farklı ırklar kendi aralarında evlenerek üreyebilir. Yani bütün insanlar Ademoğullarıdır. Aynı ataya sahip insanlığın farklı renk, dil, soy-sopa ayrılarak çeşitlilik arzetmesi ise nice hikmetlere bağlı ilâhi bir düzendir.

   Bugün hemen her alanda yaşanan kavram kargaşası, kavmiyetçilik (ırkçılık- şovenist milliyetçilik) kavramında da kendini gösterir. Millet ve milliyetçilik ile ırk ve ırkçılık kavramlarının ayırdedilebilmesi için önce millet kavramı konusunda zihin berraklığına ulaşmak gerekir.
 
   Millet kelimesi Kur'an-ı Kerim'deki manalandırılmasıyla “din” kelimesiyle aynı anlamı ifade eder. Kelime ancak mecazi olarak belli bir toplumu dile getirmek üzere kullanılabilir. Ama bu durumda da, doğal olarak bir ırkı ya da ulusu değil, gerçek anlamının belirlediği “dine inanan” insanların tümünü belirtir.

   Buna göre kelimenin türevi olan milliyet, insanların bağlandığı dini ve onun hükümlerini ifade eder.

   Oysa günümüzdeki yaygın kullanımında, asli anlamı göz ardı edilerek “ulus” anlamı yüklenmekte ve bu da karışıklığa neden olmaktadır. Çünkü “ulus” belli bir inancı, dini değil, bir soydan gelen insanları belirtir.

   * * *
   Mukaddes Kitabımız Kur'an-ı Kerim'de bütün insanların, dolayısıyla bütün ırkların bir tek anne ve babadan, Hz. Adem ile Hz. Havva'dan meydana geldikleri bildirilmektedir. Bunların çocukları, torunları, torunlarının çocukları şeklinde çoğalarak, zamanla ırkların teşekkül ettiği tefsir kitaplarında yazılıdır.

   Daha sonradan kendilerine gönderilen peygamberlere inanmayan, azgınlaşan insanlara Allahu Tealâ'nın azab olarak gönderdiği tufandan sonra insanlar, Hz. Nuh a.s.'ın oğullarından ve gemiye binerek kurtulan çok az sayıdaki inananlardan çoğalarak yeryüzüne yayıldı. Bu yüzden Hz. Nuh a.s. insanlığın ikinci babası sayılmaktadır.

   Binbir çeşit rengiyle bütün insanlığın bir aile olduğunu; herhangi bir ırkın, kavmin diğerlerine üstün olmadığını; üstünlüğün sadece ve sadece takva ile olduğunu Rabbimiz çok net bir şekilde beyan buyurur:

   “Ey insanlar! Hakikat şu ki, biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve (başka sebeple değil) tanışasınız diye kavimlere ve kabilelere ayırdık. Şüphesiz ki sizin Allah nezdinde en şerefliniz, takva bakımından en ileri olanınızdır.” (Hucurat, 13)

   Bu ayet-i celilede belli bir millete veya belli bir dinin inananlarına hitap yoktur. Bütün insanlar muhatap alınmakta, insanların birbirlerini tanımaları için milletlere, kabilelere taksim olundukları açıklanmaktadır. İnsanlığın bu farklılığı asla üstünlük ve bir diğerini tahkir ve zulüm vesilesi değildir. Çünkü insanlar aynı kökten Hz. Adem a.s. ve Hz. Havva'dan oldukları için yaradılışta eşittirler.
 
   Yaşadığımız çağda çok konuşulmakla beraber ekonomik, siyasi, kültürel uygulamalarda ısrarla göz ardı edilen bu eşitlik evrenseldir. Yani insanlar, salt insan olma bakımından, siyah veya beyaz; zengin veya fakir; efendi veya köle, tamamen eşittir. Ama cömertlik-cimrilik, namuskârlık-hilekârlık, dürüstlük-sahtekârlık gibi ahlâkî kavramlar açısından insanları eşit tutmak, hepsini aynı kefeye koymak elbette mümkün değildir. Eğer bu şekilde yapılacak olursa adalet imkansızlaşır, topyekûn insanlığa zulmedilmiş olur.

   İslâm'ın bu son derece insanî ve adil yaklaşımına karşın diğer dinlerde durum böyle değildir. Her dinin kutsallık ya da üstünlük şemsiyesi altına aldığı imtiyazlı bir insan grubu, daha alt seviyede telakki ettiği başka bir sınıf bulunur. Esasen tarih boyunca ve bugün ırkçı telakkilere dayalı zulümlerin arkasında, gayri sahih dinlerin bu önkabullerinin büyük rolü vardır. Müberra Dinimiz'in insanları belli bir sınıf veya grup mensubiyeti bakımından ayrıştırmaması, insan özgürlüğünün temel prensibidir.

   * * *
   Birliği, beraberliği bozan sebeplerin başında kavmiyetçilik/ırkçılık gelmektedir. İnsanlar bir baba ve bir anadan geldiklerini hesaba katmadıkları müddetçe, renkleri, dilleri, kavimleri ile övündükleri müddetçe hakikatten ayrılmışlardır. Rabbimiz bu boş övünmeleri şiddetle yasaklamıştır.
   Kur'an-ı Kerim'de Tekâsür Suresi, mal, evlat ve akrabaların çokluğu ile gururlanmayı, kabile üstünlüğü davasına kalkışmayı kınar, gerçek üstünlüğün ahirette ortaya çıkacağını belirtir.

   Fahr-i Alem s.a.v. Efendimiz, hayatları boyunca insanlara rengine veya mevkisine göre asla farklı muamele yapmamıştır. O, insanları ahlâkına göre değerlendirmiştir. Kendisine “insanların en hayırlısı kimdir?” diye sorunca, “Ahlâkı en güzel olanıdır.” buyurmuşlardır. O, bütün müslümanları kardeş olarak ilan etmiş ve bu kardeşliği soy kardeşliğinden üstün tutmuştur. Hadis-i şeriflerinde de şöyle emir buyurmuşlardır: “Irkçılık (asabiyet) davasına kalkışan, onu benimseyen bizden değildir. Irkçılık üzerine dövüşen bizden değildir, ırkçılık davası üzere ölen de bizden değildir.”

   Kur'an-ı Kerim'de baktığımız zaman bütün ayetlerin ırk, kavmiyet ayrımını reddettiğini görürüz. Hidayete çağıran ayetlerde hitap bütün insanlığa yapılır. Ne ırk, ne kabile, ne makam, ne rütbe gözetilir. Bir Arab'ın hidayete ermesi, bir İngiliz'in, Fransız'ın hidayete gelmesinden daha önemli değildir. İbadete, itaate, yasaklamalara dair emirlerde ise, hitap bütün müminleredir. Bu hususta müminler arasında ayrım yapılmaz.
   * * *
   İnsanoğlu ırkından, kavminden dolayı ne iyi olabilir, ne de kötü. İyinin ve kötünün tarifleri içinde böyle bir unsur yoktur. Bunu her akıl tasdik ettiği gibi, her vicdan da yakinen bilir.

   Bir insanın iyiliğinden söz edilirken onun güzel ahlâkı, takvası, salih ameli, dürüstlüğü, çalışkanlığı anlatılır. Bunların tamamı onun iradesiyle ilgilidir. Kimse kendi ırkını kendisi seçmediğine göre, falan adam iyidir, çünkü filan ırka mensuptur denilse, bu cehalet olur. Neresinden bakılırsa bakılsın, esasen ırkçılık davası cahiliyetten başka bir şey değildir.

   İnsanı yükselten ona Rabbinin katında değer kazandıran bütün hususiyetler onun maneviyatıyla alakalıdır, bedeniyle değil. Rabbülalemin'in katında uzun boylular, kısalardan daha şerefli değildir. Mizanda şişmanlar, zayıflardan daha ağır gelmezler. Siyahlar çirkin de, beyazlar güzel değildir. Rabbimiz bunlardan dolayı kulunu ne medheder, ne de kınar. O, bizim bedenimize, malımıza, kavmimize değil, sadece kalplerimize nazar eder.

   Ruhun ırkı yoktur. İnsan da nihai manada ruhtan ibarettir. Beden ise onun elbisesidir.

   Şuurlu müslüman, maneviyatına yönelmeli, irfanını artırmalı, kalbini Mevlâ'nın razı olduğu hasletlerle bezemeli, O'nun sevgisini ruh alemine sultan yapmalı, diğer bütün sevgiler o sultana tabi olmalı ve şu veya bu ideolojileri, insanları değil, sadece Habib-i Kibriya s.a.v.'i rehber edinmeli, örnek almalıdır. O sadece bir kavime, bir millete değil, bütün alemlere rahmet olarak gönderilmiştir. O'nun davası kabileler, ırklar ötesi, evrensel bir davadır.

   Irk/kavmiyet meselesi, başka birçok hadise gibi, bir yönüyle de insanın imtihanına yöneliktir. Her hastalık, her musibet, her fitne, her batıl ideoloji, her hurafe bir imtihan sualidir adeta. Bunlardan biri de kavim ve kavmiyetçiliktir.

   Mahşer günü her peygamber kendi ümmetini etrafında toplayacak, orada peygamber sancakları dalganacak; kavimlerin, kabilelerin bayrakları değil. Fahr-i Cihan s.a.v.'in sancağı altında her milletten, her kavimden, her kabileden insanlar bulunacak. Asıl mesele o dehşetli günde o mübarek sancağın altında olabilmektir. Bizlere o günün o ulvi şerefini kaybettirebilecek her davayı bugün elimizin tersiyle itmeli, ayaklarımızın altına almalıyız.

   Kısacası ırkçılık hiçbir yönden savunulması mümkün olmayan, insanın şeref ve haysiyetine kasdeden, parçalayıcı, bölücü, medeni insanlığın kabul edemeyeceği, bozuk bir felsefeden ibarettir. İnsanı insan olarak kabul etmek insanlığın bir gereğidir.

   Rabbimizin tevfik ve inayeti ile...


   Mübarek Erol



Konu Adresi: http://www.dervisler.net/irkcilik-kavmiyetcilik-hastaligi-t11288.0.html




Çevrimdışı Akıncı

  • Üye
  • **
  • İleti: 99
  • Konu: 53
  • Derviş: 1044
  • Teşekkür: 0
Yanıt: Irkçılık - Kavmiyetçilik Hastalığı
« Cevapla #1 : 06/05/09, 00:04 »
 X:01 kurban :)
 X:33X :X06


"Tesbih bir bahane, ben seni arıyorum. Herşey senden nişane hep seni anıyorum."

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Yanıt: Irkçılık - Kavmiyetçilik Hastalığı
« Cevapla #2 : 06/05/09, 00:56 »
 X:01


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.563
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 362
Yanıt: Irkçılık - Kavmiyetçilik Hastalığı
« Cevapla #3 : 06/05/09, 01:12 »


Allah razı olsun.

 :X06


Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı COOL

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 394
  • Konu: 83
  • Derviş: 13
  • Teşekkür: 0
Yanıt: Irkçılık - Kavmiyetçilik Hastalığı
« Cevapla #4 : 06/05/09, 01:43 »
Allah razı olsun paylaşım için... :X06


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


Çevrimdışı Kusva

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.083
  • Konu: 379
  • Derviş: 244
  • Teşekkür: 8
Yanıt: Irkçılık - Kavmiyetçilik Hastalığı
« Cevapla #5 : 06/05/09, 16:09 »
niçin fikrimizi yazıp eleştiri yapamıyoruz XhııhX
ya siliniyor yada kilitleniyor diğer konu kiltlenmiş  :olamaz:



Çevrimdışı samyeli

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.290
  • Konu: 142
  • Derviş: 254
  • Teşekkür: 2
Yanıt: Irkçılık - Kavmiyetçilik Hastalığı
« Cevapla #6 : 06/05/09, 16:17 »
niçin fikrimizi yazıp eleştiri yapamıyoruz XhııhX
ya siliniyor yada kilitleniyor diğer konu kiltlenmiş  :olamaz:


Dikkatli bir şekilde mesaj yazanın hiç bir zaman konusu ve mesajı silinmemiştir.
Sadece konuları kendi üzerimize almadan mesajlarımızı yazalım.
Ne kendimiz kırılalım, ne de başkaları...


Bir El Tut ki, O da Seni Tutsun.

Çevrimdışı Nakkaş

  • Hadim
  • ******
  • İleti: 497
  • Konu: 84
  • Derviş: 457
  • Teşekkür: 120
Yanıt: Irkçılık - Kavmiyetçilik Hastalığı
« Cevapla #7 : 06/05/09, 17:06 »
Allah razii olsuun...
Daha da anlayışlı...
Daha da hoşgörülü olalım...
Diken olmayalım...
Birbirimize inşaAllah..
Ecmain...
Vesselam



DOSTTAN GELİR, DOSTA GİDER


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Dehhâk bin Müzâhim Ben bu aralar ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.34 saniyede oluşturulmuştur


Irkçılık - Kavmiyetçilik HastalığıGüncelleme Tarihi: 16/09/19, 20:02 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim