İslamda borçlanma ve borç ödeme hukuku - İlmihal
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.051 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.592 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22896 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, İslamda borçlanma ve borç ödeme hukuku, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3430 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{İslamda borçlanma ve borç ödeme hukuku}   Okunma sayısı 3430 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Zenginin borcunu ödemeyi ertelemesi zulümdür.” (Buhârî, İstikrâz 12)
 
Parası elinde olan, fakat bugün yarın diye atlatarak borcunu geciktiren kişi, alacaklıya karşı suç işlemiştir. Alacaklı zengin bile olsa borcun geciktirilmesi, tek kelimeyle zulümdür, haksızlıktır. Böyle yapanlar, Allah’ın huzuruna kul hakkıyla çıkmış olur. Konu ile ilgili ayetlerde şöyle buyrulur:
 
“...Eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve borcunu ödesin...” (Bakara: 283)
 
“Gerçekten Allah size, emanetleri ehil olanlara vermenizi emreder...” (Nisa: 58)
 
Bir şeyi birine emanet bırakan veya borç veren kimse, karşısındakine güvendiğini göstermektedir. Zamanı gelince veya sahibi isteyince emanet edilen şeylerin sahibine vermesi gerekir. İnsanların güvenilirliği emanet anlayışı ile yakından ilgilidir. Bir hadisi şerifte de belirtildiği gibi emanete hıyanet, münafıklık alametidir.
 
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Mü’minin ruhu, ödeninceye kadar borcuna bağlı kalır.”(Tirmizi, Cenaiz 74)
 
Borçlu olarak ölen mü’minin ruhu, kavuşacağı ikram ve iyiliklere borcu ödeninceye kadar ulaşamaz. Borçlu ölen kimseden borcu mutlaka tahsil edilir. Mirasçılar ölenin borcunu ödemekte acele etmelidir. Ödemek niyeti olan ve meşru sebeplerle aldığı borcunu ödeyemeden ölen, borcuna karşılık herhangi bir mal da bırakmamış olan Müslümanın borcu, İslam devletinde, devlet hazinesinden ödenir.
 
Borçtan ve borçlu ölmekten Allah’a sığınmalı, lüks ve israf yüzünden gereksiz yere borçlanmaktan kaçınılmalıdır. Hz. Peygamber önceleri, Müslümanları borçlanmaktan alıkoymak için, ölenin borcu olup olmadığını sorar, aldığı cevaba göre onun cenaze namazını kılar veya kılmazdı.

Bir adam alacağını istemek üzere Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi. Süresi dolmadığı halde alacağını istedi. Peygamberimiz’e karşı ağır sözler sarf etti. Bunun üzerine sahabeler ona haddini bildirmek istedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
 
“Onu bırakınız. Çünkü alacaklı olanın söz söylemeye hakkı vardır” buyurdu. Sonra da
 
“Onun devesiyle aynı yaşta olan bir deve veriniz” diye emretti.
 
Sahâbîler:
 
Yâ Rasûlallah! Ancak onun devesinden daha iyi olanı bulabiliyoruz, dediler.

Peygamber Efendimiz:
 
“O halde onu veriniz; şüphesiz ki sizin hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyeninizdir.”buyurdu. ( Buhârî, İstikrâz, 4)
 
Peygamberimize kaba davranan bu kişi, Zeyd İbni Şu’be el-Kinânîdir. Zeyd, o sırada henüz Müslüman olmamıştı. Peygamberimiz ondan bir deve ödünç almış, böylece kendisine borçlanmıştı. Rasûl-i Ekrem Efendimiz borçlanmaktan, Allah’a sığındığı halde, zaruri ihtiyaç durumunda borçlanmanın câiz olduğunu bu ve benzeri rivayetlerle ümmetine göstermiştir. Ancak O, bütün bunları yaparken çevresine örnek bir tavır sergilemek ve insanlara önderlik yapmakla mükellefti.     

Câbir radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:”Satışta, alışta ve borcunu istemekte kolaylık gösteren kimseye Allah rahmet etsin.” (Buhârî, Büyû 16)
Kur’an’ın çeşitli âyetleri ile Peygamber Efendimizin hadislerinde dinin kolaylık olduğu açıkça belirtilmiştir. Müslümanlar da, insanlarla olan muamelelerinde kolaylık esasını öne geçirmelidir. Özellikle alış verişte ve borçludan alacağını istemekte bu prensip daha da önem taşır. Ayrıca bu davranış, mü’minler arasında, dostluğun ve kardeşliğin doğmasına imkân verir. Bu sebeple alış verişte insanlara anlayışlı davranmak ve kolaylık göstermek, iyilik ve hayrın en önemlilerindendir. Rasulü Ekrem Efendimiz böyle davrananlara dua etmektedir. O’nun duası ise reddedilmez. 

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:”Kıyamet gününün sıkıntılarından Allah’ın kendisini kurtarmasından hoşlanan kimse, borcunu ödeyemeyene mühlet tanısın veya ondan bir bölümünü indirsin.” (Müslim, Müsâkât 32)
 
Bir kimsenin borcunun vaktini geçirmesi veya ödememesi câiz olmaz. Borçlanmış olan bir kimse borcunu ödeyecek imkân bulamamışsa, ona süre tanımak, borcunun bir bölümünü veya tamamını affetmek faziletli bir davranıştır. Cenâb-ı Hak bunun karşılığı olarak o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarını giderecektir.     

Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurur: “Eğer borçlu darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet vermek (gerekir). Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekâta) saymak sizin için daha hayırlıdır. (Bakara sûresi, 280)
 
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden önceki ümmetlerden bir adam hesaba çekildi; hayır namına hiçbir şeyi bulunamadı. Fakat bu adam insanlarla ilgilenen zengin bir kimse idi. Hizmetçisine, darda kalan fakirlerin borcunu affetmesini emrederdi. Azîz ve Celîl olan, Allah: “Ben affetmeye ondan daha layığım; onu affettim.”buyurdu.”(Müslim, Müsâkât 30)
 
Yine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:”Bir kimse darda bulunan borçluya mühlet verir veya borcunun bir kısmını ya da tamamını bağışlarsa, Cenâb-ı Hak o kişiyi, Allah’ın gölgesinden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde arşının altında gölgelendirir.” (Müslim, Zühd 74 )

Bu hadislerden anlıyoruz ki, insanlara karşılıksız olarak, Allah rızası için ödünç para vermek ve alış verişlerinde kolaylık sağlamak, en faziletli amellerden biridir. Borçlu kimse borcunu ödeyemeyecek durumda ise, alacaklının onun borcundan indirim yaparak veya tamamen bağışlayarak hayır işlemesi, kıyamet gününde günahlarının affına ve cennete girmesine sebep olur. Zenginlerin halk ile iç içe yaşaması ve onlara alış verişlerde kolaylık göstermesi de bir fazilettir.  Dünyada yapılan her iyiliğin karşılığı, kıyamet gününde daha fazlasıyla verilecektir. Dünyada bir kimsenin sıkıntısını giderenin, Allah da kıyamet günündeki sıkıntılarını giderir. Borçluyu borcundan kurtarmak, ödemesini beklemekten daha faziletlidir. Borçlu olan kimse de, bunu asla istismar yoluna gitmemelidir.

Enes’ten şöyle rivayet ediliyor: Bir kişi Hz. Peygamber’e şöyle sordu:- Bazılarımız bir müslüman kardeşine borç veriyor. O da ona bir he­diye getiriyor. Bu duruma ne dersiniz?
 
Hz Peygamber Efendimiz şöyle buyurdular:”Herhangi biriniz borç verir de borç alan kişi ona bir hediye getirirse veya bineğine bindirmek isterse, ne o hediyeyi kabul etsin, ne de bi­neğine binsin. Ancak aralarında eskiden beri hediyeleşme ve ikramda bulunma varsa, durum değişir.”[ İbn Mâce/2342]

Bu sebeple menfaat temin edilen her ödünç verme faizdir. Bir kişi diğerine borç verdiği zaman hediye kabul etmemelidir. Ancak borcunu ödedikten sonra ve bir istek olmaksızın verilen hediye alınabilir.

Allah Rasulünden “Allah’ım! Kâfirlikten ve borçtan sana sığınırım.” şeklindeki duayı işiten bir sahabe: Kâfirliği borca eşit mi kılıyorsunuz! diye sordu. Peygamberimiz de: “Evet” buyurarak hayatî bir zaruret olmadıkça borçlanılma­ması gerektiğini ifade etmişlerdir.( Nesâî, 8/264)  

Allah Rasulü “ (Bunun için) borçtan sakının. Çünkü borç gündüz ezilme, gece de derttir.”(Tecrid-i Sarih Ter. 5/229) buyurur.
 
Günümüzde bir takım malları borçlanarak taksitle alma, israfa ve lükse düşürmekle beraber kişiyi faiz sisteminin de destekçisi kılmaktadır. Dolaylı bir şekilde de olsa, haram olan bir uygulamaya yardımcı olmak ise haramdır. Haramları işlemek ise cehennem azabına götürür. Borç almak darda kalanların hakkıdır. Ancak faiz belasına bulaşmadan, gelir gider dengesini iyi kuran, taksitle borçlanmasını geliri ile rahat ödeyebilen, insanlara yük olmayanlar için caizdir. Cenab-ı Hak bizleri dünyası için ahiretini satan ve dünyevîleşenlerden eylemesin. Âmin


Ahmet Ağmanvermez
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/islamda-borclanma-ve-borc-odeme-hukuku-t31959.0.html




Çevrimdışı Derviş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 993
  • Konu: 15
  • Derviş: 18535
  • Teşekkür: 0
Okundu: İslamda borçlanma ve borç ödeme hukuku
« Cevapla #1 : 18/10/12, 16:13 »
Âmin. Allah (cc) razı olsun kurban. 



Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez, gafil olma, ilme çalış, geçen günler geri gelmez...
Bizim şöhretimiz ''MÜSLÜMANLIĞIMIZDIR''

Çevrimdışı Kara Kartal

  • Üye
  • **
  • İleti: 131
  • Konu: 22
  • Derviş: 12936
  • Teşekkür: 0
Okundu: İslamda borçlanma ve borç ödeme hukuku
« Cevapla #2 : 04/12/12, 13:43 »

Alıntı
Allah Rasulü “ (Bunun için) borçtan sakının. Çünkü borç gündüz ezilme, gece de derttir.”(Tecrid-i Sarih Ter. 5/229) buyurur.
 
Günümüzde bir takım malları borçlanarak taksitle alma, israfa ve lükse düşürmekle beraber kişiyi faiz sisteminin de destekçisi kılmaktadır.

Söz döndü dolaştı yine ısrafa geldi...

Allah razı olsun




Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Bakışın yeter!


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

İslâm, hayatımızın bir kaidesi mi yoksa istisnalarından biri mi? .. Ne zaman anarsam Sen’i ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.224 saniyede oluşturulmuştur


İslamda borçlanma ve borç ödeme hukukuGüncelleme Tarihi: 18/10/19, 22:25 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim