İslâm’ı Güzel Yaşamak - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.640 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 1 ileti gönderildi.. Toplam : 22909 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, İslâm’ı Güzel Yaşamak, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2511 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{İslâm’ı Güzel Yaşamak}   Okunma sayısı 2511 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
İslâm’ı Güzel Yaşamak
« : 24/06/11, 02:27 »
Ebu Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebi sallellahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“İçinizden, müslümanlığını (ihlas üzere yaşayıp) güzelleştirenin işlediği her iyilik, on mislinden yediyüze kadar katlanmış olarak yazılır. İşlediği her kötülükde sadece misli ile yazılır. Allah’a kavuştuğu zamana kadar bu böyledir.”(1)

Özellikle bazı sahabiler hakkında kitaplarımızda “hasüne İslamuh” (güzel bir İslamî hayat yaşadı) kayıtlarına rastlamaktayız. Bu şehadet ve tesbit, asırlar sonrasından da olsa, bir başka güzel ve tatlı geliyor insana... İmrendiriyor...

İslam’ı yaşamadaki güzellik hiç şüphesiz, herşeyden önce gönül dürüstlüğü, niyet bütünlüğü, ihlas, samimiyet ile ilgilidir. Bu sebeple Hz. Peygamber “ihsan”ı, “Allah’a, onu görüyormuş gibi” değilse, “O’nun seni gördüğü şuuru içinde kulluk etmek” diye tarif buyurmuşlardır. Bunun için kişi tam bir ihlas ile gerçekten sağlam bir müslüman olduğu zaman “mükemmel bir İslamî hayat yaşadı” anlamında “falanın İslam güzel oldu” denilmiştir. Bu ifadenin çoğu kere, cahiliyye döneminde İslam’a ve müslümanlara ileri derecede düşmanlık yapmış bazı sahabiler hakkında kullanılmış olması, ayrıca dikkat çekici ve düşündürücüdür.

İslam’ı güzel yaşamak için onu samimiyetle benimsemiş olmanın yanında doğru anlamış olmak da lazımdır. Yanlış veya eksik bir bilgi ve anlayış üzerine tam ve mükemmel bir hayat bina etmek mümkün değildir. Bu, işin bilgi ve şuur yönüdür.

Öte yandan din, pratiktir. “Duyduk ve uyduk”(2) ayetinde ifade buyurulan tereddütsüz bir teslimiyet. İslam’ı güzel yaşamanın uygulama prensibidir. Zahir-batın, iç-dış uyumu böylece isbat edilebilir. Güzellik işte bu uyumun ürünüdür.

“İslam’ı güzel yaşayan”, hadisin bir rivayetine göre “İslam’ı güzel olan” kimseler ile ilgili, biri geçmişe biri de geleceğe yönelik iki önemli husus vardır. Bunlardan geleceğe yönelik olanı hadisimizde açıklanmaktadır. Geçmişe dönük olanı ise, “İslam’ı güzel yaşamak” konusunda zikredilen diğer hadis-i şeriflerde yer almaktadır. Şöyle ki;

"İslam’ı güzel olanlar, önceki cahiliyye döneminde işlediklerinden sorumlu tutulmayacakladır."(3) Önceki kötülükleri örtülecektir. “Bir kul müslüman olursa. İslam’ı da güzel, tertemiz (dört dörtlük) olursa, Allah teala, evvelce kendisinin işlemiş olduğu bütün kötülükleri örter...”(4)

Ayrıca İslam’ın kendisinden öncesini tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırdığı (5) da bir başka hadisi şerifte kesin olarak açıklanmış bulunmaktadır.

Bu üç hadis, özelde müslüman olmayı; genelde İslam’ın, güzelleştirmeyi, iyileştirmeyi düşünenleri, önceki hayatlarında işledikleri yükünden, engelleyici psikolojisinden kurtarmakta, “günahım çok” gibi, cahillikten kaynaklanan bir mazerete yer bırakmamaktadır. Herkes için, geçmişinden arınma, iyileşme, düzelme, güzelleşme imkanının varlığını belgelemektedir. Nitekim Allah Teala da “Biz, güzel iş işleyenlerin ecrini asla zayi etmeyiz.” (6) “İnanıp iyi işler işleyenlere bundan böyle (Allah’a isyandan) korundukları ve inanıp iyi işler yaptıkları, sonra (yasaklardan) sakınıp yine korunup iyilik ettikleri takdirde daha önce yiyip içtiklerinden ötürü bir günah yoktur. Allah güzel davrananları sever.” (7) buyurmaktadır.

Geçmişin hatalarından arınmak iyileşmede ilk safhadır. Ancak kaybedilen zaman ve iyilik açığının gelecekte nasıl kapatılacağı ister istemez akla takılacaktır. Hatta kimileri “şunun şurasında kaç günlük ömrüm kaldı ki... Düzelsem ne yazar, düzelmesem ne yazar. Geçmişteki açıklarımı nasıl kapatırım?” diye karamsarlıklarını, gelecek günlerin kendilerine yetmeyeceği kuşkusunu dile getirirler. Eğer bu sözler, önceki yaşantılarına devam etme arzularının ifadesi değilse, ortada bir bilgi eksikliği var demektir. İşte bu noktada hadisimiz imdada yetişmekte ve İslam’ı güzel yaşayana, her iyiliği için on mislinden yediyüz katına kadar kat kat iyilik yazılacağını müjdelemektedir. O halde İslam’ı ihlasla, güzel yaşamak isteyenler için “kat kat sevap” kazanma şansı vardır. Hem de “Allah’a kavuştuğu” yani “vefat ettiği” zamana kadar.. Hiç kimse ne kadar yaşayacağını bilemeyeceğine göre, vakit geçirmeden İslam’ı güzel yaşamaya niyet ve gayret etmekten, “zararın neresinden dönülürse, orası kardır” demekten başka kazançlı ve isabetli bir yol bulunmamaktadır.

Geçmişe dönük bağışı, geleceğe yönelik müjdesi ve düzelme isteyene verdiği destek ve uygun ortam ve fırsatlarla İslam, bütün insanları dünyada güzel bir İslam hayatına, ahirette de daru’s-selam’a (selamet ve esenlik yurduna) çağırmaktadır.

Bu arada akla gelebilecek bir soru da şudur: İslam’ı güzel yaşayanın her iyiliğine 10-700 kat mükafat verildiğine göre, böyle birinin işleyeceği kötülüğün cezası da yine kat kat mıdır? Mantıkî gibi gözüken bu sorunun cevabını da hadisimizde çok açık olarak bulmaktayız: “İşleyeceği her kötülük, ancak misliyle yazılır.” Nitekim bir ayette de “Kim bir kötülük getirirse sadece onun dengiyle cezalandırılır, onlar haksızlığa uğratılmazlar.”(8) buyurulmuştur. O halde bu noktada da herhangi bir endişeye mahal yoktur.

Hadisimiz, “İyilik işleyene on katı iyilik”(9) ölçüsünün, İslam’ı ihlas üzere güzel, tertemiz yaşamaya niyet ve gayret edenler için 700 katına kadar arttırılarak uygulanacağını bildirmektedir. Bu, müslümanlıkta “ihsan”a ulaşma gayretlerine getirilen teşvik tedbiri ve bir büyük “ihsan” olmaktadır. Zaten Yüce Rabbımız “İyiliğin karşılığı yalnızca iyilik değil midir?”(10) buyurmuş, ihsana ihsanla mukabele edeceğini bizlere duyurmuştur.


Sünnetten Ölçüler

Olgun Mü’min Fuzûli İşlerle Uğraşmaz

Ebû Hureyre (r.a)den rivayet edilen bir hadiste Peygamber sallellahu aleyhi ve sellem Efendimiz: “Kendisini ilgilendirmeyen şeyi (malayani’yi) terketmesi, kişinin güzel müslüman oluşundan ileri gelir.” (Tirmizi, zühd 11; İbn Mace, Fiten 12) buyurmuştur.

Gerek söz, gerek davranış ve ilgi olarak kişinin, kendisini alakadar etmeyen şeylerle meşgul olmaması, İslam’ı güzel yaşama disiplinine sahip olduğunun göstergesidir. Bu sebeple de bu hadis, medar-ı İslam (İslam’ın temeli) olarak değerlendirilen dört hadisten biri kabul edilmiştir.

Malayani’yi, “söylenmemesi halinde ne şimdi ne de gelecekte kişiye herhangi bir zarar vermeyecek ve vebal yüklemeyecek olan şeyler” diye tarif edenler, lüzumsuz ve gereksiz lakırdıları öncelikle terkedilmesi gerekli sözler olarak ilan etmiş olmaktadırlar. Halkımız da “üstüne elzem olmayan işe karışma” sözüyle söz ve fiil olarak malayani’yi tanımlamış olmaktadır. Bir başka hadis-i şerife göre, “Allah’a ve ahiret gününe inananlar “ya hayr söylemek, ya da sükut eylemek” görevindedirler. [bk. Buhari, rikak 23; Müslim, iman 75, 77; Tirmizi, birr 43]

Müslüman, önceliklerini kendisini ilgilendirmesi ve inanç değerlerine uygunluğu veya aykırılığı esasından hareketle tesbit eder. Zira bir ayette de belirtildiği gibi, kurtuluşa eren müslümanlann bir özelliği de “boş şeylerden yüz çevirmek, uzak durmak”tır. [Bk. el-Mü’minûn (23), 3]

İlahî denetim altında olduğu ve sorumlu bir hayata sahip bulunduğu duygusunun göstergesi olan “malayanî’yi terketmek” uygulaması. neticede insanın, lüzumluları da bir öncelik sırasına koyup temiz ve ciddi yaşamasını temin eder.

Gereksizlerin peşine düşmek, asıl gerekli olanları ihmale götürür. Bu işe, olgun bir müslümandan beklenmeyecek bir disiplinsizliktir.

Gerekli-gereksiz herşeyin harman olduğu günümüzde, her zamankinden daha fazla gereklileri tercih, gereksizleri terk tavrına ihtiyaç bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki, ömür kısadır ve hızla geçip gitmektedir.




Dipnotlar: l). Müslim,iman 205; Ayrıca bk. Buharı, İman 31. 2). el-Bakara (2), 285. 3). Bk. Buhari, İstitabe l; Müslim, İman 189-190; İbn Mace, Zühd 29; Darimî, Mukaddime l. 4). Buharî, İman 31. 5). Bk. Ahmed b. Hanbel IV, 199, 204, 205. 6). el-Kehf(18) 30. 7). el-Maide (5) 93. 8). ve 9). el-En’am (6), 160. 10). er-Rahman (55), 60.


Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/islami-guzel-yasamak-t27295.0.html;topicseen



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...

Çevrimdışı Sabikun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.779
  • Konu: 671
  • Derviş: 14575
  • Teşekkür: 2
Cevaplandı: İslâm’ı Güzel Yaşamak
« Cevapla #1 : 24/06/11, 16:16 »
Allah razı olsun çok güzel konu emeğinize sağlık :X06


Alperen: İmzanızdaki resim adresi görüntülenemiyor. Yeniden yükleyiniz...

Çevrimdışı Bi_iznillah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 5.854
  • Konu: 896
  • Derviş: 5324
  • Teşekkür: 179
    • KEND!MCE(Bi_iznillah)
Okundu: İslâm’ı Güzel Yaşamak
« Cevapla #2 : 11/03/13, 13:42 »
 



♥ A L L A H I M !
Kalbimizi imanla, Aklımızı marifetinle, Ruhumuzu muhabbetinle,
 Beynimizi tefekkürünle, Cennetimizi Cemâlinle ihya eyle.
Amin Amin Amin ♥ ...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Nefse En Ağır Gelen Şey ve Manevi Reçete Hepsi bu kadar mı ? ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.052 saniyede oluşturulmuştur


İslâm’ı Güzel YaşamakGüncelleme Tarihi: 20/11/19, 17:07 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim