İşte sabır yokuşu...! - Pusula
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.141 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.972 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 23010 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, İşte sabır yokuşu...!, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1566 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{İşte sabır yokuşu...!}   Okunma sayısı 1566 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
İşte sabır yokuşu...!
« : 08/11/08, 03:53 »


İşte sabır yokuşu...!

Gerçeği görüp bildikten sonra her faniye sırt çevirmek,
ebediyyen ebedi nağmeyi terennüm etme azmi içinde olmak
ve yakin gelip çatıncaya kadar her şeye katlanmak...
İşte sabır yokuşu...!

En sarp sabır yokuşu içimizdedir.

Nefsimizin terennüm ettiği nağmelere kulak tıkamak,
ondan gelen isteklere kıymet vermemektir.

Nefis, günde bin defa önümüze zehirli ballardan sofralar sürerken,
cemiyet içimize isyan tohumları saçarken ve şeytan
her köşebaşında yolumuzda pusu kurmuş beklerken,
yol ve yön değiştirmemek ve mutlu sona doğru
emin ve kararlı adımlarla yürümektir....

Gözün görüşüne, dilin söyleyişine, kulağın duyuşuna
bir ölçü tayin etmek, daha doğrusu,
tayin edilen ölçü çerçevesinde bir sınır çizmektir.

Binbir çirkef ve labirentin içinde sabredebilmek
ve kurtuluşa doğru azimle didinmek en büyük yokuştur.

Ve iman aştığı bu yokuşlara göre kıymet kazanır.

En büyük insan en sarp yokuşları aşmıştır.
Aşılmazları aşmış ve akılların anlamaktan aciz kaldığı makamlara
ulaşmışken, en sarp yokuşu aşarak, yoluna diken serpenlerin,
kendisini yurt ve yuvasından kovanların, kadir bilmezlerin
arasına dönmüş ve böylece bize yokuşların nasıl aşılması gerektiğini
öğretmiştir.

Her sabır yokuşu çileli ve ızdıraplı olduğu kadar
zevkli ve tatlıdır.

Çünkü mutlu son sabır yokuşunun zirvesindedir.

Fedakârlık bekleyen her iş bir sabır yokuşudur.
Ve ona el uzatan her fedakar da iç âlemindeki
binbir yokuşu tırmanan insandır.

Her muhasebe bir yokuştur.

Her sabır yokuşu ümitle aşılır.
Ümitsiz insan sabır yokuşunu aşmak için gereken
enerjisini kaybetmiş bir iradesizdir.

Sabır yokuşunda en sarp geçit sürçmemektir.
Fakat bir kere sürçüp düştükten sonra yeniden doğrulup
sabır yokuşunu tırmanmak, hatta yeni bir güç ve
enerji kazanmış olarak tırmanmak da mümkündür.

Sabır yokuşunu tırmanmak için Bilal'i tanımak gerek.
Bilal sabır yokuşunun muzaffer bir kahramanı,
kızgın çölün bağrına döktüğü her damla ter ve kan ise
zafer narasıdır.

Aslında, saadet asrının her ferdi
bir Bilal olmuş ve yokuşlar hep böyle aşılmıştır.

Hicret sarplardan sarp bir yokuştur. Çoluk-çocuk cıvıldaşırken,
at kişnemeleri kuzu melemelerine karışırken ve dünya
her şeyiyle tebessüm ederken, Elveda diyerek
sonsuzluk kervanına, ebed yolculuğuna katılmak
ve Pişdarın işaret ettiği beldeye doğru yol almak...

İşte bir başka sabır yokuşu!

Bedir sarp bir yokuştur. Fakat sabır yokuşunu aşmış
erlerin cengidir. Uhud, sabır yokuşunu aşanlarla
aşamayanları ayıran bir ibret tablosudur.

Her gönül eri nefsiyle yaptığı çetin mücadeleler neticesinde,
ebed yolcusu olmaya karar vermişse, kendisi için gayri yolların
yokuş olduğunu da bilmelidir.

Fakat unutulmamalıdır ki
mutlu son sabır yokuşunun zirvesindedir.

Akabe böyle bir yokuştur.

Gerçeği bütün çıplaklığıyla gören insanların,
bunu dünyanın dört bir bucağına ulaştırmak için
bir araya gelerek and içmesi, sabır yokuşunu aşmaya azmetmeleridir.

Bugün dostlar şaşkın, düşmanlar çetindir.
Dert büyük, yol yokuştur.
Ve çeşitli taarruz ve tahriklere kapılmadan,
sağa sola toslamadan Hak istikametinde yol almak
en sarp yokuş halini almıştır

Herşeye rağmen bilmeliyiz ki en sarp yokuş içimizdedir.

Ve mutlu son bu yokuşun zirvesindedir.

Gözlerin hayata kapandığı son demde
sabır yokuşunu aşmış olan insan, mutlu sona ulaşmış insandır

RABBİM (c.c.) cümlemizi sabır yokuşunu aşıp,
mutlu sona ulaşan müminlerden eylesin..


Selim EKİNCİ


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/iste-sabir-yokusu-t5860.0.html



Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Yanıt: İşte sabır yokuşu...!
« Cevapla #1 : 30/04/09, 02:50 »
Ey nefsim!

Deme, “ZAMAN DEĞİŞMİŞ, ASIR BAŞKALAŞMIŞ. Herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder,[taparcasına sever] derd-i maişetle [geçim derdiyle] sarhoştur.”

Çünkü ÖLÜM DEĞİŞMİYOR.

Firak, [ayrılık] bekaya [ebediyete] kalb olup [değişip] başkalaşmıyor.

Acz-i beşerî [insanın acizliği], fakr-ı insanî [çok şeye muhtaç oluşu] değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer (insanın) yolculuğu kesilmiyor, sür’at peydâ ediyor.

Hem deme, “BEN DE HERKES GİBİYİM.”

Çünkü HERKES SANA KABİR KAPISINA KADARA ARKADAŞLIK EDER..

Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.

Hem KENDİNİ BAŞIBOŞ ZANNETME. ZİRA ŞU DÜNYA MİSAFİRHANESİNDE, HİKMET NAZARIYLA BAKSAN, HİÇBİR ŞEYİ NİZAMSIZ, GAYESİZ GÖREMEZSİN. NASIL SEN NİZAMSIZ, GAYESİZ KALABİLİRSİN.






Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Yesek mi ? Yemesek mi ? Hani Seviyorum Ya ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.055 saniyede oluşturulmuştur


İşte sabır yokuşu...!Güncelleme Tarihi: 22/10/20, 04:56 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim