İstihare namazı.. - Serbest Kürsü
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.065 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.656 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22914 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, İstihare namazı.. , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 9074 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{İstihare namazı.. }   Okunma sayısı 9074 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
İstihare namazı..
« : 31/12/09, 21:17 »
İnsan kendi hakkında bir şeyin hayırlı olup olmadığına dair bir işarete kavuşmak isterse yatacağı zaman iki rekat namaz kılar. Birinci rekatta "Kâfirûn" sûresini ikinci rekatta da "İhlâs" sûresini okur. Namaz sonunda da istihare duasını okur. Sonra da abdestle olarak kıbleye yönelip yatar. Rüyada beyaz ve yeşil görülmesi hayra işarettir. Siyah veya kırmızı görülmesi de şerre (kötüye) işarettir. Bu şekilde İstihare namazının yedi gece yapılması ve kalbe ilk gelene bakılması da bir hadis-i şerifle buyurulmuştur.
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) ashabına istihareyi öğretirlerdi. İstihare namazını kılmak mümkün olmayınca yalnız duası ile yetinilir. Aslında meşru ve hayırlı bir iş için yapılacak istihare onun istenilen vakitte yapılıp yapılmaması yönünden yapılır. Yoksa doğrudan doğruya o hayırlı iş için yapılmaz. Belli bir senede hac yapılıp yapılmaması gibi... İstihare duası Peygamber Efendimizden şöyle rivayet edilmiştir:



"Allahümme innî estehîruke bi'ilmike ve estakdiruke bikudretike ve es'elüke min fadlike'l-azîmi. Feinneke takdiru ve lâ akdiru ve ta'lemu ve lâ a'lema. Ve ente allâmu'l-ğuyubi.
Allahümme in künte ta'lemu enne haze'l-emre hayrun li fi dînî ve meaşî ve akıbeti emrî ve a'cili emrî ve âcilihi fakdirhu lî ve yessirhu lî sümme barik fihi. Ve in künte ta'lemu enne haze'l-emre şerrun lî fî dînî ve meaşî ve akıbeti emrî ve a'cili emrî ve âcilihi fasrithu annî vasrifnî anhu. Fakdir lîye'l-hayre haysü kâne. Sümme erdınî bihi."


Anlamı: "Allah'ım! Sen bildiğin için hakkımda hayırlı olanı senden isterim ve kudretin yettiği için de ben senden güç isterim. Senin büyük ihsanından hayır dilerim. Çünkü senin her şeye gücün yeter; ben ise güçsüzüm. Sen her şeyi bilirsin; ben bilmem. Sen olacak şeyleri de bilensin.
Allah'ım! Eğer bu iş benim dinim dünya yaşayışım akıbet olarak işim dünya ve âhiretim hakkında hayırlı olduğunu biliyorsan hayırlıysa bunu bana takdir et ve bana kolaylaştır. Sonra onda bana bereket ver. Eğer bu iş benim dinim yaşayışım akıbet olarak işim dünya ve âhiretim hakkında benim için kötülük olduğunu biliyorsan zararlıysa bunu benden kaldır beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise bana onu takdir ve nasib et. Sonra beni ona razı kıl..."


alıntı    :X06
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/istihare-namazi-t18297.0.html;topicseen




Çevrimdışı gülyüzlüm

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.258
  • Konu: 131
  • Derviş: 9365
  • Teşekkür: 166
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #1 : 24/02/13, 13:31 »
MaşAllah BarekAllah mekanımzda  aradığımız herşeyi buluyoruz Elhamdülillah
emeği geçen kardeşlerimizden Allah c.c razı ve de hoşnut olsun inşaAllah 



Çevrimdışı önemsiz

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 425
  • Konu: 6
  • Derviş: 18352
  • Teşekkür: 4
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #2 : 24/02/13, 16:01 »
"biliyorsan" mı ???
Nereden alıntı bu kardeş ???



Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #3 : 25/02/13, 00:22 »

"biliyorsan" mı ???
Nereden alıntı bu kardeş ???

 



Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.737
  • Konu: 696
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #4 : 25/02/13, 08:32 »
"biliyorsan" mı ???
Nereden alıntı bu kardeş ???

Dikkatiniz için teşekkür ederim önemsiz tercüme veya yazım hatası yapılmış "biliyorsun" olmalı Rabbimiz cümlemizi affeylesin bilmemek bizim acizliğimizdir bilmediğimizi bize öğreten Rabbimize Hamd olsun.

Konudaki yazım hatasını düzeltir yazının kaynağı belirtilene kadar konuyu "serbest kürsü"ye taşıyorum.




Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.585
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 363
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #5 : 25/02/13, 11:09 »


Bu konu Ömer Nasuhi Bilmen Hz. Büyük İslam İlmihali Kitabında Nafile Namazlar bölümünde olan yerde geçiyor
Genel olarak hep aynı şekilde ifade var

İnternette araştırdığımda geçen şekli kitabı direk görmedim

NAFİLE NAMAZLAR
  403- Beş vakitte kılınan, namazların sünnetlerinden başka birtakım nafile namazlar daha vardır ki, bunlara Tatavvu (Nafile) namazı denir. Bunlar müstahab ve mendub namazlardır. Bunlar, Yüce Allah'a manevî yönden yakınlığa sebeb olurlar. Her birini kendine has birtakım fazilet ve sevabları vardır. Nafile namazların başlıcaları şunlardır:


  1) Tahiyyetü'l-Mescid: Bu, bir müstahab namazdır. Şöyle ki: Bir mescide sadece ziyaret için veya öğretmek ve öğrenmek gibi bir maksad için giren kimse, orada nafile olarak iki rekât namaz kılar. Bir mescide bir günde birkaç defa bu şekilde girilse, bir defasında böyle namaz kılınması yeterlidir. Bununla, Allah'a ibadet edilen bir yere gereken saygı yerine getirilmiş olur.
  Tahiyyetü'l-Mescid, bir mescid veya camiye girilince, daha oturmadan kılınmalıdır. Faziletli olan budur. Oturulduktan sonra da kılınabilir. Bir mescide girip de, meşguliyetinden veya vaktin keraheti gibi bir sebebden dolayı Tahiyyatü'l-Mescid namazını kılamayacak olan bir müslümanın: "Sübhanellahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" demesi de müstahab görülmüştür.
  Bir mescide, herhangi bir namazı kılmak için veya farzı kılmak ve imama uymak niyeti ile girmek de, Tahiyyetü'l-Mescid yerine geçer.


  2) Abdest veya gusülden sonra namaz: Şöyle ki: Abdest veya gusül alındıktan sonra vakit varsa, daha yaşlık kuruyacak kadar bir zaman geçmeden iki rekât namaz kılınması mendubdur. Bu, abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir. Böyle bir temizliğe kavuşmak için manen temiz bir inanca, maddeten de temiz bir suya sahib olmak, hem de özürlerden beri bulunmak ve beden sağlığına kavuşmuş olmak lâzımdır. Artık bu şartları toplayan bir insanın Yaratıcısına şükür için iki rekât namaz kılması pek güzel olmaz mı? Bununla beraber abdest veya gusül arkasından herhangi bir farz veya sünnet namazın kılınması ile de bu şükran görevi yapılmış olur.


  3) Duhâ (Kuşluk) Namazı: Şöyle ki: Güneş doğup bir mikdar yükseldikten sonra, istiva zamanına kadar iki, dört, sekiz veya on iki rekât namaz kılınır ki, bu mendubdur. Bu, Peygamber Efendimizin mübarek işi ile sabittir. Bunun sekiz rekât kılınması daha faziletlidir. Bunun en iyi vakti, gündüzün dörtte biri geçtikten sonradır.


  4) Teheccüd Namazı: Yatsı namazından sonra daha uyumadan veya bir mikdar uyuduktan sonra kılınacak nafile namaza Salât-ı Leyl (Gece Namazı) denir. Bunun sevabı pek çoktur. Bir mikdar uyuduktan sonra kalkılıp kılınırsa, "Teheccüd" adını alır. Peygamber Efendimiz teheccüd namazına devam ederlerdi. Bu gece namazı iki rekâttan sekiz rekâta kadardır. Her iki rekâtta bir selâm verilmesi daha faziletlidir.


  Bir hadîs-i şerîfde: "Her kim geceleyin uyanır, hanımını da uyandırır, iki rekât namaz kılarlarsa, Yüce Allah'ı çok zikreden erkekler ile kadınlardan yazılırlar" buyurulmuştur.


  Yüce Allah'ı çok zikreden erkekler ile kadınlara, Yüce Allah'ın büyük bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamış olduğu şu âyet-i kerîme ile müjdelenmektedir: "Allah'ı çok zikreden erkekler ve kadınlar için Allah büyük bir mağfiret ve mükâfat hazırlamıştır." (Ahzab, 35)
  Bir kimse adet haline getirdiği bir teheccüd namazını özür olmaksızın terk etmemelidir. "Allah yanında amellerin en sevimlisi, az bile olsa, devamlı olanıdır."


  5) Regaib Gecesi Namazı: Şöyle ki: Receb ayının ilk cuma gecesine "Leyle-i Regaib" denir. Bazı alimlerin açıklamasına göre, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu gece pek çok ruhanî ahval ve ikrama kavuşmuş olmakla Yüce Allah'a şükür için on iki rekât namaz kılmıştır. Peygamber Efendimizin bu Regaib gecesinde ana rahmine düşmüş olduğuna dair olan bir rivayet, uygun görülmemektedir. Çünkü bu gece ile Hazret-i Peygamberimizin doğumu arasındaki zaman, bu hesaba aykırı düşmektedir. Ancak Hazret-i Amine'nin, Peygamber efendimize hamile kaldığını bu gece anlamış olması düşünülebilir. Sebeb ne olursa olsun, bu gece pek mübarek bir gecedir. Zaten Regaib, istenilen, değeri çok olan, bağış, ihsan, ikram ve nefis şeyler demektir ve "Rağibe" kelimesinin çoğuludur. Bu geceyi ibadetle geçirmenin sevabı çok büyüktür. Fakat bu gecede kılınacak namazın sünnet veya mendub olması hakkında kuvvetli bir delil bulunmamaktadır. Bu gecede toplanıp cemaatla namaz kılınması bid'at sayılmaktadır. Zaten teravihden başka hiç bir nafile namazın çağrışarak cemaatla kılınması sünnet değildir, mekruh sayılır. Ancak bir yerde bulunan iki, üç kişinin bu gibi namazları cemaatla kılmaları caiz görülmüştür.


  6) Mi'raç Gecesi Namazı: Receb ayının yirmi yedinci gecesine raslayan mübarek Mi'raç Gecesinde on iki rekât nafile namaz kılınması iyi görülmüştür. Her rekâtında Fatiha ile başka bir sûre okuyarak iki rekâtta bir selâm vermeli, sonra yüz defa "Sübhanallahi velhamdü lillâhi ve lâ ilahe illallahu vallahu ekber" demeli. Bundan sonra, yüz defa istiğfar ederek yüz defa da Salât ve Selâm okumalıdır.
  Gündüzün de oruçlu bulunmalıdır. Bu durumda günahla ilgili olmaksızın yapılacak her duanın kabulü, Allah'dan umulur.


  7) Berat Gecesi Namazı: Şaban ayının on beşine raslayan geceye Berat gecesi denir. Pek mübarek bir gecedir. Berat gecesinde, yaratıkların bir sene içindeki rızıklarına, zengin veya fakir, aziz veya zelil olacaklarına, diriltilip öldürüleceklerine ve ecellerine, hacılarla ilgili işlerine dair Allah tarafından meleklere bilgi verileceği söylenmektedir. Bu bakımdan berat gecesinde ibadet etmenin ve nafile namaz kılmanın çok sevabı vardır. Fakat bu geceye ait sünnet bir namaz yoktur. Bu konudaki rivayetler sağlam değildir.
  Berat gecesinde kılınacak namaza Salâtü'l-Hayr (Hayır Namazı) denilmiştir. Bu namaz birçok rivayete göre yüz rekâttır. Her rekâtta Fatiha sûresinden sonra on defa İhlâs sûresi okunur.


  8) Kadir Gecesi Namazı: Ramazan ayının yirmi yedinci gecesine rasladığı kuvvetle tercih edilen gece Kadir Gecesidir, pek mübarek bir gecedir.
  Kur'ân-ı Kerîm, bu geceden başlayarak Peygamber Efendimize inmiştir. Bu geceyi ibadetle geçirmenin sevabı çoktur. Bu gecenin bir anı vardır ki, ona raslayan bir dua muhakkak kabul olunur. Bu şerefli gecede, teravihden sonra bir müddet daha ibadette bulunulması, nafile namaz kılınması, bu geceyi ibadetle geçirmek demektir.


  Deniliyor ki, Kadir Gecesi namazının en azı iki rekât, ortası yüz rekât ve en çoğu da bin rekâttır. Bu namaz iki rekât kılındığı takdirde her rekâtinde iki yüz âyet okunmalı, yüz rekâta kadar kılındığı zaman her rekâtinde Fatiha sûresinden sonra "Kadir Sûresi" ile üç defa da İhlâs sûresi okunup her iki rekâtta bir selâm verilmelidir. "Allahümme inneke afüvvün tühibbu'l-afve fa'fü annî = Allah'ım! Sen affedicisin, bağışlamayı seversin; beni affet", duası da tekrarlanmalıdır.
  Bu namazın bu şekilde kılınacağına dair rivayetler pek kuvvetli değildir. Asıl maksad, bu geceyi mümkün olduğu kadar ibadetle geçirmektir. Bu kutsal gecede elden geldiği kadar, diğer nafile namazlar gibi namazlar kılınabilir. Bununla beraber ağır ve zor davranışlardan kaçınılması daha faziletlidir.


  9) Yolculuk Namazı: Bir müslüman bir yola çıkacağı veya bir yoldan döndüğü zaman iki rekât namaz kılmalıdır. Bu, mendubdur. Giderken evde, gelince mescidde kılmak daha faziletlidir. Peygamber Efendimiz seferden kuşluk vaktinde dönerler ve Mescid-i Saadet'e gidip iki rekât namaz kılarlardı. Bir müddet de orada otururlardı (sallallahu aleyhi ve sellem).


  10) Tesbih Namazı: Bu namaz, her rekâtinde yetmiş beş defa "Sübhanallahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" diye tekbir alınan dört rekâtlı bir namazdır. Allah rızası için nafile namaza niyet ederek "Allahü Ekber" diye namaza başlanır. Sübhaneke'den sonra on beş kere "Sübhanallahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" okunur. Sonra Eûzü Besmele çekilerek Fatiha ile bir sûre daha okunur. Arkasından tekrar on defa "Sübhanallahi..." tekbiri okunur. Sonra rükûa varılıp rükû tesbihlerinden sonra yine on defa "Sübhanallahi..." okunarak rükûdan (Semi'Allahü limen hamideh, Rabbena ve lekelhamd denilerek) kalkılır. Bu kıyam halinde de on defa "Sübhanallahi..." okunur. Ondan sonra secdeye varılıp secde tesbihleri yapıldıktan sonra yine on defa "Sübhanallahi..." okunur. Secdeden tekbir ile kalkılır ve celse halinde yine on defa "Sübhanallahi..." okunur. İkinci secdeye tekbir ile varılıp üç defa yine secde tesbihleri yapıldıktan sonra on defa "Sübhanallahi..." okunur. Böylece namaz tekbirlerinden fazla olarak alınan tekbirlerin toplamı "Yetmiş beş" olur.
  Bu birinci rekâttan sonra ikinci rekâte kalkılır ve yine önce on beş defa "Sübhanallahi..." okunur. Sonra birinci rekâtta yapıldığı şekilde kılınarak ka'de (son oturuş) yapılır. Tahiyyat ile Salâvatlar okunur ve selâm verilir. Her iki rekâtta yapılan bu tesbihlerin toplamı yüz elli olur. Bundan sonra selâm verilip aynı şekilde iki rekât daha kılınır. Böylece dört rekâtta yapılan tesbihlerin sayısı üç yüz olur.
  Bu tesbih namazında yanılma olsa, yapılacak sehiv secdelerinde bu tekbirler getirilmez.
  Tesbih namazının da sevabı çoktur. Bu namaz her vakit kılınabilir. Hiç olmazsa haftada veya ayda veya ömürde bir defa olsun kılınmalıdır.


  11) Tevbe Namazı: Bir müslüman insanlık gereği bir günah işlerse, hemen bundan pişman olup tevbe etmesi lâzım gelir. İşte böyle bir kimsenin işlediği günahdan tevbe için güzelce abdest aldıktan sonra kırsal bir yere çıkıp iki rekât namaz kılması ve o günahdan dolayı Allah'dan mağfiret dilemesi mendubdur. Böyle günah işleyip de sonra kalbinde pişmanlık duygusu beliren kimse, bu günahı bir daha yapmamaya karar verip Yüce Allah'dan bağışlanmasını dilerse, Allah'ın onu bağışlayacağına dair bir hadîs-i şerîf vardır.


  12) Hacet Namazı: Âhirete veya dünyaya ait bir dileği bulunan kimse, güzelce abdest alır ve bir rivayete göre dört, diğer bir rivayete göre on iki rekât namazı yatsıdan sonra kılar. Sonra Yüce Allah'a hamd eder, Peygamber Efendimize de salât ve selâmda bulunur. Ondan sonra hacet duasını okuyup o işin olmasını Yüce Allah'dan diler.
  Hacet namazının birinci rekâtında Fatiha sûresinden sonra üç defa Ayete'l-kürsî, diğer üç rekâtinde de birer Fatiha ile birer İhlâs ve Muavvizeteyn sûreleri okunması hakkında bir hadîs-i şerîf vardır. Hacet duası şudur:


  * "Allahümmeinni es'elüke tevfika ehlilhüda ve a'male ehlil-yakîni ve münasahata ehlittevbeti ve azme ehlissabrı ve cidde ehlilhaşyeti ve talebe ehlirrağbeti ve taabbüde ehlilvera'i ve irfane ehlil-ilmi hatta ehafüke. Allahümme innî es'elüke mehafeten tahcüzünî an ma'sıyetike hatta a'mele bitaatike amelen estahıkku bihi rizake ve hatta unasıhake bittevbeti havfen minke ve hatta uhlisa lekennasıhate hubben leke ve hatta etevekkele aleyke fil-umuri hüsne zannin bike, Sübhaneke halikı'nnuri."


  Anlamı: Allah'ım! Ben senden hidayet ehlinin başarısını, yakîn erbabının amellerini, tevbe edenlerin ihlâsını, sabredenlerin azmini, haşyet sahiblerinin ciddiyetini, rağbet erbabının isteklerini, takva ehlinin iadet hallerini, ilim sahiblerinin anlayışını dilerim. Böylece korkarak senden gereği üzere korkmuş olayım.


  Allah'ım! Ben senden öyle bir korku isterim ki, beni sana isyan etmekten engellesin de, sana itaat ederek bir amel işleyeyim, onunla senin rızanı kazanayım; böylece senden korkarak ihlasla tevbe edeyim, sana muhabbetle ibadeti ihlas üzere yapayım ve sana güzel zan besleyerek bütün işlerde sana tevekkül edeyim. Ey nuru yaratan, sen bütün noksanlıklardan münezzehsin!..


  13) İstihare Namazı: İnsan kendi hakkında bir şeyin hayırlı olup olmadığına dair bir işarete kavuşmak isterse, yatacağı zaman iki rekât namaz kılar. Birinci rekâtta "Kâfirûn" sûresini, ikinci rekâtta da "İhlâs" sûresini okur. Namaz sonunda da istihare duasını okur. Sonra da abdestli olarak kıbleye yönelip yatar. Rüyada beyaz ve yeşil görülmesi hayra işarettir. Siyah veya kırmızı görülmesi de şerre (kötüye) işarettir. Bu şekilde İstihare namazının yedi gece yapılması ve kalbe ilk gelene bakılması da bir hadîs-i şerîfle buyurulmuştur.


  Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), ashabına istihareyi öğretirlerdi. İstihare namazını kılmak mümkün olmayınca, yalnız duası ile yetinilir. Aslında meşru ve hayırlı bir iş için yapılacak istihare, onun istenilen vakitte yapılıp yapılmaması yönünden yapılır. Yoksa doğrudan doğruya o hayırlı iş için yapılmaz. Belli bir senede hac yapılıp yapılmaması gibi... İstihare duası Peygamber Efendimizden şöyle rivayet edilmiştir:


   ** "Allahümme, innî estehîruke bi'ilmike ve estakdiruke bikudretike ve es'elüke min fadlike'l-azîmi. Feinneke takdiru ve lâ akdiru ve ta'lemu ve lâ a'lemu. Ve ente allâmu'l-ğuyûbi. Allahümme in künte ta'lemu enne haze'l-emre hayrun li fi dînî ve meaşî ve akıbeti emrî ve a'cili emri ve âcilihi fakdirhu lî ve yessirhu lî sümme barik fîhi. Ve in künte ta'lemu enne haze'l-emre şerrun lî fi dînî ve maişî ve akıbeti emri ve a'cili emrî ve âcilihi fasrifhu anni vasrifnî anhu. Fakdir lîye'l-hayre haysü kâne. Sümme erdınî bihi."


  Anlamı: Allah'ım! Sen bildiğin için, hakkımda hayırlı olanı senden isterim ve kudretin yettiği için de, ben senden güç isterim. Senin büyük ihsanından hayır dilerim. Çünkü senin her şeye gücün yeter; ben ise güçsüzüm. Sen her şeyi bilirsin; ben bilmem. Sen olacak şeyleri de bilensin.


  Allah'ım! Eğer bu iş, benim dinim, dünya yaşayışım, akıbet olarak işim, dünya ve âhiretim hakkında hayırlı olduğunu biliyorsan, bunu bana takdir et ve bana kolaylaştır. Sonra onda bana bereket ver. Eğer bu iş benim dinim, yaşayışım, akıbet olarak işim, dünya ve âhiretim hakkında benim için kötülük olduğunu biliyorsan, bunu benden kaldır, beni de ondan uzaklaştır. "Hayır nerede ise bana onu takdir ve nasib et. Sonra beni ona razı kıl..."


  14) Katil Namazı: Her nasılsa kısasla öldürülecek olan bir müslüman bu cezanın uygulanmasından önce iki rekât nafile namaz kılarak tevbe istiğfar etmelidir, hayırlı dualar yapmalıdır. Bu namaz onun Allah tarafından bağışlanmasına vesîle olabileceği cihetle güzel görülmüştür.


  15) İstiska (Yağmur Duası) Namazı: Yağmurlar kesildiği zaman, müslümanlar yağmur duasına çıkarlar, ikramı bol olan yaratıcımızdan yağmur yağdırmasını isterler. İmam Azam'a göre "İstiska"dan maksad yalnız duadır, mağfiret dilemektir. Bunda cemaatle namaz sünnet değildir; fakat caizdir. İnsanlar isterlerse ayrı ayrı namaz kılabilirler. İki İmama göre ise, İstiska için en büyük idarecinin veya onun göstereceği kimsenin, cuma namazı gibi aşikâre okuyuşla iki rekât namaz kıldırması mendubdur. Bu namazın arkasından, bayramlarda olduğu gibi, hutbe okunur. Hatib minbere çıkmaz, yerde durur. Kılıç, ok veya sopa gibi bir şeye dayanarak hutbelerini okur.


  Üç gün arka arkaya İstiska duasına çıkılması güzeldir. Yağmurun inmesi gecikirse, eski elbiseler giyilerek ve başlar öne eğilerek tevazu içinde yaya olarak sahraya çıkılır. Önceden tevbeler yapılır, sadakalar verilir. Haksız yere alınmış şeyler varsa, sahiblerine geri verilir. Müslümanlar için mağfiret istenir.
  İmam Muhammed 'e göre hatib, hutbe esnasında elbisesi dört köşeli ise bunun aşağısını yukarıya, yukarısını da aşağıya çevirir. Değirmi ise sağını sol tarafa ve solunu da sağ tarafa getirir. Giydiği kaba kaftan ise, içini dışarıya ve dışını da içeriye getirir ve bu şekilde elbisesini giyer. Bu, sıkıntılı durumun değişmesi için bir hayır nişanı olarak yapılır. Fakat cemaat elbiselerini böyle tersine giymez.


  Müslümanlar yağmur duasına çıkarlarken çocuklarını, evcil hayvanlarla onların yavrularını beraberlerinde götürürler. Çocukları ve yavruları bir müddet analarından uzaklaştırırlar. Böylece üzüntülü bir hal içinde zayıflara ve ihtiyarlara dua ettirerek kendileri de amîn derler. İşte üzüntü, tevazu, kalb yumuşaklığı ve büyük bir teslimiyet içinde Yüce Allah'ın rahmet ve yardımı istenir. Daha sahraya çıkmadan yağmur yağmaya başlarsa, buna bir şükür karşılığı olsun diye yine sahraya çıkarlar. Bunu yapmak mendubdur.


  Yağmurlar istenenden çok yağmaya başlayınca, bunun kesilmesi veya başka taraflara dönmesi için dua edilmesinde bir sakınca yoktur.
  Yağmur yağarken: "Allahümme sayyiben nafi'an = Allah'ım! Bunu yararlı yağmur yap" denir, istenilenden fazla yağınca da: "Allahümme havaleyna ve lâ aleyna = Allah'ım! Bunu zarar vermeyecek yerlere yağdır, bizim üzerimize yağdırma" diye dua edilir.
  Dua eden isterse ellerini yukarıya kaldırır, isterse iki işaret parmağı ile işaret eder. Her zaman sonsuz rahmetine ve yardımına kavuşmakta bulunduğumuz ikram ve merhameti bol olan Allah'ımızı hiç bir an unutmamak ve her vesile ile O'na muhtaç olduğumuzu anlayarak Yüce varlığına yönelmek ve yalvarışta bulunmak, bizim için bir kulluk borcudur.


  Bir düşünelim: Zaman zaman bulutlardan topraklarımıza yağan o yararlı yağmurlar kesilse, bunun sonu olarak da ırmaklar ve dereler kurusa, su kanalları bomboş kalsa, acaba bu suları bize kim getirebilecektir?
  Kaynaklarından daima fışkırıp duran ve hayatımıza hizmet eden o tatlı ve berrak suları Yüce Allah yerin dibine geçirse, acaba bunları kim bize getirebilecektir?
  İşte "De ki: Bana bildiriniz bakalım. Eğer suyunuz bir sabah yerin dibine batıp çekilse, size böyle akıp giden bu suyu (Allah'dan başka) kim getirebilecektir?" (Mülk, 30) âyet-i kerîme de, dikkat ve düşüncemizi bu noktaya çekiyor. Artık insanlık için habersiz kalmak ve Hak'dan yüz çevirip nankörlük etmek asla caiz olmaz.


  Peygamber Efendimizin bize nakledilen yağmur duası şudur:
  *** "Allahümme, eskına ğaysen muğîsen henîen merîen ğadekan mücellilen seyhan ammen tabakan. Allahümme, eskine'l-ğayse ve lâ tec'alnaminelkanitîn. Allahümme, inne bilbilâdi ve'l-ibadi vel-hakkı minel-levâi ve'd-danki ma lâ neş-kü illâ ileyke. Allahümme, enbit lena Ezzer'a edirre lena eddar'a ve eskına min, berakâtissema'i ve enbit lena min berekâtı'l-arzı. Allahümme, inna nestağfiruke inneke künte ğaffaren feersilissemae aleyna midrara."


  Anlamı: "Bize yardım eden, içimize sinen, bol ve faydalı olup her tarafı kaplayan ve her tarafı sulayan genel bir yağmur ihsan et.
  Allah'ım! Bizi yağmurla sula, bizi ümitlerini kesmiş kimselerden etme. Allah'ım! İllerde, kullarda ve yaratıklarda öyle bir güçlük ve darlık var ki, senden başkasına arzedemeyiz. Allah'ım! Bizim için ekinler bitir, hayvan memelerini sütle doldur, bizi göğün bereketlerinden sula ve yeryüzünün bereketlerinden bize ürün bitir. Allah'ım! Biz senden mağfiret dileriz. Şübhe yokki sen, çok bağışlayansın. Artık bize gökten bol bol yağmur yağdır."


  16) Küsûf (Güneş Tutulması) Namazı: Güneş tutulduğu zaman, cuma namazını kıldıran imam, ezansız ve ikametsiz en az iki rekât namaz kıldırır. İmam Azam'a göre gizlice ve iki imama göre de aşikâre olarak fazla mikdar kıraatta bulunur. Her rekâtında bir rükû ve iki secde yapar. Namazdan sonra da güneş açılıncaya kadar kıbleye doğru ayakta veya insanlara karşı oturarak dua eder. Cemaat da "amîn" der. Böyle bir imam bulunmazsa, insanlar bu namazı kendi evlerinde tek başlarına kılarlar. Bunu büyük bir camide kılmak, mescidlerde kılmaktan daha faziletlidir. Sahrada da kılınabilir.
  Küsûf namazında İmam Azam'a, İmam Malik'e ve İmam Ahmed'e göre, hutbe okunmaz. Çünkü Peygamber Efendimiz, güneş tutulması olayından dolayı namaz kılınmasını, dua edilmesini, sadaka verilmesini öğütlemişlerdir. Hutbe okunmasını emretmemişlerdir. İmam Şafiî ile İbni Hacer ve bazı alimlere göre, namazdan sonra hutbe okunması müstahabdır.


  17) Husüf (Ay Tutulması) Namazı: Ay tutulduğu zaman, müslümanların kendi evlerinde tek başına olarak güneş tutulması namazı gibi, gizli ve aşikâr okuyuşla iki veya dört rekât namaz kılmaları güzel görülmüştür. Bu namazın camide cemaatla kılınması, İmam Azam'a göre sünnet değildir; fakat caizdir.
  (İmam Şafiî ile İmam Ahmed ve diğer bazı hadis alimleri de, bu namazın cemaatla kılınması görüşündedirler. İmam Malik'e göre ise, cemaatla kılınamaz. İnsanların geceleyin her taraftan toplanıp bunu cemaatla kılmaları güç bir iştir.)
  Şiddetli rüzgâr, fazla karanlık, geceleyin fazla aydınlık, yer sarsıntıları ve taşkın hastalıklar gibi korkunç olaylar karşısında da güneş ve ay tutulması namazları gibi bir namaz kılınması güzel görülmüştür.


  Bu gibi arızalar ve olaylar, hep Allahü Teâlâ'nın azamet ve kudretine, hikmetli işlerine delâlet eden birer nişandır. "Biz o âyetleri (mucizeleri) ancak korkutmak için göndeririz." (İsra, 59) âyet-i kerîmesinin beyanı üzere, bu gibi alâmetler insanları korkutmak, onları günahlardan kurtarıp ibadet ve tevbeye yöneltmek için zaman zaman meydana gelen kudret alâmetleridir. Bunları gören sağduyulu bir kimsenin ruhunda bir korku ve bir heyecan belirir. Gözlerinin önünde Yüce Allah'ın celâl ve azameti canlanmaya başlar. Artık o kimse, büyük yaratıcımızın bu âlemi ne kadar muntazam ve mükemmel bir şekilde yaratmış olduğunu anlar. Daima o büyük yaratıcının korumasına muhtaç olduğunu kavrar. Bu anlayışla, ezelden beri var olan yaratıcısına döner. O'na saygı için namaz kılar, O'nun koruma ve yardımına kavuşmak için dua eder. Böylece gafletten uyanır. Anlayışlı bir ruha sahib olmak için çalışmış olur.


  Güneş ve ay'ın tutulmasının ne gibi muntazam kanunlar dairesinde meydana geldiği bilinmektedir. Düşünen bir insan için, bu kanunları, böyle belirli ve mükemmel bir şekilde meydana getiren Yüce Yaratıcıyı anlamak en yüksek bir görevdir.


  Güneş ve ay tutulması ile, aydınlık nimeti karanlığa dönüyor. İki parlak kürenin görüntüsünü yoğun bir gölge kaplıyor. Bu durum devam edecek olsa, hayatımızda kim bilir ne acı değişiklikler meydana gelir. Halbuki her şeyi bilen, hikmet sahibi olan âlemlerin yaratıcısının koyduğu tabiat kanunları buna engel oluyor. Bu korkunç üzüntü verici durum az sonra kalkıyor. O iki kudret kaynağı, yine olanca parlaklığı ile aydınlık ve nurlarını etrafa saçıp durmaya başlıyor. Artık bundan dolayı Kerim ve Rahim olan yaratıcımıza binlerce, yüz binlerce şükretsek, yine kulluk görevimizi yerine getirmiş olamayız.


  Hiç kimsenin doğmasından veya ölmesinden dolayı ay ile güneşin tutulmayacağını Peygamber Efendimiz beyan buyurmuşlardır. Şöyle ki: Peygamber Efendimizin muhterem çocuğu İbrahim, bir buçuk yaşında iken hicretin onuncu yılında vefat etmişti. O'nun ölümü gününde güneş tutulmuştu, insanlar bu masum yavrunun ölümünden dolayı güneşin tutulduğunu sanmışlardı. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:


  "Güneş ile ay bir kimsenin ne ölümünden, ne de hayata kavuşmasından dolayı asla tutulmazlar. Bunların tutulduğunu gördüğünüz zaman namaz kılın, Yüce Allah'a dua edin."
  Diğer bir hadîs-i şerîfde de: "Bunlar Yüce Allah'ın alâmetlerinden iki nişandır" diye buyurulmuştur.


  Peygamber Efendimizin mübarek ifadeleri daima böyle gerçekleri aydınlığa kavuşturmuş, insanları yanlış düşüncelerden ve inançlardan engellemiştir. Her yönü ile pak olan İslâm dini, akla ve hikmete uygun olmayan inanç ve davranışlardan büsbütün beri bulunmuştur. Artık böyle yüksek bir Peygambere ve mukaddes dine kavuşmamızdan dolayı ne kadar şükür secdelerine kapansak, yine az değil mi?

 










Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.585
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 363
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #6 : 25/02/13, 11:11 »


Bir kaç yerde de aynı konu ince bir izah ile düzenleme yapılmış
Kaynak yine aynı sanırım ekleyenler düzenledi bilmiyorum


İnsan kendi hakkında bir şeyin hayırlı olup olmadığına dair bir işarete kavuşmak isterse, yatacağı zaman iki rekat namaz kılar. Birinci rekatta "Kafirun" suresini, ikinci rekatta da "İhlas" suresini okur. Namaz sonunda da istihare duasını okur. Sonra da abdestli olarak kıbleye yönelip yatar. Rüyada beyaz ve yeşil görülmesi hayra işarettir. Siyah veya kırmızı görülmesi de şerre (kötüye) işarettir. Bu şekilde İstihare namazının yedi gece yapılması ve kalbe ilk gelene bakılması da bir hadisi şerifte buyurulmuştur.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed  (Salllalahü Aleyhi ve Sellem), Ashabına istihareyi öğütlerdi. İstihare namazını kılmak mümkün olmayınca, yalnız duası ile yetinilir. Aslında meşru ve hayırlı bir iş için yapılacak istihare, onun istenilen vakitte yapılıp yapılmaması yönünde yapılır. Yoksa doğrudan doğruya o hayırlı iş için yapılmaz. Belli bir senede hac yapılıp yapılmaması gibi… İstihare duası Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den şöyle rivayet edilmiştir.

Cabir bin Abdillah (Radıyallahü Anhüma) diyor ki: Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bize Kuran surelerini öğrettiği gibi her şeyde istihareyi de öğretir ve şöyle buyururdu: "Birinizi bir şey düşündürdüğü (kararsızlık olduğu) zaman farz dışında iki rekat namaz kılsın, sonra da şöyle desin ve ihtiyacını dile getirsin:


İstihare Duası
Duanın Arapça Okunuşu: " Allahümme inni estehîruke bi-’ılmik. Ve estakdiruke bi-kudretik, Ve es’elüke min fadlikel-’azîm. Fe-inneke takdiru velâ akdir. Ve te’lemü ve lâ 3′âlem. Ve ente’allâmül-ğuyûb. Allahümme in künte ta’lemü enne hâzel-emra hayrun lî fî dînî ve me’âşî ve ‘âkıbeti emrî. Ve in künte ta’lemü enne hâzel-emra şerrun lî fî dînî ve me’âşî ve ‘âkıbeti emrî. ‘Âcili emrî ve âcilih. Fasrifhü ‘annî vakdür liyel-hayra haysü kâne sümme raddnî bih."

Duanın Türkçe Anlamı: "Allah’ım! Senin ilminle Senden hayır istiyorum. Senin kudretinlke Senden güç istiyorum ve Senin büyük lütfundan Senden istiyorum; çünkü Senin gücün yeter, benim gücüm yetmez. Sen bilirsin, ben bilemem ve Sen gaipleri hakkıyla bilensin. Allah’ım! Eğer bu işin, dinim, geçimim ve işimin sonu için hayırlı olduğunu biliyorsan (yahut işimi dünya ve ahiret için hayırlı olduğu Sence malumdur ki) onu bana takdir et. Sonra da onda bana bereket ver. Eğer bu işim. dinim için, geçimim ve işimin sonu için kötü olduğunu biliyorsan (yahut dünya ve ahiret işim için kötü olduğu Sence malumdur ki,) onu benden sav ve bana hayır nerede ise onu takdir et. Sonra da o işe beni razı kıl"
bu duayı yaparken dilediğini de insan söyler."(1)

Not: Alimler şöyle demiştir. İstihareyi namazla ve zikredilen dua ile yapmak müstehaptır. Namaz iki rekat olarak kılınır. Birinci rekatta Fatiha’dan sonra Kafirun suresi, ikinci rekatta İhlas suresi okunur. Eğer namaz kılması zor olursa dua ile istihare eder. Adı geçen duaya Allah’a hamd ve Resulullah Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e salat ve selam ile başlayıp ve öyle bitirmek müstehaptır.

Enes (Radıyallahü Anh) den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ey enes! bir iş yapmak istersen, Rabbine yedi kere istihare et, sonra kalbine ilk gelene bak; Çünkü hayır ondadır."(2)

Dipnotlar

1.Buhârî, Cuma, 1166
2.İbni Sünni, Amelül-Yevm, 306



Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı önemsiz

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 425
  • Konu: 6
  • Derviş: 18352
  • Teşekkür: 4
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #7 : 25/02/13, 11:48 »
Allah (c.c) hepinizden razı olsun...
O zaman burada bahsi geçen "biliyorsan" üslubunda denilmek istenen...
" O şekilde takdir eylemiş isen " manasının anlaşılması gerekiyor olabilir...
Yani, Allah-u Teala nın biliyor olması, "Takdir Etmesinden" ileri gelmektedir...
"Biliyorsan" = "Takdir Etmiş İsen"...
Manasında anlamak icap edebilir...



Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.737
  • Konu: 696
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #8 : 25/02/13, 15:52 »
Katre, siz kendi gözünüzle bu kitapdaki yazıyı gördünüzmü? Çeviriyi yapan kimmiş hangi yayın evine ait?
Arapça metin şu:

Arapça bilenler lütfen bakıversin burada "biliyorsan" manasına gelen kelime varmı dır?
Yoksa manası aşağıdaki gibimi
Alıntı
“Ya İlahi! Doğrusu ben, senden ilminle hayırlı olanı seçmeyi diler ve senden kudretinle güç kuvvet ister ve yüce fazlından talep ederim. Çünkü, şüphesiz senin gücün (herşeye) yeter, benim ise gücüm yetmez. Hem sen (herşeyi) bilirsin, ben ise bilmem. Çünkü, gizlilikleri hakkıyla bilen ancak sensin.
Ya İlahi! Eğer bu iş, benim hakkımda ve dinim ve maişetim ve işimin akıbeti hakkında, hem işimin hemen veya daha sonra olması hayırlı ise ki, onu sen bilmektesin, ona göre onu bana mukadder kıl ve onu bana kolaylaştır! Sonra onu hakkımda bereketli eyle!
Eğer bu iş benim hakkımda ve dinim ve maişetim ve işimin akıbeti hakkında hem işimin hemen veya daha sonra olması hakkında hayırlı değilse ki, onu sen bilmektesin, ona göre onu benden beni de ondan uzaklaştır!
Hayır neredeyse bana onu takdir eyle!
Sonra beni ondan hoşnut eyle!”










İstihâre ile alâkalı olarak Câbir -radıyallâhu anh- şöyle demektedir:

    Allâh Resûlü bize, Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi, her işte istihâre yapmayı tâlim ederdi. Derdi ki:

"Biriniz bir iş yapmayı arzu ettiği zaman, farzlar dışında iki rekât namaz kılsın, sonra şu duâyı okusun:

«Allâhım, Sen'den hayır taleb ediyorum, zîrâ Sen her şeyi bilirsin. Sen'den hayrı yapmaya kudret taleb ediyorum. Zîrâ Sen vermeye kadirsin, Rabbim! Yüce fazlını da taleb ediyorum. Sen her şeye kâdirsin, ben âcizim. Sen bilirsin, ben câhilim. Sen gaybları bilirsin. Allâhım, eğer bu iş dînim, hayâtım ve sonum için hayırlı ise, bunu bana takdir et ve yapmamı kolay kıl. Sonra da onu hakkımda mübârek kıl. Eğer bu iş, bana dinim, hayâtım ve âkıbetim için zararlı ise; onu benden çevir, beni de ondan uzaklaştır. Hayır ne ise onu takdir et, sonra da bana onu sevdir!»

Daha sonra da istediği duâyı yapsın." (Buhârî, Deavât, 48)



 




Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.585
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 363
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #9 : 25/02/13, 20:02 »



Alıntı
Bu konu Ömer Nasuhi Bilmen Hz. Büyük İslam İlmihali Kitabında Nafile Namazlar bölümünde olan yerde geçiyor
Genel olarak hep aynı şekilde ifade var
İnternette araştırdığımda geçen şekli kitabı direk görmedim

Hayır kitabı birebir elime alıp bakmadım
Bunu belirtmiştim zaten
Eğer kitap elime geçerse direk bakıp bilgi veririm inşaAllah



Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.585
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 363
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #10 : 25/02/13, 22:13 »


Kitaba baktım olduğu gibi yazıyorum

Meali: Ya İlahi!Sen bildiğin için, senden hakkımda  hayırlısını bana bildirmeni dilerim. Ve kudretin yettiği için ben senden kuvvet ve takat isterim. Ve hayra ermemi senin büyük, fazl ve kereminden niyaz eylerim, çünkü sen her şeye kadirsin. Ben isem kadir değilim, ve sen her şeyi bilirsin, halbuki ben bilemem, sen gayıplara da tamamen  alimsin.

Yarabbi: Sen bilirsin, eğer bu iş; benim dinim, yaşayışım, akibeti emrim, dünyam ve ahiretim hakkında hayırlı ise bunu bana nasip ve müyesser eyle.
Sonra bunda benim için feyiz, ve bereket vücuda getir. Ve eğer bu iş, benim dinim hayatım, akibeti emrim hakkında, ve dünyevi uhrevi hususlarımda  benim için bir şer ise bunu benden çevir, beni de bundan çevir._ Bunun için gönlümde bir meyil bırakma_ ve benim için hayrı nerede ise müyesser et, sonra da beni bu mukadder hayr ile hoşnut buyur. Ey kerim olan Halık'ım.


Büyük
İSLAM İLMİHALİ
İ'tikada, İbadetlere, Kerahiyet ve İstihsana, Ahlaka, Siyeri Enbiyaya ait olmak üzere on kitaptan müteşekkildir.

________________

Müellifi:
Fatih Dersiamlarından
Emekli Diyanet İşleri Reisi

ÖMER NASUHİ BİLMEN


BİLMEN YAYINEVİ





Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.737
  • Konu: 696
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #11 : 25/02/13, 22:18 »
Allah Teala razı olsun.


Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı önemsiz

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 425
  • Konu: 6
  • Derviş: 18352
  • Teşekkür: 4
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #12 : 25/02/13, 22:37 »
Allah (c.c) cümlenizin gönlünüzde olanı hakkınızda hayırlı, hakkınızda hayırlı olana da gönlünüzü razı eyleye inşaAllah...
Rabbim emeklerinizi zayi etmeye...



Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.585
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 363
Okundu: İstihare namazı..
« Cevapla #13 : 25/02/13, 22:45 »

amin ecmain inşaAllah
bizde teşekkür ederiz araştırmamıza vesile olduğunuz için




Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı gülyüzlüm

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.258
  • Konu: 131
  • Derviş: 9365
  • Teşekkür: 166
Yeni: İstihare namazı..
« Cevapla #14 : 10/04/15, 13:12 »
Selamun aleyküm  kardeşlerim bizim istihare namazı ve duasına ihtiyacımız olmuş ve bu Mekandan
kardeşimizin paylaşımından istifade etmiştik biz yazarken ...biliyorsan... yerlerine,yanlış  yazılmış diyerek ..bilirsin.. yazdık
bizden sonra bu alta yazılan yazıları görmedik,market sahibi olan bir arkadaşım ikinci bir
market açmak istiyordu şirkette arkadaşıma 10 gün mühlet vermiş,arkadaşım o gün bizden
kendisinin niyetine istihare namazına yatmamızı rica etti,bizde kendisinden bir hafta mühlet istedik ve bu mekandan yazıp
bir hafta istihare namazı kıldık duasını okuduk,sonucunu arkadaşımıza bildirdik,kendisine kırmızı ve siyeh renkler gördüğümüzü
söyledik.Biz birde bir şey duymuştuk eyer bu istihare namazı kılınır duası yapılır görülen renklere göre hareket edilmese  vebali
vardır diye duymuştuk dinen nederece doğrudur bilemiyoruz arkadaşımda bizim   istihare manamazının sonucuna göre hareket ettiler
ikinci bir market açmadılar,aradan zaman geçince arkadaşım tırafik kazası yaptı büyük bir mali borç altına girdiler.Allah ın izni ve Rızası ile
iyikide o istihare duasının sonucuna göre hareket etmişiz diye bize  teşekkür ettiler bilemiyoruz belkide denk gelmiştir
ama merak ediyoruz gerçekten kıldığımız istihare nazaının ve duasının  sonucuna göremi hareket etmeliyiz dini ölçüsü nedir
biliyorsanız yazarmısınız.Selam ve dua ile.




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Tıngırdayan Boş Teneke .. Hagia Sophia from the Blue Mosque ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.279 saniyede oluşturulmuştur


İstihare namazı.. Güncelleme Tarihi: 08/12/19, 13:44 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim