Kâbe’nin Hakikati - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.086 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.734 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22952 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Kâbe’nin Hakikati, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1603 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Kâbe’nin Hakikati}   Okunma sayısı 1603 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Kâbe’nin Hakikati
« : 05/11/11, 01:14 »

Allah’a hamd, Onun seçkin kullarına da selâm olsun. Değerli kardeşim Şeyh Muhammed  Tâhir, Mebde’ ve Me‘âd risâlesindeki “Ka‘be’nin sûreti, Hz. Muhammed ’in sûretinin secde yeri olduğu gibi, Ka‘be’nin hakîkati de Hz. Muhammed ’in hakîkatinin secde yeridir” şeklindeki sözümü açıklamamı istemiştir. Bu sözden Ka‘be’nin hakîkatinin Hakîkat-ı Muhammed î’den daha üstün olduğu anlaşılmaktadır. Hâlbuki âlem ve içindekilerin Hz. Muhammed ’in hürmetine yaratıldıkları bilinmektedir. Âdem ve oğulları onun sâyesinde nasiplenmektedirler. O olmasaydı kâinât yaratılmazdı ve rubûbiyyet zuhûr etmezdi. Nitekim bu konuda hadisler nakledilmiştir.

Bilmek gerekir ki, Ka‘be’nin sûreti taş ve sıvadan ibâret değildir. Çünkü faraza taş ve sıva ortada olmasa bile Ka‘be yine Ka‘be’dir ve mahlûkâtın secde yeridir. Belki Ka‘be’nin sûreti âlem-i halktan olmakla birlikte, emr âlemindeki eşyânın hakîkatleri gibi bâtındır, his ve hayâl sahasının dışındadır. Hissedilir âlemdendir ama hiç hissedilmez. Her şeyin yöneldiği yerdir ama hiç yönelişte değildir. Yokluk elbisesi ile örtülü bir varlıktır. Varlık kisvesi içinde kendini gösteren bir yokluktur. Bir yönde ama yönsüzdür, bir mekânda ama mekânsızdır. Hulâsa hakîkat gibi olan bu sûret, hayret verici bir şeydir ve akıl onu idrâkten âcizdir, akıllı insanlar da onu ifâdeden mahrumdurlar. Sanki mâhiyeti bilinmeyen (ilâhî) âlemden bir nümûneye sahiptir, benzersizlikten bir nişan onda hazırlanmıştır.

Varlıkların en hayırlısı olan Efendimiz (a.s) kendi arzusuyla onu kıble edinmedi. “Orada apaçık alâmetler vardır” (Âl-i İmrân, 3/97) âyeti onun hakkında kesin nasstır. “Oraya giren emniyet içinde olur” (Âl-i İmrân, 3/97) ifâdesi onun için bir övgüdür. Allah’ın evidir, sâhibinin onunla özel bir ilişkisi vardır. Mâhiyeti bilinmeyenin onunla mâhiyeti meçhul bir irtibâtı vardır. “En güzel sıfatlar Allah’a âittir” (en-Nahl, 16/60).

Hakîkatin köprüsü olan mecâz âleminde ev şeklinde kurulmuştur ve ev sâhibinin dinlenme yeridir. Gönül ehli için oturup kalkacak yer her ne kadar çok ise de, bu öyle bir evdir ki, ağyâr sıkıntısından habersizdir ve sevgilinin dinlenme yeridir. “Ancak mü’min kulumun kalbine sığarım” kudsî hadîsinin hükmü, mâhiyeti bilinmeyenin (Allah’ın) tecellîsinin sığdığı yeri ifâde etmekte ise de, Allah’ın evi olma ilişkisi nereden zuhûr eder ve evin gereklerinden olan ağyâr (yabancıların) sıkıntısından uzak olmayı nereden getirir? Orada gayr ve (Allah’tan) gayrılığın yeri olmadığına göre, şüphesiz mahlûkâtın secde yeri olur. Çünkü gayrıya secde olmaz, gayrılık secdeye aykırıdır. Allah Rasûlü Hz. Muhammed  (a.s) kendi tarafına secde edilmesine izin vermedi. Allah’ın evi (beytullah) tarafına aşk ve şevk ile secde etti. (Ka‘be ile Hz. Muhammed  arasındaki) farkın sırrını buradan anla! Secde eden ile secde edilen arasında çok fark vardır.

Ey kardeş! Ka‘be-i Mu‘azzama’nın sûreti hakkında bir miktar bilgi sâhibi olduktan sonra, şimdi de Ka‘be’nin hakîkati hakkında birşeyler dinle! Ka‘be’nin hakîkati (Hakîkat-ı Ka‘be) Allah Teâlâ’nın mâhiyeti bilinmeyen zâtından ibârettir. Zuhûr ve gölge olma tozlarından hiç birisi ona ulaşamamıştır. Secde ve ibâdete lâyıktır. Bu hakîkat için, “Hz. Muhammed ’in hakîkatinin secde ettiği yerdir” demenin ne mahzûru olabilir? Onun (Hakîkat-ı Ka‘be’nin) bundan (Hakîkat-ı Muhammed î’den) üstün olduğunu söylemenin ne kusuru olabilir? Evet, Hakîkat-ı Muhammed î, âlemin diğer fertlerinin hakîkatlerinden daha üstündür. Ancak Hakîkat-ı Ka‘be-i Mu‘azzama bu âlemden değildir ki onunla mukâyese edilsin. Onun üstünlüğü konusunda duraklanmıştır.

İlginçtir ki, bu iki şans sâhibinin (Ka‘be ve Hz. Muhammed ’in) secde eden ve secde edilen olma noktasında sûretlerindeki farklılık, akıl ve ilim sâhibi insanları onların hakîkatlerinin de (üstünlükte) farklı olduğu fikrine götürmemiştir. Bu sebeple (bana) îtirâz ettiler, kötülemek için ağızlarını açtılar. Allah Teâlâ onlara insaf versin de anlamadan eleştirmesinler. “Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla; ayaklarımızı (yolunda) sâbit kıl; kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl!” (Âl-i İmrân, 3/147)



İmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindi Hz. (ks)
Mükâşefât-ı Gaybiyye
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/kabenin-hakikati-t28741.0.html



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Gül olursun Haberin var mı? ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.1 saniyede oluşturulmuştur


Kâbe’nin HakikatiGüncelleme Tarihi: 05/04/20, 10:05 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim