Kadın ve Örtünme Emri - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.128 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.913 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22985 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Kadın ve Örtünme Emri, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2145 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Kadın ve Örtünme Emri}   Okunma sayısı 2145 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı furkan61

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.890
  • Konu: 675
  • Derviş: 507
  • Teşekkür: 9
Kadın ve Örtünme Emri
« : 28/12/08, 19:35 »
    KADIN VE ÖRTÜNME EMRİ
   

   Kullarının selamet ve saadetini dileyen Rabbimiz, peygamberleri ve kitapları vasıtasıyla hak yolu bildirmiş ve insanlığın o yola girmesini emretmiştir. Habib-i Kibriya s.a.v. peygamberlerin, Kur'an-ı Kerim de kitapların sonuncusudur. Tebliğ edilen hak yolun adı, Rabbimiz'in adlandırmasıyla “İslâm”dır.

   Müberra dinimiz İslâm, sadece Allah ile kul arasındaki mücerret bağdan ibaret değildir. Fertlerin ve toplumların bütün ihtiyaçlarını içine alan eşsiz bir nizamdır.

   Müslüman, bu nizamı eksiksiz olarak kabul eden insandır ve balık su içinde bulunduğu müddetçe nasıl huzurluysa, müslüman da İslâm'ın emir ve yasaklarına uyduğu nisbette huzur bulur.

   İslâm yalnızca kişinin vicdanına bırakılan bir din değildir. Dinimiz, “hayatım yalnızca benimle Allah arasında, başkasını ilgilendirmez” sözüne izin vermez. Bütün hayatları ve hayatın bütün safhalarını birbirine bağlar.

   O halde imanla şereflenen her mümin İslâm dininin emir ve yasaklarına uygun olarak yaşamak mecburiyetindedir. Zaman ve mekân ne olursa olsun, müslüman, hayatının gidişatını bu ulvî nizama göre çizmelidir. İmanda samimi olmanın ölçüsü de budur.

   Samimi iman sahibi olan her müslüman bilir ve kesin olarak inanır ki, yüce dinimizin verdiği her emir insanın fıtratına ve ruhuna uygun, kişinin saadetine ve kurtuluşuna vesiledir.

   Yüce dinimizin emir ye yasakları tartışılmaksızın kabul edilir, pazarlık yapılmaz, işine gelmeyince reddedilmez. Fakat zaman zaman bu yüce dine mensub olanların da, ne cüretle bilinmez, Cenab-ı Mevlâ'nın kimi emirlerini bile bile anlamazdan geldikleri, kendi arzularına göre yorumladıkları, tahrif ettikleri görülür.

   Bu emirlerden biri, belki de en çok dile getirileni, yıpratılmaya çalışılanı, etrafında fırtınalar koparılanı hanımlara yönelik örtünme emridir. Halbuki kadınların örtünmeleri, tesettüre riayet etmeleri, dinimizin kesin emirlerinden biridir.

   Tesettür, Rabb'ü-l Alemin'e karşı kulun itaat ölçülerinden biridir. Tesettür aynı zamanda iffet, fazilet, şeref, hürriyet ve saadettir.

   Her emrinde mutlak hikmet sahibi olan Yüce Rabbimiz, mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:

   “Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, (ihtiyaçları için dışarı çıkacakları zaman) dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Böyle giyinmeleri, tanınıp eziyet edilmemeleri için daha uygundur. Allah, çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir.” (Ahzap, 59)

   Diğer bir ayet-i celilede ise şöyle buyurulmaktadır: “(Habibim) mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu boyun, kulak, baş, kol ve bacak gibi yerlerini) açıp göstermesinler. Ancak bunlardan görünmesi zaruri olan (yüz, eller, ayaklar) müstesna. Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar (Göğüs ve boyunlarını göstermesinler). Ziynet (yer)lerini ancak şu kimselere gösterebilirler: Kocalarına, babalarına, kocalarının (başka anadan olma) oğullarına, kendi erkek kardeşlerine, erkek kardeşlerinin oğullarına, kız kardeşlerinin oğullarına, müslüman kadınlarına, ellerindeki cariyelere, (şehvetsiz ve kadına) ihtiyacı olmayan ihtiyar kimselere, henüz kadınların gizli yerlerinin farkına varmamış olan çocuklara. Gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını da (yere veya birbirine) vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tevbe edin ki dünya ve ahiret saadetine kavuşasınız.” (Nur, 31)

   Evet; ayet-i celile açıkça gösteriyor ki, müslüman kadınların yüzleri, elleri ve bir rivayete göre ayakları hariç, bütün uzuvlarını örtmeleri farzdır. Açmaları ise haramdır. O halde hiçbir müslüman kadın yüzü, elleri ve ayakları dışında hiçbir yerini, kendisine nikah düşen yabancı erkeklere gösteremez.

   Ancak yukarıdaki ayet-i celilede zikredilen on iki kimseye İslâm hukukunun tayin ettiği ölçüler dahilinde ziynet yerlerini göstermeleri caizdir. Bunların dışında bir müslüman kadın dışarıya, yabancı erkeklerin görebileceği bir yere gitmek zorunda olduğu zaman saçlarını, kollarını, bacaklarını, ziynet ve süslerini kapatarak çıkmaya, yani tesettüre riayet ederek çıkmaya mecburdur. Bunu yaparken, giysisinin vücut hatlarını gösterecek kadar ince veya dar olmamasına da özen göstermek zorunludur. Bu bakımdan günümüzdeki bazı tesettür uygulamaları örtünme vasfını yitirmiş görünmektedir. Müslümanların buna da dikkat etmesi, hakka batıl karıştırmaması büyük bir vazifedir.

   Rabbimiz, Habib-i Kibriya s.a.v.'in hanımlarının şahsında bütün müslüman hanımlara şöyle emreder:

   “(Ey peygamber hanımları) evlerinizde oturun (ve ihtiyacınız için dışarı çıkmanız gerektiğinde) evvelki cahiliyet (zamanında süslenerek, ince elbiseler giyerek, açılıp saçılarak sokağa çıkan kadınların) çıkışı gibi çıkmayın. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Rasulü'ne itaat edin.” (Ahzap, 33)

   Hz. Aişe ve Ümmü Seleme r.a. validelerimizin bildirdiğine göre, yukarıda zikredilen tesettürle ilgili ayet-i celileler nazil olduğu zaman, müslüman hanımlar derhal vücutlarını örtmüşler, tereddüt göstermeden Allah'ın emrine itaat etmişlerdir.

   Kuvvetli bir iman ve hayânın neticesi olan örtünme büyük bir değer ifade etmektedir. Nefsin süfli arzularına uyma yerine, kainatın şirin bir misafiri olarak, misafirhane sahibinin emirleri istikametinde hareket etmek büyük önem taşır.

   Aslında kadının fıtratı da bu ilâhi emire uygunluk arzeder. Çünkü kadın, yaradılışı gereği bir sakınma duygusu hissederek örtüsüne sığınır. Böylece nâmahremlerin dikkatini çekmekten, onların kem bakış ve kötü düşüncelerine hedef olmaktan kurtulur. Zira kadının kalesi ve siperi örtüsüdür.

   Tesettüre riayet etmemek, yani açık-saçıklık, sadece bireye değil, aile kurumuna da zarar vericidir. Yalnızca birbirlerine ait olma hissiyle hareket edip, bunun için söz verenler, tesettür emrine riayet edip mahremiyeti korumalıdırlar. Aksi halde karşılıklı güven, sevgi ve hürmete dayanan aile mutluluğu sarsılır. Kimse güvensiz bir evlilik yapmak istemez.

   Asrımızda örtünmenin, sakınmanın büyük oranda terkedilmiş olması, evlenme oranının gittikçe azalmasına sebep olmuştur. İnsanların bekâr kalmayı tercih edişlerindeki artış gösteriyor ki, tesettürün aile ocağının kurulmasında ve devamında büyük rolü vardır.

   Örtünmenin hürriyeti kısıtladığını savunabilirler. Sormak gerekir, nefsin arzularına esir olmak, hayvanî duyguların emrine girmek nasıl bir hürriyet olabilir? Öyle de olsa, kim istediğine ne kadar ulaşabilir? Mevlâ nasip etmedikçe kimsenin eline bir şey geçmez. O'na karşı gelinmekle de huzur bulunmaz. Gerçek hürriyet, Rabbimiz'in emirlerine kayıtsız şartsız teslim olmaktır. Örtünmek, Allah'a, Peygamber s.a.v.'e, Kur'an'a inanan herkes için mukaddes bir emirdir.

   Tesettür, müslüman hanımın hürriyetini gasbetmek, kısıtlamak, medeni haklarını çiğnemek için değil, bilakis bunları yerli yerine koymak ve korumak içindir. Tesettür, asalet ve faziletin ölçüsüdür. Çünkü asalet ve fazilet, dinin emirlerine uyup uymama bakımından kıyaslanır.

   Örtünmek imanın, edebin, hayânın açık bir ifadesidir. Habib-i Edip s.a.v. Efendimiz hadis-i şeriflerinde: “Hayâ imandandır. İman ise cennete götürür.” ve “Hayâ güzeldir. Fakat kadınlarda çok daha güzeldir.” buyurmuşlardır.

   Müslüman ebeveynler, ana-babalar, kızlarına, gelinlerine örtünmenin faziletini, hayâ perdesinin ulviyetini öğretmek zorundadırlar. Hayâ kaybedildiği an her şey kaybolmuştur. Bundan sonra dünyadaki hiçbir güzelliğin anlamı kalmaz. Hayâ perdesi yırtılmış insan bir avuç topraktır. İnsan olma vasfını yitirmiştir.

   Müslüman kadınların örneği, Hz. Hatice, Hz. Aişe, Hz. Fatıma (Allah onlardan razı olsun) gibi validelerimizdir; ar perdesini yırtmış olanlar değil.

   Asr-ı Saadet'in hanımları, ayet-i celile nazil olur olmaz hemen örtünüyorlar. Asrımızda ise bin beş yüz yıldır gelmiş olan bu emir göz ardı edilmekte, ona uyulmamaktadır.

   Bütün bunların sebebi birer baba, birer ana olarak üzerimize düşen vazifelerimizi yapmadığımız; hanımımıza, kızımıza, gelinimize, İslâm'ın iffet ve faziletini öğretmediğimiz ve yaşamadığımız içindir.

   Tesettür, yani örtünmek, kendini haramdan gizleyip korumak dinimizin çok açık bir emridir. Dinimizin emirleri de, tartışılmak için değil, uyulmak içindir. Dinin emirlerine itaat etmeyip, dünyanın emrine girenler de, bir meta gibi kullanılmaktan kurtulamazlar.

   Rabbimiz'in tevfik ve inayeti ile...
   


  Mübarek Erol

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/kadin-ve-ortunme-emri-t7298.0.html;msg30149




Çevrimdışı Münhâsır

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 303
  • Konu: 5
  • Derviş: 1386
  • Teşekkür: 0
Ynt: Kadın ve Örtünme Emri
« Cevapla #1 : 28/12/08, 20:11 »
Alıntı
Bunu yaparken, giysisinin vücut hatlarını gösterecek kadar ince veya dar olmamasına da özen göstermek zorunludur. Bu bakımdan günümüzdeki bazı tesettür uygulamaları örtünme vasfını yitirmiş görünmektedir. Müslümanların buna da dikkat etmesi, hakka batıl karıştırmaması büyük bir vazifedir.

Allah (c.c) râzı olsun kurbanım...
Son zamanlardaki en büyük FİTNE ye sebeblerden birisidir bu durum...
Hatta bu şekilde örtünen bazı kadınlar için "Kötü kadın" diye anılmalar çıkmıştır...
Allah (c.c) muhafaza eylesin , idrak ettirsin İnşeallah...



Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: Kadın ve Örtünme Emri
« Cevapla #2 : 28/12/08, 20:25 »
Allah teala razı olsun...

 :X06


Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Yanıt: Kadın ve Örtünme Emri
« Cevapla #3 : 05/03/09, 05:18 »
 :X06

Allah (cc) razı olsun

bu yazıyı da okuyunuz inşaAllah ..

Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Güllere Hasret

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 4.295
  • Konu: 1266
  • Derviş: 364
  • Teşekkür: 121
Yanıt: Kadın ve Örtünme Emri
« Cevapla #4 : 02/05/09, 18:25 »
Allah razı olsun kurban...Güzel konu...Vesselam!... :X06 X:33X :X06



Çevrimdışı Gül_Dali

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 16
  • Konu: 3
  • Derviş: 4926
  • Teşekkür: 1
Yanıt: Kadın ve Örtünme Emri
« Cevapla #5 : 05/05/09, 01:08 »
Rabbim razı olsun kurban

Selam ve Dua İle


 :X06 :X06 :X06




Çevrimdışı vatandaş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 729
  • Konu: 22
  • Derviş: 1218
  • Teşekkür: 1
Yanıt: Kadın ve Örtünme Emri
« Cevapla #6 : 05/05/09, 10:04 »
ÖRTÜM ve BEN
Aslında,biz kadınlar oldukça ''örtü''meraklısıyız!Masa örtüsü,yatak örtüsü,sehpa örtüsü,buzdolabı-çamaşır makinesi,fırın örtüsü,tüp örtüsü,sebzelik örtüsü...O kadar ki eski gaz lambalarına bile özene bezene,el emeği göz nuru dökerek örtü hazırlıyoruz.Evimizin,arabamızın koltuklarını tozdan kirden korumak ve nihayet güvenlik için arabaları da örtüyoruz.Belli ki ''örtmeyi''çok seviyoruz.
Peki ya örtünmeyiÖrtünmeye de aynı önemi veriyor ve ilahi maksada uygun örtünüyormuyuz?
Bir kadın olarak bazen kendi hemcinslerimi anlamakta güçlük çekiyorum.Neredeyse günün birinde ev örtüsü ya da çatı örtüsü de icat edecekler!Önümüze gelen herşeye hemencecik bir örtü tasarlıyoruz.Ama kadın kendini örtmeyi kendine değer vermeyi kendini koruma altına almayı akıl etmek istemıiyor.Kadınlar kendine acımıyo!Örtünmenin Allah'ın emri olduğunu bildiği halde örtünmryr yanaşmıyor,örtünmeyi ciddiye almıyor.Örtünenlerin bir kısmı da ne yaptılarının farkında değiller.Neden?!
Örtünmenin,''edeb''ve''sakınma''yı da içeren bir kavram olarak sosyal ve manevi hayat açısından nedenli önemli ve gerekli bir unsur olduğunu,etrafımızda yaşananları şöyle bir gözden geçirirsek daha iyi anlayabiliriz.
               Şimdi mi Hatırlayacaktık?
2 yıl önce bir tanıdığım amansız bir hastalıktan vefat etmişti.Henüz hayatının baharında 19 yaşında güzeller güzeli bir genç kız idi.Onu ahirete yolcu etmek için cenaze evindeydik.Böyle zamanlarda insan öyle izledimler ediniyor ki,yüreğinin cız etmemesi mümkün değil.
Bilirsiniz örtünenlere uzaydan gelmiş gibi bakan,sadece yaşlıların sıcaktan ve ya soğuktan muhafaza için örtündüklerini zanneden köylü kadınların da işten güçten saçına bakım yapacak zamanı olmadığı için başlarını bağladığını düşünen epeyce insan var.Onlara göre örtünmek nedir ki!...İnsanı bez mi koruyacak,derler,kişi kendini kendi korumalı...O eskidenmiş derle.Böyle bir zihniyetin hakim olduğu sosyal çevrede dini hassasiyet sahibi kişiler toplumsal baskıyı o denli yoğun hissederler ki,sonuçta kimileri yaşantılarından taviz vermeye başlarlar.Ama dünya kimseye baki değil.Ecel cana dokununca insan doğruyu yanlışı öyle iyi hatırlıyor öyle güzel seçebiliyor ki...
Cenaze evine vardığımda istisnasız herkesin huri melekler gibi örtünmüş olduğunu gördüm.Simalar değişmiş,yürekler değişmişti Kızın annesine sakinleştirici iğne yapılmış,bir robot gibi monoton bir şekilde sadece''Allah'ım!''diye inliyordu.
Hastahaneden alınan tabutu eve getirdiler.Onu son kez görmek isteyenler çoğunluktaydı.Tabutu evin içine kadar taşıyan 4 erkekten ikisi cenazeye mahrem idiler.Başta cenazenin annesi olmak üzere,orada bulunan pek çok kadın bir ağızdan,kararlı ve kesin bir tavırla hemen o yabancı erkeklerin dışarı çıkmasını onlar çıkmadan cenazenin yüzünün asla açılmamasını söylediler.
Şüphesiz bu isteklerinde haklıydılar,bu hassasiyete kim itiraz edebilirdi?Fakat işin çok acı bir tarafı vardı:Bu genç kız hayatta iken ona bu yönde hiç bir telkin yapılmamıştı.Oysa şimdi öldükten sonra yüzü bile yabancı gözlerden sakınılıyordu!Bu kız cağızın tesettürü ve mahremiyeti ölünce birdenbire çok önemli oluvermişti!
Hayretler içinde kalmıştım.O dile gelseydi acaba etrafındekilere ne söylerdi?Ben hayattayken bana mahrem olmayanlardan sakınmayı öğretmediniz,beni buna inandırmadınız,ama pismanlığınızı ben daha toprağıma kavuşmadan gösterdiniz demez miydi?
                                         Yaşama Sanatı
                                                     Ayşe İzci Coşkuner 



Bu kapı Allah kapısı;
resulullahtadır tapusu..

Çevrimdışı Nisan_Yagmuru

  • Üye
  • **
  • İleti: 56
  • Konu: 1
  • Derviş: 4772
  • Teşekkür: 0
Yanıt: Kadın ve Örtünme Emri
« Cevapla #7 : 05/05/09, 13:02 »
Rabbim islamiyeti hakkı ile yaşayanlardan eylesin çok güzel bi konuya deginilmiş
inş zaman geçmeden insanlarda bunun farkına varır
iş işten geçmeden
 X:01  X:01 X:01


Sana Gelemeden Gelirse Ecel Ben Gelemedim Sultanım Ne Olur Sen GEL


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Gülyüzlü Çocuk Şarkıları Lügat,(A dan.. Z ye...) Tezkiret-ul Evliya ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.09 saniyede oluşturulmuştur


Kadın ve Örtünme EmriGüncelleme Tarihi: 05/07/20, 06:53 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim