Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı - Dervişler Çocuk
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.029 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.530 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22875 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 8443 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı}   Okunma sayısı 8443 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Serdar Yıl

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 10
  • Konu: 2
  • Derviş: 19994
  • Teşekkür: 0
Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı
« : 03/06/13, 17:11 »

Günlerden bir gün, Karagöz, Bursa sokaklarında turşu satarken, yanına bir adam yaklaşır.

" Ben beni arıyorum ama bulamıyorum. Sen beni buldun mu? " diye sorar.

Adamın ne dediğini anlamayan Karagöz sadece " hı " der. Bunun üzerine adam tekrar sorar:

" Ben kendimi arıyorum ama yokum. Yoksam yokum ve ben yoktan çıkıp, kendimi bulup kendimle kucaklaşmak istiyorum. "

Karagöz: " Bre adam, kendinle nasıl kucaklaşacaksın ki? İnsan ancak bir başkasıyla kucaklaşabilir. "

Adam: " İnsanlar çift yaratılmıştır derler. Böyle birşey doğruysa eğer, işte ben bu çiftimi, benzerimi arıyorum. Tıpkısının aynısı ben bu adamı sen tanıyor musun? Görmüşlüğün var mı? "

Karagöz: " Görmüşlüğüm var. Onunla konuştum bile. "

Adam: " Gördün mü? Konuştun mu? Nerde gördün, konuştun, çabuk söyle? "

Karagöz: " Az önce görmeye, konuşmaya başladım. Şimdi de onu görüyorum, konuşuyorum. O sensin ya. "

Karagöz ile konuşan, onu ara sokaklara çeken, Hacivat'tır. Ulucami'nin yapım işinde çalışan Karagöz ile Hacivat sık sık tartışarak caminin yapımını geciktirince, padişah Orhan Gazi bunun nedenini mimardan öğrenir ve Karagöz ile Hacivat hakkında idam fermanı çıkarır. Ertesi gün tebdil kıyafet camiye gelen Orhan Gazi, Karagöz ile Hacivat'ın tartışmalarını izler ve gülümsemekten kendini alamaz. Saray dönünce, verdiği ölüm kararı için pişman olur. Padişah, fedailerinden birini, Hacivat'a gönderir. Fedai, Hacivat'a, tanınmaması için ne lazımsa yapıp, Karagöz'ü de yanına alıp, Bursa'dan gitmelerini ve kurtulmalarını söyler.

Hacivat evine gider ve sakallarını keser, sadece bıyıkları kalır. Yıllardır giymediği elbiselerini giyer, Karagöz'ü arar. Hacivat'ın Karagöz'ün yanına gidince sesini değiştirerek konuşmasının sebebi; Karagöz'ün şaşırmasını sağlayarak daha ne olduğunu anlamadan, onu Bursa'dan uzaklaştırmaktır. Hacivat olanları Karagöz'e küt diye anlatsa, padişahın idam fermanına karşı gelmek istemeyecek Karagöz, kendini celladın önüne atacaktır.

Hacivat Karagöz'ü Bursa dışına çıkarınca normal sesiyle konuşmaya başlar, Hacivat olduğunu söyler ve olanları anlatır. Karagöz Hacivat'ı yıllardır sakallı gördüğü için, sakalsız haline güler ve Hacivat'la alay eder. Hacivat'ın tanınmamak için sen de sakalını kesmelisin demesi üzerine Karagöz:

" Sen ne diyorsun Hacivat? Ben hayatta sakalımı kesmem. " der.

Bunun üzerine Hacivat:

" Sakalını kesmezsin ama tanınır da yakalanırsan ne olacak? İnsanın hayattaki en önemli amacı, hayatını devam ettirebilmesi olmalı. Geride kalacak karını, çocuğunu düşün. Onlar sensiz ne yapar, ne yer, ne içerler? " der.

" O da doğru ya. "

" Gel bakalım, şu dere boyunda traşını ol. Erkek adama bıyık da yakışır. "
Traştan sonra Hacivat, Karagöz ile birlikte, yakındaki bir çiftlikten iki at satın alırlar ve atlarına binip hep batıya doğru yol alarak, Balıkesir taraflarına giderler. Birkaç yer dolaştıktan sonra, bir köyde iş bularak, tarlada ırgat olarak çalışmaya başlarlar.

İki ay içinde çalışkanlıkları ve doğrulukları sayesinde köydekilerle sağlam dostluklar kuran Karagöz ile Hacivat, bu arada kendilerine birer ev yaparlar. Köylülerin yardımıyla ailelerini buraya getirtirler ve uzun yıllar boyunca sakin bir hayat yaşarlar.

Bu arada Karagöz ile Hacivat'ın idam edildikleri söylentisinin çıkması üzerine arkadaşları Şeyh Küşteri çok üzülür ve perde gerisinde Karagöz ile Hacivat oyunu oynatmaya başlar. Oyun, Bursa halkı tarafından çok beğenilir ve zamanla tüm Anadolu'ya yayılır. O köyde ve civar köy ve kasabalarda pek çok defa kimliklerini belli etmeden oyunları seyreden iki dost çok önemli bir ayrıntı hariç, oyunları beğenirler.

Karagöz'ün hemen her oyunda Hacivat'a vurup, O'nu dövmesi...
Bu durumun açıklamasını Karagöz şöyle yapar:

" Ben Hacivat'a neden vurayım? O tam bir beyefendi. Bana her zaman yardımcı oldu. İşsiz, parasız kaldığım durumlarda bana iş buldu. Bu durum beni üzüyor. "

Hacivat ise:

" Yok efendim, yok. Dayak, vurma falan yok. Bu oyunu oynatanlar, ilgiyi en üst düzeyde tutabilmek için, Karagöz'e beni dövdürtüyorlar. Gerçekte, Karagöz bana bir fiske dahi vurmamıştır. Oyun oynanırken, Karagöz bana vurduğunda seyredenler gülmeseler, zamanla bu kötü hareketin oyun harici kalacağına inanıyorum.



Yazan: Serdar Yıldırım 
 
 

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/karagoz-ile-hacivat-idam-fermani-t33385.0.html




Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.734
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Okundu: Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı
« Cevapla #1 : 03/06/13, 19:23 »
Merhaba Serdar bey, istifade ettiğiniz kaynakları mümkünse yazabilirmisiniz?



Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı Serdar Yıl

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 10
  • Konu: 2
  • Derviş: 19994
  • Teşekkür: 0
Okundu: Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı
« Cevapla #2 : 07/06/13, 23:43 »
İlkokulda öğrenciyken öğretmenlerimiz bizi başka bir okuldaki Karagöz- Hacivat gölge oyununa pek çok defa götürmüşlerdi. Ben o oyunları seyrederken hep Karagöz'ün Hacivat'a vurmasına içerlerdim. Böyle bir şeyi hiçbir zaman kabul etmedim. Yıllar önce Marmara Bölgesine hitap eden bir radyoda program yapmaya ve masal ve hikayelerimi de okumaya başlayınca Karagöz ile Hacivat: Miras adında bir hikaye yazıp radyodan okumuştum. 2006 yılında internetle tanışınca benzerlerini yazmaya kalkıştım. Yine bu hikayem kısa sürede bir sitede 20.000 'i aşkın okunup listede 2. sıraya çıkınca Emin Şenyer Bey'e e-mail yazıp sitede yazdığım hikayeyi okumasını, yaptığım işin doğru veya yanlış olup olmadığını söylemesini rica ettim.

Emin Şenyer: karagoz.net   sitesine girip kim olduğunu öğrenebilirsiniz. Kendisi Türkiye'deki pek çok üniversitede ve çeşitli Avrupa ülkelerinde Karagöz oynatmıştır ve oynatmaya devam etmektedir. Bu konuda uzmandır. Emin Şenyer Bey yazdığı cevapta, hikayeyi çok beğendiğini söyledi ve keşke herkes senin gibi yazsa dedi. Yani ben bu iş için Emin Bey'den icazet almış oldum.

Toplam 6 tane benim yazdığım Karagöz İle Hacivat hikayesi internette okunmaktadır. Yeni yazdığım başka hikayeler de vardır. Yazmaya da devam edeceğim.
Google'ye        Karagöz İle Hacivat Hikayeleri       yazarsanız 100'ü aşkın site ve forumda okunduğunu görür ve yazılan mesajları okuyabilirsiniz. Yazmasam kolay ama unutulmaya yüz tutmuş bu müthiş ikili okurlardan uzak kalırlar.

Hikaye için kaynak benim. Hep Orhan Gazi'nin Karagöz İle Hacivat'ı  idam ettirmediğini düşündüm.  Şimdiye kadar bu hikayeyi okuyan binlerce kişiden kimse neden böyle yazdın demedi.   Demediklerine göre hikayeyi sevmişlerdir. Bak o site ve forumlarda öğrenciler de mesaj yazmışlar ve benim bu yazdığım hikayeleri kullananlar hep performans ödevlerinden 100 almışlardır.

Sağlıklı ve mutlu kal arkadaşım.



 Karagöz konusunda bilinen yaygın yanlışlardan bir tanesi ve en yaygın olanı da Karagöz ve Hacıvat'ın Bursa'da yaşamış kişiler oldukları bilgisidir. İlkokuldan itibaren hepimize öğretilen bilgiye göre Karagöz ve Hacıvat Sultan Orhan döneminde Bursa'da Ulucami'nin inşaatında çalışmış iki işçidir. Karagöz demirci ustası, Hacıvat ise duvarcı ustasıdır, inşaatın yavaş ilerlemesinden sorumlu tutuldukları için Sultan Orhan tarafından idam ettirilmişlerdir. Neresinden tutsak elimizde kalan, bilimsel hiç bir tarafı olmayan bir bilgidir bu, açıklamaya çalışalım;..

 Öncelikle Sultan Orhan (Orhan Gazi) ve Bursa Ulucami ilişkisine bakalım, 2. Osmanlı Sultanı Orhan Gazi 1281 - 1362 yılları arasında yaşamıştır, Ulucami ise 1. Bayezid (Yıldırım Bayezid) tarafından 1396 - 1400 yılları arasında yaptırılmıştır. Yani Ulucami'nin inşasına Sultan Orhan'ın vefatından 32 yıl sonra başlanmıştır. Dolayısıyla bu bilgi gerçek olamaz.


Kaynak: karagoz.net




Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Okundu: Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı
« Cevapla #3 : 08/06/13, 00:40 »
Hikaye için kaynak benim. Hep Orhan Gazi'nin Karagöz İle Hacivat'ı  idam ettirmediğini düşündüm.  Şimdiye kadar bu hikayeyi okuyan binlerce kişiden kimse neden böyle yazdın demedi.   

Sizin eklemiş olduğunuz bu kıymetli çalışmanız şuan "Tarih sayfaları" bölümünde gözüküyor bu sebeple bilimsel bir veriye dayanması gerekiyor..Ya da mevzunun ilgili kardeşlerimiz tarafından başka bir yere taşınması lazım.

Bu arada Serdal Yıl kardeşimizin kullanıcı adı karakter olarak yetmediği için mi Yıldırım; "Yıl" olarak gözüküyor.."Yıl" ilk bakışta "usan" "tüken" "bit" gibi bir mana veriyor da :)

Emeğiniz için teşekkürler..Allah cc daim etsin..



"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.734
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Okundu: Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı
« Cevapla #4 : 08/06/13, 01:27 »
Hikaye için kaynak benim.
Mesaj alınmıştır.
Sizin eklemiş olduğunuz bu kıymetli çalışmanız şuan "Tarih sayfaları" bölümünde gözüküyor bu sebeple bilimsel bir veriye dayanması gerekiyor..Ya da mevzunun ilgili kardeşlerimiz tarafından başka bir yere taşınması lazım.
Haklısınız, Dervişler Çocuk bölümünde daha güzel durur.
Çocuklar için Karagöz ve Hacıvatın tarihsel bir önemi varmıdır yokmudur onlara sormak lazım.
Video paylaşayım :)
<object codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=8,0,0,0" type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.youtube.com/v/hjVufHTBJ90" width="425px" height="350px"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/hjVufHTBJ90" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="allowScriptAccess" value="never" /><param name="pluginspage" value="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"></object>


Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı Serdar Yıl

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 10
  • Konu: 2
  • Derviş: 19994
  • Teşekkür: 0
Okundu: Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı
« Cevapla #5 : 08/06/13, 15:18 »
SENİN ADIN BİT GİBİ BİR MANA VERİYOR.

Kötü söz sahibinindir. İki misli iade ediyorum.



Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Okundu: Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı
« Cevapla #6 : 08/06/13, 17:11 »
Mevzu Başlığında ki gibi idam edilmiş.. kelime :)

Bit derken..bitmek tükenmek de ki "bit"i anlamında yazmıştım..
Yine de öyle bir manaya sebebiyet verdiysem özür dilerim..


"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.734
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Okundu: Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı
« Cevapla #7 : 08/06/13, 23:02 »
Serdar bey sakin olunuz lütfen. Size hakaret edilmemiş üye adınız 10 karekteri geçtiği için tamamını almamış bu yüzden yıl olarak gözüküyor. Siz yazar olduğunuza göre bunu iyi bilirsiniz, yıl kelimesine -mak -mek ekini getirdiğinizde mana itibariyle yukarıdaki yazılanlar gibi oluyor. Dilerseniz başka bir rumuz talebinde bulunabilirsiniz.
Ayrıca kötü söz sahibine aitse ve siz buna iki misliyle karşılık veriyorsanız sanırım iki kat çok iyi birisi olamazsınız.

Şöyle ki;
“…İyilik ve kötülük bir değildir. Sen kötülüğü en güzel bir tarzda önlemeye çalış. O zaman (göreceksin ki), seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan, sıcak bir dost oluvermiştir.” (Fussilet, 41/34)

“Hiçbiriniz; «Ben insanlarla beraberim, eğer insanlar iyilik yaparlarsa ben de iyilik yaparım, kötü davranırlarsa ben de kötü davranırım.» diyen şahsiyetsiz kimselerden olmasın! Aksine insanlar iyilik yaparlarsa iyilik yapmak, kötü davranırlarsa haksızlık etmemek için nefsinizi terbiye edin.” (Tirmizî, Birr, 63)

 

“Seninle ilgisini kesenden sen ilgini kesme! Sana vermeyene sen ver! Sana kötülük edeni bağışla!” (Ahmed ibn-i Hanbel, Müsned, IV, 148, 158)

 

“Nerede olursan ol, Allah’tan sakın. Kötülüğe karşı iyilik yap ki, kötülüğün kökünü kesesin. İnsanlara karşı da güzel ahlâk ile muâmele et!” (İ. Canan, Kütüb-i Sitte, c.5, s.304)

Vesselam...


Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı Ahmet Enes

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 42
  • Konu: 9
  • Derviş: 12568
  • Teşekkür: 0
Yeni: Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı
« Cevapla #8 : 01/06/15, 14:44 »
Çok Güzel Olmuş




Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.696
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Yeni: Karagöz İle Hacivat: İdam Fermanı
« Cevapla #9 : 01/06/15, 16:24 »
Bu konu da elektriklenmiş zamanında.
Böyle bir zamanda ortaya çıkması da manidar.



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Türk mutfağının en ünlü soğuk bitkisel ürünleri Günaha çare ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.202 saniyede oluşturulmuştur


Karagöz İle Hacivat: İdam FermanıGüncelleme Tarihi: 16/07/19, 10:25 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim