Karalama.... - Gönülhanem
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.550 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22879 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Karalama...., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2662 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Karalama....}   Okunma sayısı 2662 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı madca

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 184
  • Konu: 68
  • Derviş: 725
  • Teşekkür: 0
Karalama....
« : 08/11/08, 14:40 »
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM...


Kardeşler bu başlık altında Allah Teala nasip ederse gönlümüze düşen, tabiki silerin de yazılarınızın katkılarıyla tefekkür aleminde karşımıza çıkan düşünce notları ile paylaşımlarda bulunacagız... Hep beraber


Her türlü eleştiriye açığız... ve acık olmalıyız


İnşaallah hayırlara vesile olur...


Ahir zamanda en çok unuttugumuz hadiselerden biridir düşünmek, tefekkür etmek...


Kuran-ı Azimüşşanda pek çok defa zikredildiği halde tefekkürden gafiliz...


İnşaallah bu yeni başlık hem bizim tefekkür alemine dalmamıza vesile olur, hem de sizlerin...


Tekrar Allah Tealadan bu yeni başlıgın hayırlara vesile olmasını niyaz ediyor ve inşaallah .
 8 kasım 2008 tarihinde ilk notlarımızla karşınızda olmayı ümid ediyoruz...


Muhabbetle vesselam...
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/karalama-t5864.0.html



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı madca

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 184
  • Konu: 68
  • Derviş: 725
  • Teşekkür: 0
Ynt: Karalama....
« Cevapla #1 : 08/11/08, 14:42 »

Zamandan beri olan aşkın zamanı yoktur elbet.
 Ama zamanın aşıkları ve dahi zamansızlığın mecnunları her an ve ansız varolacaktır.

Aşk öyle bir varlıktır ki; onu bulanlar varlığı bulmuş ve zamanı unutmuştur.

 Onlar zamanlarından ötede olsa da hakikat, yaşadıkları zaman onlar sebebi ile varlık bulmuştur.
 Zamanımızın ve bütün zamanların varoluş sebebi olan aşıklara dair...


...

Zamane aşıklarından birini oldukça düşünceli ve dalgın gören arkadaşları sorar:

'Ne o aşık! Karadeniz'de gemilerin mi battı? Bu ne hal?' Aşık cevap verir:

'Karadenizden daha derin ve hırçın ve ihtimal ki daha acımasız bir çift kara gözde boğulmak üzereyim. Düşünmekteyim; acaba bu dipsiz ummandan sağ-salim kurtulursam! neylerim?'


...

Sevgili tarafından alınmayan can neye yarar.
Yahut da sevgilinin kabzetmediği canı kim kabzeder...



Vesselam...



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı madca

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 184
  • Konu: 68
  • Derviş: 725
  • Teşekkür: 0
Ynt: Karalama....
« Cevapla #2 : 08/11/08, 14:47 »


Muhib yine ağır bir hastalığa yakalanmış, acılar içinde kıvranmaktadır. Ağrılar sebebi ile inlemekte, gözyaşlarıyla üzerindeki gömleği sırılsıklam etmektedir. Cânân'dan evvel hastalık nedir bilmeyen Muhib, bu aşk'a düştüğünden beri sanki bütün insanların hastalığını kendinde toplamış ve onlar namına bütün hastalıklara siper olmuştu. Artık iş dayanamayacağı bir noktaya gelince, aklına Cânân'ın kendisine hediye ettiği bir mendil geldi. Belki bu mendil ile ağrıyan yerini ovarsa şifa bulur ve uzun zamandır göremediği Cânânına kavuşurdu.

Mendil ile göğsünü ovalayan Muhib yavaş yavaş ağrının gittiği hissetti. Bir müddet daha ovmaya devam edince ağrı tamamen kayboldu. Sevinçle yatağından fırlayan Muhib doğruca Cânân'ın evine doğru koşmaya başladı. Evin önüne vardığında, hasta olduğundan haberi bulunan Cânân'a seslendi:

- Cânân, Cânân!... Bak iyileştim, sana geldim.

Muhib'i işiten Cânân dışarı çıktı ve dedi ki:

- Ey Muhib! Yazıklar olsun sana. Biz sana bir mendil hediye etmiş isek bunu kendin için kullanasın diye etmedik. Ne diye kendi şifan için o mendili kullandın. Aşık olana bu yakışır mı? Şayet bir köle bir padişahtan altın ile şereflendirilirse, o köleye o altını harcamak yaraşır mı? Şerefli olan o maden parçası değil, o madeni veren el yani padişahtır. Köle açlıktan ölse bile o altını harcamayı aklının ucundan geçirmez. Zira o altın koynunda durur bir vaziyette ölmek, o altını harcadıktan sonra bilmem kaç zaman daha yaşayıp ölmekten daha güzel bir iştir. Senin ise yaptığın işe bak.

Muhib şaşırmıştı, olduğu yerde kalakaldı ve kara kara düşünmeye başladı.
 Ardında o düşünceli hali ile evinin yolunu tutmaya başladı.

Muhib şifa bulduğuna sevinsin mi?, yoksa Cânân'dan işittiklerine ağlasın mı?...

Bilmem...

Ona da siz karar verin...


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı digi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 264
  • Konu: 24
  • Derviş: 234
  • Teşekkür: 0
Ynt: Karalama....
« Cevapla #3 : 08/11/08, 16:38 »

Sevgili tarafından alınmayan can neye yarar.
Yahut da sevgilinin kabzetmediği canı kim kabzeder...





 :X06 :X06 :X06

çok güzel düşünmüşünüz kardeşim,
düşünmek güzel
düşündüğünü kaleme dökmek ayrı güzel
bizlerede böyle güzellikleri okuyup tad almak düşer...


bu dünya gecesinde iman nuruyla aydınlanmak istiyorsan gönül pencereni Hakka ve Hakikata aç...

Çevrimdışı madca

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 184
  • Konu: 68
  • Derviş: 725
  • Teşekkür: 0
Ynt: Karalama....
« Cevapla #4 : 11/11/08, 22:20 »

ÖLÜM...





sırlardan bir sır: ölüm...
ürkütücü değil mi?...
buz gibi, soğuk...
korkutucu ve can sıkıcı bir mesele...
hep kaçılması gereken, asla yakalanmamak icab eden bir ebe...
tehlikeli bir oyun yani...
ona düşüncelerde yer vermemek için verilmesi gereken ne varsa verilmeli...
bütün ödünler göz kırpmadan verilmeli...
tereddüt etmeden...


müslüman için değil elbet, kullandıgımız bu ifadeler...
müslümanın lügatında ölüm, bir diriliş, bir merhabadır...
üstad n. fazıl'a göre perde ardından haberi verilen 'güzel şeydir'.
hz mevlana onu 'en güzel gecelerden bir gece, belki en güzeli' diyerek karşılar, ve sevinçle koynuna girer...
müslüman ölümü sever, evet temenni etmez belki amma...
ölümü sevişi ile temenni etmeyişi aynı şeydir...
ölümü sevgili için sever ve sevgili için temenni etmez...
ölümde O'ndan değil mi ki hem...
O'na dair ne varsa güzeldir...
O'nun için yaşanmış bir hayat güzel bir ölümle taçlanır...
ve dirilince varlık ikinci bir sur ile o taca alem hayran kalır...


iyi ama ölüm hayatımızda ne kadar yer kaplamakta?
onu ne kadar düşünmekteyiz?...
tefekkür aleminde ölüm sahillerinde yürümekte miyiz?
ölümü günde 20 defa hatırlayan kimsenin hayırlı bir ölümle ölecegini ve şehid sevabını alacagını müjdelelerken ilahi bir nefes -sav-...
biz ölümü ne kadar düşlemekteyiz...
paramız yok belki, halife de değiliz ki...
bir adam tutalım da bize ölümü unuttugumuz da hatırlatsın...
ama her an, her saniye binlerce ölümün yaşandıgı ahir zamanda buna zaten gerek yok gibi..
bagdat da intihar saldırısı: 33 ölü
pkk'dan pusu: 7 şehid
amerikan uçakları sivil köyü vurdu: 151 can kaybı
evladı annesini bilezikleri için öldürdü
kendini kaybeden aşık, sevgilisini silahla vurdu ve intihar etti...


yani ölüm hep hatırlatılmakta...
biz ise bu haberleri yalnızca dinlemekte miyiz?
yoksa???...



evet, kardeşlerim...
akıllı kimsenin alametlerinden biri de ölümü düşünmek oldugu söyler bir ses -sav-...
peki biz ne kadar akıllıyız...
amenna...
kalbinde zerre kadar iman olan kimse dünyanın en zeki insanından dahi daha akıllıdır..
akıl imana tabiidir çünkü, ama zeka iman bilmez...
iyi ama ne kadar akıllıyız?
kaç defa hatırımıza düşmekte ölüm?...
kaç defa tüylerimiz diken diken olmakta...
eyvahhh...
diyebilmektemiyiz mesela...

aklınıza gelebilir...
iyi ama hani bizim içim ölüm güzeldi?...
evet haklısınız..
ama müslümanı korkutan ölüm değildir...
ölümün sahibi ile karşı karşıya geldiginde düşücegi durumdur...
içine düşücegi ahvaldir...
O'nsuz bir hayatın zor olan savunması, asla verilemeyecek olan hesabı, huzurda yerden kalkmayacak gözlerin agırlıdır...

evet, ölümü düşünmek gerek...
yarın birgün cıkacagı bir yolculuga hazırlıksız olarak başlamak yolcuya zahmet verir...
halbuki biliyordu da bu yaz bodruma tatile gideceğini...
ne diye bir kaç ay, bir kaç gün, bir kaç saat öncesinden gerekli hazırlıgını yapmayarak, kendini telaşa soktu ki...
kardeşlerim, bodrum tatili bekleyebilir...
sonra ki haftaya sarkar, uçak, otobüs tehir edilir...
amma..
azrail as beklemez...
ölüm takdir edilen anda gelir ve gider...
ama bir başına değil, unutmayın...



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı madca

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 184
  • Konu: 68
  • Derviş: 725
  • Teşekkür: 0
Ynt: Karalama....
« Cevapla #5 : 11/11/08, 22:22 »

[
color=blue]
ölüm...
uyanıştır bir ruyadan...
bir sabah vakti kuşların ötüşüdür...
'haydi' der o kuş...
'haydi, artık uyan, uyku bitti'...
bu hayatlarımız bir rüya hükmündedir kardeşlerim..
ve bu hakikat ölümden evvel bilinmesi gerekli bir meseledir...
ikinci bir hayat şansının verilmeyecegi de düşünülürse...
çoook ama çok önemli bir meseledir...


onca peygamberi, sahabeyi ve evliyaullahı düşündüren, derdlere salan, ağlatan, inleten ölüm gerçegini ihmal etmek, ondan kendimizi beri görmek ve ölümü düşünmemek alla muhafaza inkardan değil ise şayet gaflet ve cehaletimizdir bu işlere sebeb...


kalb...
nazargahi ilahi olan kalb...
hiçbiryere sıgmayanın sıgdıgı kutlu mekan...
kabe gibi değerli, hatta daha değerli kalb...
böyle bir kalbin diri olması gerekmez mi?...
daima teyakkuzda, gözü açık ve tetikte, hazır bir vaziyette bulunması icab etmez mi?...
pek tabii gerekir ve icab eder...
işte ölümü tefekkür etmek, kalbin uyanması için elzemdir, gereklidir...
ölümü düşünen kişi ibret nazarı ile aleme bakar...
ve kalbini düzeltmenin çarelerini arar...
bilir ki alem fanidir ve ölüm alemin sonudur...
oysa kalb diri kalacaktır...
kalbin diri kalması gereklidir...


tasavvuf da ölüm rabıtası denen meseleyi duymuşsunuzdur...
tasavvuf dinin manevi boyutu ya, batını fıkhı ya...
ve kalb de manevi işler mahalli..
gözün görmediği, diger duyu organlarının hissedemediği işler döner bu kalbde...
ve tasavvuf ölüm rabıtasını tembihler...
ölümü düşünün der...
farzet ki öldün...
sevdiklerinin gözü yaşlı...
bir çaresizlik var sende...
ve gassal'ın ellerindesin...
ne müdhiş bir teslimiyet üzeresin...
zerre kadar itiraz yok...
ne derse yapmaktasın...
ve kabre götürülmektesin...
baban, eşin, evladın seni topraga vermekte...
annen, kızın toprak atmakta üzerine...
seslenmektesin ama duyan kim...
eyvahhh demektesin...
gözlerin yaşlı, gönlün hicranlı, kalbin üzgün ve telaşlı...



kardeşlerim işte kısa kestigimiz bu rabıta ile kişiye ölüm rabıtası yapması söylenir ki...
zaten başına gelecek olan ölümü, dünyada iken yaşasın, kalbi yumuşasın ve ne yapması gerekiyor ise onu yapsın...
işimiz kalb işi malum...
niyetler orada yapılmakta...
ve indi ilahi de amelden ziyada niyetin esas oldugunu da biliyoruz elhamdülillah...
bu arada evliyaullahın baglılarına da müjdeler olsun...
ölüm rabıtasının devamını onlar bilirler...
bir Allah dostuna intisab etmeyen, baglanmayan kardeşlerimide tavsiyem odur ki...
ALLAHA cc DOST OLMAYA BAKIN...
ŞAYET O'NA cc DOST OLAMIYOR İSENİZ DOSTLARINA DOST OLUN...
ONLARLA BERABER OLMAYA VE ONLARA BİAT ETMEYE BAKIN...
Kİ İNŞAALLAH FELAHA KAVUŞASANIZ...
VE ÖLÜMÜ DAHA DA GÜZEL YAŞAYASINIZ Bİ İZNİLLAH...



(kardeşler, başta da dedigimiz gibi Allah cc için kabul etmediğiniz, size ters gelen noktalar olur ise buyrun yazın, Allah cc için eleştirin, düzeltelim... hatamız olabilir ki muhtemelen olmaktadır da... hoşgörün inşaallah [/color]



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Mektûbât-ı Rabbâni 168.Mektup Bir defa daha söyle ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.144 saniyede oluşturulmuştur


Karalama....Güncelleme Tarihi: 22/08/19, 15:45 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim