Karanlığına Serpili Yıldızlar... - Serbest Kürsü
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.053 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.599 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22897 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Karanlığına Serpili Yıldızlar..., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1411 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Karanlığına Serpili Yıldızlar...}   Okunma sayısı 1411 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı bilal_yilan

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 235
  • Konu: 51
  • Derviş: 495
  • Teşekkür: 2
Karanlığına Serpili Yıldızlar...
« : 29/08/08, 10:15 »
Geceler karadır. Bir ölü evine daha koyu kara bir gece düşer. Yalnız bir yetimin, terkedilmiş bir ihtiyarın geceleri daha koyu karadır. Bir hastanın gecesi geçmek bilmeyen, asır kadar uzayan ızdıraptır. Gurbetteki öğrencinin geceleri gözlerini diktiği tavanın işleriyle birlikte daha bir kararıverir. Üstünden çatısı çökmüş bir depremzede; ocağını, umutlarını sular götürmüş bir selzede günlük telâşlar bitip de el-ayak çekilince, geceyle birlikte daha kesif bir karanlığa gömülüverir. Çadır yalnızdır, şehir yalnızdır.

   Yardıma koşan, ızdıraba ortak olan kalmadığında, o koyu karanlıkta dertleriyle baş başa kalındığında, o çıldırtan sessizlikte asıl ne depremler yaşar şehir, akmayan gözyaşları neler neler götürür.
   Gözlerini kapar koyu karanlıktaki kişi. İçinde aydınlık köşeler arar sığınmak için, dayanmak için muhkem temeller. Sağlam bir dal arar tutunmak için. Israrla arar ve mağaraların derinliklerinde bulur aydınlık köşeleri.

   Düşene en sıcak, en güvenilir yardım ellerini uzattıracak düsturları veren o yetimler yetimi, dayanışmanın, dostluğun en büyük örneğini en yakınlarıyla verir ilk önce: Mağaradaki “iki kişinin birisi”dir dost. Yanında güvenle uyuyabileceğin, arkanı emniyetle dönebileceğin kişidir dost. Bütün delikleri tıkadıktan sonra yılan gelmesi muhtemel son deliği ayağıyla tıkayan, yılan ayağını ısırdığında ise buram buram terleyip, dost rahatsız olmasın diye ızdırabını içine gömendir dost.
   Böylece Medine’deki o destansı kenetlenmeden önce, Mekke çıkışında, Medine yollarında başlar dayanışma. Ensar olmadan, Muhacir olmadan önce sağlam bir dost olmak vardır. Şehir kapılarından önce gönül kapılarını açmak vardır.

 Sonrasında karanlıklara yıldızlar düşer. Ensar evini açar, sofrasını açar, gönlünü açar. Başka türlü nasl dayanılır baba ocağından ayrılığa. Baba ocağının gurbetine dost ocağı sıla olur. Rahatlar koyu karanlıktaki kişi. Yıllar öncesinden dayanışmalar, dostluklar bulmuştur çünkü içindeki aydınlık köşelerde. Ve yıllar öncesinden gelen nidayı duyanlar da vardır. Sunulan bir tas çorba değildir; sunulan merhamettir, sunulan sevgidir. Derdinle dertlenildiğini bilmek ferahlatır içini; bir tas çorba değil.
   “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” nidasını duyanlardır gecelerini zifiri karanlıktan kurtaranlar.

 O nida ki zaman tanımaz, mekân tanımaz, ulaşır sana bir gece vakti sesizce. Artık çocuklarının gözlerine bakamaz olduğunda, kimbilir belki de taş kaynattığın bir gece... Kolların artık yorulmuştur kaşık sallamaktan, çocuklar da sızmışlardır bir köşede. Dost nidasını duymuş bir dost el uzanır sana. Kaynayan taş değildir, boş umut değildir artık. Rüyada olduğunu sanırsın, kibritçi kızın rüyalarından birinde...


   Bütün kapıları yüzüne kapanan bir köydedir dost. Yıkık bir duvar görür. Bir bahçe duvarı. Tamir eder. Çünkü bilir ki, o duvar yıkılırsa iki yetimin malı heba olur. Büyüyünceye kadar yetimin malına göz kulak olur, sahip çıkar duvar. Dost eli değmiş bir duvar yapar bunu. Yetimler topluma Allah’ın emanetidir. Bilir bunu, emanete kol kanat gerer duvar.

   “... her sabah saflar arasına gül dizilirmiş” der şair. O gülleri dizenler senin duana amin demek için saf olmuşlardır. Karanlığına yıldız serpmek için dayanmışlardır birbirlerine. O güller gözyaşına mendildir, yaraya merhemdir, gurbete sıladır. Evsize gönüllerde açılmış bir ocak, kaynayan aştır. Yaslı gönüller daha “Allahım!” derken, safın sonunda amin sesleri duyulur. “Hey gidi eski dostluklar!” demez artık birileri. Bir zamanların vakfiyelerini, aşevlerini hatırlatmaz artık. Çünkü birileri vardır ve bu birileri, zaman mekân tanımaksızın dost nidasına gönülden cevap verenlerdir. Ölüne ağlayan, düğününde gülen onlardır.

   Rahmetin her tarafa yağdığı gibi ulaşır hayırda birlik olanların yardımı en ücralara.
   O zaman yüzü güler yetimin, yoksulun.
   O zaman çadırlar arasında bir umut dolaşır yarınlara dair.
   O zaman sele kapılmışlara, sele kaptırmışlara sağlam bir dal uzanır.
   O zaman gurbetteki bilir yalnız olmadığını.
   Tek bir yağmur tanesi ne susuzluğu giderir, ne kuru toprağa can verir.
   Ve rahmet de sel de yağmur tanelerinden oluşur



Zehra Korkmaz

( Değerli katkılarınız için teşekkür ederiz.Lütfen konu başlıklarının tamamını büyük harflerle yazmayalım inşaAllah :X06 )
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/karanligina-serpili-yildizlar-t3818.0.html



Bu suçlarla tartarsa beni Rahman...
Kırılır arza-i mahşerde mizan...

Çevrimdışı Mesakin

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 459
  • Konu: 52
  • Derviş: 899
  • Teşekkür: 3
Ynt: Karanlığına Serpili Yıldızlar...
« Cevapla #1 : 29/08/08, 15:35 »
 X:01   X:33X   X:33X    X:33X




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Hanımından korkmayan var mı? :) Derviş Çocuğun Kalbi ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.273 saniyede oluşturulmuştur


Karanlığına Serpili Yıldızlar...Güncelleme Tarihi: 24/10/19, 03:35 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim