Kırk Yaş Duası - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.094 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.748 yorum yapıldı. Bugün 2 konu ve 2 ileti gönderildi.. Toplam : 22953 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Kırk Yaş Duası, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 6817 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{ Kırk Yaş Duası}   Okunma sayısı 6817 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Kırk Yaş Duası
« : 06/11/08, 14:28 »

Kırk Yaşın Önemi

Kırk yaş, sinn-i kemal, yani olgunluk yaşıdır.
Insan, kırkına basınca maddî ve manevî, aklî ve bedenî birikim ve
donanıma sahip olarak kemale erer.

Peygamberimiz başta olmak üzere pek çok peygambere
peygamberlik vazifesi kırk yaşında verilmiştir.

Pek çok ilim adamı, kırk yaşından sonra eser yazmaya başlamıştır.

Dua ille de kırk yaşa gelince yapılacak diye bir şey yok, ama kırk yaşa
özellikle vurgu yapılmıştır.

Zaten âyette rüşd çağında da bu duanın yapılması gereği vurgulanmıştır.

Rüşd çağının, 13, 18, 25, 33 yahut 40 yaş olabileceği
konusunda görüşler vardır (Razî, Tefsir, 28:16).

Kırk yaş, ortalama insan ömrünün ortasıdır.
Insan, bu çağda geçmişindeki birikimlerinden hareketle geleceğe dönük
hazırlıklara daha yoğun bir biçimde yönelir.

Bazılarında bu çağdaki bu sorgulama ve kararsızlık çeşitli bunalımlara
sebep olabilmektedir.

Bu yüzden kırk yaş sendromu,
kırkından sonra azma literatürümüzde meşhurdur.

İnsan, genellikle kırk yaşına basınca çocukları yetişmiş olur
ve acısı tatlısıyla anne baba olmanın ne demek olduğunu daha iyi anlamaya başlar.

Kırk sayısının daha başka özel sebepleri de olabilir.
Nitekim kültürde kırk rakamına çeşitli anlamlar yüklenmiştir.
Kur'ân'da kırk sayısı üç yerde, biri Hz. Musa'nın Tûr'da geçirdiği kırk gece
ile ilgili olarak (Bakara, 2/51); ikincisi, Israiloğullarının kırk yıl
çölde perişan bir hâlde dolaşması anlatılırken (Maide, 5/26);
bir yerde ise yazımızın konusu olan dua ile ilgili olarak (Neml, 27/19) geçer.

Duadaki Mesajlar

Rabbimiz, hem bizi dua etmeye yönlendiriyor hem de bize dua öğretiyor.
O'nun öğrettiği dualar, son derece anlamlı, kapsamlı ve yerli yerince kelime
ve cümlelerden oluşmuştur. Ilâhî kaynaklı dualar kabul edilmeye lâyık ve
en yakın dualardır. Bu yüzden onlardan çokça yararlanılmalıdır.

Zaten aynı dua, Kur'ân'da az bir farkla Hz. Süleyman'ın duası olarak da
bizlere sunulur (Neml/27: 19).

Duada önce, Yüce Allah'ın üzerimizdeki nimetleri hatırlanıyor,
o nimetlere gereği gibi şükretme imkânı isteniyor.
"Senin nimetin" denilerek nimetin gerçek sahibine dikkat çekiliyor.

Gerçek şükür, nimetin nimet olduğunu bilmek, nimetin asıl sahibini
tanımak, nimeti asıl sahibinin ölçüleri doğrultusunda kullanmak,
nimet sahibine dilimizle teşekkür etmek, nimetin elimizden
alınıvereceğini düşünmek, lâyıkıyla şükredebilmek için
Yüce Allah'tan yardım istemekle olur.

İkinci olarak duada, anne-babamıza bahşedilen nimetler hatırlanıyor
ve onlara da lâyıkıyla şükredebilme arzusu dile getiriliyor.

Anne babamız da nimetlerin en büyüğü, evlât olarak biz de onlar için
büyük nimetleriz. Bu nimetlere şükredebilmek için ise,
anne babanın kıymeti bilinmeli, onların haklarına riayet edilmeli,
onlara öf bile denmemeli, her bakımdan onlara kol kanat germeli,
onlara yaraşır evlât olmalı ve nihayet onlara dua etmeli.

Üçüncü olarak, Cenab-ı Allah'ın hoşnut olacağı salih amel işleyebilme
konusunda O'nun yardımı isteniyor.

Her zaman ve her yerde salih davranışların insanı olmak
son derece önemlidir. Salih amel, hem kişinin kendisine,
hem de başkalarına yararı olan ve Yüce Allah'ın razı ve hoşnut olacağı
tüm davranışlardır.

Allah'ın ve kulların haklarına riayet edilerek yapılan tüm davranışlar
bu kavramın içerisine girer.

Salih davranış, sulh ve ıslah merkezli her harekettir.
Onunla kişi hem kendini, hem de başkalarını ıslaha çalışır.
Toplumda salih davranışların yaygınlaşması, iç barışın, esenliğin,
ıslahın yaygınlaşması demektir.

Dördüncü olarak, "bana salih, dine bağlı, makbul nesil nasib eyle;
zürriyetimi benim için ıslah eyle" isteği geliyor.

Çoluk çocuğumuzun iyi olması için yapılması gerekenleri yaptıktan sonra
dua etmeli. Neslimizin salihlerden olması önemli, ama onların salihliğinden
bizim de yararlanmamız daha da önemli ve güzel.

Nice dindar evlâtlar vardır, anne babalarına hayrı yok, onlara dargındır.
Yahut anne baba, çocuğu doğru yola gelmeden, salih davranışlarınadamı
olmadan dünyadan göç etmiştir.

Duada, "evlatlarımız salih olsun, onların bu güzelliklerinin
bilhassa ahirette bize de yararı olsun", deniyor.

Beşinci olarak tevbe geliyor.
Tevbe, kulun Allah'a dönmesi, günahı bırakıp O'na itaata yönelmesi,
günahı için O'ndan af dilemesidir. Kişi, insan olması hasebiyle
her zaman olduğu gibi, anne-baba olurken, çocuklarını yetiştirirken de
yapması gerekenleri yapmamış, yahut eksik yapmış olabilir.

Işte tüm bu eksikliklerden dolayı tevbe. Işlediğim günahlarımın affı için
tevbe, işleme ihtimali olan günahlara düşmeme konusunda Allah'ın
yardımı için tevbe.

Son olarak Müslüman olduğumuzu teyit ve te'kid ediyoruz.
O'na teslim olduğumuzu, her şeyimizle O'nun olduğumuzu ilan ediyoruz.
Zira Müslüman yaşamak kadar, Müslüman olarak dünyadan göç etmek
önemlidir. Onun için "canımı iyiler safında Müslüman olarak al,
beni salihlerin arasına kat!" diye duada bulunmalı, bu duaları dilimizden
hiç eksik etmemeliyiz.

Sonraki âyetlerde ise hayırsız evlât ve onun özellikleri anlatılıyor..
Bu âyette hayırlı evlât portresi çizildi, ardından hayırsız evlât profili çiziliyor.

Karşılaştırmalı olarak iki tip sunularak, hayırlı evlât olmaya yönlendiriliyor.
Sonuçta her insan, birilerinin evlâdıdır. Buna göre her evlât iyi olsa,
herkes iyi olacaktır. Toplumun iyi olması, evlâtların iyi olmasına bağlıdır.

Kırk Yaş Duası

Biz insana, anne ve babasına güzel muamele etmesini emrettik.
Zira annesi onu nice zahmetlerle karnında taşımış ve nice güçlüklerle doğurmuştur.
Çocuğun anne karnında taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer.
Nihayet insan, gücünü kuvvetini bulup daha sonra kırk yaşına girince,
"Ya Rabbî!" der. "Gerek bana, gerek anneme babama lütfettiğin nimetlerine
şükür yoluna beni sevket. Senin razı olacağın makbul ve güzel iş yapmaya
beni yönelt ve bana salih, dine bağlı, makbul nesil nasib eyle! Rabbim!
Senin kapına döndüm, ben sana teslim olanlardanım."
Işte Biz, onların yaptıkları en güzel işlerini, taatlerini kabul edip,
günahlarını affedeceğiz. Bunlar cennetlikler arasındadırlar.
Bu, onlara söz verilen gerçek bir vaaddir.

Fakat bir de öyleleri var ki, kendisini imana dâvet eden anne ve
babasına: "Öf be! Yetti artık! Benden önce nice nesiller ölüp de
geri dönmediği hâlde, siz beni mezarımdan dirilip çıkarılmakla mı
korkutuyorsunuz! derken, onlar: Allah'a sığınıp yalvararak oğullarına:
 "Yazık ediyorsun kendine! derler, imana gel, Allah'ın vâdi elbette gerçektir."
O ise yine de: "Bu âhiret inancı eskilerin masallarından başka bir şey değildir"
diye diretir. Işte onlar, kendilerinden önce insanlardan ve cinlerden gelmiş
geçmiş topluluklar içinde, haklarında azap hükmü kesinleşmiş olanlardır.
Çünkü onlar hüsrana uğramış kimselerdir.

Herkesin, yaptığı işlere göre dereceleri vardır. Sonuçta Allah onlara
işlerinin karşılığını tam tamına ödeyecek, onlar asla haksızlığa mâruz kalmayacaklardır. (Ahkâf/46: 15-19)

Âyette geçen ve özellikle kırk yaşında okunması tavsiye edilen,
âlimlerin, bilhassa çocuğu haylaz ve yaramaz olan anne-babalara
çokça okumayı tavsiye ettikleri bu (Kurtubî, el-Câmi', 16:194)
duanın metni şöyledir:


وَوَصَّيْنَا الإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ إِحْسَانًا حَمَلَتْهُ أُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًا وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلاَثُونَ شَهْرًا حَتَّى إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُ وَبَلَغَ أَرْبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَصْلِحْ لِي فِي ذُرِّيَّتِي إِنِّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّي مِنَ الْمُسْلِمِينَ


Kur'ân'da 40 Yaş Duası 
Doç.Dr.Ali AKPINAR   
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/kirk-yas-duasi-t5802.0.html



Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.603
  • Konu: 1905
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 365
Ynt: Kırk Yaş Duası
« Cevapla #1 : 06/11/08, 14:36 »
Çok farklı ve anlamlı bir konu, Rabbimin  yoluna adanacak yaşlar nasip etsin cümlemize inşaAllah
Allah razı olsun :X06


Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

Çevrimdışı vatandaş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 729
  • Konu: 22
  • Derviş: 1218
  • Teşekkür: 1
Ynt: Kırk Yaş Duası
« Cevapla #2 : 06/11/08, 16:00 »
"Bir kimse kırk yaşına geldiği halde günahlarına tövbe etmezse, şeytan eli ile onun yüzünü mesheder ve;'Kurban olayım iflah olmayacak bu yüze' der


fudayl bin iyad..


Bu kapı Allah kapısı;
resulullahtadır tapusu..

Çevrimdışı sergüzeşt

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 431
  • Konu: 14
  • Derviş: 83
  • Teşekkür: 1
Ynt: Kırk Yaş Duası
« Cevapla #3 : 06/11/08, 20:27 »
 :X06



Çevrimdışı gülyüzlüm

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.258
  • Konu: 131
  • Derviş: 9365
  • Teşekkür: 166
Yeni: Kırk Yaş Duası
« Cevapla #4 : 05/01/14, 01:20 »
Allah c.c razı olsun.




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Mert Olun - Afet İnce Kırat Mevlid Kandilimiz Mübarek Olsun... ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.08 saniyede oluşturulmuştur


Kırk Yaş DuasıGüncelleme Tarihi: 08/04/20, 03:31 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim