Koku - Semerkand Aile
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 24.989 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.375 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22830 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Koku, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3680 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Koku}   Okunma sayısı 3680 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.449
  • Konu: 1876
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 359
Koku
« : 21/07/14, 20:11 »


Evden içeri girmemle birlikte garip bir his beliriverdi. İçimde aylar sonra kendi evime dönmüş olmanın heyecanı, kucağımda kitaplar, evin kimsesizliğinden müsemma kendine has o “ev” kokusu, insanı ürperten bir sessizlik sesi dokunuverdi tüm bedenime…

 Böyle hayal etmemiştim halbuki. Ben, sonunda evime kavuşmanın mutluluğu ile kucaklaşmayı beklerken bu tuhaf  gariplik hissi de neyin nesiydi?

Hızlı, ama sessizce kapattım sokak kapısını. Kitapları girişin tam sağında duran beyaz kitaplığa bırakıverdim alalede bir şekilde. Yerdeki turuncu halı yokluğumun sefasını sürmenin mutluluğunda; üzeri gri bir toz tabakasıyla kaplı.

Yol yorgunluğumu atmak ve otobüsün sersemlettiği cesedimi biraz olsun ferahlatmak maksadıyla oturma odasına yöneldim derhal. Güneşliği ve hatta camı da açıp kendimi bırakıverdim geniş koltuğun üzerine. Garipti ama oturdukça artıyordu içimdeki boşluk. Sanki geçtiğim yollarda, seyrettiğim dağlarda, mola verdiğimiz insan dolu tesislerde unutmuştum mutluluğu.



Konu Adresi: http://www.dervisler.net/koku-t35294.0.html



Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.449
  • Konu: 1876
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 359
Yeni: Koku
« Cevapla #1 : 21/07/14, 20:12 »

EVİMİ “EV” YAPMA GAYRETİ

Annemin evi geldi birden aklıma. Dile kolay tam on ay kalmıştım orada. “Evimin ne farkı var ki oradaki huzurum burada hüzne dönüştü?” diye söylenirken kendi kendime bir cevap beliriverdi zihnimde: “Öyle ya! Evi ev yapan kadındır, şöyle iyi bir temizlik yapıp bir de yemek koyarsam ocağa… Ne derdim kalır ne de tasa!” Bu düşünceyle doğruldum yerimden.

Tüm yorgunluğuma inat evimi “ev” yapma gayreti ile giriştim temizliğe. “Önce şu halıları süpürgenin küçük ucuyla bir güzel süpürmeli.” Süratime kendim de şaşırarak bir çırpıda bitiriverdim süpürme işini. “Kanepeleri de çekeyim ki odanın ortasına; altlarında, dipte köşede toz kalmasın hiç. Şimdi de banyonun fayanslarını ovmalı bir güzel. Annem ne diyordu hep: ‘Bir kadının banyosu bir de ocağı pisse yaptığı temizlik nafile!”

Elimde bez, fayansları ovarken baba ocağım geliyor yine aklıma. Neredeyse yüzümü görebileceğim kadar parlattığım fayansa bakıp gülümsüyorum: “Aynı anneme benzedim. Temizliği dahi onun usulünce yapıyorum.” Sonra nereden duyduğumu/okuduğumu hatırlamadığım bir cümle beliriyor: “Kızlar analarının imzası gibidir. Bir anne ne gördüyse anasından, kızı da onu öğrenir kendi anasından...”

“Ne belletti anam bize?” diye düşünerek yemek yapmaya koyuluyorum. Yağda talazlanan soğanın o kesif kokusu ile zihnimin köşelerinde saklanan anılar uyanıyor bir bir. Belli ki onlar da almış bu keskin soğan kokusunu.

Soğan insana çok şey hatırlatmaz belki ama kokuların anıların kapısını açan en kuvvetli anahtar olduğu kesin. Elimde tahta kaşık, teflon tencerede kavururken soğanları kendimi annemin eteğini tutmuş küçük bir çocuk olarak buluyorum birden. Annemin mutfağındayız. Soğan kavuruyor annem, patlıcan yemeği yapacak. “Anne” diyorum, “Arkadaşımın biri paten almış, geçen amcamlara gitmiştik ya, onların evi de orada.

 Benim de sürmeme izin verdi. Bana da alsak olur mu?” “Babana sorarız kızım” diyor, “Parası varsa alır. Ama sakın illa da isterim diye huysuzlanma, belki parası yoktur; çok üzülür baban.” “Tamam” diyorum. “Anneee!” “Efendim kızım?” “Aşağı insem olur mu?” “Tamam, in ama baban gelmeden eve çık muhakkak.” Aşağıdan sesleniyorum bu defa: “Anne, anneeeee!” Mutfağımızın, sokağın arkasına bakan, küçük, demirlerindeki sarı boyalarının bir kısmı dökülmüş balkonuna panikle çıkıyor annem: “Ne oldu?” “Anne kapıyı aç, eve geliyorum…” Sofrayı kurmuş bile annem.

 Mis gibi yemek kokuyor evimiz. “Çok acıktım anne, babam ne zaman gelir?” Bizim evimizde babam gelmeden sofraya oturulmuyor. Ve babam yemeye başlamadan kimse kaşığını yemeğe daldırmıyor…



Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.449
  • Konu: 1876
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 359
Yeni: Koku
« Cevapla #2 : 21/07/14, 20:13 »


TÜM CEVAPLARINDA BABAM VARDI


Çocukluğumun yemek kokan anılarından tebessüm ederek sıyrılıp sofrayı hazırlamaya koyuluyorum. Bugün annem gibi yer sofrası kurmaya niyetliyim. Çekmeceden mavi-beyaz sofra bezini çıkarıp seriyorum halının üzerine. Patlıcan da mis gibi kokmuş, anneminki gibi. Salata da var, bir de pilav.

Daha ne olsun! Tam da sofraya oturmuş ve kaşığımı uzatmışken yemeğe; içimdeki gariplik hissinin daha da büyüdüğünü fark ediyorum. Evi temizledim, yemek yaptım, sofra kurdum; annem gibi… İyi ama eksik olan, içimdeki yapbozun bir türlü tamamlanmayan o kayıp parçası nerede? “Ne belletti anam bize?” diye soruyorum tekrar kendime.

 Ve birden bire tüm o ezberlerimi bozan, bildiğimi sandıklarımı bir kenara attıran o cevap beliriyor zihnimde: Koku! Evi ev yapan kadın değildir, kadın yuvayı güzelleştirendir. Ama önce illa ki bir yuva gerekir. Evimizi ev yapan babamdı. Ve anam bize babama saygı duymayı belletti bir ömür. Ondan tüm cevaplarında babam vardı.

 Ve ondan anamın evi babam kokardı. Ve benim babam ve tüm babalar biraz emek, çokça çaba, yorgunluk, kaygı, sorumluluk kokardı. Hazırladığım “ana sofrasında” her şey olmasına rağmen kendisi olmadığı için hiçbir şeyin tam olmadığı, içimdeki o koca garipliğin, evimi “ev” olmaktan alıkoyan sessizliğin adı da babamdı!


Rümeysa OĞUZ




Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı Havadis

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 247
  • Konu: 25
  • Derviş: 9455
  • Teşekkür: 83
Yeni: Koku
« Cevapla #3 : 21/07/14, 22:35 »
Babam babam sultanım...


...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Suskun Deniz Hakk'ın seni sevdigini bil ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.06 saniyede oluşturulmuştur


KokuGüncelleme Tarihi: 16/02/19, 05:23 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim