Külli niyet ve muhabbetinle Allah’a yönel - Günün Sohbeti
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.643 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22909 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Külli niyet ve muhabbetinle Allah’a yönel, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1860 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Külli niyet ve muhabbetinle Allah’a yönel}   Okunma sayısı 1860 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Fakir-

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 16
  • Konu: 8
  • Derviş: 19901
  • Teşekkür: 1

İnsan, üç mertebe

Ey Allah için kardeş bildiğim! Şunu bil ki Allah Celle Celaluhu katında, kullar üç mertebedirler.

Onlardan bir kısmı, dünya ehlidirler. Bunlar, cahil ve Allah’tan gafil kimselerdir. Bir kısmı ahiret ehlidir. Bunlar, Allah’tan korkan abid kimselerdir. Bir kısmı da daima Allah ile meşgul olan Allah ehlidir. Bunların en üstünü, bu son kısımdır. Bunlar Allah’a muhib ve âşık olanlardır.

Resulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmaktadır: “Dünya, ahiret ehline, ahiret ise dünya ehline haramdır. Allah ehline her ikisi de haramdır.” (Suyuti, Camiu’s-Sagir, Deylemî)

En yüce mertebe, muhabbetullah (Allah’a âşık olanların) mertebesidir. Şayet kalbinde muhabbet hüznü ve Allah aşkının gamını hissediyorsan, bilmiş ol ki sen Allah’a aşık olanların zümresindensin. Zira yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah onları sever, onlar da Allah’ı.” (Maide; 54)

Dolayısıyla Allah seni, ezelde sevdi. Sana muhabbetiyle baktı. Böylece O’nun muhabbeti kalp aynanda inikâs etti (parladı) ve sonra da sen O’nu sevdin. Senin O’na muhabbetin, O’nun muhabbetinin sana yansımasıdır. Çünkü sevginin başlangıcı Allah’tandır.

Şayet muhabbet ehlinden isen Allah Celle Celaluhunun dostu olduğuna kesin inan. Ancak dünyaya meylettiğin an, Allah’tan gafil kalırsın.

Ömrünü masiva (yani, Allah için olmayan ve Allah’tan alıkoyan şeylerin) hayalleriyle zayi edersin. Bazen dünyayı sever, bazen de Allah’ı. Böylece Allah’ın hükmü gereği, su ile ateş nasıl ki bir kapta yer alamazsa Allah celle celaluhu, “Benim sevgimle dünya sevgisi ebediyen bir kalpte birleşmez.” (Bursevî, Ruhu’l-Beyan, 2/116) dediği halde, iki sevgiyi bir arada bulundurmak istiyorsun.

Hâlbuki cemil (güzel) olup cemali (güzel olanı) seven Rabbinin sevgisini, Allah’tan başka şeylerin sevgisine tercih etmelisin.

Külli niyet ve muhabbetinle Allah’a yönel

Hub (sevgi) hüznü ile Allah aşkının gamını ganimet bil. Bunların değerini bil ve Allah’a şükret. Çünkü bu ikisi, Allah’tan meşgul eden lezzetlerin cümlesindendir. Meşguliyetlerini azaltmak ve Allah’ı zikretmeyi artırmak suretiyle, bu iki vasfı (hüzün ve gam) çoğaltmaya çalış. Ta ki hüzün ve gam, Allah ile beraber sürûr (mutluluk) ve huzura dönüşsün. Dolayısıyla dünya ziyneti ve izzetinden, cennet lezzeti ve nimetlerinden yüz çevirip yüce himmet, külli niyet ve Muhabbetullah ile Allah’a yönel ki dünya ehli veya ahiret ehli değil, aksine Allah ehli olasın. Böylece kalbinde masivaya meyil kalmasın.

Şayet kalbinin Allah’ın cennetlerinden bir cenneti olmasını, orada Allah’ın zikri ile beraber ünsiyet ve huzur bulmayı istiyorsan, Allah-u Zülcelal’in evi olan kalbini, O’ndan uzaklaştıran kötü sıfatlardan arındırmak suretiyle, Allah’a bir karış yaklaş ki Allah sana bir zira (bir dirsek boyu mesafe) yaklaşıp senin kalbine nur versin. Evliyaullahın sıfatları ile kalbini doldurmak suretiyle, Allah’a bir zira yaklaş ki Allah sana bir kulaç (iki kol yanlara açınca oluşan mesafe kadar) yaklaşıp seni sevsin.

(Kudsi) Hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor: “Allah Teâla Hazretleri şöyle ferman buyurdu: ‘Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye) şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mümin kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüde düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem.” (Buhârî, Rikak 38.)

Allah’ın emrettiği Kur’an ahlâkıyla ahlaklanırsın. Kalbin, Allah’ın arşı haline gelir. Kendinden fâni olup Allah ile baki kalırsın. Kalbin kötülüklerden arınıp güzelliklerle dolmasının yolu, yeme ve uyumayı azaltmaktan geçer. Bu da (yemeyi) azar azar azaltmaya, uykuyu da yine kademe kademe gündüzler dâhil dört saate indirmek ve zikrullahı çoğaltmakla mümkün olur.

Bu şekilde, kalbinde parlama ve Allah’ın tecellisi başlar. Şayet kötülükleri çokça emredici olan nefs-i emmare, Allah’a yönelmende sana mâni olursa açlık ve iki gün uyumamak suretiyle zayıflat ve onunla Allah için mücadele et. Ta ki nefsin edeplenip seni Allah zikrinden almaktan vazgeçene kadar.

Allah’a ait olan kalbe yakışmayan sıfatlar

Bu kötü sıfatlar on tanedir. Bunları şöyle sıralamak mümkündür:

1. Allah-u Zülcelal’den başkasına muhabbet,
2. Allah-u Zülcelal’in zikrinden bir an dahi olsa gafil olmak,
3. Allah-u Zülcelal’e şirk (ortak) koşmak,
4. Allah-u Zülcelal’e güvenmemek,
5. Allah’ın takdirine itibar etmemek,
6. Allah’tan gelen belalara karşı şikâyetçi olmak,
7. Allah’ın hükmüne rıza göstermemek,
8. Allah’ın yarattıkları karşısında kibirlenmek.
9. Allah’ın emanetiyle (dünya malıyla) beraberlik yapmak, onu istemek.

Allah’a ait olan kalbe gereken sıfatlar

Bunlar da on sıfattır. Şöyle ki:

1. Allah celle celâluhûnun muhabbeti, sevgisi, aşkı,
2. Tam bir yöneliş ile Allah’a teveccüh (yönelme),
3. Allah’ın fiillerinin tevhidi; her şeyin hakiki failinin Allah olduğunu unutmamak,
4. Allah’a tevekkül etmek,
5. İşlerin idaresini Allah’a bırakarak Allah’a güvenmek,
6. Allah’tan gelen musibetlere karşı sabır göstermek,
7. Allah’ın hükmüne razı olup rıza göstermek,
8. Allah’ın büyüklüğü (azameti) karşısında kendi küçüklüğünü (değersizliğini) görüp kabullenmek,
9. Allah’ın mülküne karşı fakr göstermek.
10. Emirlerine tam bir teslimiyetle iradeyi Allah’a bırakmak…

Allah’a ait olan kalbe yakışmayan, ilk saydığımız sıfatların kirlerinden temizleyip kalbe gereken sıfatların cevheriyle süslediğin zaman, Allah dostlarının yoluna girmişsin demektir. Kalbin ve ruhun, Allah ile itminan bulur ve Allah’ın şu hitabına muhatap olursun: “Ey Rabb’ine itaat eden ve huzura ermiş nefis! Hem hoşnut etmiş hem de hoşnut olmuş olarak Rabb’ine dön. Gir kullarımın arasına. Gir cennetime.” (Fecr; 27-30)

Böylece Allah’ın davetine icabet ettin, Rabbine döndün ve Rabbin de sana icabet etti. Allah’tan razı ve Allah katında razı olunmuşlardan oldun. Ehlullah zümresine girdin. Allah’ın cenneti olan kalbine yerleştin.
 

İbrahim Hakkı Erzurumi -ra-
Gülistan Dergisi'nden alıntılanmıştır.
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/kulli-niyet-ve-muhabbetinle-allaha-yonel-t33292.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sükûta Mahkum Bir Münzevî Ebu Bekir Verrak Hazretleri'nin oğlu ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.086 saniyede oluşturulmuştur


Külli niyet ve muhabbetinle Allah’a yönelGüncelleme Tarihi: 23/11/19, 05:45 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim