Mimar Sinanın Dehası... - Tarih Sayfalarından
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.059 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.636 yorum yapıldı. Bugün 3 konu ve 4 ileti gönderildi.. Toplam : 22906 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Mimar Sinanın Dehası..., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2163 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Mimar Sinanın Dehası...}   Okunma sayısı 2163 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı COOL

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 394
  • Konu: 83
  • Derviş: 13
  • Teşekkür: 0
Mimar Sinanın Dehası...
« : 28/09/08, 19:33 »
Mimar Sinanın Dehası...
1)
Mimar Sinan'in mektubu:

Birkaç yil once, Suleymaniye Camii'nin yikilma
tehlikesiyle karsi karsiya kaldigi anlasilmis.

Eğer cozum bulunamazsa, koca cami kisa bir zaman
içinde yikilacakmis.

Caminin tum tasiyici yuku kemerlerindeymis.

Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taslari
zamanla asinmis.

Ama elde yazili bir proje olmadigi için nasil
degistirileceği bilinmiyormus.

Hemen Turkiye'nin en yetkin muhendis ve
mimarlarindan olusan bir heyet olusturulmus.

Ortaya bir sürü fikir atilmis.

Her kafadan bir ses çikmis ama sonuç alinamamis.

Tartismalar surerken caminin içinde büyük bir
karmasa suruyormus.

Ulkenin çesitli bilim kuruluslarindan bir sürü
mimar, muhendis kemerleri inceliyormus.

Bu adamlardan biri ortalarda dolanirken, kazara,
gizli bir bolme bulmus.

Bolmede, uzerinde eski yazi olan bir not varmis.

Uzmanlara inceletilen kagidin orijinal olduğu
belgelenmis.

Bu kagit parcasi bizzat Mimar Sinan'in imzasini
tasiyan bir mektupmus.

Mektupta yazilanlar günümüz Türkçesine tercüme
ettirilince ortaya söyle bir metin cikmis.

" Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit
tasi asindi ve nasil degistirilecegini
bilmiyorsunuz."

Koca Sinan, kademe kademe, kilit tasinin nasil
degistirileceğini anlatiyormus.

Bu oyuk içinde yer alan bir sise ve sise içindeki
notta soyle bir sey yaziyormus:

" Her kim bu tas eskidiğinde yenisiyle degistirmek
isterse eski tasin yerine takilacak yeni kilit
tasinin iki tarafindan yagli iple tasi bir taraftan
sokup oteki taraftan ceksin ve sonra ipin disarida
kalan kisimlarini kessin".

Heyet Sinan'in söylediklerini aynen yapmis.
Suleymaniye camisi boylelikle kurtarilmis.

Bu mektup su an Topkapi Sarayi'nda saklaniyormus.


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


( 2 )

1950-60 arasi bir tarihte insaat muhendisi, mimar ve
jeofizikçilerden olusan bir Japon heyeti Turkiye'ye
gelmis.

Heyet Imar ve Iskan Bakanligi'ndan izin alarak
ulkemizdeki tarihi yapilari incelemeye baslamis.

Ayasofyayi, Yerebatan Sarnicini filan gezdikten
sonra sira Sinan' in kalfalik eseri Suleymaniye
Camisi'yle Sinan'in ogrencisi Mimar Davut

Aga'nin eseri Sultanahmet Camisi'ne gelmis.

Japonlar bu camiler uzerinde gunlerce inceleme
yapmislar.

Her geçen gun saskinliklari daha da artiyormus.

Cunkü Japonlar daha ilk incelemede camilerin gevsek
bir zemin uzerine insa edildiğini anlamislar.

Ama bunca yil, bu camilerde bir catlak dahi
olmamasina akil sir erdirememisler.

Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  



Bunun uzerine Türkiye programinin gerisini tamamen
iptal edip, bu iki cami üzerine yogunlasmislar.

Arastirmalarinin sonucunda herhangi bir sarsinti
sirasinda bu iki caminin sabitlenmediğini aksine
yerinde oynayarak yikilmaktan kurtulabildiği ortaya
çikmis. Minareleri incelediklerinde ise dumurlari
ikiye katlanmis.

Minarelerin cok daha gelismis bir rayli sistem
mekanizmasi uzerine oturtulduğunu ve her yone
yaklasik 5 derece yatabildiğini gormusler.

Daha derin arastirma yapmak için Edirne'ye,

Sinan'in ustalik eseri Selimiye Camisi'ne gitmisler.
Ordaki olaganustu sistemleri gorunce iyice dumur
olmuslar.

Selimiye'nin tüm sirlarini aylarini harcayarak
cozmüsler.

Japonya'ya donduklerinde ise Sinan'in sirlarini
uygulamaya sokarak sehirlerini Sinan'in kullandigi
sistemlerle kurup muazzam gokdelenler dikmisler.

Yani su an gelismis ulkelerin gokdelen yapiminda
kullanildiklari cogu sistem,

yuzyillar önce Sinan'in gelistirdigi
mekanizmalarmis.


( 3 )

Bir gun Selimiye Camii'ne girenler,

kubbenin altiında bir Japon'un ayaklarini kibleye
doğru uzatmis sirtustu yattigini gormusler

Tabii hemenJapon'u, "Burasi kutsal bir yer. Bu
sekilde yatmak bizim inanclarimiza gore
saygisizliktir.

Lutfen oturun veya ayakta durun" diyerek uyarmislar.

Ancak, Japon trans vaziyetteymis,

gozlerini kubbeden ayirmadan soyle sayikliyormus:

"Bu imkansiz. Ben yillarin muhendisiyim. Bu kubbe
var olamaz.

Hayal goruyorum. Bu kubbenin orada o sekilde durmasi
fizik ve matematik kurallarina aykiri.

Bu imkansiz, orada hicbir sey yok,orada hicbir sey
yok..."

Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  



(4)

Selimiye camisisinin zemini gevsek toprakmis.

Bu nedenle minarelerinin yakin zamanda yikilacagi
farkedilimis.

Uluslararasi bir grup bilimadami toplanmislar.

Nasil kurtaririz bu tarihi minareleri diye kafa
kafaya vermisler.

Sonucta en son teknoloji olan metal kelepcelerle
minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi cozum
olduğuna karar vermişler.

Minarelerin temellerini acinca, koymayi dusundukleri
kelepcelerin aynisiyla karsilasmislar.

Mimar Sinan bilmem kaç yüzyil once ayni seyi
dusunmus megerse....?

Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  



( 5 )

Mimar Sinan'in Selimiye Camii'nin kubbesini o
genisliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi
matematiğin bilinen 4 ana

isleminden farkli besinci. bir islem yaratarak
cozdugu soylenir.

Ayrica minarelerin serefelerine cikanlarin yolda
birbirlerini gormemeleri ise buyuk bir bir dehanin
urunudur.

Almanlar ayni sistemi meclislerinin onundeki dev
kurede kullanmislar.

Mimar Sinan bu sistemi 2 metre capindaki minarelere
yuzyillar once monte edebilecek bir dehadir.

Almanlarin dehasi ise, o cirkin metal yiginina
Selimiye'den fazla turist cekebilmelerindedir..


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  






Konu Adresi: http://www.dervisler.net/mimar-sinanin-dehasi-t4782.0.html



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


Çevrimdışı Sabikun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.779
  • Konu: 671
  • Derviş: 14575
  • Teşekkür: 2
Cevaplandı: Mimar Sinanın Dehası...
« Cevapla #1 : 22/05/11, 19:52 »
                                     Mimar Sinan Selimiye Mucizesi
                                     

Birkaç yil once, Suleymaniye Camii'nin yikilma tehlikesiyle karsi
karsiya kaldigi anlasilmis. Eğer cozum bulunamazsa, koca cami kisa
bir zaman içinde yikilacakmis. Caminin tum tasiyici yuku
kemerlerindeymis. Bu kemerlerin ortalarğnda bulunan kilit taslari
zamanla asinmis.

Ama elde yazili bir proje olmadigi için nasil degistirileceği
bilinmiyormus.

Hemen Turkiye'nin en yetkin muhendis ve mimarlarindan olusan bir
heyet olusturulmus. Ortaya bir sürü fikir atilmis. Her kafadan bir
sesçikmis ama sonuç alinamamis. Tartismalar surerken caminin içinde
büyük bir karmasa suruyormus. Ulkenin çesitli bilim kuruluslarindan
bir sürü mimar, muhendis kemerleri inceliyormus. Bu adamlardan biri
ortalarda dolanirken, kazara, gizli bir bolme bulmus. Bolmede,
uzerinde eski yazi olan bir not varmis. Uzmanlara inceletilen
kagidin orijinal olduğu belgelenmis.

Bu kagit parcasi bizzat Mimar Sinan'in imzasini tasiyan bir
mektupmus. Mektupta yazilanlar tercüme ettirilince ortaya söyle bir
metin cikmis. "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit
tasi asindi ve nasil degistirilecegini bilmiyorsunuz." Koca Sinan,
kademe kademe, kilit tasinin nasil degistirileceğini anlatiyormus.
Bu oyuk içinde yer alan bir sise ve sise içindeki notta soyle bir
sey yaziyormus: "Her kim bu tas eskidiğinde yenisiyle degistirmek
isterse; eski tasin yerine takilacak yeni kilit tasinin iki
tarafindan yagli iple tasi bir taraftan sokup oteki taraftan ceksin
ve sonra ipin disarida kalan kisimlarini kessin".

Heyet Sinan'in söylediklerini aynen yapmis. Suleymaniye camisi
boylelikle kurtarilmis. Bu mektup su an Topkapi Sarayi'nda
saklaniyormus.
Mimar Sinan 2 Hem okuyalim hem bilgilenelim.

1950-60 arasi bir tarihte insaat muhendisi, mimar ve
jeofizikçilerden Bakanligi'ndan izin alarak ulkemizdeki tarihi
yapilari incelemeye baslamis.Ayasofyayi, Yerebatan Sarnicini filan
gezdikten sonra sira Sinanin kalfalik eseri Suleymaniye Camisi'yle
Sinan'in ogrencisi Mimar Davut Aga'nin eseri Sultanahmet Camisi'ne
gelmis.

Japonlar bu camiler uzerinde gunlerce inceleme yapmislar. Her geçen
gun saskinliklari daha da artiyormus. Cunkü Japonlar daha ilk
incelemede camilerin gevsek bir zemin uzerine insa edildiğini
anlamislar.

Ama bunca yil, bu camilerde bir catlak dahi olmamasina akil sir
erdirememisler.

Bunun uzerine Tuürkiye programinin gerisini tamamen iptal edip, bu
iki cami üzerine yogunlasmislar.

Arastirmalarinin sonucunda herhangi bir sarsinti sirasinda bu iki
caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yikilmaktan
kurtulabildiği ortaya çikmis. Minareleri incelediklerinde ise
dumurlari ikiye katlanmis. Minarelerin cok daha gelismis bir rayli
sistem mekanizmasi uzerine oturtulduğunu ve her yone yaklasik 5
derece yatabildiğini gormusler.

Daha derin arastirma yapmak için Edirne'ye, Sinan'in ustalik eseri
Selimiye Camisi'ne gitmisler. Ordaki olaganustu sistemleri gorunce
iyice dumur olmuslar. Selimiye'nin tüm sirlarini aylarini harcayarak
cozmüsler. Japonya'ya donduklerinde ise Sinan'in sirlarini
uygulamaya sokarak sehirlerini Sinan'in kullandigi sistemlerle kurup
muazzam gokdelenler dikmisler. Yani su an gelismis ulkelerin
gokdelen yapiminda kullanılan cogu sistem, yuzyillar önce Sinan'in
gelistirdigi mekanizmalarmis.

Bir gun Selimiye Camii'ne girenler, kubbenin altiğnda bir Japon'un
ayaklarini kibleye doğru uzatmis sirtustu yattigini gormusler.
Tabii hemen Japon'u, "Burasi kutsal bir yer. Bu sekilde yatmak bizim
inanclarimiza gore saygisizliktir. Lutfen oturun veya ayakta durun"
diyerek uyarmislar. Ancak, Japon trans vaziyetteymis, gozlerini
kubbeden ayirmadan soyle sayikliyormus: "Bu imkansiz. Ben yillarin
muhendisiyim. Bu kubbe var olamaz. Hayal goruyorum. Bu kubbenin
orada o sekilde durmasi fizik ve matematik kurallarina aykiri. Bu
imkansiz, orada hicbir sey yok, orada hicbir sey yok..."
Selimiye camisisinin zemini gevsek toprakmis. Bu nedenle
minarelerinin yakin zamanda yikilacagi farkedilimis. Uluslararasi
bir grup bilimadami toplanmislar. Nasil kurtaririz bu tarihi
minareleri diye kafa kafaya vermisler. Sonucta en son teknoloji olan
metal kelepcelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi cozum
olduğuna karar vermisler.

Minarelerin temellerini acinca, koymayi dusundukleri kelepcelerin
aynisiyla karsilasmislar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyil once ayni
seyi dusunmus megerse.
Mimar Sinan'in Selimiye Camii'nin kubbesini o genisliğe oturtmak
için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana
isleminden farkli besinci bir islem yaratarak cozdugu soylenir.
Ayrica minarelerin serefelerine cikanlarin yolda birbirlerini
gormemeleri ise buyuk bir bir dehanin urunudur. Almanlar ayni
sistemi meclislerinin onundeki dev kurede kullanmislar. Mimar Sinan
bu sistemi 2 metre capindaki minarelere yuzyillar once monte
edebilecek bir dehadir. Almanlarin dehasi ise, o cirkin metal
yiginina Selimiye'den fazla turist cekebilmelerindedir.   
 
 

alıntıdır
 



Alperen: İmzanızdaki resim adresi görüntülenemiyor. Yeniden yükleyiniz...

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Cevaplandı: Mimar Sinanın Dehası...
« Cevapla #2 : 23/05/11, 01:13 »
 :aro2:

:tşk3:


"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı Mostar

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 891
  • Konu: 21
  • Derviş: 3265
  • Teşekkür: 3
Cevaplandı: Mimar Sinanın Dehası...
« Cevapla #3 : 23/05/11, 01:32 »
 X:01 :X06


RABBİMİZ " Soracak : " BEN Hep Seninleydim , Ya Sen Kulum Kiminleydin ???

Çevrimdışı Sehl

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.912
  • Konu: 208
  • Derviş: 2261
  • Teşekkür: 16
    • Gönül Hanesi..
Cevaplandı: Mimar Sinanın Dehası...
« Cevapla #4 : 23/05/11, 17:39 »
 :aro2: O sadece mimar deyildi Bir veli'ydi... :X06




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Ahmed Said-i Faruki Bir Gün Nefesin Kesilecek!!! ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.301 saniyede oluşturulmuştur


Mimar Sinanın Dehası...Güncelleme Tarihi: 15/11/19, 13:47 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim