Modern Zamandan Bir Kere Baş Kaldırıp Çocukları Düşünmek Üzerine... - Çocuk Eğitim Öğretim
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.550 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22879 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Modern Zamandan Bir Kere Baş Kaldırıp Çocukları Düşünmek Üzerine..., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1965 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Modern Zamandan Bir Kere Baş Kaldırıp Çocukları Düşünmek Üzerine...}   Okunma sayısı 1965 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Sofi_Bu.Rock

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 568
  • Konu: 47
  • Derviş: 647
  • Teşekkür: 3

Çocuklar ve Biz...
Her şey ama her şey çocuklar için bu dünyada. Zannediyorum bütün bir varoluş onlar için, onlar adına yaratılmış. Eğer bir çocuk görürseniz her hangi bir yerde, onun gözlerine uzun uzun bakın bence. Orada geleceğin, geleceğimizin ışıklarını göreceğinizden eminim. Hiç düşünmeden, aniden ama korkutmadan gözlerinden öpün çocukları. Bir kez daha bakın nurları kıskandıran simalarına. Yüzlerini yeniden ve tekrar tekrar okuyun geleceğe daha emin adım atabilmek için, yarının ışığına şimdiden bakabilmek için.

Yaklaşın çocuklara, güzellikleri sadece kendilerine hapseden parmaklıkları düşünerek, bir mahkumun parmaklıkları okşaması gibi, saçlarını yeniden okşayın kalbinizde Rahim isminin tecelli etmesi için. Birazcık da cesaretiniz varsa eğer ufacık ve yumuşacık ellerini avuçlarınızın içine alın. Cenab-ı Aşk’ın elini tutuyor gibi olacağınıza eminim. Bir kez daha bakın yüzlerine, zifiri karanlıkta ışık huzmelerini seyreder gibi. Tekrar be tekrar bakın onlara. Yüzlerini, davranışlarını, bakışlarını, mırıldanmalarını okumaya çalışın. Yüreğiniz el verirse amel defteriniz gibi okuyun bütün bunları. Tefekkürünüz müsaade ederse kainat kitabını okur gibi okuyun. Peygamber’in rahle-i tedrisinde Kitab-ı Kebir’i okur gibi okuyun. Ama mutlaka okuyun. Ülkemizin, tüm İslam dünyasının ve hatta bütün dünyaların yarınları gibi okuyun.

Çok severiz çocuklarımızı. Hem de aşkla severiz, en büyük bir aşk, aşk-ı hakiki ile severiz. Onların her gülüşü bayramdır bizim için. Ağlamaları da hüzün kaynaklı neşe kaynağımızdır. Her şeyden sakınırız onları. Esen rüzgardan, kımıldayan yapraklardan, bir köpek havlamasından yani ki bize ürperti ve tiksinti veren her şeyden sakınırız. Girmesinler isteriz emin olmadığımız yerlere. Ayaklarına çamur damlamasın isteriz. Ufacık bir diken batarsa ayaklarına sanki o diken onun ayağına değil de bizim yüreğimize batmış gibi acı verir bizlere. Yüreğimiz kanar, içimiz ağlar, ruhlarımız ah-u eninle sarmaş dolaş olur. Hafif bir hastalıkla yüzlerinin rengi sarıya dönse, birkaç defa öksürseler bizim halimiz perişan olur. Her gece uykularımız kaçar.

Oysa şimdi belki de onlar cam kırıkları üzerinde yalınayak yürüyorlar. Çamur değil, bataklık değil cehenneme vabeste bir köprüden geziyorlar. Rüzgara hiç rastlamadılar ama şeytânî fırtınalar başlarında esiyor. Maddî değil ama manevî hastalıklarla yüzleri değil yürekleri soluyor. Bizim bakmaya doyamadığımız gözlerindeki ışıltı şimdi kapkara bulutların ardında varlık-yokluk mücadelesi veriyor. Şimdi yeniden sarılmak vaktidir geleceğin inşasındaki fikir işçilerine. Hem de yürekten sarılmak vaktidir…

Modern dediğimiz çağlarda çocukların alınları artık ortak bir kader kalemiyle islenmekte. Aynı kader; yoksulluk, açlık, sefalet, kirlilik, taciz veya ölüm. Şimdi yeniden düşünmek zamanıdır dünya çocuklarını. Afganistanlı, Endonezyalı, Iraklı, Filistinli, Bosnalı, Venezüellalı, Kenyalı… çocukları. Evet düşünmek zamanı şimdi. Soru veya sorun şu; bu dünyada çocuklar nasıl büyüyor? Buralar çok uzak demeyin nitekim dünyanın köy haline geldiği yine sizin deyiminiz. Yeniden düşünün çocukları; bali çekenleri, evsiz-barksız, annesiz babasız bir duvar kenarında sabahlayanları, donup kalanları, Eminönü’nde dilenci çocukları, trafik ışıklarında durduğunuz zaman kalbinizde Rahim ismini tecelli ettirmeye çalışanları, baklava çalanları, çöp bidonlarını yumuşacık elleriyle karıştıranları, bir sabah namazı soğuğunda cami avlusuna bırakılanları, henüz doğmadan anne karnında cinayete maruz kalanları, on-on bir yaşlarında uyuşturucu kullananları düşünün. Bizim çocuklarımızı düşünün, Müslüman kardeşlerimizin çocuklarını düşünün. Filistinliyi aklınızdan çıkarmayın. Bir taşta siz verin ona inancını koruması için, Afganlı için bir parça battaniye verin çünkü yıllardır gökyüzü denen yorgan eskimiş olabilir, Kenyalıya, Nijeryalıya, Afrikalıya biraz yiyecek veya ilaç verin çünkü onlar İncil’den medet umuyor.

* * *

Geçen günlerin birinde güneş, bir başka ufka doğmak için İstanbul ufkundan Sultanahmet taraflarına girdi. Ben ise birkaç bilet almak için sıraya girdim. Yolculuk için gerekli bileti aldıktan sonra ne göreyim; hemen oracıkta küçük bir çocuk vardı. Kendince ısınmaya çalışıyordu. Nazar-ı dikkatimi bir an çekti. Yüzü ayların verdiği kirlilikle görünmüyordu. Saçı-başı dağınıktı. Kim bilir hayatında belki hiç tarak görmemişti. O, müthiş bir sabırla kendini göremeyen insan yığınlarını seyrediyordu. Eğildim ve başını okşadım. Canım dedim ona, ama yürekten. Elinde rengi kahverengi, belli ki çöpten alınmış, yarım bir simit vardı. Diğer elinde ise bir kitap. Evet yanlış okumadınız, bu kimsesiz çocuğun elinde bir kitap vardı. Kitabın adını okuyunca tüylerim diken diken oldu. Gözlerim yarı ağlamaklı bir hal aldı. Kitap bir misyoner tarafından verildiği belli bir İncil’di. Kitabı istedim ondan. Sesimde bir merhamet mûsikîsi hissetmiş olmalı ki ancak bir Müslüman’a yakışan teslimiyetle kitabı bana uzattı. Bende ona biraz para vererek gönlünü almaya çalıştım. Bu sadece bir kare... Dünyada bu kare gibi her gün yüz binlercesi yaşanmakta belki kim bilir…

Osman Nuri Öz

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/modern-zamandan-bir-kere-bas-kaldirip-cocuklari-dusunmek-uzerine-t4651.0.html



"Gamına gamlanıp olma mahzun,
Demine demlenip olma mağrur.
Ne dem bâki, ne gam bâki, ya hû!"

(Yavuz Sultan Selim)

Çevrimdışı vatandaş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 729
  • Konu: 22
  • Derviş: 1218
  • Teşekkür: 1
sofi onikiden vurdun kalbimi şimdi...Allah razı olsun... X:04 X:04 X:04
sokakta gördüğümüz tasvirdeki misale uygun çocuklar,bilinçsiz cahil annelerin dayağı altında inleyen,korkak,kişiliksiz,pasif yetişen çocuklar,babalarının daha kaçıncı sınıfa bile gittiğini bilmeyecek kadar alaka göstermediği çocuklar,sudan sebeplerle boşanıp ortada kalan diri anne-babadan yetim-öksüz çocuklar,üvey anne-üvey baba mağduru çocuklar,yoksulluktan daha küçücük yaşta büyümek zorunda kalan,çikolata yemeden soğan ekmek yemeyi öğrenen çocuklar.............içimi acıtan çocuklar...sokakta bizim olsun olmasın görüp günlerce gecelerce hali aklımızdan gitmeyen çocuklar...sevilesi çocuklar,korunulası çocuklar,kazanılası çocuklar...

 X:04
sahip olamayanın hasreti,sahip olup kıymet bilmeyenin ayak bağı çocuklar...
çocuk dedin yaramı deştin sofi.. derdi çok olan da geveze olurmuş ya...hakkınızı helal edin elimin bağı çözüldü konu çocuk olunca..




Bu kapı Allah kapısı;
resulullahtadır tapusu..


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Türklerin İslâmiyeti Kabûlü Vakıf üniversiteleri kontenjanları doldurdu ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.247 saniyede oluşturulmuştur


Modern Zamandan Bir Kere Baş Kaldırıp Çocukları Düşünmek Üzerine...Güncelleme Tarihi: 22/08/19, 15:36 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim