Muhip Olmak Güzeldir - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22884 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Muhip Olmak Güzeldir , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1614 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Muhip Olmak Güzeldir }   Okunma sayısı 1614 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Muhip Olmak Güzeldir
« : 01/01/10, 18:19 »

Yüce dinimiz İslâm sevgi ve merhamet dinidir. Allah Rasulü s.a.v. ashabına daima şefkat ve merhameti tavsiye etmiştir. Onun hiçbir sözünde ve işinde en küçük bir kin ve haset izine dahi rastlanmamıştır. O, kendisine zulmedenler için bile doğru olanı talep buyurmuş ve onlar hakkında hayır duada bulunmuştur.

Allah Rasulü s.a.v. müminler arasındaki sevgi bağına da büyük ehemmiyet vermiştir. Nitekim hadis-i şeriflerde müminler arasındaki muhabbet bağını artıracak tavsiyeleri pek fazladır. Selamlaşmak ve hediyeleşmek bunlardan sadece ikisidir.

Tasavvuf ehli arasında eskiden beri çokça kullanılan ‘muhip’ diye bir kelime vardır. Bu kelime sufi olmadıkları halde sufiliğe ve tasavvuf ehline yakınlık duyan, muhabbet besleyenler kişiler için kullanılmış bir terimdir. Kelimenin manası ‘seven, muhabbet besleyen’ demektir. Eskiden beri, kendisini muhip sayan kimseler tasavvuf ehline karşı büyük sevgi beslemişler, onlara saygı ve hürmet göstermişlerdir.

Tasavvuf yolunun büyükleri de muhiplerine ilgisiz kalmamış ve manevi tasarrufları içine muhipleri de katmışlar, onları kendilerinden saymışlardır. Nitekim Cüneyd-i Bağdadî hazretleri “Sufilik iddia edenleri, yani muhip olanları takdir edin ki gerçek sufi olsunlar. Eğer himmetleri yüce olmasaydı başka bir şey iddia ederlerdi.” buyurmuştur.

İmam Kuşeyrî k.s., “Risale” adlı eserinde “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” hadis-i şerifini zikrederek muhip olmanın önemine işaret etmiştir. Yani tasavvufta velilerle gönül birlikteliği önemli bir mertebedir.

Şihabüddin Sühreverdî k.s. hazretleri, bir araya gelip Hakk’ı zikredenlerin faziletinden bahsederken, onların arasında tesadüfen bulunan bir kişinin de bedbaht olmayacağını bildiren hadis-i şerife dikkat çekmiştir. Yine tasavvuf büyükleri “Bir kavme benzeyen onlardandır.” hadisini de “Velilere benzemeye özenen, onlara muhabbet besleyen onların zümresindendir.” şeklinde yorumlamışlardır.

Muhip terimi tasavvuf yoluna intisap etme hazırlığında olan kişiler için de kullanıldığı gibi, kendini tasavvuf ehline layık görmeyen mütevazi kimseler de “Biz ancak muhibbiz” demişlerdir.

Muhiplik aslında oldukça güzel ve sağlam bir anlayışın işaretidir. Bu anlayış cemiyet içindeki meşrep farklılıklarına gösterilen hüsnü kabulün eseridir. İslâm’ı yaşamaktan maksat, Allah’ın emirlerine eksiksiz uymak ve Sünnet üzere olmaktır. Müslümanlıkta esas budur.

Tasavvuf büyükleri İslâm’ı hakkıyla yaşamaya gayret gösterdikleri kadar, diğer insanlara da yol göstermişler ve onlara rehberlik etmişlerdir. Bu sebeple hiç kimseyi hor görmemiş ve hangi durumda olursa olsun, onların kalbini yumuşatmaya ve Allah’ın emirlerine doğru yönelmelerini sağlamaya çalışmışlardır. Dolayısıyla muhiplere büyük önem vermişlerdir. Zira muhiplik müminlerin gönüllerinde filizlenen güzel bir sevgi tohumudur.

Asr-ı Saadet’te vuku bulan şu hadise bu konunun önemini belirtmektedir: Daha İslâm’ın ilk yıllarında Fahr-i Kainat Efendimiz s.a.v. çeşitli devlet reislerine mektuplar gönderir ve onları Allah’ın dinine davet eder. Bunlardan biri de Mısır meliki Mukavkıs’tır. Alah Rasulü s.a.v.’in mektubunu büyük hürmetle karşılayan Mukavkıs, gelen elçiyi de hediyelerle donatır. Fakat müslüman olmaz. Yine de Mısır melikinin bu davranışı, Allah Rasulü s.a.v.’e hediyeler göndermesi, onun İslâm’a muhabbeti ve hürmeti olarak değerlendirilmiştir. Bu sebeple İslâm kaynakları ondan övgüyle bahsetmiştir.

Ataullah İskenderî k.s. hazretleri şöyle buyurmuştur: “Arkadaşın hayırlısı, senden ona dönecek bir şey beklemeden seni sevendir.” Tasavvuf ehline muhabbet besleyenler de bu meyanda değerlendirilmişlerdir. Aslında tasavvufun asıl gayesi Allah’ın dininin hakkıyla yaşanmasıdır. Yoksa mutasavvıfların maksadı etraflarında insanlar toplamak ve bu insanların sayısını artırmak değildir.

Şah-ı Nakşibend k.s. tasavvuf ehlininin maksadını şöyle izah buyurmuşlardır: “Yolumuz ender bulunan bir yoldur. Kopmaz sapasağlam bir tutamak gibidir. Bu yol, Peygamber Efendimiz s.a.v.’in yoluna dört elle sarılmak ve Ashab-ı Kiram’ın izini takip etmek esaslarına dayanır. Ben bu hakikate, yolun başında olsun sonunda olsun, hep Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve ihsanıyla ulaşmışımdır. Bu yolda Allah’ın kereminden başka bir güzellik görmedim. Sünnet’e uymak en büyük ameldir.”

Tarih boyunca birçok devlet reisi tasavvuf ehline muhabbet beslemiş, onlara yakınlık göstermiştir. Mesela büyük Osmanlı padişahı Kanunî Sultan Süleyman, ömrü savaşlarla geçmiş bir sultandır. Fakat aynı zamanda ilim ve tasavvuf ehline de hürmet göstermiş ve muhabbetini hiç gizlememiştir. Nitekim büyük padişah aynı zamanda önemli bir şairdir ve oldukça hacimli bir divanı vardır. Sultanın şiirlerinde kullandığı mahlası da Muhibbî’dir. Yani ‘muhipliğe mensup olan, Allah dostlarını sevenler zümresinden olan’ demektir.

Anadolu’da yetişmiş önemli velilerden biri olan Yunus Emre hazretleri de şu mısralarında gönül ehli olmaktan ve gönül yapmaktan bahsetmiştir:

“Ben gelmedim davi için
Benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmaya geldim.”

Günümüz için düşünüldüğünde, tarih boyunca takip edilen bu yoldan alacağımız dersler vardır. Tasavvuf yolundan maksat mürit sayısını artırmak değildir. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Ehl-i Sünnet üzere olmak ve İslâm’ı hakkıyla yaşamaktır.

Cüneyd-i Bağdadî k.s. hazretleri şöyle buyurmuştur: “Sufi yeryüzü gibidir, iyisi de kötüsü de üzerine basar. Kötü olan her şey üzerine atılır ama ondan hep iyi şeyler çıkar. Tasavvuf ehli bulut gibidir, her şeyi gölgelendirir. Yağmur gibidir, her şeyi sular, ayrım yapmadan insanların ağırlığını yüklenir, onlara iyilikte bulunur.”

Ebu Türab Nahşebî k.s. hazretleri de şöyle buyurur: “Sufi o kişidir ki, hiçbir şey onu bulandırmaz, her şey onunla saflaşır.”

Tasavvuf ehlinin eskiden beri güzel ahlâkla, nezaketiyle, inceliği ile öne çıkması şüphesiz yukarıda söylenen özellikleri dolayısıyladır. Onların muhabbet ehli olması, geniş kitlelerin onlara karşılıksız muhabbet beslemesi, muhip olması da yine bu sebebe dayanmaktadır.

Tasavvuf, büyük olana talip olmak ve yokluğa mahkum olanı terk edip, baki kalacak olanı tercih etmektir. Sufi hizmet ehlidir ve hizmetin büyüğüne taliptir. Küçük hesaplarla, dünyalık hesaplarla uğraşmaz. Bu yüzden asla şahsî davranmaz, gönlünde haset barındırmaz. İnsanlar arasında ayrım yapmaz. İnsanları sever ve insanlar da onu sevimli bulur ve ona muhip olur.

Sonuç olarak muhip olmak da muhipliğe bir kapı açmak da tasavvufun edep ve erkânındandır. Tasavvuf terbiyesine önem veren kişiler gerçekte kimleri sevdiğini ve kimlerin de onları sevdiğini düşünmelidirler. Gönlümüz Hakk’a meyyalse güzel akıbete dair umutlarımız artacak demektir.

Rabbimizin tevfik ve inayeti ile...



Mübarek EROL
Semerkand Dergisi
        :X06

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/muhip-olmak-guzeldir-t18314.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Uzaydan Olağanüstü Dünya Görüntüleri HD Kalitesinde.. Mishary Alafasy - Agheebo ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.395 saniyede oluşturulmuştur


Muhip Olmak Güzeldir Güncelleme Tarihi: 18/09/19, 01:18 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim