Musikinin dindeki yeri - İlmihal
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.550 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22879 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Musikinin dindeki yeri, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 6030 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Musikinin dindeki yeri}   Okunma sayısı 6030 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı IzDıRaP

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 23
  • Konu: 3
  • Derviş: 705
  • Teşekkür: 0
Musikinin dindeki yeri
« : 13/09/08, 03:46 »
Simanın caiz olduğu ve caiz olmadığı yerler vardır. Bazıları, kitaplardaki sima kelimesini çalgı olarak tercüme ettikleri için mubah çalgılar da var zannedilmektedir. Aşağıdaki yazıların tamamı İslam âlimlerinin kitaplarından alınmıştır. Nereden alındığı da sonunda yazılıdır. Kendimize ait tek cümle yoktur.

Aletsiz, çalgısız nağmeli sese sima denir. Çalgı aleti ile birlikte olan insan sesine gına [müzik] denir. Gına haramdır. (Dürr-ül mearif)

Lokman suresinin 6. âyetindeki lehv-el hadis ifadesini âlimler musiki, çalgı aleti olarak bildirmiştir. İbni Mesud hazretleri yemin ederek lehv-el hadis�ten kasıt, çalgı aleti ve musiki olduğunu söylemiştir. (Tefsir-i ibni kesir, Tefsir-i medarik) [İbni Mesud gibi büyük bir zata inanmayan cahillere ne denir ki?]

(Mevahib-i aliyye) ismindeki tefsirde, lehv-el hadis âyeti şöyle tefsir ediliyor:
Yalan hikayeler yazarak veya şarkıcı kadınlar tutup herkese ses nağmeleri dinleterek, Kur�an dinlemelerine engel olmaya çalışanlara Cehennem ateşini müjdele! (Mevâkib tefsiri)

Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
(Üçü hariç, her lehv bâtıldır.) [Deylemi]
Demek ki lehv, bir oyun, bir eğlence, bir çalgı olduğu için böyle buyuruluyor.

Müfessirler, İsra suresinin 64. âyetinde şeytana, (Vestefziz... bi savtike [Sesinle oynat]) demenin çalgı ile oynat demek olduğunu, bu âyetin, her çeşit çalgıyı haram ettiğini bildirmişlerdir. (Şeyhzade)

Müfessirler Enam suresinin 70. âyetini, (Dinlerini [şarkı ile, musiki ile] oyun ve eğlence haline sokanlardan uzak dur) şeklinde tefsir etmişlerdir.

(Şimdi siz bu söze [Kur�âna] mı şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz ve siz gafletle oynuyorsunuz.) [Necm 59-61]
Medarik tefsirinde entüm samidün ifadesi, (Kur'an okunduğunu işittikleri zaman onu dinletmemek için teganniye [şarkı türkü söyleyerek şamataya] başlarlar, oynarlardı) diye açıklanıyor. İbni Abbas ve Mücahid hazretleri de bu ifadenin şarkı olduğunu söylemiştir. (İgaset-ül-Lehfan)

Kur�an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Peygamberin emrine uyun, yasak ettiğinden sakının!) [Haşr 7]
(Resule itaat eden, �a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

(O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin, pis şeyleri haram kılar.) [Araf 157]
(O, kendisine vahyedilenden başkasını söylemez.) [Necm 3, 4]

(Aralarındaki anlaşmazlıkta seni hakem tayin edip, verdiğin hükmü tereddütsüz kabullenmedikçe, iman etmiş olmazlar.) [Nisa 65]

( ve Resulü, bir işte hüküm verince, artık inanmış kadın ve erkeğe, o işi kendi isteğine göre, tercih, seçme hakkı kalmaz.) [Ahzab 36]

(Kur'anı sana insanlara açıklayasın diye indirdik.) [Nahl 44]

Şimdi Resulullah efendimiz, yukarıdaki âyet-i kerimeleri nasıl açıklamışsa ona bakalım:
(İlk teganni eden şeytandır.) [Taberani]
(Sesini gına ile yükseltene şeytan musallat olur.) [Deylemi]

(Rahmet melekleri, ceres, [çan, zil, çıngırak] bulunan yere girmez.) [Nesai]
(Rahmet melekleri, köpek ve çan bulunan kafileye yaklaşmaz.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi]

(Ceres, şeytanın mizmarıdır.) [Müslim, Ebu Davud, Nesai] [Mizmar çalgıdır]

(Şarkıcı kadını dinlemek, yüzüne bakmak haramdır. Parası da haramdır. Kimin eti haramdan beslendi ise, ona Cehennem ateşi layıktır.) [Taberani]

(Cenab-ı Hak, zurna, gırnata, ud, def gibi bütün çalgı aletlerini, cahiliyet döneminde tapınılan putları kaldırmamı emretti.) [İ.Ahmed]

(Bir zaman gelecek, ümmetimden bazısı, zinayı, ipek giymeyi, içki içmeyi, mizmarı [çalgıyı] helal addedecektir.) [Buhari]

(Musiki, kalbde nifak hasıl eder.) [Beyheki]

(Suyun otu büyüttüğü gibi, şarkı, oyun ve eğlence kalbde nifakı büyütür. �a yemin ederim ki, suyun otu büyüttüğü gibi, Kur�an ve zikir de, kalbde imanı büyütür.) [Deylemi]

(Rabbim bana içkiyi, kumarı, darbukayı ve şarkı söyleyen kadınları haram kıldı.) [İ. Ahmed]

(Resulullah çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı.) [Begavi]

(Ümmetimden bazıları, içkilere başka isim vererek içerler. Şarkıcı kadın ve çalgı aletleriyle eğlenirler. ü teâlâ, onları yerin dibine batırır da domuzlar ve maymunlar kılar.) [İbni Mace]

(Şu beş şey zuhur ederse, ümmetimin helaki hak olur: Birbiriyle lanetleşme, içki içme, ipekli giyme, çalgılar ve erkeğin erkekle, kadının kadınla iktifa etmesi.) [Deylemi, Hâkim]

(Ben, mizmarları [çalgıları], putları yok etmek için de gönderildim.) [İ.Ahmed, Ebu Nuaym, İbni Neccar]

(İblis, yer yüzüne indikten sonra, ya Rabbi bana ev ver dedi. Hamamlar senin evin. Yemek istedi. Besmelesiz yenen yemekler senin denildi. Müezzin istedi. Mizmarlar [çalgılar] müezzinin denildi. Yazıların dövme, hadislerin yalandır. Resulün [elçin] kâhinler, falcılar, tuzağın da kadınlardır.) [İbni Ebiddünya, İbni Cerir]

(İblis, benim kitabım nedir dedi. Senin kitabın dövmedir, içeceğin sarhoşluk veren her içki, sadakatin yalan, müezzinin mizmarlar [çalgılar], mescitlerin de çarşılardır denildi.) [Taberani]

(İki ses, melundur: Nimete kavuşunca [mizmar]çalgı, musibete maruz kalınca feryat.) [Bezzar]

(ü teâlânın gazabına sebep olan şeyler: Acıkmadan yemek, uykusu yokken uyumak, tuhaf bir şey olmadan gülmek, musibette feryat etmek, nimete kavuşunca mizmar [çalgı çalmak].) [Deylemi]

(Şarkıcı ve çalgıcı kadınlar çoğalınca, içkiler her yerde içilince, yere batmalar görülecek, gökten taş yağacaktır.) [Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace, İ.Ahmed]

(Şunlar gelmeden önce salih amel işlemekte acele edin. Sefihler başa geçmeden, güvenlik kuvvetleri çoğalmadan, hüküm rüşvetle satılmadan, adam öldürme hafife alınmadan, akraba ziyareti kesilmeden, Kur�an mizmarlardan okunmadan, Kur�anı şarkı gibi okuyanlar öne geçmeden.) [Taberani]

(Kur'an mizmarlardan okunduğu zaman ölebilirsen öl.) [Taberani]
(Kur'anı mizmarlardan [çalgı aletlerinden] okuyanlara  lanet eder.) [Müsamere]

(Şu 15 kötü haslet işlendiği zaman ümmetim belaya maruz kalır:
1- Ganimete hıyanet edilince
2- Emanetin ganimet sayılınca
3- Zekat cereme kabul edilince
4- Erkek karısına itaat edince
5- Evlat ana babaya isyan edince
6- Kişi, arkadaşına itaat edince
7- Babaya cefa edilince
8- Toplantılarda yüksek sesle konuşulunca
9- En rezil kimse iş başına geçince
10- Şerrinden korkulan kimseye ikram edilince
11- Her yerde içki içilince
12- Erkekler ipek giyinince
13- Şarkıcı kadınlar çoğalınca
14- Çalgı aletleri yayılınca
15- Sonra gelenler, önceki âlimlere lanet edip onları kötülediği zaman.) [Tirmizi]

(Gözün zinası [harama] bakmak, kulağın zinası [haram şeyleri] dinlemektir.) [Müslim]

İbni Hibban�ın bildirdiği hadis-i şerifte, Resulullah, develerin boyunlarındaki ceresleri [çanları] çıkarmıştır. Halbuki çan şehveti tahrik etmez. Çan bulunan yere rahmet melekleri girmiyor. Artık çalgıyı, çalgı aletlerini siz düşünün. Şeyh-ul-İslâm Ahmed İbni Kemal efendi hazretleri Kırk Hadis kitabında buyuruyor ki:
(Mizmarları kırmak ve hınzırları öldürmek için gönderildim) hadis-i şerifindeki mizmar, bütün çalgı aletleridir. Bu hadis-i şerif, her çeşit çalgıyı ve domuz eti yemeyi yasak etmektedir.

Hazret-i Ebu Bekir, iki küçük cariyenin tef çalıp şarkı söylediklerini gördü ve onları azarlayarak �Şeytanın çalgısını mı çalıyorsunuz?� dedi. (Buhari)

İbni Ömer hazretleri, ihramlı bir toplulukta şarkı söyleyen birine, � senin ibadetini kabul etmesin� dedi. (İbni Ebid-dünya)

Enes bin Malik hazretleri, �En pis kazanç, şarkı ve çalgı aletleriyle kazanılandır� dedi. (İbni Ebid-Dünya)

İbni Abbas hazretleri, �Çalgı aletleri haramdır� dedi. (Beyheki)

Âişe validemiz, bir evde şarkı söyleyen birini görünce ona, �Yazıklar olsun sana. Bu şeytandır, bunu çıkarın dışarı� dedi ve onu çıkardılar. (Buhari)

Fudayl b. İyad hazretleri, �Müzik ve şarkı, zinanın teşvikçisidir� dedi. (İbni Ebid-dünya)

Şeyhü�l İslam Ahmed İbn-i Kemal Paşazade, Risale-i Münire�de buyuruyor ki:
Cevâhir-i Fetâvâ kitabında (Raks [oyun], şarkı ve çalgı haramdır) diyor. İstihsân kitabında çalgı dinlemenin haram olduğu bildiriliyor. Hidâye kitabının sahibi, (Şarkı söyleyenin şahitliği kabul edilmez) diyor. Kurtubi�de şarkı söylemek, ney çalmak ve raks etmek icma ile haramdır deniyor. Abdülkadir-i Geylani�nin (Raksa helal diyen kâfir olur) fetvasını gördüm. (Vesiletü'n Necat kitabı)

Şeyh Muhammed   Rebhami hazretleri buyuruyor ki:
Saz, tanbur, def, ney ve diğer çalgı aletlerini çalmak, ü teâlânın emrini tutmamak olur. (Riyad-ün-Nasıhin)

İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:
�Hakim-i Tirmizi�nin Nevadiru�l Usul adındaki kitapta rivayet ettiği hadis-i şerifte Resul-i Ekrem efendimiz, (Her kim şarkı sesine kulak verirse, onun ruhanileri dinlemesine izin verilmez) buyurdu. Oradakilerden biri tarafından, (Ya Resulallah, ruhaniler kimlerdir?) diye soruldu. Resulullah da, (Cennet ehlinin okuyucularıdır) buyurdu. (Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi)

İmam-ı Birgivi hazretleri buyuruyor ki:
Saz dinlemekten kulaklarını korumalıdır. (Risale-i Birgivi)

Mezhepsiz İbni Teymiye bile, �Şarkı ve müzik, şeytani duyguları harekete geçiren en etkili unsurlardan biridir� demiştir. (Mecmu-ul Fetava)

Şarkı, Kitap ve Sünnetle yasaklanmıştır. (İmam-ı Kurtubi)

Şarkı ve müzik aletlerinin haram olduğu konusunda icma vardır. (İbni Salâh)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
İmam-ı Ziyaeddin-i Şami, Mültekıt kitabında (Hiçbir âlim, teganniye mubah demedi) buyurdu.(m. 266)

Kur'an-ı kerimi musiki perdelerine uydurarak okumak haramdır. (Bezzâziyye)

Çalgı çalmanın haram olduğu, icma ile bildirildi. (Makamat-ı Mazheriyye)

Çalgı çalarak veya oyun arasında Kur'an okuyan kâfir olur. (Tergib-üs-salât)

İmam-ı Münavi hazretleri (Nikahı herkese duyurun! Bunun için de, camide yapın ve def çalın) hadis-i şerifini açıklarken, (Mescitlerde def çalınmaz. Hadis-i şerif, mescid dışında çalınmasını, mescitte yalnız nikah yapılmasını emrediyor) diyor. (Hadika)

Camide def çalmak günah olunca, başka çalgının camide çalınması hiç caiz olmaz. Kadınların düğünlerde def çalması caizdir. (Redd-ül Muhtar)

Şimdiki tarikatçıların yaptıkları gibi, dönmek, dümbelek, ney, saz çalmak haramdır. (Tahtavi şerhi)

Teganni ile okuyan bir imamın arkasında kılınan namazın iadesi gerekir. (Halebi)

Kur�an-ı kerimi, Arap şivesine uygun, tecvid ile ve güzel ses ile okumalıdır. Ebu Davud�daki hadis-i şerifte, (Kur'anı güzel sesle okuyun) buyuruldu. Yani "�tan korkarak okuyun" demektir. Bu da, tecvid ilmine uyarak okumakla olur. Yoksa, harfleri, kelimeleri değiştirerek, manayı, nazmı bozarak teganni ile okumak haramdır. (Berika)

Teganni haramdır. (Tıbb-ün-nebevi)

Kur�an-ı kerimi teganni ile okumak ve dinlemek haramdır. Burhâneddin-i Mergınânî buyurdu ki:
Kur�an-ı kerimi teganni ile okuyan hafıza, ne güzel okudun diyen kimsenin imanı gider. Tecdîd-i iman gerekir. Kuhistânî de, böyle yazmaktadır. (Dürr-ül-müntekâ)

İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
Eğlence veya para kazanmak için başkalarına şarkı söylemek, sözbirliği ile haramdır. Çalgı ile raks etmek büyük günahtır. Sıkıntısını gidermek için kendi kendine şarkı söylemek günah değildir. Çalgı olarak, yalnız kadınların düğünlerde def çalması caizdir. (Redd-ül-Muhtar)

Fısk ve içki içilen yerlerde çalgı çalmak ve bunu dinlemek haramdır. Resulullah çobanın kavalını işitince, parmakları ile mübarek kulaklarını kapadı ise de, yanında bulunan Abdullah bin Ömer�e kulaklarını kapamasını emretmedi. Bu da, elde olmadan duymanın haram olmadığını göstermektedir. Çalgıyı, içki, oyun ve kadın bulunan yerlerde keyif için çalmak haramdır. Bayramda, savaşta, hac yolunda, sahurda, düğünlerde ve askerlikte davul çalmak da caizdir. [Okullarda, millî ve siyasi toplantılarda bando, mızıka, mehter marşı çalmak caizdir.] (Hadika)

Def, tambur ve her çeşit çalgıyı evinde, dükkanında bulundurmak, kendisi kullanmasa bile, satmak, hediye etmek, ariyet veya kiraya vermek günahtır. (Berika)

Tasavvuf müziği diye bir şey yoktur. Müzik, nefsin gıdası, ruhun zehirdir, kalbi karartır. (Dürr-ül mearif)

İlahileri çalgı ile, ney çalarak okumak bid'attir. Harama helal diyen ve haramı ibadete karıştıran kâfir olur. (S.Ebediyye)

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
Resulullah efendimiz, geldiği bir evde, küçük zenci kızları [cariyeler] def çalıp şarkı söylüyorlardı. Şarkıyı bırakıp, Resulullahı övmeye başladılar. Resulullah efendimiz, (Onu bırakın, oyun arasında beni övmeyin. Beni övmek [mevlid, ilahi] ibadettir. Eğlence, oyun arasında ibadet caiz değildir) buyurdu. (K. Saadet)

[Bazıları, bu hadis-i şerife istinaden kadınların şarkı söylemesinin ve çalgının caiz olduğunu söylüyorlar. Şarkı söyleyenler cariye idi. Cariyenin avret yeri erkeğinki gibidir. Sesi de avret değildir. Hür kadınların sesi de avrettir, saçları kolları da avrettir. (Hadika, Berika)]

Her çeşit çalgı dinlemek haramdır. (Fetava-i Bezzaziyye, Hadika, Ahlak-ı alaiyye)

Müzik bütün dinlerde büyük günahtır. (Dürr-ül-münteka)

İncilin yasakladığı müziği, sonradan papazlar Hıristiyanlığa soktu. (Mevahib-i ledünniyye şerhi Zerkani)

Müzik kelimesi, yunanlıların büyük putları olan Zeüs�ün kızları sayılan Mousa (Müz) denilen 9 heykelin adından hasıl olmaktadır. Bozuk dinler, kalbleri ve ruhları besleyemediği için, müziğin, her çeşit çalgı sesinin nefslere hoş gelmesi, nefsleri beslemesi ruhani tesir sanıldı. Bugünkü batı müziği, kilise müziğinden doğdu. Bugün yeryüzünü kaplayan bozuk dinlerin hemen hepsinde, müzik, ibadet halini almıştır. Müzik ile, her çeşit çalgı ile nefsler keyiflenmekte, şehvani, hayvani arzular kuvvetlenmektedir. Ruhun gıdası olan, kalbleri temizleyen ve nefsleri ezip, haramlara olan arzularını yok eden, ilahi ibadetler unutulmaktadır. Müzik, her çeşit çalgı, insanları, alkolikler ve morfinmanlar gibi gaflet içinde, uyuşuk yaşatmaktadır. Böylece, nefsleri azdırarak, sonsuz saadetten mahrum kalmasına sebep olmaktadır. İslam dini, insanları bu felaketten korumak için, müziği kısımlara ayırmış, zararlı olanlarını haram kılmış, yasak etmiştir. (S. Ebediyye)

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/musikinin-dindeki-yeri-t4208.0.html




Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Ynt: herkesi ilgilendiriyor -- Musikinin dindeki yeri
« Cevapla #1 : 13/09/08, 03:58 »
Alıntısını yaptığınız Saadeti Ebediye ilmihali bizlere tavsiye edilmemektedir!

Konu daha önce paylaşılmıştı. Buyrun konunun izahı burada anlatılmaktadır..


ÇALGI ÇALMA

Herhangi bir müzik aleti ile ritimli ses çıkarma.

Kur'ân-ı Kerîm'de çalgı çalmayla ilgili ne lehte ne de aleyhte açık bir hüküm yoktur. Ancak müctehidler bu mevzuda, Kur'ân'ın bazı âyetleriyle peygamber (s.a.s.)'den rivayet edilen bir takım hadislere dayanarak ictihadda bulunmuşlar; neticede farklı farklı hükümler çıkarmışlardır. Ne var ki müctehidlerin vardıkları sonuçları bize ulaştıran ve halen elde mevcut kaynaklarda yer alan rivayetler arasında da çelişkiler vardır. Meselâ, bir rivayette çalgı çalmanın haram olduğunu ifade eden bir müctehidin diğer bir rivayette bunun aksini savunduğunu görebiliyoruz.

Müziğin ve çalgı çalmanın haram olduğunu söyleyenlerle, buna itiraz ederek aksini savunanların ileri sürdükleri deliller incelenecek olursa, her iki tarafın da sundukları delillerin kendi iddialarını ispatlayacak açıklıkta olmadığı görülecektir. Meselâ:

"İnsanlar arasında bilgisizce Allah yolundan sapıtmak ve sonra da onunla alay etmek için boş sözleri satın alanlar vardır. İşte alçaltıcı azap onlar içindir." (Lokman, 31/6) âyeti; çengiler, şarkıcılar ve şarkı-türkü söyleme hakkında nazil olmuştur, (el-Vâhidî, "Esbâbü'n-Nüzûl ", Mısır 1968, 197-198; İbnü'l-Cevzî, "Telbîsü İblîs", 257) diyen müzik aleyhtarlarına karşılık, aksini savunanlar, bu âyetin, Kureyşliler'i, Kur'ân'ı dinlemekten alıkoymak için İran'dan satın aldığı masalları onlara anlatan Nadr b. Hârise hakkında nazil olduğunu iddia etmektedirler (el-Vâhidî, a.g.e., 197). Gerçekten de söz konusu âyet Mekkî olup, henüz şarap içmenin ve domuz eti yemenin dahi yasaklanmamış olduğu bir dönemde indiği düşünülürse bunun çalgı âletlerini yahut musikiyi yasaklamak için geldiği söylenemez.

Musikî aleyhinde delil olarak gösterilen âyetlerin (en-Necm, 53/59, 60, 61; İsrâ, 17/64; el-Enfâl, 8/35; Kasas, 28/55; ve Furkan, 25/72) de aynı şekilde konu ile doğrudan alakaları yoktur.

Musikiyi ve çalgı âletlerinin çalınmasını caiz görenlerin delil olarak gösterdikleri (er-Rûm, 30/15; ez-Zümer, 39/18, Fâtır, 35/1; Lokman, 31/19 ve A'râf, 7/32) âyetleri de kezâ, iddialarını ispatlayabilecek özellikte değildir.

Bu konudaki hadislere gelince; her iki tarafın iddiaları doğrultusunda pek çok hadis vardır. Ancak bu hadislerin de bir kısmı ya hadis âlimlerince tenkid edilmiş veya muhâlif görüşte olanlar tarafından değişik şekillerde yorumlanmışlardır.

Nafi' şöyle anlatır: Bir gün Abdullah b. Ömer beni terkisine aldı. Yolda giderken bir çobanın çaldığı kaval sesini işitti. Bu sesi işitir işitmez parmaklarıyla kulaklarını tıkadı ve yoldan uzaklaştı. Bir müddet gittikten sonra bana "Kaval sesi hâlâ geliyor mu?" diye sordu. "Hayır" demem üzerine parmaklarını kulaklarından ayırdı. "Bir kere de Rasûlullah (s.a.s.) ile birlikte bulunuyordum. Böyle bir ses işitmişler ve aynen benim yaptığım gibi yapmışlardı." dedi. (Ebu Davud Edeb, 52).

Hadisi, Sünen'inde rivayet eden Ebu Davud, bunun münker (güvenilir bir râviye muhalif olarak rivayet edilen hadis) olduğunu söylemiştir. (Ebu Davud, aynı yer) Kaldı ki sahih kabul edilse bile kaval çalmanın veya onu dinlemenin haram oluşuna delil teşkil etmez. Öyle olsa, Rasûlullah (s.a.s.) kulaklarını tıkama yerine çobanı ikaz eder, onu bu işten men ederdi. İbn Ömer'e de dinleme izni vermezdi. (Bu konudaki diğer hadisler ve tenkidleri için bk: İbnü'l-Cevzî, a.g.e. 261 dipnotlar; eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VIII, 96-106; Süleyman Uludağ, "İslâm Açısından Musikî ve Semâ", İstanbul 1976)

Müziğin ve çalgı çalmanın caiz olduğu görüşünde olanlar delil olarak şunları ileri sürerler:

"Nikahı def çalarak ilan ediniz. " (İbn Mâce, Nikah, 20)

"Nikahı ilân ediniz, mescidlerde kıyınız ve nikahta def çalınız. " (Tirmizî, Nikah).

"Nebî (s.a.s.) gizli yapılan ve def çalınarak: "Size geldik, size geldik. Bizi selâmlayın sizi selamlayalım." türküsü söylenmeyen nikahlardan hiç hoşlanmazlardı." (eş-Şevkânî, "Neylü'l-Evtâr", VI, 189).

Hz. Âişe'den: "Bir kere Rasûlullah (s.a.s.) yanıma gelmişti. Yanımda, Buas günü ile ilgili şiirleri def çalarak terennüm eden iki câriye bulunuyordu. Rasûlullah (s.a.s.) yatağına yatıp yüzünü öbür tarafa çevirdi, sonra Hz. Ebu Bekir içeri girdi. "Bu ne hal! Rasûlullah'ın huzurunda şeytan mizmarı (şeytan düdüğü sesi) ne gezer?" diye beni azarladı. Bunun üzerine Rasûlullah ona dönüp: "Bırak onları, her milletin bir bayramı var bu da bizim bayramımızdır. " buyurdu. Babam başka şeyle meşgul olunca cariyelere işaret ettim dışarı çıktılar." (Buhârî, İdeyn) Hadisleri İbnü'l-Cevzî, "Telbîsü İblîs" adlı eserinde genel olarak şu şekilde tenkid etmektedir:

"Hz. Âişe hadîsinde, câriyeler teğanni etmemiştir. Belki Buas günü ile ilgili şiir terennüm etmişlerdir. Bunun şarkı söylemek ile arasında çok fark vardır. Kaldı ki günümüzde yapılan teğannî. kızdan kadından, yanaktan, boydan-bostan ve nefsi şehevî arzularla coşturan ğına türüdür. Ensâr'ın mâsumane şiirleriyle kıyas edilemez" (İbnü'l-Cevşî, a.g.e., 265)

Mezhep imamlarının ve fıkıh âlimlerinin bu konudaki görüşleri:

İmâm-ı A'zam Ebu Hanife'ye göre eğlenmek için çalınan tüm çalgılar haramdır. (el-Merginânî, el-Hidâye, IV, 80)

el-Hidâye sahibi, Hanefi mezhebinin görüşlerini şöyle açıklar:

Düğün yemeğine davet edilen kimse düğüne gittiği zaman orada oyun ve çalgının bulunduğunu görse oturup yemeğini yemesinde bir sakınca yoktur. Ebu Hanife der ki: "Bir kere böyle bir şeye mübtelâ olmuştum, fakat sabrettim." Yani davet mahalli olan düğün yerinden ayrılmadım. Oyun ve çalgı bulunan yeri terketmemekten ibaret olan bu hüküm, davete icabet etmenin sünnet oluşundandır. Hadiste: "Davete icabet etmeyen Ebu'l-Kasım'a asi olmuştur. " buyurulmuştur. O halde düğünde çalgı ve oyun gibi bidatler vardır diye sünnet olan davete icabet terkedilemez. Bu, başkaları için örnek olma durumunda olmayan kimseler hakkında söz konusudur. Başkalarına örnek olanlar bu gibi şeyleri önleme gücüne sahip değillerse orada oturmaz çekip giderler. Çünkü gitmemelerinde dine kötülük etme ve müslümanlara günah kapısını açma gibi mahzurlar vardır. İmâm-ı A'zam'ın bahis konusu hareketinin, örnek olma durumuna gelmeden önceki dönemine ait olduğu nakledilir.

Çalgı ve oyun, düğün yapılan evin yemek yenen kısmında ise, örnek olmayan insanların bile orada oturmaları caiz değildir. Çünkü Kur'ân'da:

"Sana Kur'ân nazil olduktan sonra zâlim insan gruplarıyla oturma." (el-En'âm, 6/68) buyrulur.

Bu hüküm, çalgı ve oyunun olup olmadığını bilmeden düğüne gidenler için söz konusudur. Gitmeden evvel bunu bilenler düğüne gidemezler. (el-Merginânî, a.g.e., IV, 80)

İmâm Mâlik'in meazif (genellikle telli çalgılar) ve ûd gibi çalgı aletlerini mübah gördüğünü Keffâl ve Reyyânî naklederler. (Şevkânî, a.g.e., VIII, 105)

Medine uleması, çalgı aleti ile bile olsa, mûsikînin caiz olduğunu söylemişler, Şafiîlerle Zâhirîler de bu hususta onlara uymuşlardır. (Şevkânî, a.g.e., aynı yer)

İbnü'l Cevzî, İmam Mâlik'in: "Medinelilere hangi mûsikî türü hakkında ruhsat veriyorsun?" diye sorulduğunda "Hiçbir türüne müsaade etmiyorum bunu içimizden fâsık olanlar yapıyor" diye cevap verdiğini nakleder. (ibnü'l-Cevzî, a.g.e., 256)

Hanbeliler; ûd, davul ve saz gibi çalgı âletlerini caiz görmezler; bu tür aletlerin çalındığı düğüne gitmenin doğru olmadığına inanırlar. Fakat mücerred musikiyi, yani güzel sesle terennümü mübah görürler. (el-Fıkhu ala mezâhibi'l-erbaa, II, 44)

İbn Hazm, mûsikî'ye dair bağımsız bir eser yazmış ve mûsikîyi yasaklayan tüm hadisleri tenkid ederek bunlardan hiçbirinin sahih olmadığını ileri sürmüştür. Bu mezhebe göre mûsikînin her çeşidi helâldir. (Süleyman Uludağ, İslâm Açısından Mûsikî ve Semâ, İstanbul 1976, 187)

İmam Gazâlî, semâın (müzik dinleme) mübah olduğunu zikreder ve sesleri; canlılardan çıkan seslerle, cansızlardan çıkan sesler diye iki kısma ayırır; bunları dinlemenin caiz olduğunu söyler. Ancak içki ile çalınması mûtâd olan çalgıların haram olduğunu ifade eder. (Gazalî, İhya, Kahire 1967, I, 343-348).

Halid ERBOĞA
Alıntı-menzil.net



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Mesakin

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 459
  • Konu: 52
  • Derviş: 899
  • Teşekkür: 3
Ynt: herkesi ilgilendiriyor -- Musikinin dindeki yeri
« Cevapla #2 : 13/09/08, 05:46 »
         
                           Dogru kaynaklarla bizi bilgilendirdiğiniz için  X:01  sayın Site yöneticisi.

 1-) Bizler eğer seslerin ritimlerinde takılı kalırsak Sözlerde verilen Mesajları alamayız,eğer iyi dinlerseniz tıpkı kainattaki mahlukat gibi ritimlerde sanki bir  şeyler söylemeye çalışıyor.Fakat siz anlamayı seçmez iseniz Sözlerde ,ritim de sadece kuru gürültüden ibaret olabillir.Günümüz gençliği uyanık,dünya üzerinde en çok dinlenen ritimlere hemen bizim seçimlerimize uyan Sözler yazıveriyorlar .En son bir kardeşim dinlemem için bir rap müzik grubunu tavsiye etmişti.İlk etapta müziğin ritminden sözleri çok fazla anlayamadım.Bir kaç kez dinledikten sonra ise hemen o tür müzik dinlemeyi seven insanlara O müthiş sözlerin olduğu grubu dinlemelerini tavsiye etmeye başladım.

 2-) Kainatta var olan canlı ,cansız bir çok varlık hareket ederken Ses çikarır.

 3-) Mühim olan sesi  neyin çıkardığı mı ,yoksa o sesin çıkarken bize ne dediği mi ?

 4-) Günlük hayatın içinde müziğin olmadığı bir yer var mı? Bu durumda kulağımıza pamuk tıkayıp öylemi çıkalım dışarıya yoksa ,zararlı müziğe karşı bir savunma mekanizması mı uygalayalım .Mesela alışveriş için gittiğimiz her hangi bir yerde "lütfen biz alışverişi bitirene kadar müziği kapatın mı diyelim.

 5-) Hiç yabancı müzik dinlediniz mi ? Yani bir kelimesini bile anlamadığınız müzikten bahsediyorum. Emparyalizm ve savaşa karşı Medyadan daha güçlü bir biçimde nasıl gündem oluşturabilirsiniz mesela ? Nato ismi Size ne hatırlatıyor? Sanatçı olabilir mi  ?char jovan  isimli şarkıyı , ya da Kitaro ismini duydunuz mu hiç ?
Yani ritim sanatçıları acaba sadece dikkat çekeçek sesler çıkartan enstürmanlar mı kullanıyorlar? Def altı üstü tabaklanmış bir deri parçası değil mi ?milyarca liraya mal olan onca müzik aleti neden bataklıklarda yetişen bir saz parçasından ibaret olan ney kadar  etkili ses cıkartamıyor? Osmanlı  saraylarında Ud taksimlerini kimler dinlerdi ?

    Kendi adıma evrensel ve mubah  olan ne varsa seviyorum. Müzik te  buna dahil.Bilmeden  bir haram  işlemekten Alemlerin Rabbi'ne sığınırım.Bu vesile ile SANATÇILIKLARI  ve AHLAKLARI ile hayatımda  yer alan tüm  GÜZEL Müzik yapan insanları : 

   :X32  :X32   :X32   :X32   :X32   :X32  :X32  :X32  :X32  :X32                    X:02   X:02   X:02   X:02   X:02

 Son günlerde dinlediğm Hazırladığı CDlerde ; türkçe ,arabca ve kürtçe İLAHİLER söyleyen Sayın Muzaffer Gürler'i  bu vesile ile tebrik etmek istiyorum.:X213X
Bu şekilde müzik yapan "BABAMIN EVLATLARININDA" bir gün Dünya listelerinde yer alacağına inanıyorum . :)  X:33X  X:33X  X:33X



Çevrimdışı Münhâsır

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 303
  • Konu: 5
  • Derviş: 1386
  • Teşekkür: 0
Musikinin dindeki yeri
« Cevapla #3 : 14/09/08, 04:55 »
Bu kapıya GÖNÜL verenlerin...
Menzil e gittiklerinde her şeye ama herşeye dikkat kesilmelerini tavsiye ederiz...
Hepimizin kafasında din ve tasavvuf a dair yığınla soru vardır...
Bu sorulara Allah (c.c) ın izni ile o mübarek beldeyi ziyaret edildiğinde etrafa şöyle bir bakındığında , kulak kesildiğinde bir çok sorumuza cevap bulabileceğimiz aşikardır...
O ortamdaki olup - bitenlerin ne anlamlar içerdiğini öğrenmemiz gerekir...

Oradaki insanları değil...
Sofi ye bakarak sofilik yapılmaz...

Ama o belde , gerçekten de döndüğümüz mekanlara uydurmamız ve o şekilde yaşamaya ve yaşatmaya çalışmamız gereken mukaddes bir beldedir...
Orada Resulullah (s.a.v.) ın torunları vardır...
Orada Ehli Beyt yaşar...
Orada zamandan gelip-geçmiş Allah (c.c) dostları...
Gelecekte de bu kapının hizmetkârları olacak mübarek zâtlar yaşar...
Örnek alınası işte budur...
Buna göre de isteyen istediğini alsın...
İstemeyen gözünü , kulağını , gönlünü kapasın ( Allah c.c muhafaza )...
Gidip de nasiplenememek , nasiplenip de kıymet bilememek !!!





Çevrimdışı IzDıRaP

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 23
  • Konu: 3
  • Derviş: 705
  • Teşekkür: 0
Ynt: Musikinin dindeki yeri
« Cevapla #4 : 14/09/08, 03:22 »


öncelikle vakit ayırıp yazmış olduğnuz içn tşk ederim ,ben bilmiyorum ve bu yüzden sizlere soruyorum aklımda soru işaretlerini yok etmek için inşaAllah bu konuda bana yardımcı olursunuz bunu gerçekten istiyorum
 ilk sorum şu : neden s. ebediyye TAVSİYE edilmemektedir, içinde yer alan hadislerin kaynakları belli  Allah dostlarının nakilleri mevcut  okuduğum incelediğim kadarıyla,neden tavsiye etmiyorsunuz,yanlış olan yer neresi , izahi yapıldı demişsiniz linki yazarsanız öğrenmek isterim sebebini ?

diğer  ise : muhacir kardeşin yazmış old

 Kainatta var olan canlı ,cansız bir çok varlık hareket ederken Ses çikarır.
elbetteki buna ne şüphe ki biz bu evrendeki seslerin kaçta kaçını duyuyoruz, benim sorum dinimizde musikinin yeri  ile alakalı yaratılıştaki sesle değil (gök gürlemesi,karınca ayak sesi,Güneşin dönme sesi, yağmurun yağma sesi,btikilerin zikri vb bununla alakalı değil sorum)

Mühim olan sesi  neyin çıkardığı mı ,yoksa o sesin çıkarken bize ne dediği mi ?   

bunu okuyunca aklıma tvlerde yayınlanan OLAN! şeyler aklıma geldi, ismini vermeyeyim bir şakıcı (rockçı) Fussilet suresinin 30, ayetini ve Asr suresini şarkı yapmaya çalıştı,yanlış okudu gerek mealini gerekse arapçasını ,düzeltme çabasına da gitmedi ....

ve diğeri ise yine kadın bir şarkıcı ünlü, ezanı okumaya kalktı  sadece okumakla kalmadı kaset haline sazlarla diğer müzik aletlerinide sokmaya kalkıştı (kulaklarımla canlı yayında duydum) acaba bunlarda da mı bizlere ne verdiğine bakacağız Allah rızası için doğruyu söyleyin . X:02

ve münhasir kardeş :
Hepimizin kafasında din ve tasavvuf a dair yığınla soru vardır...

evet var ve bu yüzden sizlere sormak ve gerçekten aydınlanmak istiyorum ,ben bu yolun başındayım dediğiniz gibi nefis şeytan oynamakta benle Allah rızası için beni aydınlatın ve beni en çok korkutan hadis ise şu :

Resûlullah efendimiz, ümmetinin başına gelecekleri bildirirken; "Benî İsrâil yetmiş iki

kısma ayrıldı. Ümmetim de yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan yalnız biri

kurtulacak, diğerlerinin hepsi Cehennem'e gidecektir." Eshâb-ı kirâm bunu işitince, "O

hangisidir yâ Resûlallah!" dediler. "Benim ve Eshâbımın yolunda olanlardır" buyurdu.

İslâm âlimleri, bu hadîs-i şerîfte bildirilen tek kurtuluş fırkasının Ehl-i sünnet olduğunu

bildirdiler. (Abdülhak-ı Dehlevî, İmâm-ı Rabbânî)



ALLAHU TEALA HZ. korusun inşaAllah tüm ümmet doğru fırkada oluruz bi iznillah...





Çevrimdışı Mesakin

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 459
  • Konu: 52
  • Derviş: 899
  • Teşekkür: 3
Ynt: Musikinin dindeki yeri
« Cevapla #5 : 14/09/08, 05:33 »
  Sorularınıza cevab verebilecek kadar ilim sahibi değiliz. Açtığınız konuda ki şahsi firkimi burda paylaşmak isterim.Bir rock ve ezan okuyan v.s. den bahsetmişsiniz.Bizi biz yapan tercihlerimiz degilmidir kurban?  Eğer bu tür hadiselere şahitlik edersek ,sonuç elbette bardağın boş tarafı olur.
  Sadece hiç bir hedefi olmayan şöhret meraklısı insanların tvde boy göstererek gündem oluşturmaları sonucu HİDAYET 'ine vesile olduğu bir insana rastlamadım.Bozuk bir araba egsozundan çıkan sesle ,bir davulun sesi aynı değildir mesela en azından "davulun sesi uzaktan hoş gelir" fakat durup düşünebiliriz suçumuz nedir ki gecenin bir yarısında bozuk bir egsozdan çıkan sesle uykudan uyanıyoruz ve ya Ramazan Davulu uzaktan çalarken güzelde pencerenin önünde çalarken niye sinir bozucu?Oysa pencereleri sıkı sıkı kapatırsak hiç bir ses sinirlerimizi bozamaz.Biz kendi tercih ve seçimlerimizi doğru yapabilirsek ,kendimizi yormak yerine  Seytanın ve nefsin yorulmasına sebebiyet veremezmiyiz.
  Sitede bahsettiğim  ve yerli ve yabancı bir çok ismi Tv den değil,Tevafukla tanıdım. Günümüzde bildiğiniz bir ortam varmıdır ki Müzik olmasın.Bizler aile efradımızı müzik adı altında yapılan bazı şaçmakılkardan muhafaza etmek istiyorsak Onların kulaklarından beyinlerine hitab edecek kalite de sesler olması gerektiğini düşünüyorum.
   Zaten bu alternatif seçimleri doğru yaparsak zamanla müzik özelliğini kaybediyor,Müzikle verilen misyon kalıyor.Bunun nasıl olduğunu Sol Görüşlü  şarkıcıların vb isimlerin oluşturduğu hasarla teyid edebilirsiniz. Adamın biri  müzik adı altında bir misyonu insanlara sundu,bunu yaparkenden o kadar etkili bir dil kullandı ki doğulu olmayan insanlar bile bu müziği hayranlıkla dinledi .Adamın ne olduğu belli değil fakat doğu gencliği ve orta yaş kesimi ile tanısma sansınız olursa bu adamın olusturdugu hasar sonucu ırk ve din arasında ikilem yasayan insanlara rastlayabilirsiniz.

  Birde Rahmetli Barış Manco Vardır  Eshab-ı Kehf 'in Kim Olduğunu yaptığı programla bize öğrenmemize vesile  olan Nadide insan ,Evet Eshab-ı Kehf'i  ve geçtiği ayeti ilk Barış Manço vesilesi ile öğrendim.
 Hani Şu en anlaşılmaz konuları bile Şarkı sözü yapıp tüm dünyaya söyleten adam. Hakim beye "Uzunlar yanmıyor hakim bey Kısa yoldan anlatmak gerek" diyen .  tv tarihinin en istisnai  programını yapan insandır Barış Manço.Yaptığı Müzikle ilgi çekmek şöyle dursun "kimbilr gittiği kaç ülkede ki İnsana Müslümanların nasıl naif olduklarını öğrenmelerine vesile olmuştur."


      Saadeti ebediyede Sigara kullanımı hakkında Şafii mezhebi ile ilgili verdiği bilgiyi 3 şafii ilmihalinden inceledik,ayrıca Nikah gibi ciddi olan bir mevzuuyuda isterseniz kendiniz diğer ilmihallerden bir araştırın.Sonuca kendiniz ulaşmış olursunuz İnş.
   
   Her seyden önce Ehli Beyt hakkında ki Ayetlere bir bakabilirsiniz.İster 72 fıkra hakkında ki hadisle ister "Ehli beyt ile alakalı ayetler ile kendi kararınızı kendiniz verirsiniz."

  İki cihan Serveri  (A.S.V.) "Mü'min'in niyyeti Amelinden Hayırlıdır " buyuruyor.Biz Niyyetlerimiz de İlahi Rızaya gayret gösterelim.Rabbimiz belki bizi  Niyyetimiz için gösterecegimiz gayretle inşâ Allah Sadıkların ve Sevdiklerinin  olduğu en Güzel yola iletir.




Çevrimdışı Münhâsır

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 303
  • Konu: 5
  • Derviş: 1386
  • Teşekkür: 0
Ynt: Musikinin dindeki yeri
« Cevapla #6 : 15/09/08, 00:42 »
Allah (c.c) râzı olsun kurbanım...Yazmaya çalıştığımız şeylerden dolayı bizi muhatab alıp , yorum yaptığınız için...
Öncelikle şunu belirtmeye çalışalım ki , siz yolun başında iseniz...
Biz henüz o yola uzaktan ne olup bittiğine bakanlardanız...
Bizim tasavvur ettiğimiz ve bize görünen ilgimizi çeken şeylerin...
Herkes tarafından da ilgisini çeksin istediğimizden dolayı bu bahsi açtık...
Biraz daha açmaya çalışalım İnşAllah...
Biz Menzil e gittiğimizde hemen hemen her iş yerinden çeşitli çalgılar eşliğinde...
Türlü-türlü kasidelerin okunduğunu , ilahilerin çalındığını duyduk...
Burada açıklanamayacak kadar ruhsat a tabi olan mevzular vardır...
Sizin de belirttiğiniz üzere yarım-yamalak ilmihal bilgisine sahip olmakla bu tip sorulara cevap vermemiz mümkün değildir BURADAN !!!...

Ancak şunu bir daha belitmek isteriz ki...
O mukaddes belde de ne gördük , duyduk isek ona göre kendi halimize çeki düzen vermemiz icab eder...
Sadece müzik konusu ile alakalı değil , benzeri konular üzerinde de bizlere yardımcı olacaktır oradaki uygulamalar...
Mesela Seyyidlerimizin düğününde DEF çalınmıştır , halaylar çekilmiştir...
Ve bazı dükkanlarda da DEF satılmaktadır bu SÜNNET İ uygulamak için ki ,
Resulullah (s.a.v) efendimizde izdivaçlarında def çalınmasına müsade etmişler , hanım sahabilerin ağıt yakmalarını men etmişlerdir...
Mü'min akıllı olacak , uyanık olacak...
İlk uyanma KALP ile olacak , kalp uyanınca da zaten tüm uzuvlarda uyanma başlayacaktır İnşAllah...
Namaz , Allah (c.c) tarafından Efendimiz (s.a.v) e ve ümmetine farz olunduğunda ELLİ VAKİT olduğunu bilirsiniz...
Ancak bu kadar vakit namazın AHİR ZAMAN ÜMMETİ ne ağır gelebileceğinden dolayı çeşitli peygamberler (a.s.) tarafından Efendimiz defalarca ikaz edilerek...
Bugünki BEŞ vakit e kadar indirgenmiştir...
Bu namaz bahsini , bazı şeylerde bizlere birşeyler hakkında fikirler vermesi açısından ele aldık...
Bu din kolaylıklar dinidir...Zorluklar değil...
Ayet ve hadislerde de geçmektdir...
Ve Efendimiz (s.a.v) zamanında Sahabenin 100 şeyin birini bile terk etmeleri kendilerinin helak olmasına sebeb vermesinin...
Âhir zaman ümmetinin ise bu 100 şeyden sadece birini dahi tutmaları ile kurtulabileceklerinin beyan edilmesi...
Bizlere az da olsa ANLAK gücü vermektedir diye düşünürüz...
Tabi ki bu kendi kafamızdan türettiğimiz şeyler ile yolumuzu tutalım anlamına KESİNLİKLE gelmez...
Ancak bir saatlik TEFEKKÜR ün değerinin 1000 yıllık nafile ibadetten daha efdal olduğunu da unutmayalım demek isteriz...
Biz Allah (c.c) ve Resul (s.a.v) unun yolundan gitmek istiyor isek...
Ehl-i Sünnet vel Cemaat inancına sahip isek...
Yanımızda bizi tekrar aydınlatmaya çalışacak bir Muhammed  MUSTAFA (s.a.v) da yok ise...
O Resul ün varisi olan ve bize de emaneti olan Ehl-i Beyt ve Âlim olan Allah dostlarının izinden , sözünden , hallerinden gitmek düşer...
...deriz...
Rabbim hepimizin yâr ve yardımcısı olsun İnşAllah...
Her NİYET imizi , O (c.c) nun Rızâsına göre olmasını nasip eylesin...Âmin.



Çevrimdışı IzDıRaP

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 23
  • Konu: 3
  • Derviş: 705
  • Teşekkür: 0
Ynt: Musikinin dindeki yeri
« Cevapla #7 : 15/09/08, 03:00 »
Allah razı olsun , evet oraya gittiğimde çalgılı ilahiler satılıyormuş!
  eğer ben bu yoldaysam nelere ruhsat old öğrenmek zorundayım ve ben burdaki vekillere sorduğumda NEDENN cvp alamıyorum geçiştiriyor beni, 'sen yolun başındasın takılma sorulara bak sen zikrine'diyorlar
bu durumu çocuk kandırmaya benzetiyorum , bana açıklanmak zorunda ki başındaysam anlayacağım şekilde kaynaklarıyla anlatmak zorundalar, şöyle misal vereyim sizlere
namaza duracaksınız , beyninizi kemiren sorular yumağıyla namazdan ne kadar tat alırsınız, namazda old ne kadar hissedersiniz bi bakarsınız ki namaz bitmiş! ve bu hep böyle devam ederse nasılsa bişey anlamıyorum tat almıyorum anlattıkları gibi bana olmuyor der vee       namazı bırakmaya kadar düşünürsünüz ve bırakırsınız!!
  ben nefisime yenilmek istemiyorum ,bu yolu bırakmak istemiyorum , yoruldum artık sorularıma cvp alamamaktan bu yolu bırakmaktan korkuyorum ,ve sizlerden yardım dileniyorum  X:04 bana kaynaklarıyla yazın lütfen




Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Musikinin dindeki yeri
« Cevapla #8 : 15/09/08, 03:40 »
Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Münhâsır

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 303
  • Konu: 5
  • Derviş: 1386
  • Teşekkür: 0
Ynt: Musikinin dindeki yeri
« Cevapla #9 : 15/09/08, 04:25 »
Allah (c.c) râzı olsun Izdırap kurban...
Kaynak... En doğru kaynak istiyorsan...
İnşAllah en yakın zamanda tekrardan git Gavs ımızın yanına ve sor ona bu ve kafandaki soruları...
"Ben soramam !!!" mı diyorsun...
Tamam...
Şöyle yap İnşAllah...
Yine git oraya...
Çalgı çalan dükkandan içeri gir sor " neden çalgı çalıyorsun , buna izin var mı ?" diye...
Git o DEF satan dükkana , sor " bunu satmanız günah değil mi ? " ...diye...
Kafana takılan ve sana iyice vesvese yapan ne kadar soru var ise...
GİT MUHATABINA...
Muhatabı GAVS ise...
Sor  İnşeallah...
Yok ben bunların hiçbirini yapamam diyor isen...
Sana verildiği , daha doğrusu KAZANDIĞIN kadar harca , ye-iç deriz...
Bu kapıda herkesin çalıştığı oranda Himmet ve idrak var derler...
Biz buna yürekten inanıyoruz...
Ben ve benim gibilerin âciz ve düçar kaldığı konular...
Hep çalışmamızın- ÇALIŞMAMAMIZIN ederi kadar...
Hayrlı Sahurlarınız olsun...Allah (c.c) a emanet olunuz...OLALIM.



Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.734
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Ynt: Musikinin dindeki yeri
« Cevapla #10 : 15/09/08, 23:16 »
Allah (c.c) râzı olsun Izdırap kurban...
Kaynak... En doğru kaynak istiyorsan...
İnşAllah en yakın zamanda tekrardan git Gavs ımızın yanına ve sor ona bu ve kafandaki soruları...
"Ben soramam !!!" mı diyorsun...
Tamam...
Şöyle yap İnşAllah...
Yine git oraya...
Çalgı çalan dükkandan içeri gir sor " neden çalgı çalıyorsun , buna izin var mı ?" diye...
Git o DEF satan dükkana , sor " bunu satmanız günah değil mi ? " ...diye...
Kafana takılan ve sana iyice vesvese yapan ne kadar soru var ise...
GİT MUHATABINA...
Muhatabı GAVS ise...
Sor  İnşeallah...
Yok ben bunların hiçbirini yapamam diyor isen...
Sana verildiği , daha doğrusu KAZANDIĞIN kadar harca , ye-iç deriz...
Bu kapıda herkesin çalıştığı oranda Himmet ve idrak var derler...
Biz buna yürekten inanıyoruz...
Ben ve benim gibilerin âciz ve düçar kaldığı konular...
Hep çalışmamızın- ÇALIŞMAMAMIZIN ederi kadar...
Hayrlı Sahurlarınız olsun...Allah (c.c) a emanet olunuz...OLALIM.

 :X32 :X32 :X32
Başka söze ne hacet
her şeyi açık net anlatmışssınız
islamiyet teslim olmaktır
vatandaşın bir demişki
"İslam Allah’ın indirdiği son hak dindir. Dayandığı temel kaynakları olan Kur’an ve Sünnet bütün ihtişamıyla insanlığın önünde durmaktadır. Yapılacak tek şey kayıtsız, şartsız, ön kabulsüz, art niyetsiz, içten pazarlıksız İslam’ın ne dediğini en doğru şekilde anlayıp teslim olmaktır. Ancak bu takdirde biz gerçek mümin ve Müslüman olabiliriz."
ve ızıdrap kardeş
önce kendinizle hesaplaşın




Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sofi olsana Biz aşık olmayız;bizi aşık ederler ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.165 saniyede oluşturulmuştur


Musikinin dindeki yeriGüncelleme Tarihi: 18/08/19, 00:54 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim