Mutluluk - Kitap Tanıtım
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.640 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22909 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Mutluluk, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1631 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Mutluluk}   Okunma sayısı 1631 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı uslu

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 867
  • Konu: 190
  • Derviş: 32
  • Teşekkür: 2
    • menzil yolu
Mutluluk
« : 07/09/08, 16:53 »
Asla mutlu olmamaları beklenen şartlarda yaşayanlar genellikle hallerinden memnunken, mutlu olmak için en fazla sebebi olan insanlar hayatta en mutsuz olanlardır. [...] Bir hikaye duymuştum, gerçekten yaşanmış mı bilmiyorum ama verdiği mesaj oldukça ilginç. Hikaye, Hindistan'ın ücra köşelerinden birinde yaşayan bir kabileyi araştırmaya giden Fransız antropologla ilgili. Antropolog, bir kaç yıl bu kabile mensupları ile birlikte yaşamaya başlıyor ve onların duygularını anlamak ve hayatlarını paylaşmak için bir süre zarfında kendisini dış dünyadan soyutlamaya karar veriyor.

 

Antropologun dikkatini çeken ilk şey bu insanların, zor şartlarda yaşamalarına ve karınlarını doyuracak kadar yiyecekten başka bir şeye sahip bulunmamalarına rağmen, son derece neşeli olmaları oluyor. Yaşam ortalamaları oldukça düşük olan bu insanlar için, genellikle ölümle sonuçlanan salgın hastalıklar ve metanetle karşıladıklar doğum sonrası bebek ölümleri sıkça görülen şeyler. Fakat hemen herkesin yüzü gülüyor, hemen herkes neşeli. Hatta bu neşe, antropologa bile sirayet ediyor. Bu insanlar, televizyonları olmadığı için, çoğu insanlardan "daha kötü şartlarda" yaşadaıklarını bilmiyorlar, dünyadaki herkesin kendilerine benzer bir hayat sürdüğünü sanıyorlar. Onun için de çoğunlukla mutlular, nadiren kavga ediyorlar. Antropolog, iki yıl sonra Paris'e dönüyor. Uçakta not tutarken bir ara başını kaldırıp etrafına baktığında birden dehşete kapılıyor. Yolcuların yüz ifadesinden kendisi yokken ülkede korkunç bir felaketin meydana gelmiş olduğunu düşünüyor. Zira kimsenin yüzü gülmüyor, kimse kimseyle konuşmuyor; sanki birbirlerinin yüzlerindeki acıyı görmek istemez gibi yolcular birbirlerinden gözlerini kaçırıyor. Antropolog da ne olduğunu öğrenmekten korktuğu için kimseye birşey sormuyor. Halbuki ortada felaket falan yok, sadece Fransız antropolog kendi insanının yaşayış tarzını unutmuş. (s. 59-50)

 

Gai Eaton, Allah'yı Hatırlamak, Çev: Salime Leyla Gürkan, İnsan Yayınları

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/mutluluk-t4066.0.html



Gönlüm uçmak isterken semavi ülkelere,

Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere!...

Necip Fazıl Kısakürek

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Ynt: Mutluluk
« Cevapla #1 : 25/09/08, 04:48 »
.....”Müslümanın” teslimiyet gösterdiği, “mümin” in sorgusuz sualsiz iman ettiği ve “muhsin”in bizzat yaşadığı bu şey nedir? “La ilahe illallah” önermesidir.

Bütün yalancı tanrılar içinde en baskın olanı ise insan egosu dediğimiz şey, yani kendisini yaratıcısından bağımsız kabul eden ve kendi kendisinin efendisi gibi hareket eden “benlik” tir. İşte bu benliğimiz, rehber edinmeyi reddeder, onun verdiği emirler de Kur’an da “heva ve heves olarak isimlendirilir. Arapça’da rüzgar manasına gelir heva. Kur’an, “heva hevesini  Allah edinen kişiyi” kuşların kaçırdığı veya rüzgarın aniden alıp uzağa götürdüğü şeye benzetir.

........Eğer biz bu dünyada imtihan ve hayal kırıklıkları yaşamazsak, bu dünyadan aşırı haz duymaya başlayıp, bu fani hayatın ardından gelecek olanı unutabiliriz. Ne yazık ki modern medeniyetin bütün gayesi bizi olabildiğince –konfor ve rahatlık- dolayısıyla –unutkanlık- içinde yaşatmaktır.
Arapça da “dünya” kelimesi, el-dünya bugünkü arzu ve ihtiyaçlarımızı ifade edercesine “yakın olan” hemen şimdi olan manasına gelir.

İşte Kur’an uyarıda buluınduğu insanların durumunu hatırlatmaktadır. Onlar ki, burunlarının önündeki ottan başka bir şey düşünmeyen inekler gibi yaşarlar. İslam ‘ın bizden istediği şey ise GÖZLERİMİZİ UFUK ÇİZGİSİNİN ÖTESİNE ÇEVİRMEMİZDİR”

Denilir ki iman ikrarında yer alan la-“hayır” kelimesi kendi kendine yeten gerçeklik, anında dünyayı yakıp bu yalancı tanrıyı yakıp küle çevirir. “yakın” olan şey yok olurken “uzak” olansa tüm haşmetiyle ortaya çıkar.

  Hasan Gaı Eaton --------Tanrıyı Hatırlamak (Remembering God) kitabından




"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Nasıl bir ‘bilmek’? Bereket ve bereketsizlik ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.245 saniyede oluşturulmuştur


MutlulukGüncelleme Tarihi: 21/11/19, 16:21 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim