Nakışa sabrımız yokken, ya Nakkaştan uzaklığa nasıl sabrediyoruz ki ? - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.086 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.734 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22952 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Nakışa sabrımız yokken, ya Nakkaştan uzaklığa nasıl sabrediyoruz ki ?, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2505 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Nakışa sabrımız yokken, ya Nakkaştan uzaklığa nasıl sabrediyoruz ki ?}   Okunma sayısı 2505 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.197
  • Konu: 794
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 111

Velilerden uzaklaşan, yolunu kaybeder

Kediyi aslan görüyoruz!

Âb-ı hayata nazar eden gönüllere, selam olsun. Allah’ın bir emir incisini kırmaktansa dünyasını, hayatını hiçe sayan gönüllere selam olsun…

Rabbimize karşı haddimizi biliyor muyuz? Allah Subhanehû ve Teâlâ’nın bize verdiği, sayısız nimetleri nerelerde kullanıyoruz? Öteleri gören gözüyle Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, bu dünyaya cife (leş) demeyi uygun görmüşken, akbaba hırsıyla bu dünyaya haris olmak, ne de acı öyle değil mi?

Hevâ ve hevesimize uymuş, örümcek ağlarına sinek gibi tutulmuş, dinimize uymayan şeyleri içimize sindirebilmişiz. Doğan kuşu gibi örümcek ağlarını yırtıp geçmek, kalp gözünü açmak, kalp huzurunu yakalamak, hakikatlere aşina olmak, Hakkın nuruyla mümkünken, yüzümüzü gönül sahiplerinden çevirmişiz…

Dünya menfaatleri gözümüzü bağlamış, kediyi aslan görür olmuşuz. Maksadımız, aşağılık dünya ilmi olmuş, yarasa gibi karanlığa rağbet etmişiz. Külhanda gül bahçesi yetiştirmeye çalışmış, can bahçemizi bakımsız bırakmışız…
Daima Hakk’ın rızasını arayıcı mıyız? Yoksa benlik davası peşinde miyiz? Yol bilmezlerin rehberliğinde nereye gidiyoruz?

Olmuyor işte…

Allah Resulü’nün yolundan gayrisiyle adam gibi yaşanmıyor.
Seven sevdiğine itaat eder öyle değil mi? Kelime-i Şehadet’e yürek karışmayınca, yolundan gitmeyince, sahte sevdalarda kahroldukça o sevda, ne sevdası ya Resulallah!..

Senin yolunu kimlere değişmişiz? Ne de ucuza gitmişiz. Padişah doğanına yabancılaştık da akbaba gibi leşe meylettik. (Allah’ın velileri Mürşid-i Kamillerden uzaklaştık; nefsimizin arzularının peşine düştük.) Baştık, kuyruk olduk Ya Resulallah!..

Velilerden uzaklaşan, yolunu kaybeder

Gönül erleri, göz nurunu artırıcı âb-ı hayat verirler. Allah dostları, velilerin huzurundan uzaklaşmayı şeytanın hilesi ve helak edici olarak görmüşler. Çünkü şeytan, yolunu kaybedene musallat olur, hileyle ayağını kaydırır ve başını yer.

Tamaha düşüp kerem sahiplerinden yüz çeviren, güvende kalabilir mi? Aydın gönüllülere bende olmayı, sultanlarla birlikte olmaya yeğlemek, olgun kişilerin tozunu toprağını, alçakların nimetine tercih edebilmek ne de hoş…

Karınca gibi taneye esir bir tamahkâr olmaktansa gök sofrasına oturmak gerekir. Nasıl tavus kuşunun yeri dar kuyu olamazsa insanoğlunun da yeri dünyevileşme kuyusu olamaz.

Bediüzzaman rahmetullahi aleyh şöyle buyurur: “Allah'ın nuruyla nurlanan bir gönlün semasını, hangi bulutlar kaplayabilir? Her an huzuru İlâhîde bulunmak bahtiyarlığına eren bir kulun ruhunu, hangi fâni emel ve arzular, hangi zavallı teveccüh ve iltifatlar ve hangi pespâye gaye ve ihtiraslar tatmin, teskin ve teselli edebilir?”

İlahî nura mazhar olan muttakiler, his gözünden sıyrılarak eşyanın hakikatine nüfuz ederler. Fakat hayvanî hissin tesiri altında kalanlar, ancak ayaklarının önünü görebildiklerinden, maddî ve manevî hayatta daima düşerler, felaketten felakete uğrarlar.
Vahiy sofrasına oturan yiğitler, zerrede boğulmazlar. Hakk için nefsiyle savaşmış ve hakikatin safasına ulaşmışlardır. Hakk’ın huzurundaki secdenin zevkini hiçbir şeye değişmezler. İhlâs sahipleri bölüğünden ayrılmazlar. Hak yolunda sonsuzlaşacak uyanıklık içinde bir hayat sürerler. Bilirler ki Hak’tan gayrı olan her şey, yılan zehridir.

Nefsin peşinde koşan, köleden beterdir

Rabbinin değil nefsinin peşinde koşanlarsa köleden beterdir. Köleler âşık değildir. Âşıklar da köle olmaz.

Güne Allah ile başlayıp yine O’ndan gafil olmadan, O’nunla günü sona erdirebilmek ne de güzel! Hakikatleri inkâr eden kimse, beyhude hayallere kapılır. Semalara yol bulamayan; sebepler bataklığında boğulur.

Meyil kanatlarımızla nereye gidiyoruz?

Sebepler kuyusuna mı yoksa sebepleri Yaratana mı?

Allahu Teâlâ yerine sebeplere koşmak, ne vakte kadar sürecek?..

Mevlana kuddise sirruhu şöyle buyurur: “Sabırsızlıktan, Hakk’tan başkasına yaklaşan, O’nun ayrılığıyla dertlerle dolar, hayırsız olur” ; “Mademki Cenabı Hakk, sebeplerle seni muradına eriştirmedi öyleyse niçin onlardan yüzünü çevirmiyorsun?”

Pislik böceği gülsuyuna rağbet etmez. Herkes layık olduğu mala müşteridir. Hakk’ı anınca üzüntü ve keder mi kalır? Nelere kaygılanıyoruz? Neyi tavaf edip duruyoruz? Kimlerin rızasını kazanmaya çalışıyoruz?

Bizler nefsi bey, aklı da esir ettikçe kurtuluş nasıl mümkün olacak? Akıl galip oldukça nefis zayıf düşer. Bizim nefsimizse ejderha oldu... Gece gündüz kaygısı yem olan ejderhalar, nasıl Hakk’a kulluk yapacak?

Hakk’tan daha hak sahibi kim vardır? Vefakârlıkta köpekten aşağı olmak, insana yakışmaz.
Dünyaya olan harisliğimizle Hakk’ın lütuflarına kör olmuşuz.

Nakışa sabrımız yokken, ya Nakkaştan uzaklığa nasıl sabrediyoruz ki?

Hakikatin safasına ulaşabilme duasıyla...

CAN YILMAZ
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/nakisa-sabrimiz-yokken-ya-nakkastan-uzakliga-nasil-sabrediyoruz-ki-t27693.0.html



"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Çevrimdışı Emsey

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 2.091
  • Konu: 139
  • Derviş: 297
  • Teşekkür: 136
Nakışa sabrımız yokken, ya Nakkaştan uzaklığa nasıl sabrediyoruz ki?


“En büyük ameli Salih birlik ve beraberliktir"
Gavs-i sani (k.s)

Çevrimdışı Bi_iznillah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 5.854
  • Konu: 896
  • Derviş: 5324
  • Teşekkür: 180
    • KEND!MCE(Bi_iznillah)
Hakikatin safasına ulaşabilme duasıyla...

mevlam razı ola....



♥ A L L A H I M !
Kalbimizi imanla, Aklımızı marifetinle, Ruhumuzu muhabbetinle,
 Beynimizi tefekkürünle, Cennetimizi Cemâlinle ihya eyle.
Amin Amin Amin ♥ ...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Şevksiz değil, şevk siz olun! Özel aracıyla cemaate son anda yetişti ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.099 saniyede oluşturulmuştur


Nakışa sabrımız yokken, ya Nakkaştan uzaklığa nasıl sabrediyoruz ki ?Güncelleme Tarihi: 05/04/20, 11:24 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim