Nakşibendi Nisbeti Allah Vergisidir - Günün Sohbeti
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.065 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.662 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 1 ileti gönderildi.. Toplam : 22916 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Nakşibendi Nisbeti Allah Vergisidir, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 4605 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Nakşibendi Nisbeti Allah Vergisidir}   Okunma sayısı 4605 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Nakşibendi Nisbeti Allah Vergisidir
« : 14/02/12, 03:17 »
Tatlı şeylerin cazibesi arıları nasıl çekerse, arılar bir sevk-i tabiîyle ellerinde olmadan tatlı şeyin arkasına nasıl uçuşurlarsa, Nakşibendî nisbeti de aynen onun gibidir. İnsanın elinde, dilinde ve ilminde olmayan Allah tarafından verilen bir nimettir. Verilen nimet belki şeyhinde bile bulunmaz.

Nisbet kalblere tasarruf eden Rabbû’l-âlemîn tarafından verilir. Taraf-ı İlâhî’dendir. O, kime murad ederse, sâdâtı kiram da mecburen ona verirler, kendi istek ve ihtiyarları ile değil. Eğer kendi istek ve ihtiyarları ile olsaydı, Gavs kendi çocuklarına verirdi. Halbuki Seyda-i Tâğî’ye verdi. Seyda-i Tâğî de kendi oğullarına vermedi. Eğer kendi elinde olsaydı oğluna verirdi.

Mevlânâ Hâlid (k.s.a)’in dörtyüz halifesi vardı. İçlerinden üç halifesini, itiraz ettikleri için merdud etmişti. Malûm, akşam namazından sonra eller aşağıya indirilir.

“Allahümme ecirnâ minennâr veedhilnel cenneh..” denir. (Veedğilnel cenneh..) derken ellerini yukarıya doğru kaldırırlarmış. Şeyh Mevlânâ Hâlid bunun bid’at olduğu ikazını yapınca onlar, her ne kadar bid’at ise de bid’at-i hasenedir, diyerek devam ederler. Bunun üzerine Mevlânâ Hâlid onları merdud eder. Onlar da kalkıp Mevlânâ Hâlid’in şeyhi, şeyh Abdullah-ı Dehlevî’ye afları için iltica ederler.

Şeyh Abdullah Dehlevî onlara: “Vallahi, benim yanımda bir şey kalmadı. Bütün nisbeti Hâlid aldı götürdü” der, “siz buraya boşuna gelmişsiniz. Peygamber (s.a.v) ümmetine hizmet nisbetle olur. Bendeki nisbeti de hep Halid götürdü, bende bir şey bırakmadı” cevabını verir.

Nisbetin gelişi su terazisine benzer. Hangi taraf yüksek ise o tarafa kayar. Sâdâtın nisbeti de böyledir. Rabbû’lâlemîn kalblere bakar. O’ herkesi tanır. Münasip gördüklerine verir. İlmi, fesahati olana değil.

Gavs-ı Hizânî’nin (Sibgatullah Ervasî) ilmi pek yoktu. Ancak şerhu’-muğni isimli kitaba kadar okumuştu. Ama şeyh Hâlid-i Öleki gibi bir âlim onun yanında hizmet ediyordu. Gavs ata binerken şeyh Hâlid-i Öleki sırtına basması için gelir, önünde eğilirdi. Demek ki iş ilimle değil. İlimle olsaydı şeyh Hâlid-i Öleki’de olması icap ederdi. Çünkü çok âlimdi. Gavs’a ders verecek kadar âlimdi. Gavs bile ona Şeyda diye hitap ederdi. İlmini sorduklarında “kendime nefis yapmayayım ama dünya üzerinde ilim kalmasa, ben kendi ilmimle yeniden kurabilirim” derdi. Eğer nisbet ilimle olsaydı bütün nisbetin onda toplanması, kimseye bir şey kalmaması icab ederdi.

Sâdâtın nisbeti Allah tarafından verilmiş, bir rahmet, bir hidayettir. Bu Ümmet-i Peygamber (s.a.v) içindir.

Gavs-ı Hizânî çok nadir sohbet ettiği halde, manevî tasarrufundan dolayı etrafında daima şaşılacak kadar, büyük bir kalabalık bulunurdu, cezbe ve muhabbet ise asla eksilmezdi.

Bir gün sohbet etmek için Gavs’tan müsaade alan oğlu bir saat kadar sohbet edip vaaz ve nasihat verdiği halde hiç kimsede cezbe ve hareket eseri görülmez, ses çıkmaz. Sohbet bitip de Gavs haydi namaz için kamet getirin deyince cemaatten bir feryad ve figan kopar. Cemaat birbirine karışır.

Oğlu: “Ben işi sohbette zannediyordum. Manevî tasarrufta olduğunu bilmiyordum. Sâdâtın himmeti manevî tasarruf-taymış. Ben zahirî zannederek sohbet etmekle bir tesir icra edebileceğimi düşünmüştüm. Halbuki hiç de öyle değil. Ben nerde, Gavs nerede.” der.

Şeyh Abdurrahman-ı Tâğî (k.s) vefat edeceği zaman Hazret çok üzülür, çok ağlar. Hazrete niye ağladığını sorunca, şu cevabı alır: “Efendim, insanın babası büyük bir tüccar olur da onun mirasından istifade edemezse ondan daha acı şey olur mu?” Seyda: “Doğru söylüyorsun ama ben seni başkalarının oğlundan ayırd etmedim. Başkasının oğlu yanımda nasıl idiyse sen de aynı durumdaydın. Aranızda fark gözetip sana özel muamele yapmadım. Diğerlerinden ayırmadım seni. Fakat şeyh Fethullah seni başkalarından ayıracak” diye cevap verir. Bir işaret gösterir.

Seyda, oğluna halifelik vermek istemez miydi? Tabiî isterdi. Ama onun elinde değildi ki. Ancak şeyh Fethullah’ı işaret edip, o sana özel muamele yapacak, dedi.

İnsanın nefsi olduğu müddetçe bir şey öğrenemez. Suya atılan taş, ağır olduğundan hemen suyun dibine batar, fakat hafif bir şey suya atıldığı zaman çökmeden suyun üstünde kalır. Suyun akıntısına uyarak mesafe kateder, menzil alır. Ama taş öyle değil. Su ne kadar derin olsa da suyun dibini bulur, batar. Hafif olan şey ise üstte kalır.

İnsan da böyledir. Nefsi olduğu müddetçe yerde sürünür, yükselmez. Hep yerle bir seviyede kalır. Nefsi taş gibi ağır olduğundan ondan menfaat de görülmez.

Suyla ateş bir arada durmadığı, birbirine zıt olduğu, birbiriyle imtizaç etmediği gibi, Allah yolu ile nefis de imtizaç etmezler. Bir arada olmazlar. Çünkü biri birine zıttırlar.

Nefis devamlı olarak Allah’ın emirlerine muhalefet, günah işlemek, Allah’ın tâât ve ibadetine karşı olmak, kibirli ve azametli olmak ister. Kimsenin kendisinden üstün, akıllı olmasını istemez. Her üstünlüğün kendisinde bulunmasını ister.

Rabbû’l-âlemîn de böyle isteklerden, bu gibi şeylerden razı değildir. Onun için Allah yolu, Allah’ın hoşnutluğu nefsin istekleriyle bir arada olmaz. İkisinden birinin tercihi ile diğerinin feda edilmesi lâzımdır. Çünkü ikisi birbiriyle bağdaşamazlar.

İnsan nefsle devamlı harb halinde olmalı, nefsin dizginlerini elden bırakmamalı, onun galip gelmemesi için çok hassas davranmalıdır.

İnsanın gayesi, Peygamberin (s.a.v) Şeriatı, Rabbû’l-âlemîn’in yolu olmalı, bütün hareketlerini buna göre ayarlamalı, nefsin yuvası olan vücudun rahatını düşünmemeli, gevşek hareket etmemelidir. Peygamber (s.a.v) şeriatından ayrılmamalı, o yolu takip etmelidir.

Her kim vücudun rahatını, keyfini düşünerek hareket e-derse, o kimse nefsi tarafından helake sürüklenmiştir. Böyle kimseler nefislerinin elinde esir gibidirler. Bilinmelidir ki nefisten daha büyük düşman yoktur. Nefsin arzusu, isteği, insanın imanını helake götürmektir.

Nefis dünyada rahatlık istemekle, âhirette insanın ebedî cehennem azabı görmesine sebep oluyor.

Nefsin düşmanlığı çok büyüktür, Firavn, Şeddâd, Karun gibilerin felâketlerine nefisleri sebep oldular. Çünkü büyüyen nefisleri, büyük iddialara kalkıştılar. Kendileri boş bir dava güttüklerini, ilâh olmadıklarını ve Allah’tan uzak olduklarını bildikleri halde, nefislerinin ilâhlık davasına boyun eğdiler. Çünkü nefisleri o kadar büyümüş ki, kendilerine hakim olmuştu.

Nakşibendî Tarikatının, Sâdâtın en büyük faydası, nefsi yok (*) etmektir. Nakşibendî zikirleri, letâifler hep nefsi yok etmek içindir. Nefsini yok edip onu teslim alan kimse, ancak Allah’ı tanıyabilir. Bu da Allah tarafından İlâhî bir lütufla mümkündür.

Hidayet verici, Hâdî, Rabbû’l-âlemîn’dir. Hidayet Allah’ın elindedir. İnsana düşen sadece vazifesini yapmaktır. Eğer Rabbû’l-âlemîn hidayet etmek isterse, sebep halk edip hidayetini verir. Şayet hidayeti yoksa bir hadise onun hidayet olunmasına engel olur.

Öyle kimseler vardır ki amellerini tamamlayıp, çalıştıkları halde, Allah’ın Keremine mazhar olamazlar. Bazıları da vardır ki Allah’ın keremine hemen mazhar olurlar.

Rabbû’l-âlemin insanı iyi bilir. O insanın ruhunun derinliklerini bilir. Bundan dolayı insan dikkatli olmalı, emeğini boşa çıkarmamalıdır. Hani bir söz var, “Sarı inek gibi olma” derler. Öyle ya sarı inek müsaade eder sütünü sağdırır. Sonunda bir tekmeyle hepsini döker. Emeği de böylece boşa gider.

Şeytan da öyle yaptı. Allah’a beşyüz(**) sene yerde ve gökte tâat ve ibadet etti. Bir günahla dergâhtan atıldı. Çünkü Rabbû’l-âlemîn onu kâfirlerden sayıp ebedî olarak lanetlemiş oldu. Şeytanın böyle bir felâkete uğramasına, i-manını kaybetmesine, amelini görmesi sebep oldu. Çünkü amelini görmekle kendinde nefis meydana geldi. Amellerini görmesi, amellerinin kendine zarar vermesine yol açtı.

Adem Peygamber ise, amelini değil de günahını gördü. Gördüğü günahı yüzünden tövbe, istiğfar etti. Rica ve niyazda bulundu.

Şeytanın amelini görmesi ile kendisinde nefis hâsıl oldu, kibir oldu, nihayet bütün amellerinin reddedilmesine sebep oldu.

İnsanın amelini görmemesi, hep günahlarını görmesi lâzımdır. İnsan bir şey olmadığını bilmelidir. Hayrını, amelini değil, hep günahlarını devamlı gözünün önünde bulundurmalıdır. Çünkü insan amelini görünce kendinde nefis meydana gelir, nefsi kabarır.



(*) Nefsi yok etmekten maksat, kötü arzularını yok etmektir.
(**) Çokluktan kinaye bu rakam verilmiştir. Şeytanın çok fazla ibadet etmiş olduğunu anlatmak için bu üslup çok kullanılır.



Seyyid Abdulhakim El-Hüseyni (ks)
Sohbetler

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/naksibendi-nisbeti-allah-vergisidir-t29902.0.html



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...

Çevrimdışı Mostar

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 891
  • Konu: 21
  • Derviş: 3265
  • Teşekkür: 3
Okundu: Nakşibendi Nisbeti Allah Vergisidir
« Cevapla #1 : 14/02/12, 11:29 »
Allah(cc)razı olsun. :gül:


RABBİMİZ " Soracak : " BEN Hep Seninleydim , Ya Sen Kulum Kiminleydin ???

Çevrimdışı Şekerlik

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 778
  • Konu: 136
  • Derviş: 17204
  • Teşekkür: 99
Okundu: Nakşibendi Nisbeti Allah Vergisidir
« Cevapla #2 : 24/05/13, 03:23 »
İnsanın nefsi olduğu müddetçe bir şey öğrenemez. Suya atılan taş, ağır olduğundan hemen suyun dibine batar, fakat hafif bir şey suya atıldığı zaman çökmeden suyun üstünde kalır. Suyun akıntısına uyarak mesafe kateder, menzil alır. Ama taş öyle değil. Su ne kadar derin olsa da suyun dibini bulur, batar. Hafif olan şey ise üstte kalır.
 


Kerem et bir busecik bastığın topraktan. Dökülsün hasret yaprağı aşk ağacından. Baki.

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 146
Okundu: Nakşibendi Nisbeti Allah Vergisidir
« Cevapla #3 : 25/05/13, 02:21 »
Rabbül alemin kime murad ederse, sâdâtı kiram da mecburen ona verirler, kendi istek ve ihtiyarları ile değil.Kendi istek ve ihtiyarları ile olsaydı, kendi çocuklarına verirdi...Nisbetin gelişi su terazisine benzer. Hangi taraf yüksek ise o tarafa kayar. Sâdâtın nisbeti de böyledir.

Müthişş..tarikatı aliyeyi doğru anlamada ve Allah cc'den başka yönelecek varlık olmadığını bilmede..şeyh'de fani olurken kavramları doğru oturtmak da mühim bir yazı..

Allah cc razı olsun kardeş..


"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.197
  • Konu: 794
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 110
Yeni: Nakşibendi Nisbeti Allah Vergisidir
« Cevapla #4 : 13/09/14, 15:39 »
Sâdâtın nisbeti Allah tarafından verilmiş, bir rahmet, bir hidayettir. Bu Ümmet-i Peygamber (s.a.v) içindir.

 

 




"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Çevrimdışı smtkara

  • Üye
  • **
  • İleti: 83
  • Konu: 5
  • Derviş: 21289
  • Teşekkür: 18
Yeni: Nakşibendi Nisbeti Allah Vergisidir
« Cevapla #5 : 14/09/14, 01:55 »
Allah c.c Saadatı Kiram Efendinlerimizde ki nisbetten yararlanmamızı nasip eylesin ..


İnsan yaşamadıkça şerri , maalesef görmüyor rahmaniyeti.
Gözümüzü kapatıp ,gönlümüzü açtık..
Onun o şerefli aşkına diyar, diyar dolaştık ..



Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Tevbeye Gel Ebü'l-Hüseyin Nûrî ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.222 saniyede oluşturulmuştur


Nakşibendi Nisbeti Allah VergisidirGüncelleme Tarihi: 13/12/19, 09:40 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim