Namazda Kalp Huzuru İçin Sütre - Semerkand Aile
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.053 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.599 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 1 ileti gönderildi.. Toplam : 22897 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Namazda Kalp Huzuru İçin Sütre, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2473 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Namazda Kalp Huzuru İçin Sütre}   Okunma sayısı 2473 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Rehnüma

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.138
  • Konu: 197
  • Derviş: 20900
  • Teşekkür: 129
Namazda Kalp Huzuru İçin Sütre
« : 11/08/14, 11:44 »

Müminler için yönlerin belirleyicisi hükmünde olan Kâbe, kendisine yönelindiğinde kalbi de bir yön üzere sabit kılar. Kâbe’yle aradaki mesafeleri kaldırmak bakımından kullanılan sütre, kalbi Kâbe’nin huzuruna taşır ve belki Kâbe’yi kalbe odaklar.
 
Herkes oradaydı. Çocuklar, yaşlılar, erkekler, kadınlar, genç kızlar, herkes… Bir bayram günüydü. En güzel elbiseler giyilmiş, yüzler ak-pak. O mübarek Rasul de geldi nihayet. Herkesin buraya toplanmasını isteyen de oydu zaten. Kalabalık dalgalandı, selamını aldılar, tevazu ve vakarla yürüdü, en öne geçti. Sonra mübarek yüzünü kalabalığa döndü. Bir kargı getirilmesini buyurdu. Getirdiler. İşaret buyurduğu üzere mızrak en öne, kıble tarafına dikildi. Sonra Efendimiz s.a.v. mızrağın hemen önüne namaza durdu. Herkes saf tutarak O’na uydu. (Buharî)
 
Allah Rasulü s.a.v. Efendimiz sefere çıktığında da böyle yapıyordu. Namazını arazide kılarken, kıble yönüne ön tarafına bir kargı diktiriyordu. (Buharî, Müslim)
 
O’nun böyle yaparak namaz kılması, elbette Sahabe-i Kiram’ın dikkatini çekiyordu. Saflarda bulunanların önünde böyle bir şey yoktu. Demek ki imamın önüne böyle bir nesnenin konulması cemaat için de yeterli oluyordu.
 
Bir gün Efendimiz s.a.v.’e namaz kılanın “sütre”si soruldu. Yani öne konulan bu nesne. Buyurdu ki: “Eğerin arkalığı kadar bir şeydir.” (Müslim)
 
Bir defasında da: “Biriniz önüne eğerin arkalığı kadar bir nesne koyduğu zaman artık namazını kılsın; onun ilerisinden geçene aldırmasın.” buyurdu. (Müslim)
 
Ve: “Biriniz bir sütreye doğru namaz kıldığında ona yakın dursun ki şeytan namazını kesmesin…” Böylece sütreye yakın namaz kılınmasını, sütre koymanın şeytanın vesvesesine engel olduğunu işaret buyurmuş oluyordu. (Ebu Davud, Ahmed b. Hanbel )
 
Bu hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere, sütre eğerin arkalığı kadar bir şey, yaklaşık kırk beş santim… (Ebu Davud)
 
Bu amaçla kullanılan nesneye verilen “sütre” kelimesine gelince; Arapça’da örtme anlamına gelen “ setr ” kökünden türemiş bir kelime. Örtme işinin kendisiyle yapıldığı her nesne için isim olarak kullanılır ( Lisanu’l – Arab ). Namaz için kullanılan sütre ise, namaz kılan kimsenin önüne koyduğu veya diktiği nesneye denilir. Bir sütuna veya duvara doğru namaz kılındığında, o sütun veya duvar sütre edinilmiş olur. Hatta ön safta oturan bir kimseyi bile arka safta namaza duran kimse sütre edinebilir. Namaz kılarken bir sütre edinilirse, artık sütrenin ilerisinden insanların geçmesinde herhangi bir sakınca olmaz.
 
Namazın önünden geçme konusu önemli. Zira Efendimiz s.a.v.’in şöyle bir uyarısı var:
 
“Herhangi biriniz namaz kılmakta olan bir kardeşinizin önünden geçeceğine, yüz yıl orada durması daha hayırlıdır.” (Tirmizî, İbn Hibbân)
 
Sahabe-i Kiram, Efendimiz’in sünnetine uyarak namazlarında sütre edinmeye özen gösterirlerdi. Bütün İslâm alimleri namaz kılarken sütre edinmenin sünnet olduğunda ittifak etmişlerdir. Şekli ve miktarı konusunda farklı içtihatlar olmakla birlikte, en az kırk beş santim boyunda bir çubuk veya benzeri herhangi bir cismin yeterli olacağı hususunda ihtilaf yok. Bazı alimlerimiz , önüne koyabilecek bir şey bulamayan kimsenin uzunlamasına veya hilal şeklinde enlemesine bir çizgi çizmesinin bile sütre olarak yeterli olacağını ifade buyuruyorlar.
 
Bütün bu kavillere kaynaklık eden hadis-i şeriflerden biri şudur:
 
Meşhur sahabilerden Ebu Hureyre r.a. rivayet ediyor: Rasulullah Efendimiz buyurdu ki: “Biriniz namaz kılacağında yüzünün tam karşısına bir şey koysun. Bulamazsa bir sopa diksin. Sopa da yoksa bir çizgi çizsin. Bundan sonra önünden geçenler ona zarar vermez.” (Ebu Davud, Ahmed b. Hanbel)
 
Anlaşılıyor ki namaz esnasında ön taraftan geçenler namaz kılana zarar verebiliyor. Bu şöyle olabilir: Şeytanın en büyük gücü vesvese vermesi ve kalp huzurunu bozmasıdır. Namazda ön taraftan geçilmesi de kalp huzurunu bozabilir, vesveseye sebep olabilir. Böylece şeytan devreye girebilir. Bir cismi sütre edindiğimizde, aslında manen bütün bu kapıları kapatmış, şeytanın giriş yollarını engellemiş oluyoruz. Allah’ın huzurunda O’ndan gayrisinin gönlümüzü meşgul etmesinin önüne geçmiş oluyoruz.
 
Sütre, “örten şey” demek olduğuna göre, önümüze koyduğumuz bir sopa veya sandalye acaba neyi örtüyor? Elbette görünen bir şeyi örtmüyor ama mutlaka bir şeyleri örtüyor. “Yaptıklarımız niyetlere göre değer kazandığı” için, zahiren ön tarafa bir nesne koyma şeklinde gerçekleşen sütre edinme, manevi olarak Allah’tan gayrısının , mâsivanın üstünü örtüyor.
 
Cenab-ı Mevlâ’dan, huzurunda olduğumuzu bize hissettirmesi ve buna engel olabilecek ne varsa hepsine bir sütre ihsan etmesi niyazıyla…
 

FIKIHTA SÜTRE
 
Yüce Allah’ın huzuruna durmuş olan insan, alemdeki en büyük işi yapıyor. Herkesin saygı duyması, itina göstermesi gereken bir hali yaşıyor. Onun önünden geçmek, huzurunda olunana yani Allah’a hürmetsizlik olabileceği gibi, huzurun kıymetini bilmemek ve huzurda bulunanın gönül dünyasına zarar vermek demektir.
 
Bunun için, dört mezhebin alimleri konuyla ilgili hadisleri değerlendirerek namaz kılmakta olan kimse ile sütresi arasından bir başkasının geçmesini haram kabul etmişlerdir. Aynı şekilde, sütre edinmemiş olanın secde ettiği yerle kendisi arasından geçmeyi de haram görmüşlerdir. Bununla birlikte, bu geçiş namaz kılanın namazını bozmaz.
 
Arazide ve büyük camilerde sütre edinmeden namaz kılmak mekruh görülmüştür. Böyle geniş yerlerde secde yerinin ilerisinden geçmek caizdir. Ancak ev ve küçük mescitler gibi -tercih edilen görüşe göre- yaklaşık olarak yirmi sekiz metrekareden küçük yerlerde namaza duran kişi sütre edinmemişse, onunla önündeki duvar arasından geçmek Hanefî mezhebine göre haramdır.
 
Safın arasındaki bir boşluğu doldurmak için namaz kılanın önünden geçmek ise caiz görülmüştür.
 
Bir de namazın önünden geçti diye çocukları azarlamak doğru değildir. Namaza muhabbet ve saygı duymaları bakımından şefkatle, sevgiyle böyle yapmamalarını anlatmak güzeldir.

Semerkand Dergisi,Mehmet Işık | Mart 2005 | DİĞER YAZILAR
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/namazda-kalp-huzuru-icin-sutre-t35342.0.html



Arada bir yar köyüne varan derviş olur amma,
Gittiği her yeri yar köyü yapan kesin aşık’tır.
(Serdar Tuncer)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

İnsana dair Denizli Semerkand İletişim Merkezi ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.607 saniyede oluşturulmuştur


Namazda Kalp Huzuru İçin SütreGüncelleme Tarihi: 22/10/19, 20:48 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim