Nam-ı diğer müptelalık… - Semerkand Aile
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.053 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.599 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 1 ileti gönderildi.. Toplam : 22897 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Nam-ı diğer müptelalık…, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1639 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Nam-ı diğer müptelalık…}   Okunma sayısı 1639 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Nam-ı diğer müptelalık…
« : 30/12/12, 11:07 »
Ocak 2010 52.SAYI
BAĞIMLIYIM BAĞIMLISIN BAĞIMLIYIZ!

Ayşenur USLU kaleme aldı, MİZAH bölümünde yayınlandı.

Bağımlılık… Nam-ı diğer müptelalık… Bir başka ifadeyle tiryakilik… Daha başka bir şekliyle de alışkanlık olarak ifade edebileceğimiz bu mefhum, beşikten mezara kadar insanoğlunun yakasını kurtaramadığı kötü biiiir “şey”dir. Evet evet aynen öyledir.

Bağlanılan şey her ne olursa olsun uzaklaşma mecburiyeti hasıl olduğunda kişi önüne geçemediği bir nefis ile irade arasında kalma ve vazgeçememe hali yaşar. Bağlanma durumu etken ve edilgen olarak kazanılabilir. Etken bağımlılık kişinin kendi isteğiyle, edilgen bağımlılık ise başka birinin alıştırmasıyla gerçekleşir. Konuyu oldukça bilimsel ve ciddi bir şekilde açıklayarak yaptığımız girişin ardından, bağımlılığın günlük hayatımızdaki etkilerini inceleyeceğimiz gelişme bölümüne geçiş yapabiliriz. Haydi bakalım.

ADEMOĞLU İLK AYRILIĞINI YAŞIYOR

Aslında küçük bir kauçuk olan emzik, küçük bir bebeğin en saf ve temiz duygularla, yarı annemdir mantığıyla sevip benimsediği bir şeydir. Ve hemen hemen tüm ademoğlunun ilk bağımlılığı, ilk vazgeçme zorunluluğu, ilk ayrılığıdır. Tabii burada önemli olan madde değil, ona yüklenen manadır. “Yarı annedir” diyoruz basite almamak gerekir. Üstelik başlangıçta bebek emziğe alışmayı reddeder. Ama anne tarafından cebren ve hile ile, reçel, bal gibi tatlandırıcılarla cazibeli hale getirilerek bebeğe sevdirilir. Malum anne açısından emzik bir nevi kurtarıcı, son derece etkili bir susturucudur.

Bu emziği sevme olayı ilerleyen aylarda bebek açısından aşka dönüşür. Her fani şeyin başı ve sonu vardır ya, zaman ilerledikçe emzik bırakılması gereken bir aparata dönüşür zira bırakılmaması durumunda kalıcı çene bozukluğuna yol açar. Gelgelelim ilk vazgeçişini yaşamak zorunda kalan çocuk açısından bu dönem fevkalade sancılıdır. “Damdan düştü, köpek aldı, polis amca kızıyor” bahaneleriyle çocuk kandırılarak emzikten uzaklaştırılmaya çalışılır. Zavallı çocuk ne kadar gözyaşı dökerse döksün, bu defa istediğini alamayacaktır. İlk ayrılığını sineye çekip, kendine başka eğlenceler aramak üzere bu zorlu hayat yolunda yeni başladığı yürüyüşüne yalnız devam etmek durumunda kalacaktır.

DUMANSIZ HAVA SAHASINA BEN DE GİRMEK İSTİYORUM

Etken bağımlılığın en bilindik ve yaygın olanı sigaradır. Sigaraya kişi kendi isteğiyle, çoğunlukla da özentiyle başlar. Başlar başlamasına da sonradan “Hay özenmez olaydım nerden bulaştım bu merete!” gibi sözler hayatının değişmez replikleri olacaktır, bilememiştir. Özünde emzik gibi bir dudak keyfidir, ama o kadar da masum değildir; malum akciğerlerin en büyük düşmanıdır. Bırakılması en zor bağımlılıklardan biridir. Zorunluluk hasıl olmadıkça kendi hür iradesiyle bırakana da pek rastlanamamaktadır. Herhangi bir nedenden ötürü bırakılması gerektiğinde de insanı çaresizlikten amuda kaldırır mı, kaldırır.

Atalarımızın çivi çiviyi söker sözü bağımlılıktan kurtulmak için en sık başvurulan yöntemdir. Birinden kurtulmak için “yenisini edineyim bari” durumudur. Koca koca amcaların ağızlarında sakızla dolaştıklarına şahit oluruz da o vakit anlarız, karşımızdaki “dumansız hava sahasına ben de girmek istiyorum” diye çabalayan birisidir.
Eh, Allah kolaylıklar versin. Sigara içme isteği hasıl olduğunda hemen alınan bir avuç leblebi ile de sigara isteği bastırılabilir. Daha sonraki zamanlarda sigara unutulsa dahi bu sefer sakız ve leblebiden ayrılamama durumuyla karşılaşılabilir. Artık kişi leblebi müptelasıdır, sakızsız yapamamaktadır. O kadar ki bu durumdan kurtulmak için tekrar sigaraya başlansa yeridir. Bu kısır döngü böyle sürer gider. Buradan anlaşılacağı üzere, çivi çiviyi geçici bir süreliğine söker gibi görünse de, bu sağlıklı bir çözüm olmayabilmektedir. Bu durumda yetişkin kişi, bebekliğindeki iradesini hatırlamalı, -film sloganı misali- gerektiğinde sevmeyi gerektiğinde de gitmeyi bilmelidir?

HATUN KİŞİ BAĞIMLILIĞI

Hatun kişilerin bağımlılıkları; en çok dizilere ve dizi karakterlerine bağlanma şeklinde görülmektedir. Dizinin konusu ve kahramanlarına kendini kaptıran hanımefendi, evinde örgüsünü örerken kendi kendine “Ne olacak bu Asmin’in hali” ya da “Bak Adnan Bey karısına araba aldı sen daha uyu” dediğinde, bağımlılık had safhaya ulaşmış demektir. Kendisi de dizinin içinde yaşayan bu hanımın tez zamanda gerçek dünyaya dönmesi gerekmektedir. Bu tür bağımlılıklara yeni bir diziye başlamayı tavsiye etmemekle beraber, bağımlı kişinin çocuğuyla, eşiyle ve çevresiyle gerçek manada ilgilenmesini tavsiye edebilmekteyiz.

BAĞLANMIŞ, ÇÖZÜLMÜYORMUŞ

Bağımlılıklar içinde en zoru ve burada sözünü etmeden geçmenin imkansız olduğu elbette ki; “Sarı saçlarına deli gönlümü bağlamışım çözülmüyor” dizelerinden de anlaşılacağı üzere gönül bağımlılığıdır. İflahı ve ıslahı, iknası ve tesellisi yok denilecek kadar azdır. Bu bağımlılık dağları deldiren, çöllere düşüren cinstendir. Diğer bağımlılıklarda da olduğu gibi beyni kandırmakla çözüm bulmak neredeyse imkansızdır. Sabır, zaman, dirayet… Destek ifadelerini çoğaltmak mümkünse de, bu ve buna benzer tüm bağımlı durumdaki kişilere söylenebilecek en iyi söz sanıyoruz manimizde gayet net ifade edilmiştir: 

Alışma tütüne dumana,
Yapış dinine, imanına.
İlla bağlanmak istiyorsan,
Bağlan yüce Rahman’a.
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/nami-diger-muptelalik8230-t32370.0.html




Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Okundu: Nam-ı diğer müptelalık…
« Cevapla #1 : 30/12/12, 14:29 »
Bağımlılık… Nam-ı diğer müptelalık… Bir başka ifadeyle tiryakilik… Daha başka bir şekliyle de alışkanlık olarak ifade edebileceğimiz bu mefhum, beşikten mezara kadar insanoğlunun yakasını kurtaramadığı kötü biiiir “şey”dir. Evet evet aynen öyledir.

Allah cc razı olsun.


"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Okuma sevgisi bu olsa gerek:) Siemens Smart Chopper ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.572 saniyede oluşturulmuştur


Nam-ı diğer müptelalık…Güncelleme Tarihi: 22/10/19, 20:16 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim