Ne Emek Harcadık ki,Ne Bekliyoruz..? - Gönülhanem
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.015 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.484 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22857 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ne Emek Harcadık ki,Ne Bekliyoruz..? , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1548 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Ne Emek Harcadık ki,Ne Bekliyoruz..? }   Okunma sayısı 1548 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Gökkuşağı

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.056
  • Konu: 276
  • Derviş: 9430
  • Teşekkür: 8
İki kardeş düşünelim;Birisi anne ve babasına sürekli karşı geliyor onlara kötü davranıyor ve dinlemiyor.
Diğer kardeş anne ve babası için elinden geleni yapıyor.Anne ve baba hangi kardeşi sever?Tabi ki onları kırmayan elinden geleni yapan çocuklarını daha çok sever.Bazıları verilen imtihanların sonunda Rablerini bulurken bazılar da ömrünün sonuna kadar Rabbinden bihaber yaşar.Bazıları da yolu bulur düşe kalka devam eder...   

Rabbü'l Alemin,dünyada Rahman ve Rahim sıfatlarıyla tecelli ederek yarattığı bütün kullarına rızık verir,acır ve sever.Hep  O'na dönüşünü bekler,kapıları ardına kadar açar.Zaman zaman bazı kullarına anlaması için gerçekleri  görmeleri için imtihan eder.

Bu bağlamda insanları üç gruba ayrılmış olduklarını görüyoruz.İnsanlardan bir grup insan hayatı boyunca da böyle yaşayıp gider.Muhabbetullahın kokusunu bile duymadan ömrünü boş ve geçici hevesler uğrunda heba edip gider.Gerçekleri gördüğünde ise her şey için artık çok geçtir.Ve böylece sonsuz bir azabın içine kendini sürüklemiş olur.Ahirette kendi hesabını verdiği gibi,kırdığı kalplerin,haksızlık yaptığı malını gasp ettiği,zulm ettiği insanların da hesabını verir.Ve tam tamına iflas eder ki bu iflas dünya iflaslarına benzemez.Toparlamma,kurtulabilme  şansı yoktur.Çünkü en önemli şeyi şahadeti kaybetmiştir,küfre dönük yaşantısıyla...Dünyada Hiçbir zaman gerçekleri göremez bu kişiler, kalpleri dünya sevgisiyle katmer katmer olmuştur çünkü.Hatta dinini yaşamak isteyenleri bile ellerinden geldiğince engellemeye çalışırlar.Ve bir ömür boyunca nefsine zulüm etmeye,Yaratılış gerçeğini görmemeye, hoyratça yaşamaya devam ederler.

Allah herkesi sever de biz kendimizi sevmiyor,düşünmüyoruz.

Yaptığımız hatalarla asıl kendimize ve ahiretimize zulmetmiş oluyoruz., ama bunun farkında değiliz.sonra da Yaratıcı'yı suçluyoruz haşa''Rabbim bu derdi bana niye verdin?'',''ben bunu hak edecek ne yaptım?''gibi cümlelerle -Allah korusun- isyana doğru sürükleniyoruz.Hatta geçirdiği bunalımlar neticesine intihara sürüklenen gençlerimiz,haram olduğu halde dövme yaptıranların Müslüman kesiminde çoğalması  bunlar hep bilgisizlik,dini kuralları bilmeyişimizdeki eksiklik ve tv programları sebebiyledir.Bu programların kişiliğin oluşmasında azımsanmayacak bir payı vardır.
Hatta  izlenen bir çok korku filmi bile insanının kalbinin derinlerinde yaralar açmak da fakat bu yaralar sinsi sinsi ilerleyip tıpkı bir kanser hastalığı gibi belli bir yaş döneminden sonra ortaya çıkmaktadır.Psikolojik hastalıkların sayısı her geçen gün neden artıyor?Bir kişi geçirdiği sıkıntı ve problemler neticesinde kalbinde güç alabileceği manevi bir sevgi taşımadığı için bir de izlenen programların bilinç altındaki bazı bölgelerde kişinin korkularını tetiklediği için.

Biz ne kadar anlamasak da göz bir kamera hükmündedir.Her baktığın gördüğün şey kalbine iner ve orada oluşum gerçekleşir.Günahın,haramın özellikle namahreme bakmanın kalbe ne gibi kementler attığını bir düşünün.yada izlenen bir korku filminin bir zaman sonra insan hayatında ne yaralar açtığını.Farkında mısınız bilmem okul basma olayı ilk kez Amerika'da bir okulda gerçekleşmişti.Sonra bulaşıcı bir hastalık gibi her kafası bozulan,hadis kişilik Ya da ünlü olma maksadı artık o kişide nasıl bir ruhsal bunalım varsa...okul basmaya başladı hatta Türkiye'mizde bile yaşadık bu olayları...Osmanlı zamanında alimler,dehalar yetişirken şimdi kendine ve Müslüman kardeşlerine zarar veren hayatını tek birkaç dakikalık yanlış uğruna harcayıp heba eden nesiller yetişiyor.Boş şeylerin peşinde koşan,önemsiz şeyleri konuşan ve isteyen,elini kardeşinin cebine sokmayı maharet sayan,boş şeylerin  ardından giden bir nesil...

Bunu en büyük suçlusu bu yayınları yaparken dikkatsiz davranan tv'ler,okuduğumuz   şehveti tahrik eden resimleriyle evimize kadar soktuğumuz müstehcen gazete ve dergiler...Sonra o yayın organlarını  izlediğimiz ve izlettirdğimiz için,okuduğumuz için bizler... Bu yara hepimizin ortak yarasıdır.Bizler bu uğurda ne yapıyoruz?Maddi ve manevi destek olabiliyor,hizmet edebiliyor muyuz?Cephede askerlere kendi çocuğunu düşünmeyip  mermi taşıyan kendi çocuğunu sarmak yerine bir şey olmasın diye mermileri saran Elifcikler nerede kaldı?

Kendi,Müşrikler tarafından idam edilecekken dahi, Peygamberinin ayağına bir  dikenin bile  batmasını istemeyen Hubeyr'ler..?  İslam'ın çatısı altında   iyide güzellikde buluşan nesiller? 
Osmanlı döneminde bir Ermeni oruç tutan komşusunun yanında bile yemek yemekten haya ederken bugün kafelerde,soakalarda oruç tutan kardeşlerinin yanında elinde simit gezen  zihniyetler nerde,o eski düşünce tarzı nerde?Neredeyiz,nerde kaldık,hangi çıkmaz sokaklara daldık?

Nnedir bizi bu kadar bozan,yozlaştıran... Bunları iyi düşünüp güzel ebedi adımlar atmak lâzım oysa güzel düşünenlerin parası yok,parası olanların da zamanı yok yada ilmi bilgisi yok,yani farkında değil yaraların...Oysa bir mahalleye hırsız girse herkese zararı dokunur,kapkaç olayları sokakta yürünmeyecek boyuta ulaşsa,insanların hepsi bozulsa zararı hepimize dokunacaktır.Bir gün dokunmasa ucu bir gün mutlaka bize dokunur.Nasıl düzelecek yeni neslin geleceği ve onlarla birilkte yok olan bizim geleceğimiz,bizim ahiretimiz.Bizler gerçekleri göremiyoruz uyanamıyoruz Sen uyandır Yarabbi.!


Bugün tv dizilerinin çoğunda isyan ,şarkıların çoğunda isyan içeren ya da müstehcen  görüntüler ve sahneler var.Biz de bunları izliyoruz,çocuklarımız da  ...Ve bozuluyoruz gittikçe bu şekilde,taklit de işin içine girince alıyor başını gidiyor yozlaşma.Çoğunlukla zengin,hizmetçisi olan,helal haram yiyen tipler var karşımızda,dizilerde ve bunları izledikçe çocuklarımızın geleceğini bozuyoruz farkında olmadan.Bugün içki sahnesi olmayan bir dizi gösterin bana...Bir sürü vebale giriyoruz...Ne yapacağız,nasıl bu gidişe dur diyeceğiz.Öcelikle çocuklarımızın izlediği kanal program,dizi ve bilgisayara kısıtlama getirmek zorundayız.Yayınları güzel seçelim,dini eğitim içerikli yayınları tercih edelim.Ve bu ölçüde yayın yapan kanalları sonuna kadar destekleyelim,reytinglerini arttıralım ki toplum olarak bir yaptırım gücü oluşturalım.Bugün son zamanlarda dini programlarda artış görüyoruz,izlenmese ilgi çekmese hiç yayınlarlar mıydı ?.Kanalların çoğu  sadece Ramazanlarda bu yayınları akış gündemine alıyor.peki bizim sadece Ramazanlarda mı dinimize ihityacımız var,sadece Ramazanlar da mı dinimizin esaslarını öğreneceğiz?

Çocuklarımız yetiştirirken gerekirse bir dedektif gibi araştıralım çünkü bu basit bir şey değil.Bir insan yetiştiriyoruz.Topluma kök de söktürebilir,kendi hayatını da karartabilir Ya da arkamızdan dua ettirebilir.Hangisini tercih ederiz.bu sorumluluk daha çok annelere düşüyor sanırım.Artık elişilerini,dizileri,sabah programlarını bir kenara bırakıp çocuğumuzun şahsiyetine koyduğumuz tuğlalara dikkat etme zamanı.Bu çocuklar bize günahsız bir şekilde verildi,Müslüman kimliğiyle onları şekillendirelim.Bu bizim için en önemli iştir.Ahirette hesabı bizden sorulacak.Ama hangi diziyi izledin diye sorulmayacak.

Bugün birbirlerimizi ve akrabalarımızı ziyaretlerimiz dahi az oluyor.Ve konuşmak yerine bir araya gelse de yanlızmış gibi gözler hep tv'lerde...aman dizim kaçmasın...tamam kaçmasın ama onunla birlikte hayatın kaçıyor.onların hayatını yaşarken evde kendi çocuğunu eşini ne kadar ihmal ettiğini bir düşün.Net yüzünden ve tv yüzünden ne yuvalar dağılıyor kimbilir!eşler birbirinden ilgi göremiyor Ya da bir tv dizi baş karakterini hayatının eksenine oturtup evdekini beğenmiyor vs...vs...alan geniş...istediğini düşün...herkesin kendi hayatında veya çevresinde yaşadığı bu ve bunun gibi olaylar mutlaka olmuştur.

Peki neden hiç birimiz bu gidişe dur demiyoruz.Ne yapmamız lâzım?Farkında olmak çok bir şey ifade etmiyor çalışmak hizmet etmek lâzım.İslam'a hizmet etmeyenler vebal altındadır.Çünkü durum vahimdir.Küfür aldı başını gidiyor,yolsuzluk aldı başını gidiyor biz hala küçük dünyalarımızda tv karşısında,ev toplantılarında hiçbir şey yokmuş gibi davranıyoruz.Oysa yara büyüyor gittikçe...

Bir ressam yaptığı resim üzerinde nasıl titizlik gösterir,bir yazar yazdığı yazılar için kaç geceyi uykusuz geçirir.?Sakın yanlış anlaşılmasın bu sözler hep kendi nefsime...

Ya biz  bu güne kadar kendimiz ve  çocuklarımız için ne yaptık ki,ne bekliyoruz?

Gökkuşağı
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/ne-emek-harcadik-kine-bekliyoruz-t23843.0.html



Eğer aşk olmasaydı,aşk derdi olmasaydı,
Bu kadar tatlı sözü kim söyler,kim duyardı...

Çevrimdışı beyazaslan

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 16
  • Konu: 1
  • Derviş: 11772
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Ne Emek Harcadık ki,Ne Bekliyoruz..?
« Cevapla #1 : 22/10/10, 11:29 »
 X:01 X:01 eline sağlık  :X42




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

"Yâr ile Şimdi"- Şadan Yenişafak Abimizden Hediye.. Her Yer Sümbül Kokuyor ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.067 saniyede oluşturulmuştur


Ne Emek Harcadık ki,Ne Bekliyoruz..? Güncelleme Tarihi: 23/05/19, 03:32 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim