Nefsi tezkiye - Tasavvufi Bilgiler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 24.997 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.410 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22841 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Nefsi tezkiye , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2591 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Nefsi tezkiye }   Okunma sayısı 2591 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Nefsi tezkiye
« : 03/03/09, 04:16 »
İnsanın nefsi ilâhi tecellilere mazhar olabilecek yüksek ve kâmil sıfatlar üzere yaratılmıştır.
Azamet-i ilâhiyeyi bilecek kuvvet ve kudrettedir. Hakikati nurdur. Ama sonradan edinilen
( ârızî ) bazı vasıflarla bizim bulunduğumuz hale dönüşmüştür.

Bunu şu hale benzetebiliriz:
İnsan doğduğunda sıhhatli yaratılır. Bir müddet sonra ârızî olarak bazı tesirlerle hastalıklar
meydana gelir. O hastalıklar tabiplerin tedavisi ile giderilmeye çalışılır. Yani hastalık
o zatın aslî sıfatı değildir.

Bu misalle nefsimize bakarsak, nefsin zatı Allah'ın azametini idrak edecek kabiliyettedir.
Yaradılışında eksiklik yoktur. Nefs-i mutmainne, nefs-i râdiye, nefs-i sâfiye gibi ehlullahın
en yüksek mertebelerini hâvi olan nefsler, Allah'ın azametini idrak etmiştir.

Ama emmâre, levvâme, mülhime gibi bizim sıfatlarımız ârızî vasıflardır. Eğer bizler
seyr u sülûk ile ârızî vasıflarımızı tamamlar, hastalıklarımızı tedavi ile aslî suretlerine çevirebilirsek,
tasavvufî hayatı yaşamış oluruz. Böylece yüksek sıfatlar kazanabiliriz.

Allah Tealâ Kur'an-ı Hakim'de “Biz insanı en güzel surette yarattık.” buyurmaktadır.
Bu yüzden insan Allah'ın emir ve yasaklarına uyduğu kadar âlî, Allah'ı unuttuğu kadar asi olur.

Nefsi tezkiye edip ârızî vasıflardan kurtarmak, ilâhi tecelli ile olur. İlâhi tecelli Allah'a mahsus
olduğundan, onu celbedip kazanan Allah'ın rızasına ulaşır. İlimler, ilâhi tecelliye mazhar olacak
ârızî vasıflardan kurtarmanın usül ve metodlarını tebliğ içindir.

Allah'a nihayetsiz hamd ü senalar olsun ki, nefsimizin ârızî sıfatlarını arındırarak asliyetine
dönme hususunda, “ rahmeten lil alemin ” sırrıyla bize Hz. Muhammed   s.a.v.'i “sadık haberci”
olarak göndermiştir.

Alimin ilmi nefsi arındırma metodunu gösterir, seyr u sülûku gösterir. İlimle tasfiye yapılmazsa,
sahibi ne derece yüksek alim de olsa kendisini sorumluluktan kurtaramaz.

Nefsin devamlılığı ölünceye kadar mücahede ve riyazet gerektirir. Hangi makama çıkılırsa çıkılsın,
mücahede ve riyazet bitmez. Böylece peygamber ve velilerin makamı bir yerde kalmayıp devamlı terakki eder.

Bütün alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz, yaradılışı gereğince
ruhların nuru olmasına rağmen hâlâ yükselmesi, ilerlemesi sürmektedir.

“Bir kimse bir hayıra sebep olursa ona da bir misli verilir” hükmünce, Ümmet-i Muhammed   
şu asırda ne kadar amel yapıyorsa, Efendimiz'in makam ve mertebesini yüceltmektedir.

Bakır madeninden simya ile altın elde edildiğinde, o altının evsafı topraktan arındırılan altından
daha iyidir. Bunun gibi, âsi , mücrim bir kimsenin nefsini andırarak esfel -i sâfilînden âlâ- yı
illîyîne çıkması, onun değerini daha da arttırır. Çünkü bu kimse, nefsinin çirkin vasıfları az olan
insandan çok daha fazla mücahede ve riyazete gayret göstermiştir.

Günahtan nedamet duymalıdır ama Allah'ın rahmeti yanında günahın evsafı yoktur.

Fahreddin Râzî Hazretleri'nin beyanına göre, bir asi tevbe eder, Allah da kabul ederse
günahları sevaba tebdil olur. Demek ki dağdan eşkiya ve zalim olarak gelen bir kimse tevbe eder,
Allah Tealâ da tevbesini kabul ederse, derecesi medreseyi bitirmiş hocayı geçer.

Günahkâr ne zaman şikayetçi olsun? Tevbekâr olmazsa, tevbesi kabul olmazsa...
İşte o zaman dövünsün. İçimizdeki günahkârlara hor bakmayalım. Oysa biz yanlış yapıyor,
kötü yerden gelene hakaret ediyoruz. Unutmayın, ariflerin en büyükleri arasında isyan dairesinden gelenler olmuştur.

İsyanla gelen bir kul, Allah'dan utanıp gözyaşı dökerse, bu gözyaşları nefsine güvenen âbidin
ibadetinden Allah katında daha kıymetlidir. Bu yüzden, günahtan dönüp gelenler ayıplanmamalı,
hocalar böyle kimselere karşı asla sert olmamalıdır. Hastahaneye gelen bir hasta doktorun üstüne
kussa, doktor kızmaz. Sana ne oluyor da, yanlış iş yapan kimseye ateş püskürüyorsun! Sen doktor
kadar da mı merhametli değilsin? Doktor tıp ilmini öğrendi, sen de Allah'ın dinini tebliğ ediyorsun.
Doktorda bir merhamet varsa, sende bin merhamet olmalıdır.

Mehmet Ildırar
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/nefsi-tezkiye-t8653.0.html



Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Mihenk

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 619
  • Konu: 100
  • Derviş: 6504
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: Nefsi tezkiye
« Cevapla #1 : 08/06/11, 13:34 »


Alıntı
Alimin ilmi nefsi arındırma metodunu gösterir, seyr u sülûku gösterir. İlimle tasfiye yapılmazsa,
sahibi ne derece yüksek alim de olsa kendisini sorumluluktan kurtaramaz.

Nefsin devamlılığı ölünceye kadar mücahede ve riyazet gerektirir. Hangi makama çıkılırsa çıkılsın,
mücahede ve riyazet bitmez. Böylece peygamber ve velilerin makamı bir yerde kalmayıp devamlı terakki eder.

Allah razı olsun

 :X06


Bizi Bilen Bilir, Bilmeyen de Kendisi Gibi Bilir...

(Mevlana)

Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.181
  • Konu: 793
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 110
Yeni: Nefsi tezkiye
« Cevapla #2 : 17/09/15, 19:27 »
Eğer bizler
seyr u sülûk ile ârızî vasıflarımızı tamamlar, hastalıklarımızı tedavi ile aslî suretlerine çevirebilirsek,
tasavvufî hayatı yaşamış oluruz.

 


"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Photoshopta Yazı Çalışmaları (5) Hayatımı kolaylaştıran kurallar.. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.089 saniyede oluşturulmuştur


Nefsi tezkiye Güncelleme Tarihi: 26/03/19, 01:17 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim