Ney - Edebiyat Kültür Sanat
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.552 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22879 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ney , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 4711 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Ney }   Okunma sayısı 4711 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Ney
« : 22/01/10, 15:21 »
Herşeyin sırrı SABIRDIR.....
Acıya sabredersin adı METANET olur,
insanlara sabredersin adı HOŞGÖRÜ olu...r,
Dileğe sabredersin adı DUA olur,
Duygulara sabredersin adı HASRET olur,
Sevgiye sabredersin adı AŞK olur!


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/ney-t18724.0.html



"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.734
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Cevaplandı: Ney
« Cevapla #1 : 22/01/10, 22:14 »
Olsun inşaAllah


Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Cevaplandı: Ney
« Cevapla #2 : 26/01/10, 20:58 »


Bir vav çizermisin hocam, ucu ruhuma dokunan, ve okunurken "aşk" diye okunan...
Bir vav çizermisin hocam, ruhumdaki düğümleri çözermisin, bir kuğuyla "aşk" denizinde yüzermisin...
Bir vav çizermisin hocam, gözü dünyaya kapalı, vakur, derviş kafalı, "aşk"ı anlatır yüreği yaralı...
Bir vav çizermisin hocam, ağyare harf...
Ve son bır vav hocam
ucu kalbıme saplanan ve hiç çıkmayan..   
ozzy..



"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Cevaplandı: Ney
« Cevapla #3 : 27/01/10, 20:15 »
Verende "O" alanda "O"... Nedir senden gidecek? Telaşını görenlerde "Can" senin zannedecek.






Dinle neyden kim hikayet etmede
Ayrılıklardan şikayet etmede



"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.548
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 362
Cevaplandı: Ney
« Cevapla #4 : 27/01/10, 21:00 »
Verende "O" alanda "O"... Nedir senden gidecek? Telaşını görenlerde "Can" senin zannedecek.



 X:01

 :X06


Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı tekyol_menzil

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 646
  • Konu: 30
  • Derviş: 2974
  • Teşekkür: 6
Cevaplandı: Ney
« Cevapla #5 : 28/01/10, 16:15 »
evet sevgiye sabredersin adı aşk olur gerçek aşıklardan olabilme duasıyla


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı Gönül Mihmanım

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.810
  • Konu: 230
  • Derviş: 4163
  • Teşekkür: 28
Cevaplandı: Ney
« Cevapla #6 : 28/01/10, 18:29 »
Allah celle celaluhu Razı olsun :X06 amin amin..


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Cevaplandı: Ney
« Cevapla #7 : 30/01/10, 20:42 »
Amin.  :X06

Mesnevi-i Şerif'i "Dinle Neyden" diye başlar. "Ney'"den murad, kâmil
insandır. Kâmil insan her yönüyle örnek insan demektir. Hak yolunda
yürüyen insanları dört kısma ayırırlar. Birinci kısım; mahcub (perdeli)
insanlardır ki bunlar yaratıcının zatını bilemezler. Sıfatlarının...
zuhuru olan eserlere bakarak Allah (c. c.) hakkında bilgi
edinebilirler. İkinci kısım insanlar "arif" tabir edilen insanlardır.
Bunlar sıfatı zatıyla kaim ve zatı, sıfatı ile zahir müşahede ederler.
Üçüncü kısım insanlar "müstağrak" denilen insanlardır. Bunlar Allah'ın
sıfatlarını da, eserlerini de görmezler. Birlik makamında mahvü
müstağraktır. Dördüncü kısım insanlar "Kâmil insanlar" dır. Sıfatları
zatı ile ve zatı sıfatları ile görürler.

Ney;

(Kâmil insan-Veliler-Şeyh) dinin özüdür. Bunlar Peygamber varisleri olup,
dinimizle alakalı hakikatleri bu insanların dükkanlarında bulabiliriz.
Peygamberlik (Nübüvvet) Efendimiz (s.a.v.) ile sona erdi ve dinî
kurallar (şeriat) en mükemmel surette kitap halinde belirlendi. Hak
tealanın ilmi sadece Kur'an-ı kerim değildir. Çünkü "denizler mürekkep
olsa, ağaçlar kalem olsa Allah (c.c.)'ın ilmini yazmakla bitiremez
denmektedir. Kur'an-ı Kerim birkaç şişe mürekkeple yazıp bitirilebilir.
O halde Hakk'ın ilmini sadece Kur'an ile sınırlandırmak doğru değildir.
Musa (a.s.) azim Peygamber iken Hızır (a.s.)'ın yaptığı işlerin
hikmetine vakıf olamamıştır.

Bu hadise Hz. Musa için eksiklik
veya Hızır (a.s.) için üstünlük şeklinde telakki edilmemelidir. Cenab-ı
Hakk (c.c.) insanları uyarmak, bilgilendirmek amacıyla sürekli
Peygamberler göndermiştir. Peygamber kimdir? İnsan cinsinden bir
varlıktır. Ancak özel olarak yetiştirilmiştir. Peygamber makamına varis
olan veliler ve Şeyh Efendiler de özel olarak hazırlanmış insanlardır.
Bu noktada şu kelam-ı kibar söylenebilir: "Muhammed    (s.a.v.) de bir
beşerdir. Ama diğer beşerler gibi değil. Belki O, taşlar arasında yakut
(elmas) taşı gibidir." Değerli olan (elmas-yakut vs.) gibi maddelere de
"taş" derler. Değersiz olan çakıllara vs. de "taş" tabir ederler.
Söylenişte ikisini de aynı kelimede ifade ederler ama kıymette hiç aynı
olur mu? Olmaz.

Hz. Mevlâna "Allah adamı" diye tabir edeceğimiz
mürşidi- şeyhi kâmil insanı anlatırken, insanların yanılgıya
düşmemeleri için örnekler verir. "Şîr" Arapça'da iki manaya gelir.
Aslan ve Süt. Yazıda aynı olan bu iki şey manada aynı mıdır? Değil.
Aynı çiçekten beslenen iki cins arı aynı gıdayı alırlar ama biri bu
gıdayı bal haline getirir diğeri ise zehir

. Aynı bataklıktan
beslenen iki cins kamış, büyüyünce birisi şeker kamışı olur diğerinin
içi boş kalır. * Bu nedenle veliler ile diğer insanlar aynı değildir.
Aynı gören göz şaşıdır. Gerçeği göremez. Peki mademki Allah adamları
farklıdır, niçin insan cinsinden gelmiştir? Sorusunu cahiliye arapları
da sormuştur. Cenab-ı Peygamber için "Bunun yerine bir melek
gönderilseydi ya" demişlerdir. Buna cevap olarak çeşitli şeyler
söylenebilir. Ancak her cins ancak kendi cinsiyle ülfet eder.

H
Ali (r.a.) zamanında bir kadın koşarak huzura gelir ve feryat eder.
"gitti ciğer parem ey Emir, gitti" der. Ağlayan kadını susturup ne
olduğunu sorarlar. Kadın, Hz. Ali (r.a)'a emekleme çağındaki çocuğunun
bir evin çatısına çıktığını ve çatının ucuna kadar gittiğini, ve
çağırmalarına rağmen gelmediğini söyleyince, Hz. Ali (r.a) o evin
bulunduğu yere gelir ve durumu görür. Hz. Emir aynı yaşta başka bir
çocuğu alır evin üzerine çıkarır. Çatı ucundaki çocuk, kendisiyle aynı
yaştaki çocuğu görünce hemen emekleyerek onun yanına gelir ve çocuğu
kurtarırlar. Bu hikayeden maksat, insan ancak kendi cinsiyle mutlu
olur. Bu nedenle Yüce yaratanımız bize lütfetmiş ve merhameten
Peygamberini insan cinsinden göndermiştir. İnsan ancak kendi cinsini
dinler.

İnsanlar velileri kendi nefisleri ile kıyas ettikleri
için yoldan çıkmışlardır. Bu sebeple, Allah'ın seçkin kullarından pek
az kimse haberdar olabildi. Allah yerin ve göğün nurudur. Ay ve
yıldızlar ışığını güneşten alırlar. Onlar müstakilen ışık kaynağı
değildirler.

Ancak güneşin yansımasıdırlar. İşte ancak
Peygamberler Hakk'ın nurunu yansıtma kabiliyetine sahiptir. Peygamber
(s.a.v)'den bu ışığı (Nur'u) ancak veliler alabilir. İnsanlar da bu
Nur'u velilerden alabilir. Kalbinde ışık sahibi olan insan ancak
hakikati görebilir. Bunun için ayet, insanlara değil de iman etmiş
olanlara hitap etmektedir. "Ey, İman edenler, salihlerle beraber
olunuz" "salih" kimdir? Hz. Mevlana Efendimizin bahsettiği "Ney" gibi
olan mürşittir. Mürşidin bedeni Hakk nurunun lambasının konulduğu yer
(mişkattir) Bu bedende bulunan kalpte Hakk'ın nuru ışıldar.D

alıntı


"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Cevaplandı: Ney
« Cevapla #8 : 30/01/10, 20:57 »
Allah(c.c) razı olsun.Ney gibi olanlardan ayrılmamaya ve neylere benzemeye çalışanlardan olmak duasıyla vesselam... :X06



Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Cevaplandı: Ney
« Cevapla #9 : 30/01/10, 22:58 »
amin.  :X06


" Bu ne evcin bu ne tizin bu ne pestin sesidir. Ta ezelden geliyor bezm-i elestin sesidir."

Sümerceden Farsçaya geçen nâ veya nay, kamış, kargı anlamlarına da gelen bu çalgının en eski adıdır. Arap toplumunda üflemeli çalgıların hemen tümü için kullanılan mizmâr sözcüğü, (nefes borusu, ses organı anlamında) ney için de kullanılmıştır. Türkçe de ise hemen her zaman NEY olarak anılmıştır. Çeşitli Avrupa ülkelerinde de benzer adlarla (örneğin Romanyada naiu adıyla) adlandırılmıştır.

Farsça çalan, icrâ eden anlamına gelen zeden sözcüğünden takılanarak oluşturulan neyzeden bozularak, ney icrâcısı anlamında günümüzde de kullanılan neyzene dönüşmüştür. Aynı anlamda Arapça kurallarına göre oluşturulan nâyî sözcüğü de kullanılmıştır.

Sümer toplumunda MÖ 5000 yıllarından itibaren kullanıldığı sanılan bu çalgıya ait elimizdeki en eski bulgu, MÖ 2800-3000 yıllarından kalan bugün Amerikada Phledelphia Üniversitesi Müzesinde sergilenen neydir. Çalgının o dönemlerde de dinsel törenlerde kullanıldığı sanılmaktadır. Assomption rahiplerinden Thibautun esrârengiz, cezbedici, tatlı ve âhenkli bir ses diye tanımladığı ve şu şekilde şiirleştirdiği ney sadâsı, her dönemde insanları derinden etkilemiş, özellikle dinsel
duyguları çağrıştırmıştır.
Kamışların üzerinden geçerken,

Kuşları uyandırmaya korkan tatlı bir meltemin kanat çırpınışları

Sadâsından gelen bu özellik neyi, ilişkide bulunduğu her toplumda önemli bir çalgı haline getirmiştir. Türklerin İslâmiyeti kabûl ile birlikte kullanmaya başladıkları ney, Xlll. yüzyıldan itibaren İslâm tasavvufunun sembolü haline gelmiştir. Bunda bu yüzyılda yaşamış büyük mutasavvıf, filozof , şâir ve velî Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî nin rolü büyüktür.

XV. yüzyılda yaşamış bir gezgin olan Hoca Gıyaseddin Nakkaşın seyahatnâmesinde kendilerine mahsus bir nota yazısı geliştirip kullandıklarını da bildiğimiz Hıtay Türklerinin hâkanlık sarayında gördükleri oldukça ilginçtir:

Sadinfu şehrindeki hâkanlık sarayının önünde üçyüzbin kadar kadın ve erkek toplanmıştı. İkibin kadar sâzende sazlarını aynı sese düzenleyip (akord edip), hep bir ağızdan hâkana duâ ettiler. Köslerin iki yanlarında kemençe, ney, mûsikâr ve diğer sazlarla hânendeler oturmuşlardı. Neyzenlerin bazıları neyi bilindiği üzere çalıp, bazıları ortasındaki deliklerden üflüyorlardı.

Mûsikîde çok ileri gittikleri bilinen Hıtay Türklerinin neyi, Orta Asyada eskiden beri kullandıkları ve hatta onu tıpkı bir yan flüt gibi de üfledikleri anlaşılmaktadır.



"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı Ebediyat

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 232
  • Konu: 2
  • Derviş: 21466
  • Teşekkür: 6
Yeni: Ney
« Cevapla #10 : 02/02/15, 11:59 »
Allah (c.c) razı olsun inşâAllah.


''Hizmet Nimettir.''


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Yoldaşın Kur’an Olsun Seni dağladılar değil mi kalbim ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.192 saniyede oluşturulmuştur


Ney Güncelleme Tarihi: 23/08/19, 04:28 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim