Neye Niyet, Ona Kısmet - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.051 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.592 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22896 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Neye Niyet, Ona Kısmet, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2036 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Neye Niyet, Ona Kısmet}   Okunma sayısı 2036 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Neye Niyet, Ona Kısmet
« : 28/06/11, 02:30 »
Gözle görülmüyor, ortaya çıkmıyor, insanlar fark etmiyor diye niyetleri önemsemeyip sürekli amellerle ilgilenmek bizi hayal kırıklığına uğratabilir. Ümit bağladığımız sevaplar ahirette karşımıza günah olarak çıkabilir. Önemsemediğimiz niyetler ise birer kurtarıcıya dönüşebilir.

“Neye niyet, neye kısmet” diye bir söz vardır. Umulmayan bir neticeyle karşılaşıldığında kullanılır.

Hayatta her şeyin umduğumuz gibi gitmeyeceğini hepimiz biliriz. Ama bu bilgi hayallerimizin, temennilerimizin önüne pek geçemez. İçten içe isteriz ki her şey dilediğimizce olsun.

Görünürde çoğunlukla temenni ile netice farklı olsa da, güzel dileklerin daima güzel meyvesi vardır. Çünkü her şeye gücü yeten Rabbimiz bizlere bunun teminatını vermiştir. Bu teminat, iyi niyetlerimizin karşılığını alma teminatıdır.

Allah Tealâ içimizden geçirdiğimiz her güzel şeyin mükâfatını vereceğini bildirmiştir. Bu mükâfat doğrudan dilediğimiz sonuca ulaşmak şeklinde olabileceği gibi, yapmak istediğimiz ama imkan bulamadığımız bir iyiliği, güzelliği yapmışız gibi sevap kazanmak şeklinde de olabilir.

Bir hadis-i şerifte Efendimiz s.a.v. şöyle buyurmuştur:

“Kim bir iyiliğe niyet eder de o iyiliği yapamazsa kendisine bir iyilik yazılır. Kim de bir kötülüğe niyet eder de sonra vazgeçerse, ona da bir iyilik yazılır.” (Buharî)

Görüldüğü gibi imkansızlıklardan dolayı üzülmeye hiç gerek yok. Sözgelimi keşke param olsaydı da fakirlere yardım etseydim diyorsak yardım ve cömertlik sevabı alabiliriz. Hatta niyet, bu iyiliği gerçekten yapan kişinin içinde bulunduğu kibir, riya, dünyevî menfaat gibi bazı tehlikelerden de uzaktır.


Boş temenniler ve gerçek niyet

Ama iyi niyetin, güzel temennilerin bazı şartları vardır ki bunların başında samimiyet ve azim gelir. Gerçekten eline para geçse yardım etmeyecek birinin bol keseden dilek ve temennileri boşunadır.

Güzelce niyet edip de yapılamayan ameller için sevap yazıldığı gibi, görünüşte iyilik olduğu halde Allah rızası dışında bir amaçla yapılan amellere de günah yazılır. Peygamber Efendimiz “Ameller niyetlere göredir.” (Buharî) buyurarak bu konuyu bize açıklamıştır. Öyleyse en az yaptığımız işler kadar kalbimizden geçen niyetlere de dikkat etmemiz gerekir.

Yahya bin Kesir rh.a. şöyle demiştir: “Bir işteki niyeti güzelleştirmek o ameli işlemekten daha hayırlıdır.”

Gözle görülmüyor, ortaya çıkmıyor, insanlar fark etmiyor diye niyetleri önemsemeyip sürekli amellerle ilgilenmek bizi hayal kırıklığına uğratabilir. Ümit bağladığımız sevaplar ahirette karşımıza günah olarak çıkabilir. Önemsemediğimiz niyetler ise birer kurtarıcıya dönüşebilir.

Niyetleri güzelleştirmek sanıldığı kadar kolay değildir. Bazı insanlar kendilerine toz kondurmadıkları için niyetlerinin zaten düzgün olduğunu düşünebilirler. Halbuki alimler ve veliler aksini söyler. Nitekim Yusuf bin Ebsat rh.a. şöyle demiştir:

“Niyeti bozacak şeylerden kalbi temizlemek, uzun süre, meşakkatle ibadet etmekten daha zordur.”


Niyet amelden hayırlıdır

Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Müminin niyeti amelinden hayırlıdır.” (Beyhakî)

Ebu’l-Leys Semerkandî rh.a. hazretleri Tenbîhü’l-Gâfilîn adlı eserinde alimlerin bu hadis-i şerife yaptıkları farklı şerhleri dile getirmiştir. Bu açıklamalardan birincisine göre, amele dönüşmese bile güzel niyete sevap verildiği halde, güzel niyetten yoksun amele sevap verilmemesi sebebiyle niyet amelden üstündür.

İkincisine göre amelin belirli bir süresi olduğu halde niyette süre sınırlaması olmadığı için niyet amelden üstündür.

Üçüncüsüne göre ise niyetin merkezi kalp olduğu ve kalp de insanın merkezi olduğu için niyet amelden üstündür.

Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

“İnsanda bir et parçası vardır. Bu et parçası düzelirse bütün vücut düzelir, bu et parçası bozulursa bütün vücut bozulur. İşte o kalptir.”

Ebu Talip el-Mekkî k.s. hazretleri Kûtu’l-Kulûb adlı eserinde bu hadis-i şerifi şöyle açıklamıştır:

“Kulun niyeti düzelirse kul istikamet üzere devam eder, amellerini ihlâsla yapar. Kalp bozuk niyetten ve nefsin arzularından arınırsa, riya ve şehvetten de arınır. Kalp dünya malı kazanma arzusu ile bozulursa, vücudun diğer organları da övülme isteği ve gösterişle bu bozulmadan nasibini alır.”


Samimiyet: Hem Allah’a hem kula

Allah için yaptığımız işlerde samimi olmamız gerektiği gibi insanlara karşı da iyi niyetli ve samimi olmamız gerekir. Onların yüzüne gülüp içimizden başka şeyler düşünmek kalbin ikiyüzlülüğünü gösterir. Bu da kalp niyetin merkezi olduğu için bütün amellerimize bulaşır. Büyük velilerden Serî Sekatî k.s. hazretleri bizi bu hususta şu sözlerle uyarır:

“Bir kişi davet etmek istemediği birini yemeğe davet etse ve o kişi yemeğinden yese iki günah kazanır, eğer yemeğinden yemezse sadece bir günah kazanır. Bu iki günahtan biri gerçekten istemediği halde, samimiyetsiz bir şekilde ve geçersiz bir niyetle bu işi yapmasındandır. İkinci günah ise din kardeşini kandırarak sevmediği ve öfkeleneceği bir işe zorlamasındandır. Çünkü eğer davet etmek istemediğini söyleseydi, davet edilen kişi yemeğine gelmezdi.”

Niyetlerimiz güzelleştikçe davranışlarımız, davranışlarımız güzelleştikçe de hem dünyamız hem ahiretimiz güzelleşir. Bütün bu güzellikleri elde etmek için ne yapsak yeridir. Zaten niyetlerimiz bozuk olduktan sonra bizi kurtaracak bir reçete de yoktur. Bunun için Allah dostları sürekli niyetleri tazelemeyi hatta iki güzel şey arasında kalınca daha güzeline yönelmeyi tavsiye ederler. Davud-i Taî k.s. hazretleri şunları söylemiştir:

“Salih kişinin bütün derdi takvaya ulaşmaktır. Bu kişi, bütün organları dünyaya bağlansa bile, iyi niyeti sayesinde bir gün niyetindeki güzelliğe döner. Bütün derdi dünyalıktan ve nefsinin arzularından ibaret olan kişi ise, organlarının tamamı salih amellere bağlansa bile, bir gün mutlaka niyetine uygun olan duruma, yani dünya peşinde koşma haline döner. Zira onun içinde gizlediği gerçek emeli dünya menfaatleridir.”

Unutmayalım: Niyet hayırsa akıbet hayırdır.



Mükerrem METE
Mayıs 2011 149.SAYI

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/neye-niyet-ona-kismet-t27329.0.html



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Kabak ve Bostancı Menkibesi - Kuşcu - Deli Yürek Fincan Ve Yaşlı Kadın( dinlemenizi tavsiye ediyorum).. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.455 saniyede oluşturulmuştur


Neye Niyet, Ona KısmetGüncelleme Tarihi: 18/10/19, 00:26 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim