Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan - Akaid ve Fıkıh Bilgileri
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.065 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.656 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22914 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 18430 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan}   Okunma sayısı 18430 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı furkan61

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.891
  • Konu: 675
  • Derviş: 507
  • Teşekkür: 9
Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« : 26/09/08, 00:56 »
    NİKÂH TAZELEME
   
   
   Müslümanların zaman zaman nikah tazelemeye ihtiyaç duydukları ve bunu çeşitli usüllerle yaptıklarını biliyoruz. Fakat birçok kişi, bunun zor bir işlem olduğunu zannederek nikah yenilemekten uzak kalıyor. Kimileri de uygulama şeklini yeterince bilmediklerinden, nikah tazelemeleri usule uygun olmuyor.
   
   Bilindiği gibi, İslâm hukukunda evliler arasındaki boşanma hakkı en fazla üçtür. Üç boşamadan sonra, yeni bir evlilik geçirmeyen aynı kadınla bir daha nikahlanma ve boşanma hakkı olmaz. Ancak, bu durum boşanma yoluyla olan ayrılığa mahsustur. Müslüman erkek veya kadından biri -Allah korusun- iman dairesinden çıkıp “mürted” olsa, bu durumda nikah doğrudan bozulup, evlilik bağı ortadan kalkar. Fakat dinden çıkma durumunda bozulan nikah boşanma değil, nikahın feshidir (yok olmasıdır). Bu ise boşanma (talak) sayısını etkilemez. Erkeğin sebep olduğu boşanma hali dışında, her iki eşin sebep olabildiği bu gibi nikah feshinde, üç kereden çok fazla da olsa, herbirinde nikahın yenilenmesi mümkündür.

   Yine bilinen fıkhî bir gerçektir ki, mürted olmuş kişinin hiç kimseyle nikahı sahih değildir. Önce müslümanken, evlendikten sonra dinsiz olan kimse de nikah bağını koparmış olur.1 Bu durumdaki kimseyle evlilik hayatını sürdürmek caiz değildir. Ancak, imanı bozulan eşin tevbeyle iman tazeledikten sonra, şartları çerçevesinde nikahını da yenilemesi gerekir. Sadece tevbe etmek nikahın tazelenmesi için yeterli olmaz.
   
   İman Nasıl Bozulur?
   İmanın şartlarından birini inkar eden veya dini zaruretlerden namaz, oruç, zekat gibi kesin farzları inkar ve tahkire kalkan, yahut zina, şarap, faiz gibi kesin haramların haramlığını kabul etmeyen kimse, dinden çıkıp mürted olur. Bunun gibi din ve mukaddesata hakaret eden, müslümanın imanına ve kitabına söven de kafir olur. Müslümanlık iddiasıyla yaşadığı halde, baştan beri mezhep ve itikadı küfür üzere olan, ismen müslüman, fakat aslen kafir olan batıl inançlı kimseler ise putperest ve müşriklerden sayılır. Müşriklerin kendi aralarındaki nikahları geçerlidir.

   Müslüman erkeğin, ehl-i kitap denilen -dinine bağlı- yahudi ve hıristiyan kadınlarla evlenmesi, kerahetle de olsa caizdir. Ancak müslüman kadının müslüman erkekten başkasıyla evlenmesi caiz değil, batıldır, hükümsüzdür.

   Bilerek veya bilmeyerek küfre düşülüp imanın ve nikahın bozulması, yahut dikkatsizce sarfedilen bazı sözlerden dolayı boşanmanın meydana gelmesi ihtimal dahilindedir. Bu münasebetle zaman zaman tevbekâr olup, iman tazelemek gerekebilir. Ayrıca evliler için şartlarını gözeterek nikah yenilemek de ihtiyatlı bir davranıştır. Zaten nikah tazelemelerin birçoğu bu sebeple olmaktadır. Yani nikahın sıhhatine bir şüphe düştüğü zaman, şartlarına uygun olarak yenilenmesi isabetli olur. Böyle ihtiyata dayalı bir nikah için, ayrıca nikah bedeli (mehir) ödemek de gerekmez.
   
   Nikah Nasıl Tazelenir?
   Nikah tazeleme, bilinen nikah akdinin aynısıdır. Yani en az iki erkek şahit yanında, evlenen tarafların birbirlerini eş olarak kabullendiklerini açıkça ifade etmeleridir. “Ben seni eşim olarak (yeniden) nikahıma alıyorum”; “Ben de bu nikahlanmayı  kabul ettim.” gibi.

   Nikah yenilemede işin daha kolay şekli ise şöyledir: Erkek, nikahını yenilemek için eşinin vekalet ve rızasını alır. Uygun şahitler (ergen, müslüman ve en az iki erkek) huzurunda: “Ben, mevcut eşimi onun rızasıyla yeniden kendime nikahladım.” der. Böylece nikah yenilenmiş olur. Bir de bereketlenmek için Fatiha ve dualar okunabilir.

   Ancak, Şafiî mezhebinde kadının sadece erkek velisi veya velinin erkek vekili karşı tarafla nikah sözleşmesi yapabilir. Yani Şafii bir erkek, karısının velisinden vekalet alarak, karısının da izniyle nikah tazeleyebilir.2 Fakat gerekirse bu meselede Şafiîler de, Hanefileri taklid edebilirler.

   Bazen camilerde ve benzer topluluklarda, “Allahümme, innî üridü...” (Allah’ım ben istiyorum ki...) diye başlayan ve imamın cemaatle birlikte tekrarladığı bir nikah tazeleme şekli var. Bu durumda imam haricinde cemaatin söyledikleri, yetersiz telaffuzlarla ve şahitlik yönüyle de anlaşılmaz gürültülerle birbirine karışıyor. Bu durum bir hatırlatmanın ötesinde, nikah tazeleme için yeterli olamaz. Ancak hanımından nikah vekaletini almış bir-iki kişi, imamın yanına çıkarak onunla birlikte veya kendi başlarına cemaate karşı: “Ben mevcut zevcemi onun rızasıyla, yeniden kendime nikahladım” demiş olsalar, nikahları yenilenmiş olur.
   
   1- Kâsânî: Bedaiu’s-Sanai, Beyrut-1997; İbnu’l-Hümam: Fethu’l-Kadîr, Beyrut-1995, 3/394, 406
   2- Maverdî: el-Havi’l-Kebir, Beyrut-1994, 9/128; Beğavî: et-Tehzib, Beyrut-1997, 5/286



   Yusuf Özcan / Semerkand


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/nikah-tazeleme-yusuf-ozcan-t4717.0.html;topicseen




Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #1 : 26/09/08, 01:26 »
 
Müslüman erkek veya kadından biri -Allah korusun- iman dairesinden çıkıp “mürted” olsa, bu durumda nikah doğrudan bozulup, evlilik bağı ortadan kalkar.
......  din ve mukaddesata hakaret eden,
müslümanın imanına ve kitabına söven de kafir olur.



ne kadar önemli...

Allah (cc) razı olsun ..  :X06


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.708
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #2 : 26/09/08, 01:30 »
Allah (cc) razı olsun, çok önemli bir konuya değinmişsiniz.
Yarbay efendinin bu konu hakkında sohbetleri vardı. Sohbeti bulursak radyoda dinletiriz inşaAllah.
Yazının son kısmında anlatılan, camilerde cemaatle söylenen nikah tazelemenin sahih olmayacağını herkese anlatmaya çalışıyorum ama nafile.
Şartlar oluşmadığı için camide ne kadar bağıra bağıra nikah tazelesek boş. Üzücü olan taraf da bu nikah tazeleme işlemini imam efendinin yaptırması. Ya bunu cemaate anlatacaksın ya da yapmayacaksın.

Bir de bir seferde 3 talak meselesi var. Bazı alimler bir seferde 3 talak olamayacağını belirtmişlerdir. Bunu molla efendiden de duymuştum. Diyelim ki bir seferde 3 talak verildi bir nikah bozulur çünkü ikincinin bozulması için ikinci nikahının gerçekleşmiş olması gerekir. Yani zaten bozulmuş bir nikah yeniden bozulamaz. Üçüncüsü de aynıdır.
Rabbim bizleri bu tür davranışlardan muhafaza buyursun. Yuvalar yıkılmasın inşaAllah. X:02



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Mesakin

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 459
  • Konu: 52
  • Derviş: 899
  • Teşekkür: 3
Ynt: Nikâh Tazeleme
« Cevapla #3 : 26/09/08, 06:56 »
 X:01     X:02   Gerçekten çok vahim bir konu .Toplum genelinde bu konu bilinmiyor.İşin tuhaf yönü halkımızdan bazı insanlar resmi nikah kıyıldığında "dini nikahın" gereksiz olduğunu düşünenler bile var. 90lı yıllarda cumuk adı altında çıkarılan yasanın teferrruatlarını düşünecek olursak
Ailevi değerlerimizin ve İnanç sistemimizin ne kadar ciddi bir riskle karşı karşıya olduğunu anlayabiliriz.
   Bir tanıdığım Nikah akdini tazelemek için bir İmam Efendiye gidiyor.İmamın verdiği cevab  ;Cuma günü camiye gel cumada tazeleriz.




Çevrimdışı papiruss

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 4
  • Konu: 0
  • Derviş: 1816
  • Teşekkür: 0
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #4 : 03/10/08, 21:45 »
İyi günler bir konuda yardımınızı isteyecektim ben çok sinirli olduğum bir anımda eşimle kavga ettik. Ve ben istemedende olsa 3 kere ard arda boş ol boş ol boş ol dedim ve baban evine git dedim istemiyorum artık seni dedim. Öfkelendiğim zaman kendimi kontrol edememe gibi bir yapım var. Ve 3 kere söylemenin açıklamalarınıza göre ne anlama geldiğini 3 kere söylemenin geri dönülemeyecek şekilde olduğunu bilmiyordum. Bu durumda ne yapmam gerekiyor. Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.




Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.708
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #5 : 03/10/08, 21:51 »
Rabbim yardımcınız olsun "papiruss" kardeşim.
Biz duyduğumuzu yazdık. Size şöyle yapın, böyle yapın diyemeyiz.
Her önüne gelen fetva veriyor, çok dikkat etmemiz gerekiyor. Fetvayı ehline sormak lazım.
Ama madem yardım istemişsiniz, sizin için kaynağına ulaşır elimden gelen yardımı ederim.
Konuyu takip edin inşaAllah, nasip olursa yarın ulaşmaya çalışacağım.
Selametle.. :X06 X:33X



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.737
  • Konu: 696
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #6 : 03/10/08, 21:58 »
şöyle bir konu buldum ama en doğrusu Kalender'in kaynaktan alacağı bilgiyi beklemek doğrusu olacak
Rabbim yardımcınız olsun...

"Bir Müslüman karısına kızdığında "babanın evine git!" dese ve kalbinden bir şey düşünmeden bu sözü değişik zamanlarda üç defa tekrarlamış olsa durum ne olur?"

"Bize boşamanın Islâm Hukukundaki durumu sorulduğu için ona göre anlatmaya çalışacak ve başkalarının da bilgilenebileceği mülâhazasi ile meseleyi özetlemeyi deneyecegiz.

Islâmda karı ile kocanın birbirlerine üç itibarî bağla bağlıdırlar ve bu bağları koparma (boşama) yetkisi -bunu kendi isteği ile karısına vermemişse- erkeğe aittir. Her nasılsa boşanma gerektiğinde erkek bu bağları sözle de koparabilir ve aslolan (sünnî) bunları, cinsel ilişkide bulunulmamış üç ayrı temizlik içerisinde koparmak (boşamak) olmakla beraber, bid'at ve günah olsa dahî bir defada koparabilir. (Bunların niçini ve felsefesi sorulmadığından ona temas etmiyoruz.) Imdi erkek bu boşama yetkisini "sarıh" (açık) ve "kinaye" (üstü kapalı) olmak üzere iki tür beyanla kullanabilir. Arapça'daki "talâk" kelimesi ve Türkçe'deki "boşama" kelimesi bu konudaki açık ifadedir. Buna göre birisi karısına "sen boşsun"; "boş ol" "seni boşadım" gibi bu kökten türemiş bir irade beyanı kullanırsa, bununla neye niyyet etmiş olursa olsun, dış anlamı ile bu boşamadır, kocaya niyyeti sorulmaz. Ama aslında o, "sen boşsun" derken, aklın yoktur, hamile,değilsin, midende bir şey yok gibi birşeyi kastetmiş de olabilir. Bu durumda karısı kendisinden gerçekte (diyaneten, Allah indinde) boş değildir. Ama iş mahkemeye intikal ederse mahkeme açık bir beyanın bulunduğu böyle bir olayda kapalı olan niyyete itibar etmez. Ve ispatlanması halinde boşanmalarına karar verir. Buna da meselenin kazâî yönü (kazaen) denir.

Böyle açık bir ifade ile kullanılan "talâk" ya-da "boşama" o söz ile koca bir talâkı kastetmişse karısı bir ric'îi talâkla, üç talâkı kastetmişse üç talâkla boş olur; ikiyi kastetmiş olması halinde de bir ric'î talâkla boşanır. Çünkü bu sözün ikiye ihtimalı yoktur. Kayıtlanmamış boşama bir boşama demektir. Bu da ya bir tek olur veya bir bütün olur. Tesbiti için boşayanın niyyetine bakılır. "Ric'î talâk" yeni bir nikâha ihtiyâç olmadan erkeğin karısına dönebileceği talâktır. Açık (sarıh) ifadelerle bir ya da iki talâk verilmesi "ric'î" sayılır ve kaç talâk kalmışsa o kadar bağla koca karısına iddet süresi içerisinde istediği zaman dönebilir. Bu durumda kadının dönüşü kabul etmeme hakkıyoktur. Böyle açık (sarıh) boşama ifadeleriyle olan boşama, bir defada ya da ayrı ayrı üçe ulaşınca, kadın kocasından tamamen kopar (bâin talâk) ve normal şartlarda bir başka evlilik daha yaşamadıkça kocâsına ya da kocası, ona dönemez. Bu talâka "büyük kopma" anlamında, "beynûnet-i kübrâ" adı verilir. Kadına, az önce sözünü ettiğimiz gibi; bir "ric'î" talâk verilmesi ve iddet süresi içerisinde koca tarafından dönülmemesi (ric'at, yani müracaat edilmemesi) halinde, ric'î talâk bâin'e dönüşür ve artık yeni bir nikâh ve kadının rızası olmadan erkeğin dönebilme hakkı kalmaz. Buna da "küçük kopma" anlamında "beynûnet-i sugra" adı verilir. Üstü kapalı (kinayeli) boşama ifadelerine gelince, boşama ya da başka şeylere de ihtimalli bulunan ifadelerdir: "say bakalım!", "Rahmini ibra et", "sen bir teksin" gibi ifadelerle koca boşamayı kastetmişse, bir tek ric'î talâk olmuş olur. Çünkü bunlar tam kopmuş olmayı (beynûneti) açıkça anlatmayan kelimelerdir. Bunlarla olan talâkın ric'î olması bu yüzdendir. Bu üç ifadenin dışındaki kapalı ifadelerle talâk kastedilirse bâin talâk vakî olur. Bu ifadeler de; "sen kesin kopmuşsun, haramsın, ayrısın, yuların elindedir, kendi başına buyruksun, sülâlenin yanına!, Babanın evine git! Defol..:" gibi beyanlardır. Ister bir öncekiler, ister bunlar olsun, bunlarla ancak talâka niyyet edilmiş olursa talâk vâki olur. Bu sonuncularla bir talâka niyyet etmişse bir, üçe niyyet etmişse üç bâin talâk vâki olur. Yani bunlarla boşanan kadına koca yeni bir nikâh ve kadının rızası olmadan dönemez.

Bütün bunlar oldukça girift olan talâk meselelerinin bir özetinden ibarettir. Buna göre birinci soruda açık (sarıh) ifade ile karısına üç defa, hem de aynı anda "boş ol" demiş. Bu kişi, bir müftiye ya da hakime basvurmuş olsaydı ona sorulurdu: Ikinci ve üçüncü kez "boş ol" derken ayrı ayrı yani ikinci ve üçüncü talâka mı niyyet ettin, yoksa bunu, birinci defa "boş ol" sözünü tasdik ve te'kid için mi söyledin? Her bir defasında ayrı bir talâka niyyet etmiş ise, Hanefi Mezhebine göre kadın bir başka koca ile evlenmedikçe ona dönemez. Ancak böyle durumlarda başka mezheplerden yararlanmak Câiz olduğundan, bu kişiye nikâhı ile ilgili daha bir dizi sorular sorulur ve varsa diğer mezheplerden bir çıkış kapısı bulunur. Yok, eğer ikinci ve üçüncü sözleriyle birinci sözünü te'kid, takviye ve vurgulamayı kastetmişse karısını bir ric'î talâkla boşamış olur ve iddet süresi dolmadan doğrudan doğruya, dolduktan sonra ise bir yeni bir nikâh ve kadının rızası ile ona dönebilir. Fetva sorulan kişi, birinci sözündeki niyyetine bakmaz, çünkü "o boşama" anlamında açık bir ifadedir. Ikinci sorudaki, kapalı (kinâye) ifade kullanmış ve kalbinde boşamayı kastetmediğini söylemiştir. Buna müftü, hiçbir şeyin gerekmediğini söyler. Ancak müftüye değil de hakime gitmiş olsaydı hakim, bu sözü hangi münasebetle söylediğini sorar ve eğer karı koca kavgalaşırken ya da aralarında nikâh meselesini konuşurken söylediğini tesbit ederse, böyle bir durumda bu sözün başka bir maksatla söylenemeyeceğine hükmederek yine bâin bir talâkla karar verirdi. Gerçi haddi zatında bu, söyleyenin niyyetine bağlı bir sözdür.Bu sözle talâkı kastetmiş olması halinde, ilk söylediğinde karısı kendisinden boşanır. Artık ona nikâhsız denemez. Ikinciyi iddet süresi içinde söylemişse ikinci defa, üçüncüyü de ikinciden sonra iddet süresi içerisinde söylemişse üçüncü ve son defa boş olur. Birinciden sonra bir iddet süresi (üç hayız) geçmişse, artık diğer sözlerinin bir anlamı olmaz. Çünkü o tamamen yabancı bir kadındır."





Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #7 : 03/10/08, 22:33 »
Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

sayfa 297 - 304 arası açıklanmış inşaAllah ...


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı papiruss

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 4
  • Konu: 0
  • Derviş: 1816
  • Teşekkür: 0
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #8 : 03/10/08, 22:34 »
Rabbim yardımcınız olsun "papiruss" kardeşim.
Biz duyduğumuzu yazdık. Size şöyle yapın, böyle yapın diyemeyiz.
Her önüne gelen fetva veriyor, çok dikkat etmemiz gerekiyor. Fetvayı ehline sormak lazım.
Ama madem yardım istemişsiniz, sizin için kaynağına ulaşır elimden gelen yardımı ederim.
Konuyu takip edin inşaAllah, nasip olursa yarın ulaşmaya çalışacağım.
Selametle.. :X06 X:33X


Diğer arkadaşlara vermiş oldukları bilgiler için teşekkür ederim. Kalender kardeşimin ise yarınki cevabını şiddetler bekliyorum. Allah (cc) razı olsun...



Çevrimdışı Münhâsır

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 303
  • Konu: 5
  • Derviş: 1386
  • Teşekkür: 0
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #9 : 04/10/08, 00:33 »
Öfkeli anda verilen Talâk ın geçersiz olduğuna dair bilgimiz mevcut...
Ancak "KAYNAK" ımız yok...
Sadece aklımızda kalanını paylaştık...
Haklarınızda hayrlısı olsun İnşAllah...



Çevrimdışı papiruss

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 4
  • Konu: 0
  • Derviş: 1816
  • Teşekkür: 0
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #10 : 06/10/08, 17:31 »
Kalender kardeşim cevabını hayla beklemekteyim...



Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.708
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #11 : 06/10/08, 17:54 »
Kusura bakmayınız, ulaşamamıştım şimdi Dilaver Selvi hocamızla görüştüm. Aynen aktarıyorum:
"Eğer daha önce de nikah boşama olayı olmamışsa, 3 sefer "boş ol" diyerek bir nikah boşama gerçekleşmiş olur.
Eşlerin iki şahitle birlikte mehir belirleyerek tekrar nikah tazelemeleri gerekmektedir. "
Selametle.. :X06 X:33X



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Münhâsır

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 303
  • Konu: 5
  • Derviş: 1386
  • Teşekkür: 0
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #12 : 06/10/08, 19:56 »
Kusura bakmayınız, ulaşamamıştım şimdi Dilaver Selvi hocamızla görüştüm. Aynen aktarıyorum:
"Eğer daha önce de nikah boşama olayı olmamışsa, 3 sefer "boş ol" diyerek bir nikah boşama gerçekleşmiş olur.
Eşlerin iki şahitle birlikte mehir belirleyerek tekrar nikah tazelemeleri gerekmektedir. "
Selametle.. :X06 X:33X


Bu şekilde "iddet çekme" olayı yok o zaman...
Anladığımıza göre...
Ya da bu şekilde 3 defa "boş ol" demenin de fazla bir sıkıntısı yok...
Anladığımıza / anlayamadığımıza göre...
Peki , tümden boşanma neye göre oluyor...




Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.708
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #13 : 06/10/08, 20:24 »
Bu şekilde "iddet çekme" olayı yok o zaman...
Anladığımıza göre...
Ya da bu şekilde 3 defa "boş ol" demenin de fazla bir sıkıntısı yok...
Anladığımıza / anlayamadığımıza göre...
Peki , tümden boşanma neye göre oluyor...

"Kişi 3 defa "boş ol" derse bir nikah düşer" denildi. Hatta 3 talak meselesini sordum; "Kişi şartlarını bilmeyerek, yani aynı anda sürekli "boş ol" diye tekrarlayarak çok sayıda söylerse bu kişinin nikahı 1 kez düşer, ama kişi bilerek ve kasten nikahı tamamen feshetmek için söylerse, şartlarını bilerek  3 talak verirse (1 talak için 3 kez "boş ol" demesi gerekiyordu, 3 talak için 9 kere söylemesi gerekir) " kişi hanımından tamamen boşanır, fetvası budur buyurdular.



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Münhâsır

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 303
  • Konu: 5
  • Derviş: 1386
  • Teşekkür: 0
Ynt: Nikâh Tazeleme / Yusuf Özcan
« Cevapla #14 : 06/10/08, 20:28 »
Bu şekilde "iddet çekme" olayı yok o zaman...
Anladığımıza göre...
Ya da bu şekilde 3 defa "boş ol" demenin de fazla bir sıkıntısı yok...
Anladığımıza / anlayamadığımıza göre...
Peki , tümden boşanma neye göre oluyor...

"Kişi 3 defa "boş ol" derse bir nikah düşer" denildi. Hatta 3 talak meselesini sordum; "Kişi şartlarını bilmeyerek, yani aynı anda sürekli "boş ol" diye tekrarlayarak çok sayıda söylerse bu kişinin nikahı 1 kez düşer, ama kişi bilerek ve kasten nikahı tamamen feshetmek için söylerse, şartlarını bilerek  3 talak verirse (1 talak için 3 kez "boş ol" demesi gerekiyordu, 3 talak için 9 kere söylemesi gerekir) " kişi hanımından tamamen boşanır, fetvası budur buyurdular.



Allah (c.c) râzı olsun...Çok hoş oldu kurbanım...




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Hafız Taha'dan kasideler Ehl-i sünnetin reisi: İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe .. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.498 saniyede oluşturulmuştur


Nikâh Tazeleme / Yusuf ÖzcanGüncelleme Tarihi: 07/12/19, 00:13 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim