Ölüm döşeğinde ağlayan sahabe - Serbest Kürsü
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.129 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.916 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22986 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ölüm döşeğinde ağlayan sahabe, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1885 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Ölüm döşeğinde ağlayan sahabe}   Okunma sayısı 1885 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Birdamla

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 487
  • Konu: 96
  • Derviş: 42
  • Teşekkür: 1
    • birdamlagozyasi
Ölüm döşeğinde ağlayan sahabe
« : 14/03/15, 16:54 »
Ölüm döşeğinde ağlayan sahabe


Akıllı, bilgili ve siyasette dâhî bir devlet adami... "Mısır fâtihi" ünvanıyla meşhur bir sahâbe...Yiğit bir komutan...

Hz. Amr bin As.. Afrika’yı yarısına kadar fethetmiş büyük fatih.. nihayet ölüm gelip yakaya yapışınca o da onun karşısında erimiş ve yatağa düşmüştü. Ölüm döşeğinde uzanıyordu. Sanki o, büyük fatih Amr bin As değildi.. upuzun yatmış, yatakta son dakikalarını yaşıyor, Mevla’nın huzurunda nasıl hesap vereceğini düşünüyordu.

Keşke o dakikada ölseydim!

 Kainatın rehberi, tercümanı Efendimiz’in rahle-i tedrisinin önünde diz çöken, her birisi Hz. Muhammed  (sallallahu aleyhi ve sellem) kokusuna bürünen, gittikleri her yerde, kendisine bakan nazarlara “Sende burcu burcu Hz. Muhammed  kokuyor” dedirten, beşerin yıldızları olan Ashab-ı Kiram’ın her biri o kadar muhasebeli bir hayat yaşıyorlardı ki, gözleri hep Allah korkusundan gözyaşları döküyorlardı. Allah’ın azabını tasvir eden bir ayet duydukları zaman bayılıp kendilerinden geçiyorlardı. Onların azığı-yemeği adeta gözyaşlarıydı. Onlar, cennetle müjdelenmiş dahi olsalar, ağlarlar ve gözyaşı dökerlerdi.

İşte o kutlulardan birisi Hz. Amr bin As.. Mısır fatihi.. Afrika’yı yarısına kadar fethetmiş, her gittiği yere üzerinde Rasulullah’ın adı bulunan sancağı dikmiş, karşısına çıkan bütün güçler, kuvvetler erimiş büyük fatih.. nihayet ölüm gelip yakaya yapışınca o da onun karşısında erimiş ve yatağa düşmüştü. Ölüm döşeğinde uzanıyordu. Sanki o, büyük fatih Amr bin As değildi.. sanki ülkeler fetheden o değildi.. upuzun yatmış, yatakta son dakikalarını yaşıyordu.. dudağı teessürden acı acı burkuluyor, gözleri başka başka ufuklara bakıyordu.. Mevla’nın huzurunda nasıl hesap vereceğini düşünüyordu.

 Acaba Allah Rasulü’nün şefaati imdada yetişip kurtulacak mıyım? Yoksa baş aşağı mı düşeceğim? İşte o, bunları düşünüyor, yer yer ağlıyor ve teessür duyuyordu. Bir aralık başında bulunan oğluna şöyle dedi:

- Oğlum ölüm çok zor. Şu anda dağlar üzerime binmiş, gök yere inmiş gibi.. yer yukarı doğru çıkmış ve ikisinin arasında eziliyor gibi bir haldeyim. Biraz sonra da Allah’ın huzuruna çıkacak, hesap vereceğim.
 Hayatı Kur’an yolunda feda olmuş, İslam’ın çağlayanında kaybolup gitmiş, daima Allah için yaşamış bu büyük fatih işte böyle titriyor, Allah’ın huzuruna gitmeden ağlayıp endişe duyuyorsa, insanın aklına “ya bizim halimiz nice olacak” diye bir düşünce geliyor.

HAYATIMDA MÜHİM İKİ DEVRE VAR!

 Amr bin As devam ediyor:

- Evladım! Hayatımda mühim iki devre vardır. Birinci devrede, Rasulü Ekrem can düşmanımdı. Onu öldürmek, varlığını ortadan kaldırmak için uğraşıyordum. O gün ölseydim cehennemliktim. Allah bana acıdı ve beni o gün öldürmedi. Sonra Halid’le el ele, Medine yolunu tutup Allah Rasulü’nün huzuruna vardık. Herkes merak ediyordu. Sıra bana gelince elini sıktım, bırakmadım. Kelime-i şehadet getirdikten sonra Allah Rasulü’ne şöyle dedim:

- Ya Rasulallah! Ben günahkar bir insanım. Benim günahım pek çoktur. Allah’a dua eder misin günahlarımı bağışlasın.

 Bunun üzerine Allah Rasulü şöyle buyurdu:

- Ya Amr! Sen bilmiyorsun, insan iman ettikten, müslüman olduktan sonra Allah, geçmişteki bütün günahlarını affeder, onların yerine hasenat yazar.

İşte oğlum, keşke o dakikada ölseydim. Öylesine coşkun öylesine sevinçliydim ki, keşke o dakikada ölseydim. Ölseydim belki cennete girerdim.. ama ondan sonra dünyaya karıştık.. makam-mevki sahibi olduk.. koltuklara oturduk.. kumandan olduk.. bilir bilmez meselelere hüküm verdik... Şimdi akibetimden çok endişe ediyorum...

 Kısa bir zaman sonra da Hz. Amr, ruhunu Allah’a teslim eder.  İşte sahabe efendilerimiz böylesine korku-ümit arası muhasebeli bir hayat yaşıyorlar, bir gülerlerse, bin ağlıyorlar ve akıbetlerinden ciddi endişe ediyorlardı.
Allah aynı şuur ve hassasiyeti bizlere de nasip etsin.

BİR DUA

 Günahlarımızı bağışla ya Rabbi!

 Allah’ım! Bizleri verdiğin nimetlerin bereketinden mahrum etme. Vermediğin şeyleri de imtihan etme. Ya Rabbi! Düşmanlarımızın bize yaptıkları tuzakları boz ve onların aleyhimize komplo kurmalarına imkan verme. Birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere fırsat verme. Bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz hatalarımızı, günahlarımızı bağışla.

ALİ DEMİREL / BUGÜN GAZETESİ


gecen derste hocam bana bir hadis ten bahsetti ve eyüb ensar hz. afrikaya gitmis 6 ay sürmüs gitmesi ben bilmiyordum afrikada sahabe oldugu utandim hemen arastirmaya basladim. bu yazi cok hosuma gitti paylasmak istedim .....



Konu Adresi: http://www.dervisler.net/olum-doseginde-aglayan-sahabe-t35904.0.html;topicseen



........GAVSIM-SULTANIM........


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

90. Hatm-i Şerif Aşıklar ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.045 saniyede oluşturulmuştur


Ölüm döşeğinde ağlayan sahabeGüncelleme Tarihi: 11/07/20, 06:22 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim