Oruç ve Özür Sahiplerinin Durumları - İlmihal
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.550 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22879 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Oruç ve Özür Sahiplerinin Durumları, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2298 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Oruç ve Özür Sahiplerinin Durumları}   Okunma sayısı 2298 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Oruç ve Özür Sahiplerinin Durumları
« : 03/08/12, 00:00 »


Ramazan ayını diğer aylardan ayıran en önemli özellik, İslam'ın beş şartından biri olan oruç ibadetinin bu ayda ifa edilmesidir

Semerkand Aile Dergisi / Hüseyin Okur / Fıkıh

"Mazereti olmadığı halde ramazan ayında oruç tutmayan kişi, onun yerine bir sene oruç bile tutmuş olsa, ramazan ayının orucundaki sevabı elde edemez." (Hadis-i şerif)

Ramazan ayı; ibadetlerin ve yardımlaşmanın yoğunlaştığı, nefislerin terbiye edildiği, fakirlerin yedirilip içirildiği, görüp gözetildiği, sevap ve mükafatın, af ve mağfiretin arttığı bir aydır. Bu ay; tutulan oruçları, kılınan teravihleri, okunan hatim ve mukabeleleri, iftar ve sahurları, dua, tövbe, zikir ve niyazları ile baştan sona bir feyz, rahmet, bereket ve ecir ayıdır. Peygamberimiz'in (s.a.v) ifadeleriyle; "Bu ay, Cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanların zincire vurulduğu bir aydır." (Tirmizi)

Ramazan ayını diğer aylardan ayıran en önemli özellik ise, İslam'ın beş şartından biri olan oruç ibadetinin bu ayda ifa edilmesidir. Ergenlik çağına erişmiş akıllı müslümanların ramazan ayında oruç tutmaları farzdır. Bu şartlar kendisinde bulunduğu halde oruç tutmayan kişi günah işlemiş olur. Çünkü Rabbimiz bu kişilere, "Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz" (Bakara, 183) emri gereğince oruç farz kılınmıştır. Yüce dinimiz, özel durumlarından dolayı oruç tutmakta zorlanması muhtemel kişileri belirlemiştir. Kendilerine izin verilen bu kişiler, oruç tutmaktan muaf tutulmamışlardır. Oruç tutma borçları, elverişli bir zamana kadar geciktirilmiştir.

Bu kişiler dışında kalan, ergenlik çağına erişmiş akıllı müslümanların ramazan orucunu terk etmesi haramdır. Mümin olan kişi, dini bir mazereti olmadan, "Bugün tutmayayım, sonradan kazasını yaparım" dememelidir. Nitekim Peygamber Efendimiz de (s.a.v) şöyle buyurur: "Mazereti olmadığı halde Ramazan ayında oruç tutmayan kişi, onun yerine bir sene oruç bile tutmuş olsa, ramazan ayının orucundaki sevabı elde edemez." (İbn Mace)


RAMAZAN'DA KİMLER MAZERETLİ KABUL EDİLİR

YOLCULAR

Ramazan ayında yaklaşık 90 kilometrelik bir mesafeye gidecek kişi, oruca niyet etmeyebilir. Yolculuk hali bitince tutamadığı gün sayısınca orucunu kaza eder. Yolculuğa çıkan için, oruç tutmasında bir güçlük söz konusu olmayacak ise yolcunun oruç tutması daha faziletli olur. Bununla birlikte seyahate çıkan kişi, imsak ve iftar vakti nerede gerçekleşiyorsa orada iftarını açabilir ve oruca niyetlenmek için sahur yapabilir. Mesela uçakla seyahat eden kişiler, uçuş esnasında uçağın üzerinde bulunduğu şehre göre imsak ve iftar yaparlar.

HASTALAR

Oruç tuttuğu takdirde hastalığı artacak veya aklı başından gidecek olan kişiler oruç tutmayabilir yahut tuttuğu orucunu bozabilir. Bu durumda bulunan hastalar, iyileştikleri zaman oruçlarını gününe gün olarak kaza ederler.

HAMİLE VE ÇOCUK EMZİREN HANIMLAR

Hamilelik hem fiziksel hem ruhsal anlamda güzel sonuçları olan bir durum olmakla birlikte aynı zamanda kadın için bir yüktür.

Hamilelik anne için meşakkatli bir süreçtir. İmam Malik'in (rh.a) deyimiyle, hamileliğin başlangıcı sevinme ve mutluluk vesilesi, sonu ise ölüme kadar varabilen bir hastalık halidir.

Gün boyunca imsaktan güneş batıncaya kadar yeme ve içmeyi yasaklayan oruç ibadeti, hamile kadını ve onun aldığı gıdalarla beslenen cenini en çok etkileyebilecek bir bedeni vecibedir.

Hamile bir hanım, oruç tuttuğu takdirde kendisine veya karnındaki çocuğa bir zarar geleceğinden korkarsa orucunu tutmayabilir. Bu durumda olan hanımlar da hasta ve yolcular gibi, oruçlarını daha sonradan gününe gün olarak kaza ederler. Çünkü onların hükmü hastanın hükmü gibidir. Hasan-ı Basri'ye, kendisi veya çocuğunun hayatından endişe eden hamile kadının oruç tutup tutmayacağı sorulduğunda; "Hangi hastalık hamilelikten daha ağırdır, hasta için oruç yeme ruhsatı olur da daha ağır olan hamilelik için olmaz mı, elbette olur" diye yanıt vermiştir.

YAŞLILAR

Oruç tutmakta zorlanacak iyice ihtiyarlamış olan kadın ve erkek de oruç tutmayabilir. Bu gruba giren kişiler, sonradan oruçlarını kaza edebilecek gücü bulamayacaklar ise oruç tutamadıkları günlerin sayısınca, her gün için bir yoksulu sabah akşam doyuracak ölçüde fidye verirler.

DÜŞMANLA CİHAD EDEN ASKERLER

Ramazan ayı içinde düşmanla savaşmak zorunda kalan İslam askerleri de düşman karşısında zayıf düşmeleri ve savaşı kaybedecekleri endişesi taşıyorlarsa oruçlarını daha sonra barış/sulh günlerinde gününe gün olarak kaza ederler.

TEHDİT ALTINDA BULUNANLAR

Ölüm tehdidi altında bulunan, canı ve ırzı tecavüze, gaspa maruz kalan kişi, Ramazan orucunu tutmayabilir, tutmakta iken bozabilir. Kurtulduğu zaman gününe gün olarak orucunu kaza eder.

ŞİDDETLİ AÇLIK VE SUSUZLUK

Oruçlu bir kimse açlıktan, susuzluktan dolayı helak olmasından veya aklına bir noksanlık gelmesinden bir tecrübeye veya müslüman bir doktorun haberine dayanarak korkarsa, orucunu sonra kaza etmek şartı ile bozabilir.

ÖZEL GÜNÜNDE BULUNAN HANIMLAR

Adet gören hanımlar oruç tutamazlar. Oruçlarını bu halleri bittiği zaman kaza ederler. Bir hanım, oruca niyetlenmiş bulunsa; ancak iftar vakti gelmeden adet görmeye başlasa orucu bozulur. O günü daha sonra kaza etmesi gerekir.

DOĞUM YAPAN HANIMLAR

Lohusalık müddeti kadından kadına değişir. Bazı kadınlarda bu süre, bir gün dahi olabilir. Lohusalığın asgari süresi yoktur. Azami süre ise kırk gündür. Lohusalık günlerinde hanımlar oruç tutamazlar. Bu günleri sona erdiği zaman oruçlarını gününe gün olarak kaza ederler. Oruca niyetlenmiş hamile bir hanım, iftar vakti girmeden çocuk dünyaya getirirse, o günkü orucu bozulmuş olur. Daha sonra kaza etmelidir. Adet veya lohusalık halinde bulunan bir kadının oruç tutması haramdır.

Düşük durumunda ise, eğer bebeğin organları belirginleşmiş ise lohusa sayılır. Bu durumda olan bir hanım, kırk güne kadar kan akıntısı devam ettiği müddetçe oruç tutamaz. Daha sonra tutamadığı gün kadar kaza eder.


Kaynak: Serhaber
 

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/oruc-ve-ozur-sahiplerinin-durumlari-t31497.0.html




Çevrimdışı Derviş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 993
  • Konu: 15
  • Derviş: 18535
  • Teşekkür: 0
Okundu: Oruç ve Özür Sahiplerinin Durumları
« Cevapla #1 : 03/08/12, 14:31 »
Allah (cc) razı olsun inşâAllah. 



Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez, gafil olma, ilme çalış, geçen günler geri gelmez...
Bizim şöhretimiz ''MÜSLÜMANLIĞIMIZDIR''

Çevrimdışı Can Menzil

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 22
  • Konu: 3
  • Derviş: 19189
  • Teşekkür: 0
Okundu: Oruç ve Özür Sahiplerinin Durumları
« Cevapla #2 : 03/08/12, 19:29 »
Peki 90 Km Fazla Olunca Tutabiliyormu Orucu Orayı Anlamadım Ben 22 saatlik yolculuğum var yarın seferi sayılıyormuyum acaba




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sizin dualarınız kabul olur mu? Nuşirevanın Adaleti ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.164 saniyede oluşturulmuştur


Oruç ve Özür Sahiplerinin DurumlarıGüncelleme Tarihi: 19/08/19, 09:54 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim