Osmanlı Devleti’nin 714. Kuruluş Yıl dönümü - Tarih Sayfalarından
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.059 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.636 yorum yapıldı. Bugün 3 konu ve 4 ileti gönderildi.. Toplam : 22906 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Osmanlı Devleti’nin 714. Kuruluş Yıl dönümü , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 4557 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Osmanlı Devleti’nin 714. Kuruluş Yıl dönümü }   Okunma sayısı 4557 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Bi_iznillah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 5.854
  • Konu: 896
  • Derviş: 5324
  • Teşekkür: 179
    • KEND!MCE(Bi_iznillah)
Bugün Osmanlı Devleti’nin 714. kuruluş yıldönümü

27 Ocak 1299
 
Osmanlı Devleti’nin 714. Kuruluş Yıl dönümü Mübarek Olsun…

 Bu sevda bitmez…





Osmanlı Devleti, Merv ve Mahan bölgelerinden Anadolu’ya gelen Oğuzların Bozok kolunun Kayı Boyu’nun Karakeçili Aşireti tarafından kuruldu. Anadolu’ya gelişte, aşiret, Gündüz Alp tarafından yönetiliyordu. Gündüz Alp öldüğünde yerine Ertuğrul (Gazi) geçti. Ertuğrul’un Sungur Tekin ve Gündoğdu isimli iki ağabeyi ile Dündar isimli bir kardeşi vardı.
Göç devam ederken, Gündoğdu ile Sungur Tekin, Aşireti yöneten kardeşleri Ertuğrul’a gelip yakınmaya başladılar. Bu göç fazla uzamıştı. Moğolların korkusundan terk etmek zorunda kaldıkları eski topraklarına dönüp hayvancılık ve çiftçilik yaparak ömürlerini tamamlamak istiyorlardı.
“Bu meçhul yolda telef olduğumuz yeter, büsbütün yitmeden ata yurdumuza dönmeliyiz” dediler. Oysa Ertuğrul, Ahi Evran’ın ve Ahmed Yesevi’nin dervişlerinden öğrendiği ebediyet sırrına kilitlenmişti: “Deryayı (denizi) geçeceğiz ve devlet olacağız!” diyordu.
Amacını tekrarlayınca, ağabeylerinin şiddetle itirazıyla karşılaştı:
“Derya derya diye tutturursun, lâkin suyu tuzludur, ne hayvan içebilir, ne insan; hattâ o su ile ekin bile sulanamaz, kurutur. Buna rağmen deryayı geçip ne yapacaksın?”
Ağabeylerinin ufku hayvancılık ve çiftçilikle sınırlıydı. Ertuğrul’un ufkunda ise devlet vardı...
Herkes ancak ufku kadar yürüyebilir.
Kardeşler “amaç”ta uzlaşamayınca, âşiretin “Aksaçlılar”ı toplantıya çağrıldı. Uzun tartışmalar, danışmalar yapıldı. (Bu olay, Osmanlıların Anadolu’ya geliş hikayesini anlatan “Merhaba Söğüt” isimli romanımda detaylarıyla anlatılır-( Nesil Yayınları)  Ancak anlaşma bir türlü sağlanamadı. İki taraf da görüşünde ısrar ediyordu. Sonuçta Ertuğrul’un ağabeyleri, âşiretin yarısını yanlarına alarak geri döndüler…
Hiçbir tarih geri dönenlerden söz etmiyor. Muhtemelen Moğollar tarafından yok edildiler. Ama ileri gidenlerden tüm dünya tarihi bahsediyor. Çünkü Osmanlı Devleti gibi bir “Devlet-i ebed müddet” kurdular.
Ertuğrul aslında Batı’ya değil, Peygamber müjdesine (İstanbul) yürüyordu. Yüreğini hedefine kilitlemişti. O sadece yüreğinin götürdüğü yere gidiyordu…
Yolda karşılaştığı kolaylaştırıcı hadiselerin de yardımıyla Söğüt ve Domaniç’i yurt tuttu. Böylece küçük bir “Osmanlı Beyliği” doğmuştu. Devlet ve millet hayatı açısından çok kısa sayılabilecek bir süreç içinde bu “Beylik”, “Devlet”e dönüşecek, çevredeki Bizans kalelerini, ardından Hıristiyanlar için kutsal İznik’le Bizans’ın en büyük kentlerinden Bursa’yı feth edecekti. Nihayet Bizans’ı yıkarak imparatorluk burcuna yükselecekti.
Bu bir yürek seferiydi ve özünde Peygamber-i Alişan Efendimiz’in müjdesini (fetih müjdesi) taşıyordu. Maksat mal- mülk biriktirmek, şan-şöhret kazanmak değil, “Allah adını ilâ etmek”, yüceltmekti. Bunu bilen gazi dervişler, abdallar, Alperenler, kısacası yürek adamlar kitleler halinde Ertuğrul Gazi oğlu Osman Gazi’nin etrafında kilitleniyor, Osmanlı Ordusu git gide veliler ordusuna dönüşüyordu.
Yürek adamların büyüklerinden biri, günün birinde Osman Gazi’nin önüne bir at çekti: “Şu ata bin ve Batı’ya git” dedi, “atın durduğu yerde in ve hemen hizmete başla: Gökyüzünü vatanının çatısı, tüm yeryüzünü ümmetin secdegâhı yapıncaya kadar çalış!..”
Cihan hakimiyeti mefküresi böylece doğmuştu; kısa zamanda yeşerecekti.
-
Müverrih Aşık Paşazade’ye göre, Kayı Boyu’nun Anadolu’ya gelişinde dört temel unsur var:
1. Gaziyan (askerler, kılıç erleri);
 2. Ahiyân (gönül erleri, ahiler, hukukçular);
 3. Bacıyan (kadın önderler=Bu teşkilatın, meşhur yürek adamlardan Ahi Evran’ın eşi tarafından kurulduğu yolunda rivayetler var);
4. Abdalan (dervişler).
Askerlerin görevi malum: Savaşmak, fetihler yapmak.
 “Ahiyan”ın görevi ise hem İslâm hukukunu hakim kılmak, hem de yürekleri diri tutmak...
Ahiler söylemleriyle, yüreklerdeki İslâm kültürünü ve gaza mefkûresini kuvvetlendiriyor, gerektiğinde kendileri bizzat savaşıyor, ama en önemlisi, kurdukları zaviyeler vasıtasıyla Kayı Boyu’na imanlı, ahlâklı, faziletli, şuurlu “insan-asker” yetiştiriyorlardı.
 Hiçbir makama, şana, şöhrete, servete göz dikmedikleri için de müthiş bir itibar sahibiydiler. O kadar ki, Osman Gazi kendisine hem “mürşit”, hem de kayınpeder olarak Şeyh Edebali'yi seçti.
 Böylece Osmanlı’yı yücelten “Hoca-Padişah” beraberliği başladı...

Grenard’ın deyişiyle,

 “Akıllara durgunluk veren muhteşem oluş”un 714. yıldönümü hepimize kutlu olsun. ...

alıntıdır....

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/osmanli-devletinin-714-kurulus-yil-donumu-t32550.0.html




♥ A L L A H I M !
Kalbimizi imanla, Aklımızı marifetinle, Ruhumuzu muhabbetinle,
 Beynimizi tefekkürünle, Cennetimizi Cemâlinle ihya eyle.
Amin Amin Amin ♥ ...

Çevrimdışı Bi_iznillah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 5.854
  • Konu: 896
  • Derviş: 5324
  • Teşekkür: 179
    • KEND!MCE(Bi_iznillah)

Osmanlı, İslam Konusunda Öylesine Samimiydi Ki ;

Kendi Varlığını İslam'la Özdeşleştirmişti...

Ülkesinin Adı Osmanlı Ülkesi Değil, Memalik-i İslamiye'ydi...

Hükümdarının Adı Padişah-ı İslam'dı...

Ordusunun Adı Asakir-i İslam'dı...

Din Adamının Adı Şeyhülislamdı...

Bernard Lewis (Amerikalı İslam Tarihçisi)


İşte biz böyle bir ecdadın torunlarıyız...
 
3 kıtada 623 yıl hüküm süren, 25.000.000 kilometrekareye ulaşan uçsuz bucaksız topraklarında bugünün 50‘den fazla ülkesini 72 ayrı milletini ; 36 Padişah, 219 Sadrazam ve 129 Şeyhülislam’ın idaresinde bir arada yönetmeyi başaran; bu yapı içinde birbirinden farklı dil ve din sahibi milletleri birbirleriyle kaynaştırıp asırlar boyu hoşgörüyle idare etmeyi başaran Osmanlı Devleti gibi bir başka Devleti tarih henüz kaydetmemiştir.





♥ A L L A H I M !
Kalbimizi imanla, Aklımızı marifetinle, Ruhumuzu muhabbetinle,
 Beynimizi tefekkürünle, Cennetimizi Cemâlinle ihya eyle.
Amin Amin Amin ♥ ...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

İyilikler Allah'tan kötülükler nefsimizden... Yolcuyum, Bana Da Gülümse.. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.303 saniyede oluşturulmuştur


Osmanlı Devleti’nin 714. Kuruluş Yıl dönümü Güncelleme Tarihi: 15/11/19, 12:52 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim