Osmanlı gibi yaşamak - Tarih Sayfalarından
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.122 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.902 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22970 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Osmanlı gibi yaşamak, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3113 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Osmanlı gibi yaşamak}   Okunma sayısı 3113 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı turab

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 274
  • Konu: 93
  • Derviş: 2817
  • Teşekkür: 1
Osmanlı gibi yaşamak
« : 23/12/08, 12:20 »
Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce 700 yıl kadar yaşamış, dünya üzerinde hakimiyet kurmuş, geniş çaplı toprakları ve bu topraklarda barındırdığı yüzlerce değişik ırka mensup insanlarıyla bir efsanedir Osmanlı.
Küçük yaşlardan itibaren tarihini okuduğumuz ecdadımızın, kültürel ve toplumsal yaşayışları hakkında ne kadar az şey biliyoruz. Özellikle metropollerde ve modernizasyon süreci geçirmekte olan ülkemizin birçok yerinde yaşanan büyük ve insani sorunlara, farklı din, ırk ve milletlerden yüzlerce çeşit insanı kucaklamış olan Osmanlı'nın nasıl çözümler getirdiğini ya da bu sorunların çoğuna neden tarihimizde yok denecek kadar az rastlanmış olduğunu hemen hiçbirimiz bilmemekteyiz.
Yapılan araştırmalarda Türk ve yabancı tarihçiler bize bu konuyla ilgili olarak, İslamiyet'i en güzel biçimde yaşamaya çalışan Osmanlı Müslümanlarının yalnızca kendi dinine mensup insanlara karşı değil, tüm insanlara, hayvanlara ve diğer canlılara verdikleri değerin ve “komşusu açken tok yatan kimse bizden değildir” hadis-i şerifinde buyurulduğu kadar insan arası ilişkilerde hassas, dürüst, iyi niyetli ve sevgi dolu olmalarının, Osmanlı'nın cihana ünü yayılacak derecede büyük bir imparatorluk mertebesine erişmesindeki en önemli unsurlar olduklarını vurgulamışlardır.
Dilerseniz, Osmanlı devrinin Türkler için en parlak dönem olmasına vesile olmuş Müslüman Türkleri bu defa yabancı yazar, gezgin ve müelliflerinin kaleminden okuyalım.
Fransız müellif Motray, 1700'lerdeki Osmanlı Müslümanlarının harama karşı duyarlılığını şöyle anlatıyor: "Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu'ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir."
Yine bir Fransız müellifi olan Dr. Brayer bu konuyla alakalı olarak 1830'lu yılların İstanbul'unu anlatıyor bize: "Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul'da her sene azami beş-altı hırsızlık vaka'sı görülür."
Ubicini, Dr. Brayer'i şöyle doğruluyor: “Bu muazzam payitahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz.”
Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, ecdadımızın doğru ve dürüstlüğüne ithafen şu hükmü veriyor: "Haksızlık, murabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür... Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır."
Bir zamanlar Londra Ticaret Odası'nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılı olduğu da rivayetler arasındadır: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın."
İtalyan gezgini Edmondo de Amicis, 1880'lerin "biz"ini anlatıyor: “"İstanbul Türk halkı Avrupa'nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadiren işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz."
Atalarımızın hayırseverliği ile bağlantılı olarak Comte de Marsigli'nin şu sözlerine dikkat edelim: "Yazın İstanbul'dan Sofya'ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum."
Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor: "Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine haşretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler."
Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor: "Türk şefkatı hayvanlara bile şamildir" dedikten sonra şu örneği zikrediyor: "Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar... Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür..." “kaçık”lığın sebebini de açıklıyor: "Birçokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk'e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Baktı ve şu cevabı verdi: Allah'ın rızasını tahsile yarar."
Görüldüğü üzere, 7 asır boyunca dünyanın en büyük imparatorluğu olmuş Osmanlı'nın bu büyük başarısı yalnızca aziz padişahlarının değil, İslamiyet'i layıkıyla yaşayan Müslüman milletinin de eseridir. Bu millet yüzyıllar boyunca birlik ve beraberlik içerisinde yaşamış ve düşmanına dahi zulmetmemiş bir ümmettir. Ve yine görüldüğü üzere suç oranı her geçen gün artmakta olan ve dünya ülkeleri arasındaki nüfuzunu yitirme eşiğindeki ülkemizin, dirliği ve birliği yeniden sağlaması için uzaklara değil, kanından geldiği o mübarek ecdadına bakması kafidir.
Yahya Kemal'in bu konu hakkındaki tespiti yeni jenerasyon Türkiye için en güzel tavsiyeyi vermiştir:
"Eski Türklerin bir dini hayatları vardı, dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak.”


Alıntı...

Nazlı GENÇCAN
tefekkür dergisi: Sayı : 10- Aralık 2006
_________________

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/osmanli-gibi-yasamak-t7150.0.html



BİLİYORSAN KONUS İLİM ALSİNLAR BİLMİYORSAN SUS ADAM SANSİNLAR

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 31
Cevaplandı: Osmanlı gibi yaşamak
« Cevapla #1 : 06/08/11, 03:08 »
Alıntı
Yapılan araştırmalarda Türk ve yabancı tarihçiler bize bu konuyla ilgili olarak, İslamiyet'i en güzel biçimde yaşamaya çalışan Osmanlı Müslümanlarının yalnızca kendi dinine mensup insanlara karşı değil, tüm insanlara, hayvanlara ve diğer canlılara verdikleri değerin ve “komşusu açken tok yatan kimse bizden değildir” hadis-i şerifinde buyurulduğu kadar insan arası ilişkilerde hassas, dürüst, iyi niyetli ve sevgi dolu olmalarının, Osmanlı'nın cihana ünü yayılacak derecede büyük bir imparatorluk mertebesine erişmesindeki en önemli unsurlar olduklarını vurgulamışlardır.

Alıntı
Görüldüğü üzere, 7 asır boyunca dünyanın en büyük imparatorluğu olmuş Osmanlı'nın bu büyük başarısı yalnızca aziz padişahlarının değil, İslamiyet'i layıkıyla yaşayan Müslüman milletinin de eseridir. Bu millet yüzyıllar boyunca birlik ve beraberlik içerisinde yaşamış ve düşmanına dahi zulmetmemiş bir ümmettir. Ve yine görüldüğü üzere suç oranı her geçen gün artmakta olan ve dünya ülkeleri arasındaki nüfuzunu yitirme eşiğindeki ülkemizin, dirliği ve birliği yeniden sağlaması için uzaklara değil, kanından geldiği o mübarek ecdadına bakması kafidir.

inşaAllah

 :aro2:



Çevrimdışı Bi_iznillah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 5.854
  • Konu: 896
  • Derviş: 5324
  • Teşekkür: 180
    • KEND!MCE(Bi_iznillah)
Okundu: Osmanlı gibi yaşamak
« Cevapla #2 : 05/02/13, 22:05 »
 



♥ A L L A H I M !
Kalbimizi imanla, Aklımızı marifetinle, Ruhumuzu muhabbetinle,
 Beynimizi tefekkürünle, Cennetimizi Cemâlinle ihya eyle.
Amin Amin Amin ♥ ...

Çevrimdışı Derviş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 993
  • Konu: 15
  • Derviş: 18535
  • Teşekkür: 0
Okundu: Osmanlı gibi yaşamak
« Cevapla #3 : 08/02/13, 15:36 »
Allah (cc) razı olsun inşâAllah kurban. 



Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez, gafil olma, ilme çalış, geçen günler geri gelmez...
Bizim şöhretimiz ''MÜSLÜMANLIĞIMIZDIR''


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sevgiliden gelen herşey tatlıdır. Neccârzâde Muhammed Sıddık ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.513 saniyede oluşturulmuştur


Osmanlı gibi yaşamakGüncelleme Tarihi: 02/06/20, 14:56 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim