Osmanlıca-Türkçe Sözlük (B) - Tarih Sayfalarından
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.122 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.902 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22972 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Osmanlıca-Türkçe Sözlük (B) , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1287 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Osmanlıca-Türkçe Sözlük (B) }   Okunma sayısı 1287 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Osmanlıca-Türkçe Sözlük (B)
« : 17/12/10, 08:44 »


bâ (F.) [ 1 [با .ile. 2.sahip.
ba’de (A.) [ بعد ] sonra.
ba’dehu (A.) [ بعده ] daha sonra ondan sonra.
ba’delmîlâd (A.) [ بعدالميلاد ] milattan sonra İsa’dan sonra.
ba’demâ (A.) [ بعدما ] bundan böyle.
ba’dezin (A.-F.) [ بعدازاین ] bundan sonra bundan böyle.
ba’s (A.) [ بعث ] diriliş.
ba’süba’delmevt (A.) [ بعث بعد الموت ] ölümden sonra diriliş.
ba’zan (A.) [ بعضا ] bazen kimi zaman.
bâb (A.) [ 1 [باب .kapı. 2.konu. 3.bölüm.
bâbâ (F.) [ 1 [بابا .baba. 2.ata.
bâbâyâne (F.) [ بابایانه ] babaca babacan.
bâbûne (F.) [ بابونه ] babuna papatya.
bâc (F.) [ 1 [باج .haraç. 2.vergi. 3.gümrük vergisi.
bâcgîr (F.) [ باجگير ] vergi memuru.
bâd (F.) [ 1 [باد .rüzgar yel. 2.defa kez. 3.yük. 4.olsun.
bâdâm (F.) [ بادام ] badem.
bâdbân (F.) [ بادبان ] yelken.
bâdbedest (F.) [ بادبدست ] eli boş züğürt.
bâdbîz (F.) [ بادبيز ] yelpaze.
bâde (F.) [ 1 [باده .içki. 2.şarap.
bâdefürûş (F.) [ باده فروش ] meyhaneci.
bâdehâr (F.) [ باده خوار ] içki içen.
bâdekeş (F.) [ باده کش ] şarap içen.
bâdenûş (F.) [ باده نوش ] içki içen.
bâdî (A.) [ بادی ] sebep olan yol açan.
bâdî olmak sebep olmak yol açmak.
bâdire (A.) [ بادره ] tehlikeli olay felaket.
bâdiye (A.) [ بادیه ] çöl.
bâğ (F.) [ باغ ] bahçe bağ.
bağal (F.) [ بغل ] koltuk.
bâğbân (F.) [ باغبان ] bahçıvan.
bâğçe (F.) [ باغچه ] bahçe.
bağçevan (F.) [ باغچوان ] bahçıvan.
bağteten (A.) [ بغتة ] ansızın birdenbire.
bâh (A.) [ باه ] cinsel güç.
bahâ (F.) [ بها ] değer kıymet.
bâhaber (F.-A.) [ باخبر ] haberli haberdar.
bahâdar (F.) [ بهادار ] kıymetli.
bahâdır (F.) [ بهادر ] yiğit.
bahâne (F.) [ 1 [بهانه .bahane. 2.sebep.
bahânecû (F.) [ بهانه جو ] bahaneci.
bahâr (F.) [ 1 [بهار .ilkbahar. 2.bahar. 3.baharat.
bahârî (F.) [ بهاری ] ilkbahar ile ilgili.
bahâyim (A.) [ بهایم ] dört ayaklı hayvanlar.
bahîl (A.) [ بخيل ] cimri.
bâhired (F.) [ باخرد ] akıllı.
bâhis (A.) [ باحث ] bahseden söz eden.
bahis (A.) [ 1 [بحث .konu. 2.tartışma.
bahr -i siyâh [ بحر سياه ] Karadeniz.
bahr (A.) [ بحر ] deniz.
bahr -i ahdar [ بحر احضر ] Hint Okyanusu.
bahr -i ahmer [ بحر احمر ] Kızıldeniz.
bahr -i hazer [ بحر خزر ] Hazar Denizi.
bahr -i kulzum [ بحر قلزم ] Kızıldeniz.
bahr -i muhît-i atlasî [ بحر محيط اطلسی ] Atlas Okyanusu.
bahr -i muhît-i kebîr [ بحر محيط کبير ] Büyük Okyanus.
bahr -i mutavassıt [ بحر متوسط ] Akdeniz.
bahs (A.) [ 1 [بحث .konu. 2.tartışma.
bahs edilmek ele alınmak söz edilmek.
bahs etmek ele almak söz etmek.
bahş (F.) [ بخش ] bağışlayan.
bahş edilmek 1.bağışlanmak. 2.verilmek.
bahş etmek 1.bağışlamak. 2.vermek.
bahşâyiş (F.) [ 1 [بخشایش .bağışlama. 2.bağış ihsan.
bahşiş (F.) [ 1 [بخشش .bağış. 2.bahşiş.
baht (F.) [ بخت ] talih.
bahtiyârî (F.) [ بختياری ] bahtiyarlık.
bâhûr (A.) [ باخور ] aşırı sıcak.
bâhusus (F.-A.) [ باخصوص ] hele hele özellikle.
baîd (A.) [ بعيد ] uzak.
bâis (A.) [ باعث ] yol açan sebep olan.
bâis olmak yol açmak sebep olmak.
bâjurnal (F.-Fr.) [ باژورنال ] tutanak ile.
bâk (F.) [ باک ] korku.
bakâyâ (A.) [ بقایا ] geriye kalanlar.
bakıyye (A.) [ بقيه ] geriye kalan bakiye.
bâkî (A.) [ 1 [باقی .kalıcı ölümsüz. 2.artan geri kalan.
bâkir (A.) [ باکر ] el sürülmemiş.
bâkire (A.) [ باکره ] kızoğlan kız.
bâl (F.) [ بال ] kanat.
bâlâ (F.) [ 1 [بالا .yukarı üst. 2.boy.
bâlâbülend (F.) [ بالابلند ] uzun boylu.
bâlâhâne (F.) [ بالاخانه ] tavan arası çatı.
bâlâpervaz (F.) [ بالاپرواز ] yükseklerden uçan.
bâliğ (A.) [ 1 [بالغ .erişkin. 2.tutan varan.
bâliğ olmak 1.erişkin olmak. 2.tutmak ulaşmak varmak
bâlîn (F.) [ 1 [بالين .başucu. 2.yastık.
bâliş (F.) [ بالش ] yastık.
bâm (F.) [ بام ] dam çatı.
bâmazbata (F.-A.) [ بامضبطه ] tutanak ile.
bâmdâd (F.) [ بامداد ] sabah sabahleyin.
bâmukâvele (F.-A.) [ بامقاوله ] sözleşme ile sözleşmeli.
bâng (F.) [ 1 [بانگ .ses. 2.haykırış.
bânû (F.) [ 1 [بانو .bayan. 2.büyük hanım.
bâr (F.) [ 1 [بار .yük. 2.defa kez. 3.Allah. 4.meyva. 5.yağdıran.
bâr vermek meyva vermek.
bârân (F.) [ باران ] yağmur.
bârapor (F.-Fr.) [ باراپور ] rapor ile birlikte raporlu.
bârber (F.) [ باربر ] hamal.
bâre (F.) [ 1 [باره .defa. 2.sur.
bârgâh (F.) [ 1 [بارگاه .yüksek huzur padişah huzuru. 2.otağ.
bârgîr (F.) [ بارگير ] beygir.
bârî (F.) [ باری ] hiç olmazsa en azından.
bârid (A.) [ بارد ] soğuk.
bârîk (F.) [ باریک ] ince.
bârika (A.) [ بارقه ] şimşek.
bâriz (A.) [ بارز ] belirgin.
bârû (F.) [ بارو ] burç hisar burcu.
bârver (F.) [ 1 [بارور .verimli. 2.meyvalı.
basar (A.) [ 1 [بصر .görme. 2.görme yetisi.
basîret (A.) [ بصيرت ] görüş ileriyi görme gücü.
basît (A.) [ 1 [بسيط .sade. 2.kolay.
bast (A.) [ بسط ] yayma.
batâet (A.) [ بطائت ] ağırlık yavaşlık.
bâtakrîr (F.-A.) [ باتقریر ] rapor halinde.
bâtıl (A.) [ 1 [باطل .hükümsüz. 2.boş.
batın (A.) [ 1 [بطن .karın. 2.kuşak nesil.
bâtınen (A.) [ باطنا ] işin iç yüzünde.
batî (A.) [ بطی ] ağır yavaş.
batn (A.) [ 1 [بطن .karın. 2.kuşak nesil.
batt (A.) [ بط ] kaz.
battal (A.) [ 1 [بطال .yiğit. 2.köhnemiş. 3.hantal.
bâvekar (F.-A.) [ باوقار ] ağırbaşlı.
bâyi (A.) [ بایع ] satıcı.
bayrakdâr (A.-F.) [ بيدقدار ] bayraktar sancaktar.
baytâr (A.) [ بيطار ] veteriner.
bâz (F.) [ 1 [باز .tekrar. 2.açık. 3.doğan.
bazargâh (F.) [ بازارگاه ] pazar yeri.
bazen (A.) [ بعضا ] kimi zaman
bazı (A.) [ بعض ] kimi.
bâzî (F.) [ بازی ] oyun.
bâzîçe (F.) [ بازیچه ] oyuncak.
bâzû (F.) [ 1 [بازو .kol. 2.güç.
be’s (A.) [ بأس ] zarar kötü yan.
bebr (F.) [ ببر ] kaplan.
becâ (F.) [ بجا ] yerinde.
becâyiş (F.) [ بجایش ] yer değişimi.
beççe (F.) [ 1 [بچه .çocuk. 2.yavru.
bed (F.) [ بد ] kötü.
bed’ etmek başlamak.
bedahd (F.-A.) [ بدعهد ] sözünde durmayan.
bedâheten (A.) [ بداهة ] düşünmeden.
bedahlâk (F.-A.) [ بداخلاق ] ahlaksız.
bedâvâz (F.) [ بدآواز ] kötü sesli.
bedâvet (A.) [ 1 [بداوت .göçebelik. 2.bedevîlik.
bedâyi’ (A.) [ بدایع ] yeni ve güzel şeyler.
bedbaht (F.) [ بدبخت ] tahilsiz.
bedbaht etmek mutsuz etmek.
bedbîn (F.) [ بدبين ] kötümser karamsar.
bedbû (F.) [ بدبو ] kötü kokulu.
bedcins (F.-A.) [ بدجنس ] kötü cinsli cinsi bozuk.
bedçeşm (F.) [ بدچشم ] kötü gözlü.
beddil (F.) [ بددل ] ödlek.
bedduâ (F.-A.) [ بددعا ] ilenç.
bedelât (A.) [ بدلات ] bedeller.
bedendîş (F.) [ بداندیش ] kötü düşünceli.
bedenen (A.) [ بدنا ] vücutça.
bedestân (F.) [ بزستان ] bedesten.
bedevî (A.) [ بدوی ] çöl arabı.
bedeviyyet (A.) [ 1 [بدویت .göçebelik. 2.bedevîlik.
bedfercâm (F.) [ بدفرجام ] kötü sonlu.
bedgû (F.) [ بدگو ] dedikoducu.
bedgüher (F.) [ بدگهر ] kalbi bozuk mayası bozuk.
bedhâh (F.) [ بدخواه ] birinin kötülüğünü isteyen kötü niyetli.
bedhû (F.) [ بدخو ] huysuz kötü huylu.
bedî’ (A.) [ بدیع ] güzel yepyeni.
bedîa (A.) [ بدیعه ] yepyeni şey.
bedîhe (A.) [ بدیهه ] düşünmeden.
bedîhî (A.) [ بدیهی ] kuşkusuz.
bedkâr (F.) [ بدکار ] kötü hareketli.
bedlikâ (F.-A.) [ بدلقا ] çirkin.
bedmâye (F.) [ بدمایه ] mayası bozuk.
bedmest (F.) [ بدمست ] içip içip dağıtan.
bedmestî (F.) [ بدمستی ] içip içip dağıtma.
bedmestlik (F.-T.) [ed+mes] içip içip dağıtma.

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/osmanlicaturkce-sozluk-b-t24600.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Hiç Böyle Kuş Gördünüz mü? Rasulullahın Rüyada Görülmesi ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.067 saniyede oluşturulmuştur


Osmanlıca-Türkçe Sözlük (B) Güncelleme Tarihi: 07/06/20, 04:47 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim