Osmanlıca-Türkçe Sözlük(C) - Tarih Sayfalarından
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.129 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.916 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22985 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Osmanlıca-Türkçe Sözlük(C) , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1242 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Osmanlıca-Türkçe Sözlük(C) }   Okunma sayısı 1242 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Osmanlıca-Türkçe Sözlük(C)
« : 17/12/10, 08:46 »
câ (F.) [ 1 [جا .yer. 2.mevki. 3.makam.
ca’l (A.) [ جعل ] yapma.
ca’lî (A.) [ 1 [جعلی .yapma uydurma. 2.sahte.
câbecâ (F.) [ جابجا ] yer yer.
câbir (A.) [ جابر ] zorlayıcı.
câdde (A.) [ جاده ] ana yol cadde.
câdû (F.) [ 1 [جادو .büyücü. 2.cadı.
câdûger (F.) [ جادوگر ] büyücü.
câh (F.) [ جاه ] makam mevki.
câhid (A.) [ جاهد ] çalışıp çabalayan.
câhil (A.) [ جاهل ] bilgisiz.
câhilâne (A.-F.) [ جاهلانه ] cahilce.
câiz (A.) [ جائز ] uygun.
câize (A.) [ جائزه ] ödül.
câlib (A.) [ جالب ] ilginç çekici.
câlib -i dikkat [ جالب دقت ]dikkat çekici.
câm (F.) [ 1 [جام .kadeh. 2.şişe. 3.cam.
câme (F.) [ جامه ] giysi.
câmedân (F.) [ جامه دان ] gardrop.
câmegî (F.) [ 1 [جامگی .giysi parası. 2.hizmetçi.
câmekan (F.) [ جامکان ] hamamda soyunma odası.
câmekan (F.-A.) [ 1 [جامکان .camlı bölme. 2.vitrin.
câmeşûy (F.) [ جامه شوی ] çamaşırcı.
câmi’ (A.) [ 1 [جامع .toplayan. 2.cami.
câmia (A.) [ جامعه ] topluluk.
câmid (A.) [ 1 [جامد .cansız. 2.donuk.
câmûs (A.) [ جاموس ] manda camız.
cân (F.) [ 1 [جان .ruh. 2.can. 3.sevgili.
cânâ (F.) [ جانا ] sevgilim ey sevgili.
cânân (F.) [ جانان ] sevgili.
cânâne (F.) [ جانانه ] sevgili.
cânbâz (F.) [ 1 [جانباز .canını hiçe sayan. 2.fedai. 3.cambaz.
cândâr (F.) [ 1 [جاندار .canlı. 2.koruyucu.
canefşân (F.) [ جان افشان ] canını hiçe sayan fedai.
cânefzâ (F.) [ جان افزا ] cana can katan.
cânfersâ (F.) [ جان فرسا ] ömür törpüsü yürek tüketen.
cânfeşân (F.) [ جان فشان ] canını hiçe sayan fedai.
cânfezâ (F.) [ جان فزا ] cana can katan.
cângüdâz (F.) [ جان گداز ] yürek yakan.
canhıraş (F.) [ جان خراش ] yürek paralayan.
cânib (A.) [ جانب ] taraf.
cânişin (F.) [ جانشين ] halef birinin yerine oturan.
cânnisâr (F.-A.) [ جان نثار ] canını feda eden.
cânsipâr (F.) [ جان سپار ] canını feda eden.
cânsiperâne (F.) [ جان سپرانه ] canını feda edercesine.
cânsitân (F.) [ جان ستان ] can alan.
cânver (F.) [ 1 [جان ور .canlı. 2.canavar.
câr (A.) [ جار ] komşu.
cârî (A.) [ جارِ ] geçerli yürürlükte.
câriha (A.) [ 1 [جارحه .yırtıcı kuş. 2.yırtıcı hayvan.
câriye (A.) [ جاریه ] halayık.
cârû (F.) [ جارو ] süpürge.
cârûb (F.) [ جاروب ] süpürge.
câsûsî (A.-F.) [ جاسوسی ] casusluk ajanlık.
câvid (F.) [ جاود ] kalıcı sonsuz ebedi.
câvidân (F.) [ جاودان ] kalıcı sonsuz ebedi.
cây (F.) [ جای ] yer.
câygâh (F.) [ 1 [جایگاه .yer. 2.makam.
câyi’ (A.) [ جایع ] aç.
câynişîn (F.) [ جاینشين ] birinin yerine geçen halef.
câzib (A.) [ 1 [جاذب .ilginç. 2.çekici.
câzibe (A.) [ جاذبه ] çekicilik.
cazibedar (A.-F.) [ جاذبه دار ] çekici cazibeli.
câzibiyyet (A.) [ جاذبيت ] çekicilik.
cebâbire (A.) [ جبابره ] zorbalar.
cebânet (A.) [ جبانت ] korkaklık.
cebbâr (A.) [ 1 [جبار .zorba. 2.güçlü. 3.Allah. 4.tuttuğunu koparan becerikli.
cebbârî (A.-F.) [ 1 [جباری .zorbalık. 2.beceriklilik tuttuğunu koparma.
cebel (A.) [ جبل ] dağ.
cebhe (A.) [ 1 [جبهه .cephe. 2.alın. 3.yüz.
cebîn (A.) [ جبين ] korkak.
cebr (A.) [ 1 [جبر .zorlama. 2.cebir.
cebr etmek zorlamak.
cebren (A.) [ جبرا ] zorla.
cebrî (A.) [ جبری ] zoraki zorla.
cedâvil (A.) [ جداول ] cetveller çizelgeler.
cedd (A.) [ جد ] ata.
cedel (A.) [ 1 [جدل .tartışma. 2.mücadele.
cedelî (A.) [ جدلی ] tartışmaya dayalı münakaşa üstüne oturmuş.
cedî (A.) [ 1 [جدی .oğlak. 2.oğlak burcu.
cedîd (A.) [ جدید ] yeni.
cedîde (A.) [ جدیده ] yeni.
cedvel (A.) [ 1 [جدول .cetvel. 2.çizelge.
cefâ (A.) [ جفا ] üzme eziyet etme.
cefâ çekmek cefaya katlanan üzülen.
cefâcû (A.-F.) [ جفاجو ] üzen cefa eden.
cefâdîde (A.-F.) [ جفادیده ] üzülmüş cefa çekmiş.
cefâkâr (A.-F.) [ 1 [جفاکار .cefa eden üzen. 2.cefa çeken üzülen.
cefâkârî (A.-F.) [ 1 [جفاکاری .cefa etme üzme. 2.cefa çekme.
cefâkeş (A.-F.) [ جفاکش ] üzülen cefa çeken eziyete katlanan.
cefâpîşe (A.-F.) [ 1 [جفاپيشه .üzmeyi huy edinmiş cefa eden. 2.aşığını üzen
sevgili.
cefcâf (F.) [ 1 [جفجاف .hoppa kadın. 2.orospu.
ceffelkalem (A.) [ جف القلم ] çalakalem.
cefr (A.) [ جفر ] gaipten haber veren bilim.
cehâlet (A.) [ جهالت ] cahillik bilgisizlik.
cehd (A.) [ جهد ] çalışma çabalama.
cehd etmek çalışıp çabalamak.
cehele (A.) [ جهله ] cahiller.
cehennemî (A.-F.) [ 1 [جهنمی .cehennemlik. 2.cehennem gibi sıcak.
cehl (A.) [ جهل ] cahillik bilgisizlik.
cehren (A.) [ جهرا ] açıkça.
celâdet (A.) [ جلادت ] yiğitlik.
celâl (A.) [ جلال ] ululuk.
celb (A.) [ جلب ] kendine çekme.
celb edilmek 1.kendine çekilmek. 2.yazı ile çağırılmak.
celb etmek 1.kendine çekmek. 2.yazı ile çağırmak.
celbnâme (A.-F.) [ جلب نامه ] çağırı mektubu.
celeb (A.) [ جلب ] sığır tüccarı.
celesât (A.) [ جلسات ] oturumlar.
celîl (A.) [ جليل ] ulu.
celîs (A.) [ جليس ] arkadaş.
cellâd (A.) [ جلاد ] cellat.
cellâdî (A.-F.) [ جلادی ] cellatlık.
celse (A.) [ جلسه ] oturum.
cem’ (A.) [ 1 [جمع .toplama. 2.çoğul.
cem’ edilmek toplanılmak.
cem’ etmek toplamak derlemek bir araya getirmek.
cem’an (A.) [ جمعا ] toplam.
cem’iyyât (A.) [ جمعيات ] cemiyetler dernekler.
cem’iyyet (A.) [ 1 [جمعيت .cemiyet dernek. 2.topluluk.
cem’iyyet -i akvâm [ جمعيت اقوام ]Birleşmiş Milletler.
cemâat (A.) [ 1 [جماعت .topluluk. 2.camide ibadet edenler.
cemâd (A.) [ جماد ] cansız varlık.
cemâdât (A.) [ جمادات ] cansız varlıklar.
cemâhîr (A.) [ جماهير ] cumhuriyetler.
cemâl (A.) [ جمال ] yüz güzelliği.
cemel (A.) [ جمل ] deve.
cemî’ (A.) [ جميع ] tümü.
cemî’an (A.) [ جميعا ] tümüyle.
cemil (A.) [ 1 [جميل .güzel. 2.yüzü güzel.
cemîle (A.) [ جميله ] iyilik.
cemiyet (A.) [ جمعيت ] topluluk toplum.
cemm (A.) [ جم ] kalabalık.
cenâb (A.) [ جناب ] hazret.
cenâbet (A.) [ 1 [جنابت .pis murdar. 2.cünüplük hali.
cenâh (A.) [ جناح ] kanat.
cenb (A.) [ جنب ] taraf.
cendere (A.) [ 1 [جندره .pres. 2.basınç baskı. 3.oklava.
ceng (F.) [ جنگ ] savaş.
ceng etmek 1.savaşmak. 2.dövüşmek.
cengâver (F.) [ جنگاور ] savaşçı.
cengâverî (F.) [ جنگاوری ] savaşçılık.
cengcû (F.) [ 1 [جنگجو .savaşçı. 2.kavgacı.
cengel (F.) [ جنگل ] orman.
cennât (A.) [ 1 [جنات .cennetler. 2.bahçeler.
cennet (A.) [ 1 [جنت .cennet. 2.bahçe.
cennet -i a’lâ [ جنت اعلی ] cennet.

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/osmanlicaturkce-sozluk-b-t24600.0.html;prev_next=prev





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

İsraf Mürşid-i Kamil İnsanın Her Meselesini Dikkate Alır ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.102 saniyede oluşturulmuştur


Osmanlıca-Türkçe Sözlük(C) Güncelleme Tarihi: 11/07/20, 02:33 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim