Osmanlıca-Türkçe Sözlük (G) - Tarih Sayfalarından
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.122 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.899 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22964 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Osmanlıca-Türkçe Sözlük (G), konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1050 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Osmanlıca-Türkçe Sözlük (G)}   Okunma sayısı 1050 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Osmanlıca-Türkçe Sözlük (G)
« : 19/12/10, 16:38 »
gabâvet (A.) [ غباوت ] bönlük dangalaklık kalınkafalılık.
gabî (A.) [ غبی ] bön dangalak kalınkafalı.
gabn (A.) [ غبن ] kazıklama alışverişte aldatma.
gaddâr (A.) [ غدار ] zalim acımasız.
gadr (A.) [ غدر ] haksızlık zulüm.
gaffâr (A.) [ غفار ] bağışlayıcı Allah.
gâfil (A.) [ غافل ] habersiz.
gaflet (A.) [ غفلت ] habersizlik dikkatsizlik dalgınlık.
gafleten (A.) [ غفلة ] dalgınlıkla.
gafûr (A.) [ غفور ] bağışlayıcı.
gâh (F.) [ 1 [ گاه .kâh. 2.yer ve zaman bildiren kelimeler türetir.
gâhî (F.) [ گاهی ] kimi zaman bazen arasıra.
gâhvâre (F.) [ گاهواره ] beşik.
gâib (A.) [ غائب ] bulunmayan ortada görünmeyen kayıp.
gâile (A.) [ 1 [ غائله .uğraşı telaş meşakkat. 2.savaş.
gâita (A.) [ غائطه ] dışkı.
galat (A.) [ غلط ] yanlış.
galebe (A.) [ 1 [ غلبه .baskın çıkma ağır basma. 2.kalabalık.
galeyân (A.) [ غليان ] kaynama.
gâlib (A.) [ 1 [ غالب .ağır basan. 2.galip.
gâliba (A.) [ غالبا ] sanırım belki.
gâlibiyyet (A.) [ غالبيت ] zafer ağır basma yenme.
galîz (A.) [ غليظ ] koyu yoğun kaba.
galle (A.) [ غله ] tahıl.
gam (A.) [ غم ] keder üzüntü.
gâm (F.) [ 1 [ گام .adım. 2.ayak.
gâmız (A.) [ غامض ] çapraşık güç anlaşılır.
gammâz (A.) [ غماز ] ispiyoncu.
gamnâk (A.-F.) [ غمناک ] kederli üzgün.
gamze (A.) [ 1 غمزه .yanak çukuru. 2.çene çukuru. 3.süzgün bakış.
ganâim (A.) [ غنائم ] ganimetler.
ganem (A.) [ غنم ] koyun.
ganî (A.) [ غنی ] zengin.
ganîmet (A.) [ 1 [ غنيمت .savaşta düşmandan alınan her türlü eşya. 2.bedelsiz
kazanç.
gâr (A.) [ غار ] mağara.
garâbet (A.) [ غرابت ] gariplik.
garâib (A.) [ غرائب ] gariplikler.
garâm (A.) [ غرام ] tutku aşk.
garaz (A.) [ غرض ] maksat.
garazâlûd (A.-F.) [ غرض آلود ] maksatlı.
garazkâr (A.-F.) [ غرضکار ] garazlı maksatlı.
garb (A.) [ 1 [ غرب .batı. 2.Batı dünyası.
garben (A.) [ غربا ] batıdan.
garbî (A.) [ غربی ] garbî batı batı ile ilgili.
garbiyyûn (A.) [ غربيون ] batılılar Avrupalılar.
gâret (A.) [ غارت ] yağma.
gâretger (A.-F.) [ غارتگر ] yağmacı.
garîb (A.) [ 1 [ غریب .gurbette yaşayan. 2.yabancı. 3.kimsesiz. 4.tuhaf.
garibü’d-diyâr (A.) [ غریب الدیار ] gurbette.
garîk (A.) [ غریق ] boğulmuş.
garîze (A.) [ غریزه ] içgüdü.
garizî (A.) [ غریزی ] içgüdüsel.
gark (A.) [ 1 [ غرق .boğulma suda boğulma. 2.batırma.
garrâ (A.) [ غرا ] parlak.
gars (A.) [ غرس ] ağaç dikme.
gasb (A.) [ غصب ] el koyma zorla elinden alma.
gaseyan (A.) [ 1 [ غصيان .kusma. 2.kusmuk.
gâsıb (A.) [ غصيب ] gasp edici.
gasl (A.) [ غسل ] ölü yıkama.
gassâl (A.) [ غسال ] ölü yıkayıcı.
gâşiye (A.) [ 1 [ غاشيه .perde örtü. 2.zar.
gaşy (A.) [ غشی ] bayılma kendinden geçme.
gâv (F.) [ 1 [ گاو .inek. 2.öküz.
gavgâ (F.) [ 1 [ غوغا .kavga. 2.savaş.
gavvâs (A.) [ غواص ] dalgıç.
gâyât (A.) [ غایات ] gayeler.
gayb (A.) [ 1 [ غایب .gözle görülmeyen gizli. 2.kayıp.
gaybûbet (A.) [ غيبوبت ] bulunmama yokluk.
gâye (A.) [ غایه ] amaç.
gâyet (A.) [ 1 [ غایت .son. 2.çok. 3.son derece.
gayr -i mahsûs [ غير محسوس ] hissedilmeyecek şekilde.
gayr (A.) [ 1 [ غير .başka. 2.yabancı. 2.olmayan değil.
gayr -i idrakî [ غير ادراکی ] idrak dışı.
gayr -i ihtiyarî [ غير اختياری ] elinde olmadan.
gayr -i kâbil [ غير قابل ] mümkün olmayan imkansız.
gayr -i kâbil-i fehm [ غير قابل فهم ] anlaşılmaz.
gayr -i kâbil-i izâle [ غير قابل ازاله ] yok edilemez giderilemez.
gayr -i kâbil-i mukavemet [ غير قابل مقاومت ] karşı konulmaz.
gayr -i kâbil-i tebdil [ غير قابل تبدیل ] değiştirilmez.
gayr -i kâbil-i tefrik [ غير قابل تفریق ] ayırdedilmez.
gayr -i kâbil-i telif [ غير قابل تأليف ] birleştirilemez uzlaştırılamaz.
gayr -i mahdûd [ غير محدود ] sınırsız.
gayr -i mer’î [ غير مرئی ] görülmez.
gayr -i meşrû [ غير مشروع ] yasal olmayan.
gayr -i muayyen [ غير معين ] belirsiz.
gayr -i muhtemel [ غير محتمل ] ihtimal verilmeyen.
gayr -i muntazam [ غير منتظم ] düzgün olmayan düzenli olmayan düzensiz.
gayr -i müslim [ غير مسلم ] müslüman olmayan.
gayrendîş (A.-F.) [ غير اندیش ] başkalarını düşünen.
gayret (A.) [ 1 [ غيرت .çaba. 2.kıskançlık.
gayretkeş (A.-F.) [ 1 [ غيرتکش .gayretli. 2.kıskanç.
gayretmend (A.-F.) [ غيرتمند ] gayretli.
gayriyyet (A.) [ غيریت ] gayrılık.
gayyâ (A.) [ غيا ] cehennemdeki kuyulardan birinin adı.
gayz (A.) [ غيظ ] öfke.
gazâ (A.) [ غزا ] savaş.
gazab (A.) [ غضب ] hiddet kızgınlık.
gazâl (A.) [ غزال ] ceylan.
gazanfer (A.) [ غضنفر ] arslan.
gazavât (A.) [ غزوات ] savaşlar harpler.
gazel (A.) [ غزل ] lirik şiir.
gazelhân (A.-F.) [ غزل خوان ] gazel okuyan.
gazeliyyât (A.) [ غزليات ] gazeller.
gazelserâ (A.-F.) [ غزل سرا ] gazel şairi.
gazî (A.) [ غازی ] savaşmış gaza yapmış.
gazve (A.) [ غزوه ] savaş din savaşı.
gebr (F.) [ گبر ] ateşperest ateşe tapan.
gedâ (F.) [ 1 [ گدا .dilenci. 2.yoksul.
geh (F.) [ گه ] kimi zaman bazı.
gehvâre (F.) [ گهواره ] beşik.
gele (F.) [ گله ] sürü.


gelû (F.) [ گلو ] boğaz.
genc (F.) [ گنج ] hazine.
gencîne (F.) [ گنجينه ] hazine.
gendîde (F.) [ گندیده ] kokuşmuş kötü kokmuş.
gendûmgûn (F.) [ گندمگون ] buğday rengi.
gendüm (F.) [ گندم ] buğday.
ger (F.) [ گر ] eğer.
gerçi (F.) [ گرچه ] her ne kadar ise de gerçi.
gerd (F.) [ گرد ] toz.
gerdâlûd (F.) [ گرد آلود ] tozlu.
gerdân (F.) [ گردان ] dönen.
gerden (F.) [ گردن ] boyun.
gerdenbend (F.) [ گردن بند ] kolye gerdanlık.
gerdenferâz (F.) [ گردن فراز ] mağrur.
gerdenkeş (F.) [ گردن کش ] başkaldıran asi dikbaşlı.
gerdiş (F.) [ گردش ] dönüş.
gerdûn (F.) [ 1 [ گردون .felek. 2.dünya.
gerdûne (F.) [ گردونه ] at arabası.
germ (F.) [ گرم ] sıcak.
germâ (F.) [ 1 [ گرما .sıcak. 2.sıcaklık.
germâbe (F.) [ 1 [ گرمابه .hamam. 2.kaplıca.
germî (F.) [ گرمی ] sıcaklık.
geşt (F.) [ گشت ] dolaşma gezinti.
geştügüzâr (F.) [ گشت و گزار ] dolaşma gezinti gezip tozma.
gevher (F.) [ 1 [ گوهر .elmas. 2.mücevher. 3.öz.
gevherî (F.) [ گوهری ] mücevherci.
gevz (F.) [ گوز ] ceviz.
gezend (F.) [ 1 [ گزند .zarar. 2.bela.
gıbta (A.) [ غبطه ] imrenme.
gıdâ (A.) [ غدا ] besin gıda.
gılâf (A.) [ غلاف ] kın kılıf.
gıllügış (A.) [ غل و غش ] kin.
gılmân (A.) [ 1 [ غلمان .köle. 2.genç yeni yetme.
gılzet (A.) [ 1 [ غلظت .yoğunluk. 2.kabalık. 3.kalınlık.
gınâ (A.) [ 1 [ غنا .zenginlik. 2.bıkkınlık.
gırbâl (A.) [ غربال ] elek kalbur.
gırîv (F.) [ گریو ] haykırış çığlık.
gışâ (A.) [ 1 [ غشا .örtü. 2.perde. 3.zar.
gışş (A.) [ غش ] hile kötülük.
gıyâb (A.) [ غياب ] bulunmama yokluk.
gıyâben (A.) [ غيابا ] yokluğunda yokken ardından.
gıyâs (A.) [ غياث ] yardım.
gıybet (A.) [ 1 [ غيبت .çekiştirme. 2.bulunmama yokluk.
gil (F.) [ 1 [ گل .çamur balçık. 2.kil.
gile (F.) [ گله ] sızlanma yanıp yakılma.
gilemend (F.) [ گله مند ] şikayetçi sızlanan.
girâmî (F.) [ گرامی ] değerli kıymetli saygın sayın.
girân (F.) [ 1 [ گران .ağır. 2.pahalı. 3.kokuşmuş. 4.katı.
giranbehâ (F.) [ گران بها ] değerli kıymetli.
girankadr (F.-A.) [ گران قدر ] kıymetli.
girankıymet (F.-A.) [ گران قيمت ] kıymetli değerli pahalı.
girânmâye (F.) [ گران مایه ] değerli.
girânser (F.) [ گران سر ] mağrur kendini beğenmiş kasıntı.
gird (F.) [ گرد ] yuvarlak.
girdâb (F.) [ گرداب ] anafor girdap.
girdâgird (F.) [ گرداگرد ] çepeçevre fırdolayı.
girdbâd (F.) [ گردباد ] kasırga.
girdû (F.) [ گردو ] ceviz.
girîbân (F.) [ گریبان ] yaka.
girift (F.) [ گرفت ] karmaşık çapraşık.
giriftâr (F.) [ گرفتار ] yakalanmış tutulmuş müptela.
girih (F.) [ گره ] düğüm.
girihgîr (F.) [ گره گير ] dolaşık.
girihgüşâ (F.) [ 1 [ گره گشا .düğüm çözen. 2.sorunları halleden.
girîve (F.) [ 1 [ گریوه .çıkmaz sorun. 2.geçit.
gîrûdâr (F.) [ گيرودار ] kargaşa kavga.
giryân (F.) [ گریان ] ağlayan.
giryân etmek ağlatmak.
giryân olmak ağlamak.
girye (F.) [ گریه ] ağlama ağlayış.
giryeengîz (F.) [ گریه انگيز ] ağlatıcı.
giryenâk (F.) [ گریه ناک ] ağlamaklı ağlayan.
gîsû (F.) [ گيسو ] saç.
gîsûbend (F.) [ گيسوبند ] saç bağı.
gîtî (F.) [ گيتی ] dünya.
giyâh (F.) [ گياه ] bitki.
gonca (F.) [ غنجه ] açmamış tomurcuk gonca.
goncaruhsâr (F.) [ غنجه رخسار ] yanağı goncaya benzeyen.
gonce (F.) [ غنجه ] gonca.
goncedehân (F.) [ غنجه دهان ] küçük ağızlı gonca ağızlı.
gubâr (A.) [ غبار ] toz.
gubârâlûd (A.-F.) [ غبار آلود ] tozlu.
gudde (A.) [ غده ] bez salgı bezi.
guded (A.) [ غدد ] salgı bezleri.
gufrân (A.) [ غفران ] bağışlama.
gûgerd (F.) [ گوگرد ] kükürt.
gûk (F.) [ غوک ] kurbağa.
gûl (A.) [ گول ] gulyabani.
gulâm (A.) [ 1 [ غلام .köle. 2.genç.
gulât (A.) [ غلات ] dinde aşırıya kaçanlar.
gulgule (F.) [ غلغله ] kaynaşma.
gumûm (A.) [ غموم ] gamlar kederler.
gûnâgûn (F.) [ گوناگون ] rengarenk.
gûne (F.) [ گونه ] biçim tarz.
gunûde (F.) [ 1 [غنوده .uyumuş. 2.ölü.
gûr (F.) [ 1 [ گور .mezar. 2.yaban eşeği.
gurâb (A.) [ غراب ] karga.
gurbet (A.) [ 1 [ غربت .gariplik. 2.yabancı diyar.
gurbetzede (A.-F.) [ غربت زده ] gurbet elde yaşayan.
gurebâ (A.) [ غربا ] garipler.
gûristân (F.) [ گورستان ] mezarlık.
gûrken (F.) [ گورکن ] mezarcı.
gurrân (F.) [ 1 [ غران .kükreyen. 2.gürleyen.
gurre (A.) [ 1 [ غره .arap aylarının ilk günü. 2.akıtma.
gurûb (A.) [ غروب ] batış.
gurûr (A.) [ 1 [ غرور .mağrurluk. 2.aldanış.
gûsâle (F.) [ گوساله ] buzağı.
gûsâle (F.) [ گوساله ] dana.
gûsfend (F.) [ گوسفند ] koyun.
gusl (A.) [ غسل ] yıkanma.
gusn (A.) [ غصن ] dal.
gussa (A.) [ غصه ] üzüntü keder.
gûş (F.) [ گوش ] kulak.
gûşe (F.) [ گوشه ] köşe.
gûşenişîn (F.) [ گوشه نشين ] köşesine çekilen inziva hayatı süren.

gûnâgûn (F.) [ گوناگون ] rengarenk.
gûne (F.) [ گونه ] biçim tarz.
gunûde (F.) [ 1 [غنوده .uyumuş. 2.ölü.
gûr (F.) [ 1 [ گور .mezar. 2.yaban eşeği.
gurâb (A.) [ غراب ] karga.
gurbet (A.) [ 1 [ غربت .gariplik. 2.yabancı diyar.
gurbetzede (A.-F.) [ غربت زده ] gurbet elde yaşayan.
gurebâ (A.) [ غربا ] garipler.
gûristân (F.) [ گورستان ] mezarlık.
gûrken (F.) [ گورکن ] mezarcı.
gurrân (F.) [ 1 [ غران .kükreyen. 2.gürleyen.
gurre (A.) [ 1 [ غره .arap aylarının ilk günü. 2.akıtma.
gurûb (A.) [ غروب ] batış.
gurûr (A.) [ 1 [ غرور .mağrurluk. 2.aldanış.
gûsâle (F.) [ گوساله ] buzağı.
gûsâle (F.) [ گوساله ] dana.
gûsfend (F.) [ گوسفند ] koyun.
gusl (A.) [ غسل ] yıkanma.
gusn (A.) [ غصن ] dal.
gussa (A.) [ غصه ] üzüntü keder.
gûş (F.) [ گوش ] kulak.
gûşe (F.) [ گوشه ] köşe.
gûşenişîn (F.) [ گوشه نشين ] köşesine çekilen inziva hayatı süren.
gûşt (F.) [ گوشت ] et.
gûşvâre (F.) [ گوشواره ] küpe.
gûy (F.) [ گوی ] çevgen topu polo topu.
gûyâ (F.) [ گویا ] sözümona.
güdâhte (F.) [ گداخته ] erimiş.
güftâr (F.) [ گفتار ] söz.
güfte (F.) [ 1 [ گفته .söz. 2.şarkı sözü.
güftügû (F.) [ گفت و گو ] dedikodu.
güher (F.) [ 1 [ گهر .elmas. 2.mücevher.
güherfurûş (F.) [ گهرفروش ] mücevheratçı.
gül (F.) [ 1 [ گل .çiçek. 2.gül.
gülâb (F.) [ گلاب ] gül suyu.
gülabdan (F.) [ گلابدان ] gülüptan.
gülbang (F.) [ گلبانگ ] ilahi.
gülbang -ı Muhammed î [ گلبانگ محمدی ] ezan.
gülberg (F.) [ گلبرگ ] gül yaprağı.
gülbün (F.) [ 1 [ گلبن .gül ağacı. 2.güllük.
gülçehre (F.) [ گل چهره ] gül yüzlü.
gülçin (F.) [ گلچين ] gül deren.
güldan (F.) [ گلدان ] vazo.
güldeste (F.) [ گلدسته ] çiçek demeti.
gülendâm (F.) [ گل اندام ] gül boylu.
gülfâm (F.) [ گلفام ] gül renkli.
gülgonce (F.) [ گل غنجه ] gül goncası.
gülgûn (F.) [ 1 [ گلگون .gül renkli. 2.pembe.
gülistân (F.) [ گلستان ] gül bahçesi güllük.
gülizar (F.-A.) [ گلعذار ] gül yanaklı pembe yanaklı.
güllaç (F.) [ گلاج ] güllaç.
gülmih (F.) [ گل ميخ ] kabara.
gülnâr (F.) [ گلنار ] nar çiçeği.
gülnihal (F.) [ گل نهال ] gül fidanı.
gülreng (F.) [ گل رنگ ] gül rengi pembe.
gülriz (F.) [ گلریز ] gül saçan.
gülrû (F.) [ گل رو ] gül yüzlü.
gülruh (F.) [ گل رخ ] gül yüzlü.
gülşen (F.) [ گلشن ] gül bahçesi.
gülten (F.) [ گل تن ] gül vücutlu.
gülüptan (F.) [ گلابدان ] gülsuyu kabı.
gülzâr (F.) [ گلزار ] güllük gül bahçesi.
gümân (F.) [ گمان ] zan sanı.
gümnâm (F.) [ گمنام ] adı unutulmuş.
gümrâh (F.) [ گمراه ] yoldan çıkmış.
günah (F.) [ 1 [ گناه .suç kabahat. 2.dinî suç.
günahkâr (F.) [ گناهکار ] günah sahibi suçlu.
günbed (F.) [ گنبد ] kümbet.
güncişk (F.) [ گنجشک ] serçe.
güneh (F.) [ گنه ] günah.
gürbe (F.) [ گربه ] kedi.
gürbüz (F.) [ 1 [ گربز .yiğit. 2.kahraman.
gürg (F.) [ گرگ ] kurt.
güriz (F.) [ گریز ] kaçış.
gürîzân (F.) [ گریزان ] kaçan.
gürûh (F.) [ گروه ] topluluk zümre bölük.
güstâh (F.) [ 1 [ گستاخ .küstah. 2.cesur.
güşâderû (F.) [ گشاده رو ] güleç güleryüzlü.
güşâyiş (F.) [ گشایش ] açılış.
güvâh (F.) [ گواه ] tanık şahıt.
güzâf (F.) [ گزاف ] saçma sapan ipe sapa gelmez boş beyhude.
güzergâh (F.) [ گذرگاه ] geçit.
güzeşt (F.) [ 1 [ گذشت .geçiş. 2.hoşgörü.
güzîde (F.) [ گزیده ] seçkin.
güzin (F.) [ 1 [ گزین .seçen. 2.seçilmiş.
güzîr (F.) [ 1 [ گزیر .çare. 2.derman.

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/osmanlicaturkce-sozluk-g-t24641.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Gülme Gülme Ağla Gönül Mektûbât-ı Rabbâni 134.Mektup ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.073 saniyede oluşturulmuştur


Osmanlıca-Türkçe Sözlük (G)Güncelleme Tarihi: 27/05/20, 12:58 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim