Osmanlıca-Türkçe Sözlük (İ) - Tarih Sayfalarından
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.122 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.900 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22969 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Osmanlıca-Türkçe Sözlük (İ) , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1526 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Osmanlıca-Türkçe Sözlük (İ) }   Okunma sayısı 1526 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Osmanlıca-Türkçe Sözlük (İ)
« : 20/12/10, 15:39 »
i’câz (A.) [ 1 [ اعجاز .aciz bırakma. 2.şaşırtma.
i’dâdî (A.) [ اعدادی ] lise.
i’dâm (A.) [ اعدام ] yok etme öldürme.
i’lâ (A.) [ اعلا ] yükseltme yüceltme.
i’lâ edilmek yükseltilmek yüceltilmek.
i’lâm (A.) [ اعلام ] bildirme.
i’lâm edilmek bildirilmek.
i’lân (A.) [ اعلان ] ilan.
i’mâl (A.) [ اعمال ] yapma işleme.
i’mâr (A.) [ اعمار ] bayındırlaştırma mamûr etme.
i’râz (A.) [ 1 [ اعراض .yüz çevirme. 2.uzak durma.
i’tâ (A.) [ 1 [ اعطا .verme. 2.verilme. 3.ödeme. 4.ödenme.
i’tâ edilmek 1.verilmek. 2.ödenmek.
i’tâ etmek 1.vermek. 2.ödemek.
i’tâ olunmak verilmek.
i’tâk (A.) [ اعتاق ] âzâd etme özgür bırakma.
i’tikâf (A.) [ اعتکاف ] bir yere kapanma köşesine çekilerek yaşama.
i’tilâ (A.) [ 1 [ اعتلا .yükselme. 2.yüksek rütbeye ulaşma.
i’tizâl (A.) [ اعتزال ] köşesine çekilme.
i’tizâr (A.) [ اعتذار ] özür dileme.
i’vicâc (A.) [ اعوجاج ] eğrilme burkulma.
i’zâm (A.) [ 1 [ اعزام .gönderme. 2.gönderilme.
i’zâm edilmek gönderilmek yollanmak.
i’zâm etmek göndermek yollamak.
i’zâz (A.) [ 1 [ اعزاز .değer verme. 2.ağırlama.
iâde (A.) [ اعاده ] geri verme geri gönderme.
iâde edilmek geri verilmek geri gönderilmek
iâde etmek geri vermek geri göndermek.
iâde eylemek geri vermek.
iâde -i âfiyet etmek sağlığına kavuşmak.
iâde -i itibâr edilmek itibarı geri verilmek.
iâde -i ziyâret etmek ziyarete karşılık vermek.
iâdeten (A.) [ اعادة ] geri verilmek üzere.
iânât (A.) [ اعانات ] yardımlar bağışlar.
iâne (A.) [ اعانه ] yardım bağış.
iâşe (A.) [ اعاشه ] geçindirme.
ib’âd (A.) [ ابعاد ] uzaklaştırma.
ibâ’ (A.) [ اباء ] çekinme uzak durma kaçınma.
ibâ’ etmek çekinmek uzak durmak kaçınmak.
ibâd (A.) [ عباد ] kullar.
ibâdât (A.) [ عبادات ] ibadetler.
ibâdet (A.) [ عبادت ] klluk tapınma.
ibâdet etmek kulluk etmek tapınmak.
ibadetgâh (A.-F.) [ عبادتگاه ] ibadet yeri mabet.
ibâdethâne (A.-F.) [ عبادت خانه ] ibadet edilecek yer.
ibâdullah (A.) [ 1 [ عبادالله .Allah’nın kulları. 2.çok bol.
ibâhat (A.) [ اباحت ] helal sayma mübah görme.
ibâhî (A.) [ اباحی ] helal sayan mübah gören.
ibârât (A.) [ 1 [ عبارات .cümleler. 2.paragraflar.
ibâre (A.) [ 1 [ عباره .cümle. 2.paragraf.
ibâret (A.) [ عبارت ] meydana gelen oluşan.
ibâte (A.) [ اباته ] gece yatırma geceyi geçirtme barındırma.
ibdâ’ (A.) [ ابداع ] yeni bir şey getirme yaratma geliştirme.
ibdâ’ etmek yeni bir şey getirmek yaratmak geliştirmek.
ibdâ’kâr (A.-F.) [ ابداعکار ] yaratıcı yenilik getiren.
ibhâm (A.) [ ابهام ] belirsizlik.
ibhâmât (A.) [ ابهامات ] belirsizlikler.
ibkâ (A.) [ 1 [ ابقا .devamlılık kazandırma. 2.sınıfta bırakma.
ibkâ etmek devamlılık kazandırmak yaşatmak.
ibkâen (A.) [ ابقاء ] eski yerinde bırakarak.
ibl (A.) [ ابل ] deve.
iblâğ (A.) [ 1 [ابلاغ .bildirme. 2.ulaştırma.
iblîs (A.) [ 1 [ ابليس .şeytan. 2.hileci.
iblîsâne (A.-F.) [ ابليسانه ] şeytanca.
ibn (A.) [ ابن ] oğul.
ibrâ’ (A.) [ ابراء ] aklanma.
ibrâ’ etmek aklanmak.
ibrâm (A.) [ ابرام ] zorlama.
ibrânâme (A.-F.) [ ابرانامه ] aklanma belgesi.
ibrâz (A.) [ ابراز ] gösterme.
ibrâz edilmek gösterilmek.
ibrâz etmek göstermek.
ibre (A.) [ 1 [ ابره .iğne. 2.gösterge.
ibret (A.) [ عبرت ] hayat dersi.
ibretâmîz (A.-F.) [ عبرت آميز ] ibret verici ders verici.
ibretbahş (A.-F.) [ عبرت بخش ] ibret verici.
ibreten (A.) [ عبرة ] ibret olsun diye ibret olarak.
ibrîk (A.) [ ابریق ] ibrik ıbrık su şarap gibi sıvı konulan kap.
ibrişim (F.) [ ابریشم ] ipek ibrişim.
ibtâl (A.) [ ابطال ] geçersiz kılma kaldırma bozma.
ibtâl edilmek geçersiz kılınmak kaldırılmak bozulmak.
ibtâl etmek geçersiz kılmak kaldırmak bozmak.
ibtidâ (A.) [ 1 [ ابتدا .ilkin önce. 2.başlangıç. 3.başlama.
ibtidâ’ etmek başlamak.
ibtidâ’î (A.) [ 1 [ ابتدائی .ilkel. 2.ilkokul.
ibtidâr (A.) [ ابتدار ] başlama girişme.
ibtidâr edilmek başlanmak girişilmek.
ibtidâr etmek başlamak girişmek.
ibtihâc (A.) [ ابتهاج ] sevinme.
ibtilâ (A.) [ ابتلا ] tutkunluk müptelalık düşkünlük
ibtinâ (A.) [ 1 [ ابتنا .bina etme. 2.dayanma. 3.bina edilme.
ibtinâ etmek 1.kurmak. 2.dayanmak.
ibtinâ’en (A.) [ ابتناء ] dayanarak.
ibzâr (A.) [ ابزار ] gösterme.
îcâb (A.) [ ایجاب ] gerekme gerek.
îcâbât (A.) [ ایجابات ] gereklilikler gerekler.
icâbet (A.) [ 1 [ اجابت .kabul edilme. 2.uyma.
icâbet etmek uymak muvafakat etmek.
îcâd (A.) [ 1 [ ایجاد .var etme yaratma. 2.icat.
îcâd edilmek 1.var edilmek yaratılmak. 2.icat edilmek buluş yapılmak.
îcâd etmek 1.var etmek yaratmak. 2.icat etmek buluş yapmak.
icâleten (A.) [ عجالة ] aceleyle acele olarak.
îcâr (A.) [ 1 [ ایجار .kiralama. 2.kiraya verme. 3.kira.
îcâr edilmek kiraya verilmek.
îcâr etmek kiraya vermek.
icâre (A.) [ اجاره ] kira geliri.
îcâz (A.) [ ایجاز ] veciz anlatma özlü söyleme.
icâzet (A.) [ 1 [ اجازت .izin. 2.mezuniyet belgesi diploma.
icâzetnâme (A.-F.) [ اجازت نامه ] diploma.
icbâr (A.) [ اجبار ] zorlama.
icbâr edilmek zorlanmak.
icbâr etmek zorlamak.
iclâl (A.) [ اجلال ] ululama.


icmâ’ (A.) [ اجماع ] bir araya getirme.
icmâl (A.) [ 1 [ اجمال .özetleme. 2.özet. 3.toplam.
icmâl edilmek öçetlenmek.
icmâl etmek özetlemek.
icmâlen (A.) [ اجمالا ] özetle özetleyerek.
icmâlî (A.) [ اجمالی ] derli toplu özet halinde.
icrâ (A.) [ 1 [ اجرا .yürütme yapma yerine getirme. 2.yapılma yerine getirilme
yürütülme.
icrâ edilmek yürütülmek yapılmak yerine getirilmek.
icrâ etmek yürütmek yapmak yerine getirmek.
icrâât (A.) [ اجراآت ] yapılanlar.
ictihâd (A.) [ 1 [ اجتهاد .çalışma çabalama. 2.görüş. 3.dinî kaynaklar ışığında
görüş bildirme.
ictimâ’ (A.) [ 1 [ اجتماع .toplanma bir araya gelme toplantı. 2.toplum.
ictimâ’ etmek toplanmak bir araya gelmek.
ictimâât (A.) [ اجتماعات ] toplantılar bir araya gelişler.
ictimâî (A.) [ اجتماعی ] toplumsal sosyal toplumbilimsel.
ictimâileşme (A.-T.) sosyalleşme sosyalizasyon.
ictimâîleşmek sosyalleşmek.
ictimâiyyât (A.) [ اجتماعيات ] sosyoloji toplumbilim.
ictimâiyyâtçı (A.-T.) sosyolog toplumbilimci.
ictimâiyyûn (A.) [ اجتماعيون ] sosyologlar toplumbilimciler.
ictinâb (A.) [ اجتناب ] kaçınma uzak durma çekinme.
ictinâb etmek kaçınmak uzak durmak çekinmek.
ictisâr (A.) [ اجتسار ] yüreklenme cesaret bulma.
ictisâr etmek cesaretlenmek cesaret bulmak.
îd (A.) [ عيد ] bayram.
îd -i adhâ [ عيد اضحی ] kurban bayramı.
îd -i fıtr [ عيد فطر ] ramazan bayramı şeker bayramı.
idâme (A.) [ ادامه ] devam ettirme sürdürme.
idâme edilmek sürdürülmek devam edilmek.
idâre (A.) [ 1 [ اداره .döndürme. 2.çekip çevirme yönetme. 3.devlet dairesi.
4.yönetim.
idâre -i maslahat etmek işleri öyle veya böyle idare etmek.
idâre -i örfiyye [ اداره عرفيه ] sıkıyönetim.
idârehâne (A.-F.) [ اداره خانه ] yönetim bürosu.
idârî (A.) [ اداری ] yönetimsel.
idbâr (A.) [ ادبار ] talihsizlik.
iddiâ (A.) [ 1 [ ادعا .düşüncesinde ısrar etme. 2.dava etme. 3.inat.
idhâl (A.) [ 1 [ ادخال .içeri alma sokma. 2.yurt dışından getirme dışalım ithal.
idhâl edilmek 1.içeri alınmak sokulmak. 2.dışalım yapılmak.
idhâl etmek 1.içeri almak sokmak. 2.yurt dışından getirmek dışalım yapmak
ithal etmek.
idhâlât (A.) [ ادخالات ] ithalat dışalım malları.
îdiyye (A.) [ عيدیه ] bayramlık bayram bahşişi.
idmân (A.) [ 1 [ ادمان .alıştırma. 2.spor egzersiz.
idrâk (A.) [ 1 [ ادراک .kavrama anlama. 2.erişme.
idrâk edilmek 1.kavranmak anlaşılmak. 2.yaşanmak.
idrak etmek1.kavramak anlamak. 2.yaşamak görmek.
idrâr (A.) [ ادرار ] sidik.
îfâ (A.) [ 1 [ ایفا .yapma yerine getirme. 2.ödeme.
îfâ edilmek 1.yapılmak yerine getirilmek. 2.ödenmek.
îfâ etmek 1.yapmak yerine getirmek. 2.ödemek.
îfâ -yı vazife [ ایفای وظيفه ] görev yapma.
îfâ -yı vazife etmek görev yapmak görevini yerine getirmek.
ifâdât (A.) [ افادات ] ifadeler.
ifâde (A.) [ افاده ] söylem anlatım dile getirme.
ifâde edilmek anlatılmak belirtilmek dile getirilmek.
ifâde etmek anlatmak belirtmek dile getirmek.
ifâkat (A.) [ افاقت ] iyileşme.
ifâkat bulmak iyileşmek.
ifâze (A.) [ 1 [ افاضه .taşma. 2.bereketlendirme.
iffet (A.) [ عفت ] namusluluk namus düşkünlüğü.
ifhâm (A.) [ افهام ] anlatma.
ifhâm etmek anlatmak.
iflâh (A.) [ افلاح ] rahata erme kurtulma.
iflâh etmek ondurmak dertten kurtarmak.
iflâh olmak iyileşmek kurtulmak.
iflâs (A.) [ افلاس ] her şeyini yitirme bitip tükenme.
ifnâ (A.) [ افنا ] yok etme.
ifrâğ (A.) [ افراغ ] dökme boşaltma.
ifrât (A.) [ افراط ] aşırıya kaçma.
ifrâtkâr (A.-F.) [ افراطکار ] aşırıya kaçan.
ifratperestî (A.) [ افراط پرستی ] aşırıcılık.
ifrâz (A.) [ 1 [ افراز .parçalara bölme. 2.parselleme. 3.salgı.
ifraz edilmek salgılanmak çıkarılmak.
ifrâzât (A.) [ 1 [ افراضات .salgılar. 2.parsellemeler.
ifrît (A.) [ عفریت ] mitolojik canavar.
ifsâd (A.) [ 1 [ افساد .bozma. 2.bozgunculuk yapma.
ifsâd etmek bozmak fesada sürüklemek.
ifşâ (A.) [ افشا ] açığa vurma.
ifşâ edilmek açığa vurulmak.
ifşâ etmek açığa vurmak.
ifşâât (A.) [ افشاآت ] açığa vurmalar.
iftâr (A.) [ 1 [ افطار .oruç açma. 2.Ramazan ayında verilen akşam yemeği.
iftâr etmek oruç açmak.
iftâriyye (A.) [ افطاریه ] iftarlık iftar için hazırlanan yiyecek.
iftihâr (A.) [ افتخار ] övünme kıvanma kıvanç.
iftihar etmek övünmek gurur duymak.
iftihâr etmek övünmek kıvanç duymak.
iftikâr (A.) [ افتقار ]yoksulluk çekme.
iftirâ (A.) [ افترا ] birine işlemediği suçu yıkma.
iftirâk (A.) [ افتراق ] ayrılık.
iftirâs (A.) [ افتراس ] parçalama.
iftitâh (A.) [ 1 [ افتتاح .açılış. 2.başlama.
iftizâh (A.) [ افتضاح ] rezillik skandal.
iğbirâr (A.) [ اغبرار ] kırılma alınma gücenme.
iğfâl (A.) [ 1 [ اغفال .aldatma kandırma. 2.ırza geçme.
iğfâl edilmek 1.aldatılmak kandırılmak. 2.ırzına geçilmek.
iğfâl etmek 1.aldatmak kandırmak. 2.ırzına geçmek.
iğlâk (A.) [ اغلاق ] üstü kapalı konuşma.
iğlât (A.) [ اغلاط ] yanıltma.
iğmâz (A.) [ اغماض ] görmezden gelme göz yumma.
iğnâ (A.) [ اغنا ] zengin etme kimseye muhtaç olmayacak hale getirme.
iğrâk (A.) [ 1 [ اغراق .boğma. 2.abartma.
iğtinâm (A.) [ 1 [ اغتنام .ganimet bilme. 2.ganimet alma.
iğtişâş (A.) [ اغتشاش ] karışıklık kargaşa anarşi.
iğtişâşât (A.) [ اغتشاشات ] karışıklıklar anarşiler.
iğvâ (A.) [ اغوا ] azdırma ayartma.
iğvâ etmek azdırmak ayartmak.
ihâle (A.) [ احاله ] havale etme bırakma.
îhâm (A.) [ ایهام ] iki anlama gelen kelimenin uzak anlamını kasdetme.
ihânet (A.) [ اهانت ] hainlik.
ihâta (A.) [ 1 [ احاطه .kavrama. 2.kuşatma sarma.
ihâta edilmek çevrelenmek sarılmak kuşatılmak.
ihâta etmek 1.kavramak. 2.kuşatmak sarmak.
ihbâr (A.) [ اخبار ] bildirme haber verme.
ihbar etmek bildirmek haber vermek.
ihbârnâme (A.-F.) [ اخبارنامه ] bildiri kağıdı.
ihdâ (A.) [ اهدا ] hediye etme.
ihdâ edilmek hediye edilmek.
ihdâ etmek hediye etmek.
ihdâs (A.) [ احداث ] kurma oluşturma meydana getirme.
ihdâs edilmek kurulmak oluşturulmak meydana getirilmek.
ihdâs etmek kurmak oluşturmak meydana getirmek.
ihdas olunmak kurulmak oluşturulmak konulmak.
ihfâ (A.) [ اخفا ] gizleme saklama.
ihfâf (A.) [ اخفاف ] hafife alma.
ihkâk (A.) [ احقاق ] hakkını verme.
ihkâk -ı hak [ احقاق حق ] hakkını verme.
ihlâ (A.) [ اخلا ] boşaltma.
ihlâk (A.) [ اهلاک ] helak etme yok etme öldürme.
ihlâl (A.) [ اخلال ] bozma lekeleme halel getirme.
ihlâl edilmek bozulmak halel getirilmek.
ihlâl etmek bozmak halel getirmek.
ihlâs (A.) [ اخلاص ] içtenlik dürüstlük.
ihmâl (A.) [ اهمال ] önemsememe savsaklatma.
ihmâlkâr (A.-F.) [ اهمالکار ] ihmalci.
ihrâc (A.) [ 1 [ اخراج .çıkartma. 2.dışsatım yurt dışına gönderme.
ihrâc edilmek 1.çıkarılmak. 2.dışsatım yapılmak ihraç edilmek.
ihrâc etmek 1.çıkarmak. 2.dışsatım yapmak ihraç etmek.
ihrac olunmak çıkarılmak.
ihrâcât (A.) [ 1 [ اخراجات .çıkarmalar. 2.dışsatımlar.
ihrâk (A.) [ احراق ] yakma.
ihrak edilmek yakılmak.
ihrak olunmak yakılmak.
ihrâm (A.) [ احرام ] hac zamanı giyilen beyaz giysi.
ihrâz (A.) [ احراز ] kazanma elde etme.
ihraz etmek kazanmak elde etmek.
ihsâ (A.) [ احصا ] sayma.
ihsâî (A.) [ احصائی ] sayım ile ilgili istatistik.
ihsâiyyât (A.) [ احصائيات ] istatistik.
ihsâiyye (A.) [ احصائيه ] istatistik.
ihsân (A.) [ 1 [ احسان .bağış. 2.iyilik.
ihsâs (A.) [ احساس ] hissettirme.
ihtâr (A.) [ اخطار ] uyarı hatırlatma.
ihtâr edilmek uyarılmak hatırlatılmak.
ihtâr etmek uyarmak hatırlatmak.
ihticâc (A.) [ احتجاج ] kanıt gösterme.
ihtidâ (A.) [ اهتدا ] hidayete erme müslüman olma.
ihtidâ etmek hidayete ermek müslüman olmak.
ihtifâ (A.) [ اختفا ] gizlenme.
ihtifâl (A.) [ احتفال ] anma töreni.
ihtikâr (A.) [ احتکار ] vurgun.
ihtilâc (A.) [ 1 [ اختلاج .çırpınma. 2.seğirme.
ihtilâf (A.) [ اختلاف ] uyuşmazlık.
ihtilâfat (A.) [ اختلافات ] uyuşmazlıklar.
ihtilâl (A.) [ 1 [ اختلال .bozukluk arıza. 2.ihtilal.
ihtilâlat (A.) [ 1 [ اختلالات .bozukluklar. 2.ihtilaller.
ihtilâm (A.) [ احتلام ] düşazma şeytan aldatması.
ihtilâs (A.) [ اختلاس ] zimmetine para geçirme para çalma.
ihtilât (A.) [ 1 [ اختلاط .karışma. 2.görüşme kaynaşma.
ihtilât etmek karışmak.
ihtimâl (A.) [ 1 [ احتمال .olasılık. 2.yüklenme. 3.belki.
ihtimal ki (A.-F.) [ احتمال که ] belki de muhtemelen.
ihtimal vermek sanmak tahmin etmek.
ihtimâlât (A.) [ احتمالات ] olasılıklar.
ihtimâm (A.) [ اهتمام ] özen.
ihtinâk (A.) [ اختناق ] boğulma.
ihtirâ (A.) [ اختراع ] icat buluş.
ihtirâat (A.) [ اختراعات ] buluşlar.
ihtirak (A.) [ احتراق ] yanma.
ihtirâm (A.) [ احترام ] saygı duyma hürmet etme.
ihtirâmen (A.) [ احتراما ] saygıyla saygı duyarak.
ihtirâs (A.) [ احتراص ] aşırı hırs.
ihtirâz (A.) [ احتراز ] kaçınma çekinme uzak durma geri duma
ihtirâz etmek kaçınmak çekinmek uzak durmak geri durmak.
ihtisâr (A.) [ اختصار ] kısaltma özetleme.
ihtisâr edilmek kısaltılmak özetlenmek.
ihtisâr etmek kısaltmak özetlemek.
ihtisâren (A.) [ اختصارا ] özetle kısaltarak kısaca.
ihtisâs (A.) [ اختصاص ] uzmanlık.
ihtişâm (A.) [ احتشام ] görkem.
ihtitâm (A.) [ اختتام ] sona erme.
ihtivâ (A.) [ احتوا ] içerme.
ihtivâ etmek içermek.
ihtiyâc (A.) [ 1 [ احتياج .gereksinim2.yoksulluk.
ihtiyâcât (A.) [ احتياجات ] gereksinimler.
ihtiyâl (A.) [ احتيال ] hile yapma.
ihtiyâr (A.) [ 1 [ اختيار .seçme. 2.seçilme. 3.seçme hakky. 4.yaşlı.
ihtiyârî (A.) [ اختياری ] kişisel seçime bağlı isteğe bağlı.
ihtiyât (A.) [ 1 [ احتياط .tedbirli davranış. 2.yedek.
ihtiyâten (A.) [ احتياطا ] tedbirli davranarak ihtiyatlı olarak.
ihtiyatkâr (A.-F.) [ احتياط کار ] tedbirli ihtiyatlı.
ihtizâr (A.) [ احتضار ] can çekişme.
ihtizâz (A.) [ اهتزاز ] titreme titreyiş.
ihvân (A.) [ اخوان ] dostlar.
ihyâ (A.) [ 1 [ احيا .diriltme yaşatma. 2.canlılık kazandırma. 3.geceyi ibadet
ederek geçirme.
ihyâ olunmak yaşatılmak canlandırılmak.
ihzâr (A.) [ 1 [ احضار .çağırma huzura getirme. 2.hazırlama. 3.hazırlanma.
ihzar etmek 1.hazırlamak. 2.getirmek.
ihzârî (A.) [ احضاری ] hazırlayıcı.
ik’âd (A.) [ اقعاد ] oturtma.
îkâ (A.) [ ایقا ] yapma.
îka etmek vermek bırakmak.
ikâb (A.) [ عقاب ] ceza.
ikâl (A.) [ 1 [ عقال .bağ. 2.köstek pranga.
ikâme (A.) [ 1 [ اقامه .kaldırma. 2.oturma. 3.yerine koyma.
ikâme etmek yerine koymak.
ikâmet (A.) [ 1 [ اقامت .oturma. 2.namaza durma.
ikâmetgah (A.-F.) [ اقامتگاه ] oturma yeri.
îkâz (A.) [ 1 [ ایقاظ .uyandırma. 2.uyarma.
îkâz edilmek uyarılmak.
îkâz etmek uyarmak.
ikbâl (A.) [ 1 [ اقبال .talih. 2.mutluluk.
ikdâm (A.) [ اقدام ] girişim.
iklîm (A.) [ 1 [ اقليم .ülke yer diyar. 2.coğrâfî yaşam koşulları.
ikmâl (A.) [ 1 [ اکمال .tamamlama bitirme. 2.bütünleme.
ikmâl edilmek tamamlanmak bitirilmek.
ikmâl etmek tamamlamak bitirmek.
iknâ (A.) [ اقناع ] razı etme.
iknâ etmek razı etmek.
ikrâh (A.) [ اکراه ] tiksinme iğrenme.
ikrâh etmek tiksinmek iğrenmek.
ikrâhen (A.) [ اکراها ] tiksinerek iğrenerek.
ikrâm (A.) [ 1 [ اکرام .cömertlik. 2.sunma armağan etme.
ikrâmiyye (A.) [ 1 [ اکراميه .bahşiş. 2.ikrâm olarak verilen para veya eşya.
ikrâr (A.) [ 1 [ اقرار .itiraf. 2.dile getirme. 3.kabullenme.
ikrâr etmek 1.itiraf etmek. 2.dile getirmek. 3.kabullenmek.
ikrâz (A.) [ اقراض ] borçlandırma borç verme.
iksîr (A.) [ اکثير ] olağanüstü etkileri olan şurup.
iktibâs (A.) [ اقتباس ] alıntı.
iktibâs edilmek alınmak.

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/osmanlicaturkce-sozluk-i-t24668.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Aynı dua için açıldı elleri Sormuşlar Söylemişler ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.075 saniyede oluşturulmuştur


Osmanlıca-Türkçe Sözlük (İ) Güncelleme Tarihi: 31/05/20, 05:50 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim