Osmanlıda Ramazan - Tarih Sayfalarından
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.639 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22909 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Osmanlıda Ramazan, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1979 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Osmanlıda Ramazan}   Okunma sayısı 1979 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kusva

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.083
  • Konu: 379
  • Derviş: 244
  • Teşekkür: 8
Osmanlıda Ramazan
« : 06/09/08, 16:36 »
İftar sofrası aileyi biraraya getirirdi
Sofranın muazzam görüntüsü nefis yemek kokularıyla birleşince, insanda bir imrenme duygusu yaratırdı. Top atılır atılmaz da yemeklere hücum edilirdi.

Evin en büyüğünden, en küçüğüne dek tüm ailenin bir araya toplandığı iftar sofraları...

Eskiden sofralar alçak iskemleler üzerine konmuş sari veya bakır siniler konulmak suretiyle hazırlanırdı. Etrafına minderler dizilir, sininin çevresine bir halka oluştururak oturulurdu. Hizmetçilerin ayakta peşkirleri herkesin dizine rastlamak şartıyla atmaları ise birer hüner sayılırdı. Ezana birkaç dakika kala sofraya oturmak, iftarın şartlarından idi.

Bu dakikadan itibaren iftar topunun atılmasına kadar geçen süre oldukça uzun gelir. Sofranın muazzam görüntüsü ve ortaya yayılan nefis yemek kokularıyla ister istemez bir imrenme duygusu yaratır insanda. Bu nedenle o bir iki dakika oldukça sabır ister. Top atılması ile birlikte yemeklere hücum başlardı.


Çorbasız iftar sofrası olmazdı Çorba, iftar sofrasının vazgeçilmez bölümüdür. Bir dönemlerde hindi derisinden yapılan işkembe çorbası meşhurdu. Herkes bu çorbadan sofralarında bulundurmak isterdi. Yemeğin sonunda da elmastraş kaseler içindeki hoşaflar tepsilere konur, etrafına küçük kaseler dizilerek sofraya getirilirdi.

İftardan sonraki nargile, çubuk veya kahve ile iftar keyfi tamamlanacaktır. En büyük özelliği çubukların uzun olması, kehribar ve süslü imamelerle bezenmiş olmasıdır. Büyük konaklarda tüm misafirlere aynı anda verilmesi şarttı. Hizmetçiler ise alındıktan sonra bu ikramın inceliği ile ilgili bir nevi kurs da görürlerdi. Uzun çubukları doldurup, bir elinde çubuk diğer elinde parlatılmış tabla ile ***ürürler ve bir dizi üzerine çökerek tam ağız hizasına rastlayacak şekilde ikram ederlerdi.
Kahve ikramı da aynı beceriyi gerektirir. Kahve ibriğinin soğumaması için gümüş zincirli ateşlikler yakılır ve misafir sayısı kadar hizmetkar, kahvecibaşının etrafına dizilir. Kahveler kafesli gümüş zarfların ucundan tutulmak suretiyle misafirlere ikram edilir.

Kahveler içilip, sigaralar fosurdatıldıktan sonra sıra teravih namazını beklemeye gelecektir. Fuzuli'den başlayıp , dini konulara kadar uzanan sohbetlerle... Sohbet belki de imsak zamanına dek uzar giderdi eğer iftar sofrasında misafirler varsa... İmsak zamanı yaklaşmıştır. Gözler süzülmeye başladıktan sonra uzaktan davulun sesi duyulur. İftar sofrasının özelliği buydu. İftar topu ile başlayan ve imsak saatine kadar uzanan süre içinde yaşanan sıcak dostluklar ...

Sarayın iftar sofraları binbir çeşide sahipti

İftara gelenler enfes yemekleri yedikten sonra, Sultan ve Kadın Efendilerden hediye de alırlardı.

Osmanlı sultanlarının iftar sofraları gerçekten eşi benzeri bulunmaz bir nefaset ve çeşide sahiptir. Onca yemek çeşidi içinden padişah da olsanız seçimde zorlanırsınız.

Sarayda her kesim, iftarı kendi arasında açardı. Büyük siniler salonlara dizilir, saraylılar öbek öbek sofranın çevresine sıralanıp iftar açarlardı. Eski kadın efendilerin yalılarına iftara gelenlerin itibarlı olanlarını baş ağanın odasına, daha küçük rütbede bulunanları,diğer haremağaları ve baltacılar odalarına alırlardı.
İftardan sonra haremağaları vasıtasıyla Sultan ve Kadın Efendilere saygılar iletilir, karşılığında iltifatla beraber, derecelere göre hediye ve para alınırdı. Getiren haremağası, hediye veya parayı teslim etmeden önce öpüp başına koyar sonra sahibine verirdi. Alan da aldığı hediyeyi öpüp başına koymaya meecburdu.

Ancak padişahın iftar sofrasındaki ihtişam hiçbirine benzemez. Tarihçiler Sultan Aziz'in bir oturuşta bir kuzuyu rahatça kıvırdığını ifade ederler. Hatta bu yüzden kuvvetinin eşsizliğini ve sırtının yere gelmeyişini dile getirirler. "Eski bir başpehliven " imzalı tefrikalara bakarsanız, göbeği güneş görmemiş, yani sırtı yere gelmemiş nice pehlivan Abdülaziz ile boy ölçüşemez. Abdülaziz'in kuvveti mutfağa dayandırılır. Sofrasının iyi olduğuna itirazım yok. Ama bir oturuşta bir kuzu ufalamasına ve bütün pehlivanları tuşlamasına "muhalefet şerhi" koyuyorum.

Pehlivanlar padişaha yenilmeyip de ne yapsınlar? Yedi düvele meydan okuyan, cihanı deviren padişahın çıkıp da bir pehlivana yenilmesi olacak şey mi?

Bu tevatür ve yakıştırmaların olsa olsa sofraların ihtişamından kaynaklandığını sanıyorum. Mesela ben Vandettin Efendi olsaydım; pirinci, çorbası, şiş kebabı, tavuk köftesi, piyazlı pilici, sıcak paçası, bamya ezmesi, ebegümecisi, lahana dolması ve sigara böreğini havi listeye gözucu ile bakar ve şöyle derdim:"Bre gafiller, sucuklu yumurta yok mudur?"Hatta iri dermosondan mamul pastırmalı kurufasulyeyi, patlıcan turşusu ile ***ürüp tepeleme pilav ve bilhassa hoşafa kaşık sallamayı arzu etmek için padişah olmaya lüzum yok. Ayrıca bunu hükümdarın yapmasında fayda vardır ve saray efradı onun kurufasulye yediğini gördükçe antenleri açacak ve "halka inmek" masalını fısıldayacaklardır :) :X06 :X32





Konu Adresi: http://www.dervisler.net/osmanlida-ramazan-t4048.0.html




Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Cevaplandı: Osmanlıda Ramazan
« Cevapla #1 : 27/07/11, 02:24 »
:)

 tşk.




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Aksaray Genel Bilgiler Allaha Kavuşmanın Manası ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.557 saniyede oluşturulmuştur


Osmanlıda RamazanGüncelleme Tarihi: 20/11/19, 00:37 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim