Sadaka Nasıl Verilir Biliyor musunuz? - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.122 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.899 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22964 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Sadaka Nasıl Verilir Biliyor musunuz?, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3183 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Sadaka Nasıl Verilir Biliyor musunuz?}   Okunma sayısı 3183 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Sadaka Nasıl Verilir Biliyor musunuz?
« : 05/12/10, 02:37 »
Rızık konusunda kullarının bir kısmını diğerlerinden üstün kıldığını bildirir Rabbimiz. Belki doğuştan ihtiyaçlı, belki de öncesinde iyi bir gelir düzeyi varken, şimdi fakirlikle sınanıyor olabilir bazı kimseler. Her halükarda kalpleri buruk, gönülleri yaralıdır onların. “Zenginlik gurbeti vatan haline, fakirlik ise vatanı gurbet haline getirir” buyurur Hz. Ali (r.a). Yoksul insanlar nerede olurlarsa olsunlar, kendilerini garip ve yalnız hissederler zira.

Bu sebeple Efendimiz (s.a.v) yoksul ve kimsesizlerle birlikteliğe önem verir, türlü bahanelerle onların gönüllerini alırdı. Bir yerde toplumun farklı kesimlerinin toplanmış olduklarını gördüğünde, önce fakirlerin yanına uğrar, onlarla birlikte otururdu. Bize düşen de Efendimiz’in (s.a.v) izinden gidip, yoksulun yanında olmaktır. Ancak yardımcı olmak, destek olmak öylesine hassas bir mesele ki bazı adapları mutlaka bilmemiz ve onlara dikkat etmemiz gerekiyor. 


Yoksula Teşekkür Borç Bilinmeli

Yeni taşındığım apartmandaki kapı komşularımın son derece ihtiyaçlı bir aile olduğunu gördüğümde bir sıkıntı yer etmişti gönlüme. Sonunda dayanamayıp, fikirlerine değer verdiğim bir dostumla paylaşmıştım üzüntümü. Fakat bu dostum tasavvuf gözü ile bakabilip olaya, sıkıntımın üstesinden gelmeyi başarabilmişti: “Ne güzel işte!” demişti, “Birine yardım etmek istediğinde tam iki adım yakınlıkta bir ihtiyaçlı, yemeğini fazlaca yaptığında belki de aç biilaç bekleyen çocuklar ve böylece Allah’ın rızasını kazanman için sana çok yakın vesilelerin var. Bu nimetin değerini bilmelisin bence.”

Bir hayırda bulunmayı talep ettiğimizde, yakın çevremizde kendilerine kolayca ulaşabileceğimiz dar gelirli kimseler bulunuyor olabilir. Gerçek ihtiyaç sahipleriyle karşılaştığımızda, bunun bizim için bir lütuf olduğunu düşünmeliyiz. Böyle kimselerin yaptığımız hayrı kabul ederek Allah’ın rızasını kazanmamıza vesile olmaları, aslında kendilerine teşekkür etmemizi gerektirir.

Bizim rahatça israf edebildiğimiz ufak bir ekmek parçasına dahi muhtaç olan insanları gördüğümüzde, halimize ne kadar da az şükrettiğimizin farkına varabiliriz hem. Bir nebze olsun şükrümüzü eda edebilmek için, muhtaç durumda olanlara destek olmayı boynumuzun borcu bilmeliyiz.



Yoksulun Onuru Muhafaza Edilmeli

Efendimiz (s.a.v) gizli sadakanın, alenen verilenden efdal olduğunu belirtirdi. Hz. Ömer (r.a) devlet reisi iken sırtında çuvalla erzak taşır, kimliğini gizleyerek onu fakir halka dağıtırdı. İmam Zeynel Abidin Hazretleri geceleri yüzünü bir örtüyle örterek, Medine’de muhtaç ailelerin kapılarına yiyecek taşırdı.

Sadaka verirken gizlice, kimseye sezdirmeden vermeye çalışmak faziletli bir davranıştır. Sadakayı alenen vermenin riya ve şöhret türü hasletlere kapı aralaması hayırlarımızı ziyana uğratabilir.

Hiç kimse, veren el olması sebebiyle, bir başkasının gururunu incitmemeli, yapılan yardım başa kakılmadan yapılmalı, yardımı alan kişiyi aldığına pişman ettirmemeye özen gösterilmeli.

Verdiğimiz sadakayı güler yüz ve tatlı dille süsleyerek sunmalı, incitici sorular yönelterek araştıran bir tavırdan kaçınmalıyız. Edebi ve hakkıyla yapılan yardımlar, gözetilen hassasiyetleriyle Hak katında daha bir değer kazanır.


“Yok” Demenin de Usulü Vardır


Bizim kültürümüzde kapıya gelip bir şey isteyenin eli boş çevrilmez. Gelen kişinin Hızır (a.s) olma ihtimali dikkate alınır, az da olsa yardım etmeye çalışılır. Başa gelebilecek belalardan azat olmaya vesile bilinir verilen sadaka.

Sadaka ve yardımlar, toplumdaki bireylerin kalplerini birbirine yaklaştırır. Edebine riayet edilerek yapılan hayırlar, sosyal hayattaki sevgi ve güven bağlarını güçlendirir. O anda infak edecek bir şeyimiz bulunmasa bile, bizden yardım talebinde bulunan kimseleri, söz ve davranışımızla zulmetmeden, hayır dualarıyla uğurlayabiliriz. Güzel bir sözün dahi sadaka olduğunu bildirir Efendimiz (s.a.v). En azından terslemekten çekinip, güzel bir tavır ve söz ile bu kimselerin gönüllerini almaya çabaladığımızda, mahzun bir gönlü hoş etmiş olmanın verdiği huzur içimizi rahatlatacaktır.


Geçmişimiz İnceliklerle Bezeli

Osmanlı toplumunda egemen olan ahlaki yapı ve kalplerdeki incelik hayatın her alanına iz bırakmıştı. Bir sonbahar günü, hali vakti yerinde olan kişilerce, yoksul bir hanenin avlusuna boşaltılan bir araba kömürün, kim tarafından yollandığını şaşkınlıkla soran bir fakire, Abdullah (Allah’ın kulu) cevabının verdirilmesi sıkça rastlanan durumlardandı.

Cami ve bazı sosyal hizmet veren mekanların önünde yükselen sadaka taşları ise günümüz insanına örnek teşkil edecek bir işlev görmekteydi. Bir buçuk- iki metre yüksekliğinde ve üst tarafında bir oyuk bulunan bu taşlar, mimari yapılarından çok gördükleri işlev ile hayranlık uyandıracak niteliğe sahiptiler. Vakit olarak özellikle yatsı namazı sonrasını seçerlerdi, yoksullara bir nebze faydası bulunsun isteyen insanlar. Sadaka taşlarının oyuğuna usulca bırakılan sadakaların, ihtiyacı olan tarafından sadece ihtiyacı kadar alınması bir o kadar dikkat çekiciydi. Osmanlı topraklarını 17. yüzyılda ziyaret eden Batılı bir gezgin, bir sadaka taşına bir hafta boyunca kimsenin para almak için uğramadığına şahit olup, seyahatnamesinde bundan övgüyle bahsetmişti.


Zimem Defterleri Sıfırlandı

Yine bu dönemde, maddi durumu yerinde olan kimselerin, özellikle Ramazan ayında uyguladıkları bir alışkanlık mevcuttu. Özellikle yoksul mahallelerden bir esnafın dükkanına gidilir, o zamanlar zimem defteri diye adlandırılan veresiye defterinden rastgele bir veya daha fazla sayıda borçlu seçilirdi. Öncesinde ne borcu ödeyen, ne de esnaf bilirdi bu borçlunun kim olduğunu. Ve defterde yazılı olan borç son kuruşuna kadar kapatılırdı.

Süpermarketlerin yaygınlaşmasıyla zimem defterleri hemen hemen ortadan kalkmış durumda olsa da, bu uygulamanın günümüze uyarlanan versiyonları bulunabiliyor. Örneğin, belediyelerce “sosyal kart” diye adlandırılan bir uygulama, yoksul kimselerin ihtiyaçlarının, “veren el” ile karşılaşmadan anlaşmalı alışveriş yerlerinden karşılanmasına imkan veriyor. Bu kartlar, hayırda bulunmak isteyenler tarafından yüklenen para miktarınca ihtiyaç sahiplerinin kullanımına sunuluyor.

Bunun yanı sıra, çevremizde yoksul ve dar gelirlilere yardım etmede aracılık eden vakıf, dernek vb. hayır müesseseleri yaygın olarak bulunmakta. Yardımlarımızı bu kurumlara teslim edip aradan çekildiğimizde, yalnızca bir değil, onlarca ihtiyaçlıya sadaka ve zekatlarımız ulaşabiliyor.


Alan El İle Veren El Hiç Karşılaşamasa

Sadaka, yerine göre özendirmek niyetiyle açıktan verilse de, rıza terazisine vurulduğunda büyük ölçüde değer kaybeder. Açığa çıktığında özünden bir şeyler yitirir sanki. Bir kulun şahitliği olmadan, sırf Allah’a ayan bir sadaka ise, gönüllere huzur üstüne huzur verir. Baştan başa ihlas hedeflenebilse de keşke, alan el ile veren el hiç karşılaşamasa. Böylece zenginde gururdan, fakirde minnetten eser kalmasa.



Ceyda ARIN
Semerkand Aile

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/peygamber-mirasiyla-var-olmak-t24518.0.html;prev_next=next



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...

Çevrimdışı İntisab

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.488
  • Konu: 4
  • Derviş: 9353
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: Sadaka Nasıl Verilir Biliyor musunuz?
« Cevapla #1 : 05/12/10, 10:50 »
 X:01 :X06 :X06 :X06




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Peygamberimiz'in İslâm'a Dâvetteki Usûl Ve Üslûbu Dervişler.net formunda ikinci bahar ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.047 saniyede oluşturulmuştur


Sadaka Nasıl Verilir Biliyor musunuz?Güncelleme Tarihi: 26/05/20, 04:59 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim