Dervişler Mekanı

EDEBİYAT KÜLTÜR SANAT => Edebiyat Kültür Sanat => Konuyu başlatan: Alparslan - 23/12/09, 19:52

Başlık: MAKÜ, Mehmet Akif Ersoy'u anıyor
Gönderen: Alparslan - 23/12/09, 19:52
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi MAKÜ, İstiklal marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy’u, doğumunun 163. ve ölümünün 73. yılında etkinlikler düzenliyor.
(http://serhaber.com/Foto/AnaResimler/fcc84d55816b45a615.jpg)
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) , adını aldığı İstiklal marşımızın yazarı şair Mehmet Akif Ersoy'u doğumunun 163. ve ölümünün 73. yılında  çeşitli etkinlikler düzenleyerek anıyor.   

Anma etkinliklerinin ilki pazartesi günü düzenlendi. MAKÜ konferans ve sergi salonunda  Mehmet Akif ve Cemiyet konulu bir konferans düzenlendi. Konferansa Vali İbrahim Özçimen , Rektör yardımcısı Prof. Dr. Zeki Yıldırım , daire müdürleri , öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.

Konferansa konuşmacı olarak katılan Selçuk üniversitesi Türk dili edebiyatı bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr. Ahmet Sevgi , 'Ömür tarlasının tek bir ürünü vardır. O da hayırla yad edilmektir. Mehmet Akif , yazdığı Safahatıyla ölümsüzleşmiştir.' dedi.
Prof. Dr. Sevgi, Mehmet Akif'e göre cemiyetin başında görülen hastalıkların başında tembellik ve miskinlik geldiğini dile getirdi. İster bireylerin ister toplumun ayakta durabilmesi için çalışmanın şart olduğunu belirten Sevgi, 'Çalışan kazanır, yatan kaybeder. Hayatın kanunu budur. Mehmet Akif, tembelliğimizin temelinde yanlış tevekkül anlayışı ve ümitsizliğin yattığını söyler. Tevekkül aslında kişinin üzerine düşeni yaptıktan sonra neticeyi Allah'tan beklemesidir. Bunu kişilerin işine geldiği şekilde yorumladığı görülmüştür. Mehmet Akif, sıklıkla tevekkül konusunu şiirlerinde işlemiş ve anlatmıştır.' diye konuştu.
Mehmet Akif'in tembelliğin yanında ihmalkarlık ve bugünün işini yarına bırakma konularıyla da toplumu şiirleri ile uyardığını kaydeden Sevgi, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Bizi çalışmaktan alıkoyan bir başka neden de ümitsizliktir. Maalesef 1920'li yıllarda yaşanan bazı gelişmeler halkı ümitsizliğe düşürmüştür. Mehmet Akif böyle bir ortamda halkın yeise kapılmaması konusunu şiirlerine taşımış ve yol göstermiştir.'
Cemiyetin dertleri içerinde en tehlikelisinin tefrika olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sevgi, fertlerin birbirine düştüğü, sen ben kavgalarının arttığı, birlik ve beraberliğin sarsıldığı bir ortamın sadece düşmanın işine yarayacağını kaydetti. Sevgi, bu tehlikeyi gören Mehmet Akif'in 1920'de Kastamonu Nasrullah Camii'nde yaptığı konuşmasının bir yerinde 'Milletler topla tüfekle, zırhlı ordularla, uçaklarla yıkılmıyor ve yıkılamaz. Milletler ancak aralarındaki bağlar çözülünce, herkesin kendi başının derdine, kendi menfaatlerini temin etme sevdasına düştüğü zaman yıkılır.' dediğini belirtti.
Tefrikanın panzehirinin ise birlik ve beraberlik olduğunu kaydeden Sevgi, konuşmasına şu şekilde devam etti: 'Yalnız taş duvar olmaz derler. El ele vermeden, toplumun sorunlarını birlikte omuzlamadan başarıya ulaşmak mümkün değildir. Kişiler ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar tek başlarına çok büyük işler başaramazlar. Başarılı olabilmek için bir araya gelmek güçlerimizi birleştirmek zorundayız.' Bilindiği gibi merhum Mehmet Akif Ersoy Burdur'lu idi ve Burdur Milletvekilliği yaptı . Merhumun ilimiz için önemi çok büyüktür.' dedi.   
Kaynak: serhaber/bucak