Dervişler Mekanı

İNANÇ DÜNYASI => Kıssalar ve Menkıbeler => Konuyu başlatan: Alparslan - 12/06/10, 18:05

Başlık: Müflis Kimdir ?
Gönderen: Alparslan - 12/06/10, 18:05
"Abdurrahmân Kerkûkî", âlim ve velî bir zât.

Bir gün sevdiklerine, şöyle etti nasîhat:

 

(Kardeşlerim, kaçının her günâh ve harâmdan.

Bilhassa titizlikle, sakının “Kul hakkı”ndan.

 

Nitekim Resûlullah, hitâb edip eshâba,

(Müflis kimdir?) diyerek, suâl etti bir defâ.

 

Dediler ki: (Müflis’in, şu ki bizce mânâsı,

Kalmamıştır elinde, hiç malı ve parası.)

 

Buyurdu: (Asıl müflis, şu kuldur ki ey eshâb!

O, dünyâ hayâtında kazanmıştır çok sevâb.

 

Namâz oruç, hac zekât, yapmıştır çok hasenât.

O, bu sevaplarıyla mahşere gelir, fakat,

 

Onun bunun hakkına, tecâvüz eylemiştir.

Kiminin arkasından, gıybetini etmiştir.

 

Kimisini dövmüş ve sövmüştür diğerini.

Veyâhut incitmiştir, bâzısının kalbini.

 

Türlü “Kul hakları”yla, gelir mahşer yerine.

Verilir sevapları, bu hak sâhiplerine.

 

Lâkin öyle çoktur ki alacaklı olanlar,

Hepsini ödemeden, tükenir o sevaplar.

 

Verecek sermâyesi kalmayınca onlara,

O hak sâhiplerinin günâhları, bu defâ,

 

Onlardan alınarak, bu kula yükletilir.

Hor ve zelîl olarak, Cehenneme itilir.)

 

Eshâb, bunu duyunca Allah'ın Resûlü'nden,

Ağladılar herbiri, bunun üzüntüsünden.

 

Bir gün de, eshâbına, Allah'ın sevgilisi,

Buyurdu: (Çok seviniz siz birbirlerinizi.

 

Vazîfeli bir melek, nidâ eder mahşerde:

(Allah rızâsı için sevişenler nerede?)

 

Arş-ı âlâ altında, toplanarak o zevât,

Nûrdan kürsîlerinde, beklerler gâyet râhat.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Birinizin, faraza,

Kapısının önünde, akan bir “Nehir" olsa,

 

O kişi, o nehirde, beş defâ günde eğer,

Yıkansa, üzerinde kalır mı kirden eser?)

 

Arz ettiler ki: (Hayır, o böyle yapsa şâyet,

Kir kalmaz üzerinde, temiz olur o gâyet.)

 

Buyurdu ki: (Beş vakit namâz dahî böyledir.

Onu güzel kılanlar, günâhtan temizlenir.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Ey eshâbım, şimdi siz,

Bir koyun sürüsü'nün "Çoban"ı gibisiniz.

 

Nasıl ki mes'ûl ise her çoban, sürüsünden,

Siz dahî mes’ulsünüz, kendi iyâlinizden.

 

Evlâtları yüzünden, çok anne ve babalar,

O gün, "Veyl" ismindeki Cehennemde yanarlar.

 

Zîrâ öğretmediler dînini çocuklara.

Sırf "Para kazanma"yı, öğrettiler onlara.

 

Ben onlardan uzağım, onlar da benden uzak.

Merhamet etmiyecek onlara cenâb-ı Hak.)