Dervişler Mekanı

ÇEŞİTLEME => Serbest Kürsü => Konuyu başlatan: dai - 05/09/08, 19:56

Başlık: Aşk Ehlinin Sözlerinden ve Hallerinden..
Gönderen: dai - 05/09/08, 19:56

Muhabbetin Şartı

Veysel Karânî, kendisine Rasulullah’ın –sav- hırkasını getiren Ali –ra- ve Ömer’e –ra- sordu:
-Siz Muhammed  –sav-‘i seviyor musunuz?
-Evet
-Peki eğer sevginiz sıhhatli ise O’nun mübarek dişlerini kırdıkları gün ona muvafakat etmiş olmanın gereği olarak (O’nunla hemhâl olmak için) niçin dişlerinizi kırmadınız? Çünkü muvafakat, muhabbetin şartıdır. Sonra kendi dişlerini gösterdi, ağzında bir tane bile diş yoktu. Sonra ekledi:
-Ben O’nu suret olarak görmedim, O’na muvafakat etmiş olmak için dişlerimi söktüm. Çünkü muvafakat dindendir.
[/font]
Başlık: Ynt: Aşk Ehlinin Sözlerinden ve Hallerinden..
Gönderen: dai - 05/09/08, 20:00
Veysel Karânî’den:

“Günahın küçüklüğüne bakma, kendisine karşı günah işlediğin Zatın büyüklüğüne bak. Eğer günahı küçük görürsen Allah’ı küçük görmüş olursun.”
Başlık: Ynt: Aşk Ehlinin Sözlerinden ve Hallerinden..
Gönderen: dai - 05/09/08, 20:01
Göz Ucuyla Nazar


Bir kanlıyı idam sehpasında asmışlardı. O gece katilin üzerinde gayet değerli hulleler olduğu halde, cennet bahçelerinde salına salına gezmekte olduğu rüyada görülmüş ve ve:
-Sen bir katil değil misin? Bu dereceyi nereden buldun? diye sorulmuş. Adam demiş ki:
-Beni idam sehpasında asarlarken Habîb-i Acemî oradan geçti ve göz ucuyla şöyle bir nazar eyledi ve niyazda bulundu. Bütün bunlar işte onun yüzü suyu hürmetinedir.
Başlık: Ynt: Aşk Ehlinin Sözlerinden ve Hallerinden..
Gönderen: dai - 05/09/08, 20:03
Ortalığı Karıştıracaksın


Râbia, Mekke’ye giderken günlerce kaldığı çölde:
-İlâhî! Gönlüm gamla doldu, nereye gideyim. Ben (topraktan yapılmış) bir kerpicim, O (Kâbe) ise taştan bir evdir, bana seni gerek! diye münacatta bulunmuştu. Bunun üzerine Hakk Teala vasıtasız olarak gönlüne hitap etmişti:
-Ya Râbia! Onsekizbin âlemin kanına giriyorsun! Ortalığı karıştıracaksın! Görmedin mi, Musa –as- dîdâr isteyince tecellînin bir zerresini dağın üzerine atıverdim, bunun üzerine dağ kırk parça oldu.