Dervişler Mekanı

DERVİŞHANE => İbretlik Hadiseler => Konuyu başlatan: Kalender - 24/03/08, 03:25

Başlık: Kapı Çalar..
Gönderen: Kalender - 24/03/08, 03:25
Kapı çalar...

Sabahın erken saatlerinde... Açarsınız. Sütçünüzdür gelen. Sütçünün litreliğinden kabınıza dökülen beyazlıkta sabahın güzelliğine kavuşursunuz. Gözünüzde pırıl pırıl bir sabah kahvaltısı canlanır. İçinizden “Bugün kahvaltıyı bahçede yapalım” diye geçirirsiniz...

•••

Kapı çalar...

Gelen postacıdır. Kucağında büyükçe bir paket. Uzattığı kâğıda bir imza atarsınız. Daha önceden ısmarladığınız kitaplara kavuşmanın sevincini yaşarsınız. Zaten tatilde olduğunuzdan bu kitaplara çok ihtiyacınız vardır. “Artık canım sıkılmayacak” deyip keyiflenirsiniz. En çok merak ettiğinizi alıp şezlonga uzanırsınız...

•••

Zil çalar...

Kapıya koşarsınız.

Yıllardır görmediğiniz bir dost gelmiştir. Sevinirsiniz. Sohbetleriniz saatler boyu hatta günlerce sürer. “Yaşamak ne güzel” dersiniz içinizden. Hele böyle dostlar varken...

•••

Kapı çalar...

Dürbünden bakarsınız. Kimseyi göremezsiniz. Dönüp yeniden koltuğa gömülürsünüz. Bir daha çalar. Bakarsınız, yine kimse yok. Tam o sırada bir daha çalınca kapıyı açarsınız. Komşunuzun oğlu. Elindeki sopayla zile uzanmakta. Meğer tuzları bitmiş. İçeriden tuz getirirken kendi kendinize söylenirsiniz “Elbette göremem. Keratanın boyu bir metre...” Bu küçük hâdise neşelendiriverir ortalığı. Hatta koşup hanımınıza anlatırsınız.

•••

Kapı çalar...

Düşüp bayılacak kadar şaşırırsınız. Askerdeki oğlunuz haber vermeden izne çıkmıştır. “Oğlum benim...” diye hasretle kucaklarken gözyaşlarınızı zaptedemezsiniz. Mutululuğunuz oğlunuzun izni kadar uzar...

•••

Kapının her çalışında sanki mutluluğa koşmaktasınız. Huzur tüter gözlerinizden. Her sessizlikte kulaklarınız zil sesi arar...

"Ve kapı çalmaz..."

En büyük misafir gelir.

Âdetâ kapıyı kırmıştır. Alıp gider sizi, şaşırırsınız. “Niye haber vermedi?” diye içinizden geçirirken “Doğduğundan beri zile basmaktayım” der. Bir şeyler söylemek istersiniz o an. Ama o andan sonra diliniz dönmez.

Ölüm sessiz sedasız gelivermiştir...
Başlık: Ynt: Kapı Çalar..
Gönderen: Nakşi_Ateşi - 27/04/08, 01:01
ibret alınması gereken bir yazı Mevlam razı olsun...

 "Her nefs ölümü tadacaktır." (Al-i İmran /185)

 "Ölüm sana erişinceye kadar Rabbine kulluk et."  (Hicr / 99)


Birgün sela okunur isim söylenir Merhum Allah'ın Rahmetine kavuştu denir ...  Rabbim cumlemizi emanetini iman üzre aldığı kullarından eylesin...Amin
Başlık: Ynt: Kapı Çalar..
Gönderen: erdem - 27/04/08, 22:57
Ölüm sessiz sedasız gelivermiştir...
Rabbim erken uyananlardan eylesin cümlemizi...

 X:01
Başlık: Kapı çalar (sizin kapınızı kim çalar?)
Gönderen: KaTre - 31/03/09, 02:10


Kapı çalar...  

Sabahin erken saatlerinde. Acarsiniz. Sütcünüzdür gelen.
Sütcünün litreliginden kabiniza dökülen beyazlikta sabahin güzelligine kavusursunuz. Gözünüzde piril piril bir sabah kahvaltisi canlanir. Icinizden "Bugün kahvaltiyi bahcede yapalim" diye gecirirsiniz.

Kapi calar...
Gelen postacidir. Kucaginda büyükce bir paket. Uzattigi kagida imza atarsiniz. Daha önceden ismarladiginiz kitaplara
kavusmanin sevincini yasarsiniz. Zaten tatilde oldugunuzdan bu kitaplara cok ihtiyaciniz vardir. "Artik canim sikilmayacak" deyip keyiflenirsiniz. En cok merak ettiginizi alip sezlonga uzanirsiniz.

Kapi calar...
Kapiya kosarsiniz. Yillardir görmediginiz bir dost gelmistir.
Sevinirsiniz. Sohbetleriniz saatler boyu hatta bütün gün sürer.
"Yasamak ne guzel" dersiniz icinizden. Hele böyle dostlar varken.

Kapi calar...
Dürbünden bakarsiniz. Kimseyi göremezsiniz. Dönüp yeniden koltuga gömülürsünüz. Bir daha calar. Bakarsinizyine kimse yok. Tam o sirada bir daha calinca kapiyi acarsiniz. Komsunuzun oglu elindeki sopayla zile uzanmakta. Meger tuzlari bitmis.
Iceriden tuz getirirken kendi kendinize söylenirsiniz.
"Elbette göremem. Keratanin boyu bir metre!" Bu kücük hadise neselendiriverir ortaligi.

Kapi calar...
Düsüp bayilacak kadar sasirirsiniz. Askerdeki oglunuz haber vermeden izne cikmistir. "Oglum benim..." diye hasretle
kucaklarken gözyaslarinizi zaptedemezsiniz. Mutlulugunuz oglunuzun izni kadar uzar.

Kapinin her calisinda sanki mutluluga kosmaktasiniz. Huzur tüter gözlerinizden. Her sessizlikte kulaklariniz zil sesi
arar.

Ve kapi calmaz...
O gün en büyük misafiriniz gelir. Adeta kapiyi kirmistir.
sasirirsiniz.
"Niye haber vermedi?" diye icinizden gecirirken "Dogdugundan beri zile basmaktayim" der.
Bir seyler söylemek istersiniz o an.
Ama o andan sonra diliniz dönmez.

Ölüm sessiz sedasiz gelivermistir...


Alıntıdır.  

Başlık: Yanıt: Kapı çalar (sizin kapınızı kim çalar?)
Gönderen: Nakkaş - 31/03/09, 14:48
Günde üçyüzaltmış kerre
Çalar herhal dost kapını
Muhkem eyle ser postunu
Anıver seher adını

                                  Nakkaş
Başlık: Yanıt: Kapı Çalar..
Gönderen: yusufum - 31/03/09, 18:10
Bir yerde okumuştum''Doğduğunda kulağına ezan okunur,öldüğünde ezansız namazın kılınır.Hayatın ise ezan ve namaz arasında olan vakit kadardır ne kısa değilmi?''
Başlık: Yanıt: Kapı çalar (sizin kapınızı kim çalar?)
Gönderen: furkan61 - 31/03/09, 22:55
Günde üçyüzaltmış kerre
Çalar herhal dost kapını
Muhkem eyle ser postunu
Anıver seher adını

                                  Nakkaş


 :X06