Dervişler Mekanı

DERVİŞHANE => Sağlık Olsun => Konuyu başlatan: furkan61 - 16/02/09, 23:54

Başlık: Sindirim sistemi ülseri
Gönderen: furkan61 - 16/02/09, 23:54
  SİNDİRİM SİSTEMİ ÜLSERİ
   
   
   Tıp dilinde “peptik ülser” olarak adlandırlan sindirim sistemi ülseri, dünyanın her yerinde ve her ırkta görülebilir. Ancak, ekonomik düzeyi düşük toplumlarda daha sık rastlanır. İstatitistikler, her on kişiden birinin hayatlarının herhangi bir döneminde bu hastalığa yakalandığını gösteriyor. hesaplamalara göre, her yıl bin kişiden üçünde peptik ülser gelişmekte.

   Böylesine yaygın olan bu hastalıktan korunmanın ilk yolu, ülseri tanımak ve alınabilecek önlemleri bilmek.

   Ülser, sindirim sisteminde belli sebeplere bağlı olarak gelişen doku tahribatı sonucunda oluşan yaradır. Organın iç yüzeyindeki dış tabakadan başlar ve düz kas tabakasını tutar. İlerlemiş vakalarda, en dış tabakayı da etkileyip delinmelere yol açabilir.

   Sindirim sistemi ülserinin oluşabilmesi için, mide suyundaki asit ve diğer tahriş edici maddelerin sindirim organlarındaki koruyucu sümüksü tabakayı aşarak, organ yüzeyi ile teması gereklidir. Bu hastalığın %98’i mide ve onikiparmak bağırsağında görülür.
   
Sindirim Sistemi Ülseri Nasıl Oluşur?

   Sağlıklı kişilerde mide duvarını koruyan ve diğer taraftan saldıran faktörler vardır. Koruyucu saldırgan etkenler arasındaki dengenin bozulmasıyla mide ülseri oluşur. Bu durumda koruyucu faktörler azdır veya saldırgan faktörler artmıştır. Savunmasız kalan mide duvarının asit ve mide suyundaki diğer tahriş edici maddelerle teması sonucu hasar meydana gelir ve ülser oluşur.

     Mukoza için zararlı faktörler
   - Mide asidi ve benzeri diğer tahriş ediciler.
   - Helikobakter pilori adlı bakteri.
   - Aspirin benzeri ilaçlar.
   - Kortizon benzeri etkin maddesi olan ilaçlar.
   - Safra asitleri.
   - Sigara, alkol, stres.
   
   Ülser Oluşumunda Rol Oynayan Etmenler:

   - Helikobakter pilori: Mide iç duvarında (mukozada) yaşayan bir bakteridir.
   Bu bakteri oniki parmak barsağı ülserlilerinin %95’inde, mide ülserlilerin %90’ında mevcuttur. Helikobakter pilori yok edilmezse, %80 ihtimalle hastalık tekrar eder. Bu bakteri, doktorun önereceği uygun antibiyotik kullanılarak yok edilir ve tekrarı önlenir. Bakteri asit salgısını artırarak ülsere neden olur.
   - Aspirin benzeri ilaçlar: Bu tür ilaçların etkin maddesi, mide mukozasına doğrudan saldırarak koruyucu maddelerin etkisini ortadan kaldırır ve hasara yol açar.
   - Hormonal ilaçlarda bulunan kortizon benzeri etkin maddeler de mide iç duvarının direncini azaltır ve ülsere yol açabilir.
   - Sigara: Sigara tiryakilerinde peptik ülser daha sık görülür. Mevcut ülserin iyileşmesi de zor olur ve tekrarlama ihtimali fazlalaşır.
   - Alkol: Mide mukozasına doğrudan saldırgan etki gösterir ve asit salgısını artırır.
   - Kahve, çay, kolalı içecekler: Kafeinsiz kahve dahi asit salgısını artırır. Çay ve kolalı içeceklerin etkisi de aynıdır.
   - Genetik faktörler: Anne, baba ve kardeşlerinde peptik ülser bulunanlarda iki-üç kat daha fazla peptik ülser görülür. Ayrıca kan grubu “0” olanlarda da ülser daha sıktır.
   
   Ülserin Belirtileri Nelerdir?

   En sık görülen belirti ağrıdır. Ancak ülserlerin %30’u hiçbir belirti vermez. Ülser olduğu halde ağrı olmayabilir veya ağrı olduğu halde ülser bulunmayabilir. Belirti vermeyen ülserler, daha sık olarak yaşlılar ve aspirin kullananlarda görülür.

   Ülser ağrısı, kemirici, yakıcı ve kramp tarzında olabilir. Ağrının şiddeti ülserin büyüklüğü ile orantılıdır. Ağrı genellikle göbek üstünde orta hatta duyulur. Ancak bazen karnın başka bölgelerinde de duyulabilir. Midenin en dış tabakası da hasarlanmışsa, ağrı sırta vurur.

   Hastaların %70’inde, gece saat 1-2 civarında gelen ve uykudan uyandıran ağrı vardır.

   Mide ülserlerinin üçte birinde ve onikiparmak barsağı ülserlilerde açlık ağrısı vardır; yemek yemekle, asit giderici almakla ve kusmayla ağrı geçer. Sabah kahvaltıdan önce ağrı yoktur.

   Ağrılı ve ağrısız dönemler birbirini izler. Çünkü sindirim sistemi ülseri iyileşme ve nüksetmeyle seyreder. Ağrılı devre birkaç gün veya birkaç hafta devam eder. Ülserin nüksetmesi ilkbahar ve kış aylarında daha sıktır. Alkollü içecekler, çay, kahve, kolalı içecekler, aspirin, aşırı yorgunluk ve soğuk ağrıyı artırır.

   Peptik ülserin en önemli belirtisi ağrı olmakla birlikte bulantı, kusma, hava yutma, tükrük salgısı artışı, karında şişkinlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve kabızlık da görülebilir.
   
   Teşhis Nasıl Konulur?

   Ülser, röntgen incelemesi ve endoskopi ile konur. Röntgen filminde organ duvarında çukurlar görülür. Ayrıca birtakım özel laboratuvar testleri yapılabilir.
   
   Hastalığın Seyri

   Ülser kendiliğinden iyileşebileceği gibi, kendiliğinden tekrar da edebilir. Tedavi edilmemiş olgularda, her yıl %2-3 oranında kanama -delinme görülür. Mide veya onikiparmak barsağı bitişik komşu organa yapışıp, ülser bunların içine de ilerleyebilir. Mide çıkışında darlık gelişebilir.
   
   Tedavi

   Asit gidericiler, asit yapımını azaltıcı ilaçlar ve helikobakter pilori bakterisini ortamdan uzaklaştırmak üzere antibiyotik kullanılır.
   
   Ülserli Hasta Nasıl Beslenmelidir?

   En akılcı olan beslenme şekli, normal kalorili, bol doğal besin içeren, günde üç öğün şeklinde olanıdır.
   Sanılanın aksine, sütün ülser tedavisinde yeri yoktur. Süt mide asitini etkisizleştirir ancak aynı zamanda içerdiği kalsiyum ve proteine bağlı olarak asitleşmeyi artırır. Ayrıca süt, şişmanlığa yol açabilmekte ve vitamin demir alımını engelleyebilmektedir. Süt tedavi için değil, beslenme amaçlı olarak alınmalıdır. Gece yatmadan önce süt içilmemelidir, çünkü asiditeyi artırıp zararlı olabilir.
   Kahve ve çay alınmasının sınırlandırılması yararlı olacaktır.
   Kırmızı biber ve karabiberden kaçınılmalıdır. Bunlar da mide asidini artırır. Alkollü içkilerden sakınılmalıdır.
   Ülser tedavisinde kullanılan ilaçlar, sigara içenlerde pek bir yarar sağlayamamaktadır. Ülserli ve sigara içen erkeklerde erken ölüm riski, içmeyenlere göre daha yüksektir.
   Lahana ve yeşil sebzelerde bulunan U vitamini tedavide etkili olabilir.
   Aşırı olmamak şartıyla zeytinyağı tüketmek gerekir.
   Kepekli buğday, işlenmemiş pirinç gibi lifli gıdalar koruyucu özelliğe sahiptir. Soya fasulyesi, bakla, darı gibi tahıllar safra tuzlarını bağlar. Aynı zamanda mukoza koruycu ve mide asit salgısını azaltma gibi etkileri nedeniyle önerilir.

   Sonuçta, bütün rahatsızlıklarda olduğu gibi ülserde de, uzman doktorun öngördüğü tedaviyi titizlikle uygulamak ve zararlı olabilecek etkilerden uzak durmak esastır.


   Dr. Aslı Yeşilyurt