Eleştirmek-Tenkit etmekte Uslup ve Ölçü-2014/Dervisler.Net Tasavvuf Forum/
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 23.203 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 121.896 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 4 ileti gönderildi.. Toplam : 21212 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Eleştirmek-Tenkit etmekte Uslup ve Ölçü, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1143 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Eleştirmek-Tenkit etmekte Uslup ve Ölçü}   Okunma sayısı 1143 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.498
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 11

Eleştiri ,herhangi bir kişiyi, bir eseri, bir konuyu
doğru ve yanlışlarını dile getirmek

“Eleştirmek” sözcüğü genelde olumsuz yanıyla algılanır.
Birini eleştirmek demek, o kişinin sadece olumsuz, kötü, kusurlu,
zayıf, beğenilmeyen yanlarını ortaya dökmek demek değildir.
   
Eleştiriler ve karşı fikirler yıkıcı değil, yapıcı; yoldan çıkarıcı değil,
yol gösterici; çaresizliği değil çıkış yolunu gösterici nitelikte olmalı,
içerisinde bilgi ve fikir kırıntıları taşımalıdır.

Bilginin, çarenin göstergesi olmalıdır. Bir şeyi eleştirenin eleştirisine
değer katan şey bilgidir ve çare göstermesidir.

Bu iki unsurdan yoksun olan bir tenkidin elbette bir değeri de yoktur.

Düşüncelerimiz bilgimizin ve aklımızın ürünü olmalıdır.
Bu bakımdan eleştirinin yöneliş şekli kadar, hedefi ve konusu da önemlidir.

Aklın devreden çıktığı, bilgiye dayanmayan,
tamamen hissi bir düşünce de bize fayda sağlamaz.

Tenkit etmek [eleştirmek], genelde, Ben bunu biliyorum, sen bilmiyorsun,
seni uyarıyorum, bu yanlış yoldan dön demektir.Bu, hiç kimseye söylenmez.

Bilgi, kibirlinin kibrini, tevazu ehlinin tevazuunu artırır.

Bilgisiyle kibirlenmek, büyük felakettir.

Hadis-i şerifte,
İlim sahibinin felaketi, kendini büyük görmesidir, buyuruldu.

O halde, aklı olan kimse,
ben daha iyi biliyorum diyerek kendisini felakete atmaz.

Maksat bağcı dövmek değil, üzüm yemek olsun

Müslümanlar arasındaki bazı fikri ayrılıklarda, hakkın ortaya çıkması için eleştiri yapılırken dengenin bir türlü sağlanamadığı aşikârdır.

Doğruya ulaşmaya namzet olanlar,  gerçekten vahiy ve sünnet çerçevesinde hareket etmek yönünde irade gösteren, araştıran, farklı kaynaklara müracaat eden
ve en doğru olanı vahyin süzgecinden geçirerek bulmaya çalışanlardır.

Fakat doğruyu ararken ve muhataplara ulaştırırken kullanılan üslûptan kaynaklanan problemler olabilmektedir.

Her durumda hakkın ortaya çıkması için, bir tezi savunurken, bir muhatabı eleştirirken nelere dikkat etmemiz gerektiği ve neler yapabileceğimiz çok önemlidir.

Eleştiri, kusurların görülüp, hakkın ortaya çıkarılması için gereklidir.

Bir insanın, bir eserin vs yanlışlarının ve doğrularının ortaya konulması
ve gereken tashihin yapılması maksadıyla incelenmesi doğaldır,
yeter ki maksat bağcı dövmek değil, üzüm yemek olsun.

Eleştiri yapıcı olmalı, yoksa kırmak ve küstürmek eleştiri değildir,
cedelleşmedir ve kişisel kaprisin, kıskançlığın ön plana çıkması
ve karşısındakini alt etmekten başka bir şey düşünmemek demektir.

Yerine göre isim vermeden, doğru ilkelerin hatırlatılması şeklinde yapılan eleştiriler, muhatabın kendi durumunu düzeltmesine vesile olur ki, Rasulullah (a.s.)’ın öğrettiği İslam ahlakına en uygun olan da budur. İnsanların dalalette bulunmalarına üzülen ve hidayete ermelerine sevinen Müminler bu Nebevi metodu takip etmelidirler. Kaygımız, ne yapmalıyım da insanlara doğruları anlatmalıyım kaygısı olmalı. Bunu yaparken de muhatabın, söylediklerimizi kolaylıkla anlayacağı sadelikte konuşmalı, içten ve samimi olduğumuzu göstermeliyiz.

“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et.” ( Nahl Suresi - 125)

Eleştiride daha çok fikir üzerinde durulmalı ve fikirler tenkid edilmelidir.
Eğer şahıslar birbirlerinin kişiliklerini hedef almaya başlamışlarsa
bu takdirde iş sen-ben kavgasına dönmüş ve  doğru olanın ortaya çıkması engellenmiş olur.

Eleştiriden rahatsız olmamamız gerekiyor. Kedine güvenen kişiler rahatsızlık değil, hayır ve güzelliğin ortaya çıkacağını umarak memnuniyet duyarlar eleştiriden.
Birçok yanlış anlamalar eleştiri sayesinde açığa kavuşur ve yapıcı eleştiriler yeni dostlukların başlamasına sebep olur.

“İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.” (Fussilet Suresi - 34)


İslami şuranın bir gereği olan tenkid, ortak görüşün ortaya çıkması için gereklidir.
Hatır ve gönül adına birbirlerini ‘evetleyen’ ve yanlışları hep görmezden gelenler doğruyu nasıl bulabilirler?

Hep Rasulullah (a.s.)’ın yanı başında bulunmuş olan Hz. Ebubekir halife seçildiğinde, Mescid’de Müslümanlara hitaben “Doğru olanı yaparsam bana yardımcı olunuz, yanlış bir şey yaparsam beni ikaz ediniz” diyerek bu konuda örnek bir tavır sergilemiştir. Ondan sonra Hz. Ömer’e, Kur’an nesli sahabenin “Yanlışa saparsan gerekirse seni kılıçlarımızla düzeltiriz!” ikazı da, ilk neslin hassasiyetini ve eleştiri konusunda hal-hatır gözetmeyen tavrını göstermesi açısından önemli bir örnektir.
Şurası da var ki, eleştiri kurumunu, yalnızca başkalarına yönelik değil,
kendimize yönelik de işletilmemiz elzemdir.Buna özeleştiri denmektedir.

Rabbimiz bizlere “Siz Kitabı okuduğunuz halde, başkalarına iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Bunun yanlış olduğunu düşünemiyor musunuz?” (Bakara Suresi - 44) ayetiyle önemli bir uyarı yapmaktadır.

Şu halde Müslümanların birbirlerine öğüt verip hatırlatmada bulunmaları
ve yanlışlarını gördüklerinde birbirlerini düzeltici bir üslûpla uyarmaları,
eleştirmeleri çok önemlidir. Gelen eleştirileri olgunlukla değerlendirmek,
 üzerinde samimi bir şekilde düşünmek, Kur’an-ı Kerim ve Rasulallah’ın
örnekliği çerçevesinde iyiliği emr, kötülükten nehy sorumluluğumuzun
ayrılmaz parçasıdır.

alıntı


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/pusula/elestirmek-tenkit-etmekte-uslup-ve-olcu/?topicseen



Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı leylirumi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 230
  • Konu: 11
  • Derviş: 432
  • Teşekkür: 0
Ynt: Eleştirmek-Tenkit etmekte Uslup ve Ölçü
« Cevapla #1 : 29/11/08, 23:56 »
Alıntı
Bilginin, çarenin göstergesi olmalıdır. Bir şeyi eleştirenin eleştirisine
değer katan şey bilgidir ve çare göstermesidir.

...

Bilgi, kibirlinin kibrini, tevazu ehlinin tevazuunu artırır.

Bilgisiyle kibirlenmek, büyük felakettir.

Hadis-i şerifte,
İlim sahibinin felaketi, kendini büyük görmesidir, buyuruldu.

O halde, aklı olan kimse,
ben daha iyi biliyorum diyerek kendisini felakete atmaz.


 nedense tenkit deyince aklıma şu ayetler gelir:

 Allah buyurdu: "Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın."
 Allah buyurdu: "Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın."
 Araf suresi 12-13

 

Allah ondan razı olsun bir dostum bir şiir albümünü "çok gerekli bir zamanda" ulaştırdı. dinleyip yazmaya çalışacağım,
istifadenize....


ya Rasulallah sen yine bir gün ebu cehl'e uğramıştın....
usanmadan, bıkmadan tekrar ettiğin tebliğini bir kez daha tekrarlamıştın
ebû cehil sana
ya Muhammed   (sav)
"eğer senin bu ısrarın inandığın Rabbin huzurunda mes'uliyetten kurtulmak içinse ben sana şehadet edeceğim,
sen üzerine düşen görevi yaptın" diyordu.
sen mahzun ve mükedder giderken
Ali (rh) soruyordu
ya ebû cehil, gerçekten Muhammed 'e (sav) inanmıyor musun?
bu soruya ebû cehil gibi bir münkir
"evet biliyorum ki o bir peygamberdir ama niçin o?" diyordu.


bugün seni hiç tanımayan , isminin anılmasına dahi tahammül edemeyenler var.
sen insanlık aleminin yıldızıyken
sen kâinatın yaratılış sebebiyken
sana ebû cehil kadar dahi insaflı davranmayanlar var
var zira biz o kapıları hiç zorlamadık
ya bir kere gittik kovulduk
ikinciye gitmedik
ya da hiç gitmedik
öyleyken bu işler olmuyor diye şikâyet ediyoruz ya Rasulallah
senin ebû cehlin arkasından  konuştuğunu ne gören oldu ne de duyan
senin iman etmiyor diye birini zemmettiğin vâki değilken
ümmetin ne kadar da rahat konuşuyor ya Rasulallah

sen ikrime'den çektiğini babası ebû cehil'den çekmediğini kendin söylüyordun
sonra mekkeyi mükerremeyi fethedince o kaçıyor uzaklara gidiyor
affedileceğini ummuyordu

hanımı senden izin alınca uzak diyarlara pervaz ediyordu arkasından ve ikrime'yi huzuruna getiriyordu
sen onu bir kafir gibi değil
bir şaki gibi değil
bir said gibi karşılıyor
merhaba ya rakiben muhacir diyordun
hicretten sonra kimseye verilmeyen bu payeyi ona veriyordun

herkes de seni anlıyordu

ya şimdi?

ila-yı kelimetullah sevdasıyla inleyen bir kalp
gözyaşları ırmaklardan taşkın bir insan
bir hrıstiyanla görüşse hrıstiyan dostu sayılıyor
papanın elini sıksa hain ilan ediliyor
birinin kapısına gitse
kafirin kapısından medet umuyor deniliyor

zaman ne kadar da çabuk değişti
anlayış ne kadar da basitleşti
tebliğ ve irşad anlayışı rafa kaldırılarak
müslümanlar ne kadar güzel pasivize edildi
bağırmak çağırmak protesto kin ve nefret müslümanlıktan sayılırken

müsamaha hoşgörü ve iyi niyet unutuldu

yoksa biz mi yanılıyoruz ya Rasulallah
biz biliyoruz ki mümin kişinin kalbinde sevgi hakim
kin nefret adavet mecazi olmalı...













lâyık değilim amma lûtfedersin. Sultânım, Efendim, boynumda kemendin.

Çevrimdışı merhamet

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.648
  • Konu: 736
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 45
Yeni: Eleştirmek-Tenkit etmekte Uslup ve Ölçü
« Cevapla #2 : 23/02/14, 21:15 »
Şu halde Müslümanların birbirlerine öğüt verip hatırlatmada bulunmaları ve yanlışlarını gördüklerinde birbirlerini düzeltici bir üslûpla uyarmaları, eleştirmeleri çok önemlidir. Gelen eleştirileri olgunlukla değerlendirmek, üzerinde samimi bir şekilde düşünmek, Kur’an-ı Kerim ve Rasulallah’ın örnekliği çerçevesinde iyiliği emr, kötülükten nehy sorumluluğumuzun
ayrılmaz parçasıdır.

 




"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.
Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır. Sevdiğinizin hatrına sabredin.
Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

 

İsim benzeri olan konular aşağıda listelenmiştir...

  Konu / Başlatan Cevap Son İleti
1 Cevap
645 Gösterim
Son İleti 20/11/08, 16:56
Gönderen: erdem
2 Cevap
709 Gösterim
Son İleti 24/02/12, 11:12
Gönderen: Menzil Gülü
0 Cevap
353 Gösterim
Son İleti 08/04/11, 16:15
Gönderen: Muttaki
0 Cevap
579 Gösterim
Son İleti 12/05/11, 16:40
Gönderen: Sabikun
3 Cevap
534 Gösterim
Son İleti 04/01/12, 02:07
Gönderen: Evvah


www.dervisler.net Etiketler, Arama Sonuçları...



Bayram Namazı Nasıl kılınır ? Google'dan gizemli proje Istıraplarımızın Sebebi Sınırlara Dikkat Edin Aşırı terlemeye bir gecede son Tasavvuf kuran ve sünnet yoludur(s.mübarek erol) Hamden kesiran tayyiben mubareken fih Hastalıklar karşısında çocuk Keçi Muhabbeti :-) Ben Onu Andım Mı O Beni Anar Yalnız Allah’a güvenin! Doğru Zannettiğimiz Yanlışlar Kurbanım (Flash) Necip Fazıldan yerinde cevab... Harputlu İshak Efendi ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| sitemap.html| sitemap.xml| sitemap2.xml| sitemap3.xml| sitemap4.xml| sitemap5.xml| sitemap10.xml| urllist.txt| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.593 saniyede oluşturulmuştur


Eleştirmek-Tenkit etmekte Uslup ve ÖlçüGüncelleme Tarihi: 29/07/14, 17:46 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) | Site Haritası | Facebook | Twitter | İletişim