Ramazanın Fazileti - Mübarek Gün ve Geceler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.029 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.530 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22876 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ramazanın Fazileti, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2312 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Ramazanın Fazileti}   Okunma sayısı 2312 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Ramazanın Fazileti
« : 07/08/12, 01:16 »

Rabbimiz kullarına sınırsız maddî ve manevî nimetler bahşetmiştir. Bunlardan biri de Ramazan ayıdır. Ramazan; Kur’anıyla, orucuyla, iftarıyla, teravihiyle, sahuruyla, itikâfıyla, Kadir Gecesiyle, fitresiyle, bayramıyla nimet üzerine nimettir.
 
Nimetlerden kadri kıymeti bilinince istifade edilir. Farkına varılınca faydalanılır. Irmağın suyu tarlaya çevrilince istifade edilir. Kişi için o ırmağın suyu nimet olur. O su tarlaya çevrilmezse nimet olmaz, akar gider. Recepler, Şabanlar, Ramazanlar gelir geçer. Nihayet ömür biter. İnsanlar bu mübarek aylardan Rabbimizin ve Rasulünün tavsiyesine uyarak faydalanırsa nimete dönüşür. Bu ayları gaflet ile geçirirse bu büyük nimetlerden istifade etmemiş olur.
 
Rabbimiz Ramazan ayından bahsederken Kur’an’ın indirildiği ay olarak bahsetmektedir. Kur’an’dan da hidayet rehberi, hak ile batılı birbirinden ayıran delillerin bulunduğu rehber olarak haber vermektedir. Ve o aya ulaşanların hasta ve yolcu olmadıkları takdirde oruç tutmaları gerektiğini emreder. Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de orucu İslam’ın beş temelinden biri olarak zikretmiştir.
 
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Ramazan gecelerinin ihyasına teşvikle “Kim Ramazan gecesini, sevabına inanarak ve bunu elde etmek niyeti ile namazla ihya ederse geçmiş günahları affedilir.” (Buhari, Müslim) buyurmaktadır.
 
Gecesi namazla rahmet, gündüzü Kur’anla, oruçla rahmet. Rahmet üzerine rahmet. Biz günahkar kullar için bundan daha büyük bir lütuf düşünülebilir mi? Geçmiş günahların bağışlanması... Müslüman nasıl Ramazan’a kavuşmayı arzu etmez, Kavuşunca da onu nasıl ihya etmez, ondan istifade etmez.
 
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in Ramazan ayına diğer aylarda görülmeyen bir gayretle girdiği ve son on gününde ise daha fazla gayret ettiği ve geceleri ailesini de uyandırdığı rivayet edilmektedir.
 
İlahî ve nebevî müjdelere baktığımızda ihlâsla yapılan ibadet ve taatın neticesinin günahlardan kurtuluş olduğunu görmekteyiz. Namaz, oruç, zekât, hac, kurban, cihat her biri af ve mağfirete vesile olarak gösterilmiştir.
 
Kullarını en iyi bilen Rab Teala Hazretleri her vesile ile kullarını affetmeyi murat etmiş, cezalandırmayı değil. Öyleyse biz kullara düşen, ibadet ve itaatlarımızı ihlâslı, kurallarına riayet ederek şevk ve heyecanla sürekli bir şekilde ifa etmeye çalışmaktır. Her an günah işlemeye meyilli ve günahkâr kulların bundan başka çıkar yolu yoktur. Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- “Beş vakit namaz, bir Cuma namazı diğer Cuma namazına, bir Ramazan diğer Ramazana hep keffarettir. Büyük günah irtikap edilmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.” buyurmuştur. (Müslim, Tirmizi)
 
Rabbimizin lütfu keremine bakın ki bize vazife olarak yüklediği şeyleri yine bizim günahlarımıza kefaret olarak kabul ediyor. Hiç olmazsa günahımızın farkına varalım da yüce Rabbimizden affımızı dileyelim. Çoğu kimseler günah ve isyanlarının bile farkında değillerdir. Hele ki günahları bağışlamayı seven bir Rabbimiz var. Yatıp kalkıp Tevvap olan Rabbimizden affımızı dileyelim. 

Muaz ibnü Cebel:
 
Bir seferde Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdik. Bir gün yakınına tesadüf ettim ve beraber yürüdük. “Ey Allahın Rasulü” dedim. “Beni cehennemden uzaklaştırıp cennete sokacak bir amel söyle.”
 
“Mühim bir şey sordun. Bu, Allah’ın kolaylık nasip ettiği kimseye kolaydır. Allah’a ibadet eder, O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın. Namaz kılarsın, zekât verirsin, Ramazan orucunu tutarsın, Beytullaha hac yaparsın.” buyurdular ve devamla, “Sana hayır kapılarını göstereyim mi?” dediler. “Evet, ey Allah’ın Rasulü.” dedim. “Oruç (cehenneme) perdedir. Sadaka hataları yok eder, tıpkı suyun ateşi yok etmesi gibi. Kişinin geceleyin kıldığı namaz salihlerin şiarıdır.” buyurdular ve şu ayeti okudular:
 
“Onlar ibadet etmek için geceleyin yataklarından kalkar, Rablerinin azabından korkarak ve rahmetini ümit ederek ona dua ederler. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeyden de bağışta bulunurlar.” (Secde, 16) Sonra sordu: “Bu (din) işinin başını, direğini ve zirvesini sana haber vereyim mi?” “Evet, ey Allah’ın Rasulu.” dedim. “Dinle öyleyse.” buyurdu ve açıkladı: “Bu dinin başı İslam’dır, direği namazdır. Zirvesi cihaddır.” Sonra şöyle devam buyurdu:
 
“Sana bütün bunları (tamamlayan) baş amili haber vereyim mi?” “Evet, ey Allah’ın Rasulu.” dedim. “Şuna sahip ol.” dedi ve eliyle diline işaret etti. Ben tekrar sordum: “Ey Allah’ın Rasulu! Biz konuştuklarımızdan sorumlu mu olacağız? “Anasız kalasıca Muaz! İnsanları yüzlerinin üstüne -veya burunlarının üstüne dedi- ateşe atan, dilleriyle kazandıklarından başka birsey midir?” buyurdu. (Tirmizi)
 
Bir daha kavuşup kavuşamayacağımızı bilmediğimiz şu ramazan ayını af ve mağfiretimize vesile kılalım. Bu bir mümin için en büyük fırsattır. Rasulullah s.a Efendimiz, “Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün. Anne babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildiğim zaman bana salât okumayan kimsenin de burnu sürtülsün.” buyurdu. (Tirmizi)
 
Ramazan, Müslüman için sırf rahmet ve affına vesiledir, kıymeti bilinmeli. Ramazanın çıkışıyla birlikte günahlardan da arınmış olalım.
 
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
 
“Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl boyunca oruc tutmuş olur.” buyurmuştur.
 
Bir aylık oruca bir yıllık sevabı vermek ancak cömert olan Rabbimizin lütuf ve keremidir. Ramazan’da iftar etmek de ettirmek de büyük bir nimettir.

Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
 
“Ey Allah’ım, senin rızan için oruç tuttum ve senin rızkınla orucumu açıyorum.” diye dua ederdi. (Ebu Davud)
 
Müslümanları, kardeşlerine iftar ettirmeye teşvik eder; “Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.” buyurmuşlardır.(Tirmizi, İbni Mace)
 
İmkânı olanların eş, dost, akrabaya, ihtiyaç sahiplerine iftar ettirmesi Ramazanın faziletlerindendir. İftar edene ve ettirene büyük ecirler vardır. Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, ashabını Ramazan gecelerini ihya etmeye teşvik eder kendisi de ihya ederdi.
 
Aişe validemizden rivayetle Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gece mescidde (nafile) namaz kılmıştı. Birçok kimse de O’na ittiba ederek namaz kıldı. Sabah olunca “Rasulullah geceleyin mescidde namaz kıldı.” diye konuştular. Ertesi gece de Efendimiz namaz kıldı. Halk yine olanları konuştu, katılanların sayısı iyice arttı. Üçüncü veya dördüncü gece halk yine toplandı. Öyle ki mescid insanları almayacak hale gelmişti. Ancak aleyhissalatü vesselam bu dördüncü gecede yanlarına çıkmadı. Sabah olunca Efendimiz, “Yaptığınızı gördüm. Size çıkmamdan beni alıkoyan şey, namazın sizlere farz oluvermesinden kaçmamdır.” dedi. İş bu hadise Ramazanda cereyan etmişti. (Buharî, Müslim, Neseî, Ebu Davud)
 
Ramazanın diğer bir bereketi ise sahur yemeğidir. Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, “Sahur yemeği yiyiniz, zira sahurda bereket vardır.” (Buharî, Müslim, Neseî, Tirmizî) “Bizim orucumuzla ehli kitabın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir.” buyurmaktadır. (Müslim, Neseî, Ebu Davut, Tirmizî)

Sahurun gecenin son anına bırakılması da sahurun faziletlerindendir.

Neticede Ramazana, Ramazan olma izzet ve şerefini kazandıran, Kadir gecesi de Ramazan ayındadır. Kadir gecesine kıymet veren ise hidayet kitabımız Kur’an-ı azmüşşanın bu gecede gönderilmeye başlamasıdır.

Rabbimiz Kadir Gecesinin kıymetini bize şöyle haber vermektedir:

“Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” Bin ay seksen küsur seneye tekabul etmektedir. Yani kadir gecesi bir ömre bedel bir gecedir.

Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz: “Kadir gecesini kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse geçmiş günahları affedilir.” buyurmaktadır. (Buharî, Müslim, Neseî, Ebu Davut, Tirmizî, )
Aişe validemiz, “Ey Allah’ın Rasulü” dedim. “Şayet Kadir gecesine kavuşursam nasıl dua edeyim?” Şu duayı okumamı söyledi:
 
“Allahım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affet” (Tirmizi)
 
Rabbimizin rahmet ve mağfiretine bakınız ki bir geceyi ihlâs ve samimiyetle ihya edeceksiniz bir ömürlük sevap kazanıp, bir ömürlük günahlardan bağışlanacaksınız.
 
Allahuekber, ne büyüksün yarabbi!
 
Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla büyük bir ahlak erezyonu yaşadığımız günümüzde Rabbimizin hidayetine, Rabbimizin affına, mağfiretine ne kadar muhtacız. Bu mübarek ayı, günlerini, gecelerini af ve mağfiretimize vesile kılmak için yoğun bir gayret içine girmeli, hem nefsimizin, hem Müslüman toplumun, hem de tüm insanlığın kurtuluşu için dualar etmeliyiz.
 
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in Ramazanda ifa ettiği önemli sünnetlerden biri de “itikâf”tır. Aişe validemiz:
 
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde itikâfa girer ve derdi ki: “Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın.” Rasulullah’dan -sallallahu aleyhi ve sellem- sonra zevceleri de itikâfa girdiler. Enes ve Übey bin Ka’b radıyallahu anhüma:
 
“Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Ramazanın son on gününde itikâfa girerlerdi, fakat bir sene (seferde olduğu için) itikâfa girmedi. Mütaekkip yıl yirmi gün itikâf yaptı.” (Ebu Davut, Tirmizî, İbni Mace.) Ebu Hureyre r.a. ise:
 
“Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- her Ramazanda on gün itikâfa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün itikâfa girdi.” (Buharî, Ebu Davut, İbni Mace)
 
Müslüman fert ve toplum için büyük bir öneme haiz olan, Efendimiz’in unutulan sünnetlerinden olan itikâfın bazı Müslümanlar tarafından ifası Müslümanlar için pek çok hayra vesile olur İnşAllah.
 
Rabbimiz Teala ve Tekaddes Hazretleri Ramazan ayının sonunu da bayramla ziynetlendirmiş, kulların bu zorlu sınavı kutlamalarına izin vermiştir. Enes -radıyallahu anh-:
 
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine’ye geldiğinde Medinelilerin iki bayram günleri vardı. O günlerde oynayıp eğlenirlerdi. “Bu iki gün nedir?” diye sordu. “Biz cahiliye devrinde bu günlerde eğlenirdik” dediler. Aleyhissalatu vesselam, “Allah, bu iki bayramınızı onlardan daha hayırlı diğer iki günle değiştirdi. Kurban bayramı, Fıtır bayramı” buyurdu. (Neseî, Ebu Davut)
 
Bu mübarek günlerde müslümanlar birbirleri ile ziyaretleşir, tebrikleşir ve birbirleri için hayır dualarda bulunur. Bayram gecelerinin de ihyası çok faziletlidir. Ebu Said -radıyallahu anh-:

Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyuruyorlar ki : “İki günde oruç caiz olmaz: fıtır günü ve nahr günü.” (Buharî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi)   Enes -radıyallahu anh-:
 
Rasulullah’a -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Ramazan’dan sonra hangi oruç eftaldir?” diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: “Ramazanı tazim için Şaban.” Tekrar soruldu. “Hangi sadaka efdaldir?” “Ramazanda verilen.” cevabını verdi. (Tirmizi)
 
Müslümanlar ihtiyaç sahibi kardeşlerinin bayramda ihtiyaçlarını giderip bayramlarını neşe içinde idrak etmeleri için fıtır sadakalarını ihmal etmemelidirler. İbnu Ömer  radıyallahu anhüma:
 
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (Bir bayram namazında kadınlar tarafına geçerek): “Ey kadınlar cemaati! Sadakada bulunun, istiğfarı çok yapın. Zira ben siz kadınların cehennemde çokluğu teşkil ettiğini gördüm.” buyurdu. Dinleyenlerden cesaretli bir kadın : “Niye cehennemin çoğunu kadınlar teşkil ediyor, neyimiz var?” diye sordu. Aleyhissalatü vesselam  “Ağzınızdan kötü söz çıkıyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı ve dini eksik olanlar arasında akıl sahibi erkeklere galebe çalan sizden başkasını görmedim!” dedi. O kadın tekrar “Ey Allah’ın Rasulü! Akıl ve dini eksik ne demek?” diye sorunca Aleyhisselatü vesselam açıkladı. “Aklı noksan tabiri, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasını ifade eder. Dinlerinin eksik olması tabiri de onların (hayız dönemlerinde) günlerce namaz kılmamalarını, ramazan ayında oruç tutmamalarını ifade eder.” buyurdu. (Buharî, Müslim, Neseî, Muvatta)
 
Rabbim tüm Müslümanlara Ramazan nimetinden istifade etmeyi nasip eylesin.   


Nureddin Soyak
İlkadım Dergisi

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/ramazanin-fazileti-t31601.0.html




Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.544
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 362
Okundu: Ramazanın Fazileti
« Cevapla #1 : 07/08/12, 02:46 »

Rabbim razı olsun

 


Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.544
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 362
Yeni: Ramazanın Fazileti
« Cevapla #2 : 07/06/17, 01:15 »


Tekrar okumakta fayda var
Allah razı olsun
 



Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Vebaotu (Petasites officinalis) Dünya'nın en küçük bilgisayarı... ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.177 saniyede oluşturulmuştur


Ramazanın FaziletiGüncelleme Tarihi: 21/07/19, 14:30 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim