Ruhumun Hicran Damlaları! - Kendi Şiirleriniz-2016/Dervisler.Net Gönül Kapısı/
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 24.860 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 144.402 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22575 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ruhumun Hicran Damlaları!, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 313583 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Ruhumun Hicran Damlaları!}   Okunma sayısı 313583 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Ruhumun Hicran Damlaları!
« : 31/12/10, 11:28 »



1957 yılın da Kayseri doğumlu Mustafa Cilasun
İşletme fakültesini 2ci sınıfta,
okul heyecanı kaybolduğu için bırakmak zorunda kalır. Daha sonra ticarete başlayarak
On yıl kadar ticaretle iştigalini sürdürür.


Ulusal bir gazetenin bölge temsilciliğini yaparak yorum yapmak fiiline başlamıştır.
Aldığı olumlu bir davet ile kamuda görev yapmaya başlayan Sayın Cilasun
yönetici sıfatıyla çalışmalarını sürdürmektedir.


Yaptığı görevler itibariyle Otobüs İşletme Müdürlüğü, İtfaiye Müdürlüğü,
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Sivil Savunma Müdürlüğü görevlerini yaptıktan sonra
hâlihazırda İdari İşler Müdürlüğü görevini sürdürmektedir.


İzedebiyat, antoloji, edebi defter, Sanat âlemi, Edebi meclis, Şiir ve şair dünyası,
Türkiye şairler birliği, Hikâyeler net, Aşk medresesi, İslamiyet gen, Bilginin efendisi,
Muttaki, Net forumlar, Es selam, Kalb-i mecruh, Umut yolcusu, Şiir ve şair dünyası,
şiirreal, Yazıhane, Felsefe, Anlamak, Cemaat ve benzeri olan, edebiyat-şiir ağırlıklı sitelerde yazmaya devam etmektedir…



Sırası ile bugüne kadar;
1 anı roman(Nakşeden izler),hikâye, makale, deneme ve
2ooo bini geçen şiir çalışması bahsi geçen sitelerde okuyucuların ilgisine sunulmuştur.



Diyor ki Sayın Cilasun;


”Yazmaktan maksadım şimdiye kadar gönül hücremde hapsolan duygularımın,
dostlarla paylaşım esasına dayanmaktadır.”



Mutlu bir evliliği olan Sayın Cilasunun dört erkek ve iki kız çocuğu bulunmaktadır.



Üç çocuğunun mürüvvetini gören Mustafa Cilasun’un halen Kayseri de ikamet etmektedir.
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/ruhumun-hicran-damlalari-t24864.0.html




Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun hicran sayfaları...
« Cevapla #1 : 31/12/10, 11:29 »
Ne söylesem kifayet etmeyecek, hamaset refakat edecek!




Tefrika niye vardır, kim için kutsallaşmıştır
Hizipler hesabın ilzamında milleti bölmek ve güçten düşürmek için kurulmuştur
Millet kimi zaman devleti ve mefkuresi için feda olan nefes-i ülviyet olarak bulunmuştur
Kimi zaman ve hususen gale alınmayan, hör görülen bir nazarla aşağılık ilgası oluşmuştur



Dil ne birdir, ne tek düzeliktir, anlaşmak içindir
Resmiyet ne tekebür ehlinin, ne mazkum nefesin tekelinde telakki edilemeyen gerçektir
Mazi derinliği ruhların firkatidir, kalbi ve hasbi olmak muhabbetin gereğidir ve elzemdir
Kolluk kuvvetleri siyasi ve yasama erki değildir, milletin ali menfaatleri için nizam-ı cedittir



Neden ordu evleri şehrin merkezindedirler
Milletten saklanan ve bizzat korkan nefesler gibiler, neden tel örgüler, nöbetçidir erler
Subay ve astsubay tefrika içindeler, önyargı ile nazar ederler, Mehmetçik için emir verirler
Ne kadar beleş ve ulufe varsa ta içindeler, millette çok ayrı bir yerde duran azınlıklar gibiler



Bu hakikati nedense evlatlarıma anlatamadım
Garip bir nazarla bakarlar diye suskun kaldım, soğuk savaş kim için yapılıyor'a takıldım
Desise ve tefrika için nizam edilen genarallere, benim milletimden mi diye sualeri sıraladım
Nerde yanılmıştım, su alan gemiye mi çıkıştım ummanın engin çığlığını hiç duyamamıştım



Evet, silbaştandevlet-i aliye tanzim edilmelidir
Ne kadar nakarat varsa silbaştan denmelidir, akıl ve izanın vuslat için olduğu bilinmelidir
Mazlum milletin bizarlaşan nefesi sürurla filizlendirmelidir, yasama için ey hak denmelidir
Şekliyeti ve tekebbürü önceleyenler tenzil-i rutbe edilmelidir, aşk salası ruhta hissedilmelidir




Mustafa CİLASUN



Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.697
  • Konu: 714
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 143
Cevaplandı: Ruhumun hicran sayfaları...
« Cevapla #2 : 31/12/10, 11:39 »
 -tşk.2-


Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun hicran sayfaları...
« Cevapla #3 : 31/12/10, 12:24 »
Nedeyim, kalbi inşirah için niyaz edeyim!




Al al olmuştu yanakları
İçimi delercesine bakıyor, derin bir temaşa ile nefes nefese birşeyler arıyordu
Gökkuşağına benzer renkler bezenmiş, bakımlı olmayı fevkalade önemsemiş konuşuyordu
Bir şaşkınlık içindeydim, dönüp bir arkamı kontrol ettim, yanılmıyordum niye susuyordum



Neden cezbeden olmak istiyorsun
Zihnimi tarumar ediyorsun, nefsin hergeleliğini mi bilmiyorsun, neden süzülüyorsun
Nazarlarınla içie nüfus ediyorsun, derd-i gamımı hiç bilmiyorsun, neden kalbi aldatıyorsun
Taraneleri önemsiyorsun, keyfiyet için aranıyorsun hala sen kim olduğunu mu bilmiyorsun



Bak güzelim, nefes müklettir o bir edeptir
Aklın ve idrakin için tanzim edilmiş en nadide bir ülviyettir, vaslat için fevktir
Salınırken kimseyi rahatsız etme, gözlerinin içine girer gibi nefesinle hucum etme elemdir
Nasip telakkisi kul içindir, sabır, kanaat sadakati berekettir, keyfiyet aşk-ı ulviyette sefilliktir



Belki masumsun, suallerde nefeslenmiyorsun
Muhakemeyi ihmal ediyorsun, anlık zevk için neden ruhunu ve ecrini heba ediyorsun
Nisa edep halinde gül-i nihaldir, kafey-i barlar için değildir, sual et lafazanlık kim içindir
Manaya hasret kalmış kahkahalar niye fakirliktir, mefkuresi olmayan gönüller hayli sefildir



Şayet akl-ı selimlik kıtsa asla sen aranma
Güvenmek için nefesleri kontrol etmeyi marifet sanma, nefis uyumaz kimseyi aldatma
Her erkeği adam yerine koyma, sadakate ram olmadan anlamadan sırlarını kimseye aktarma
Keşkeler ve nedamet için asla bir kapıyı aralama, emin olmak için idrakini hiçbir an unutma



Mustafa CİLASUN



Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun hicran sayfaları...
« Cevapla #4 : 31/12/10, 13:14 »
Güya suçluymuşum, evet şimdi berdeşum!




İnat ettim, yılmayacak ve karalara boyanmayacaktım
Solgun nefesleri asla unutmayacaktım, yaşarken ölümle yol alan bir can olacaktım
Sevgiyi hakikatin didarından soluyacaktım, sevdayı sadakat ve aşka azimle bırakacaktım
Kim ne derse, önyargılarıyla bir hüküm verse ruhumu bizarlığın o kadrine salmayacaktım



Nasıl güvenmeliydim, kiminle ahenkleştirmeliydim
Dervişin vecdine, alimin ilmine, mazlumun nefesine, mecnunun divaneliğine ermeliydim
Sabrı ve hukuku akidem için ayrıştırmalıydım, ne kadar heves varsa maşuka adamalıydım
Adamlığı hiddet ve kuvvette barındırmamalıydım, hamasetin sefilliğinde yaşamamalıydım



Ana derken, yarin süruru şevkini nefeslenmeliydim
Nisaya seslenirken, edebin ve hilmin senasında bir kuşun ahengiyle kalbi hasretmeliydim
Nazargahın ne demek olduğunu iliklerime kadar yakın hissetmek ve zikretmeyi bilmeliydim
Hak derken, vaktin ve emanetin saadetinde, azmin ve inşirahın kavlinde ki aşka erimeliydim



Hamalı haklir görme, sabrın ilminden nefeslenir
Kapıcıya acıyarak nefes etme, rızkın inhizarında keyfiyeti bırakır, buruklukla ladeştedir
Ne vakit simitçiyi görsem, ayazlarda bekleyen boyacıyı fark etsem, içimin acıdı nöbettedir
Gecenin karanlığına makkum edilen, mücadeleyi aşk bilen kadını görsem keder kalbimdedir



Masum bir şekilde okul kantinine bakıyor çocuk
Karnı aç, umut kıraç, maksat onun ruhunda meşakkat, durma ey can ayağa kalk
Seni senden alan, aile saadetini hiçe sayan, nesilleri kobay sanan sokaklara savuran an utan
Nasıl tarumar olmaz zihnip, bin hüzün içindedir kalbim, nasıl bir ruhun sahibimiyim inan



Mustafa CİLASUN








Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun hicran sayfaları...
« Cevapla #5 : 01/01/11, 11:12 »
Neden inandım, o an sözlerine kandım!




İnanmalıydım, o vakit kalbi bir nazardın
Ülfeti sunan cenahtın, edebi kuşanan candın, naiflik içinde soluyan bir heyecandın
Demek ki samimiyet bu kadar net ve halis bir ikametgahmış dedim ve sana yakınlaştım
Nihayetinde meramını anlayacaktım ve derd-i gamında yol alıp yoksa bir deva mı olacaktım



An sahneleşerek vaktinde perdelerini açıyordu
Ne kadar merak yetisi varsa, zihnime ve sineme hucum ediyordu, fasıla başlıyordu
Ürkek bir tavır içindeydin, hayli çekingen biriydin, gözlerimden niyet-i asliyemi okuyordun
Suallerle derinliğin ikliminde nefeslendirdin, mazi ve ati için fevkalade eminlik sunuyordun



Yavaş yavaş bir sığlığı iliklerimde yaşadım
Oysa sen yılların hor ve hakir gördüğü nisaydın, imkanları ellerinden hoyratça alınandın
Sanki nazdın, sazendenin hicranıydın, mızrabın dem bulduğu sedasıydın hala anlaşılmadın
Neydi aklın ve vicdanın derd-i gamı, anlama muhtaç maslahatı dinmeyen sancı ve korkuları



Ne kadar suçlanırsan, o kadar masumsun sen
Toprağın bereketi, başağın ağıdısın elhak bu hakikati sabırla ve kanaatle nefeslensen
Yüreğimde dinmeyen sızıyı aşk ve şevkin süruruyla görsen evet, suçlu olduğumu söylesen
Hukukun ne demek olduğunu sabır ilminde gösterip burukluğun acısını kalbim için dilesen



İman akidedir, kalbi sesiyle ulvi bir tastiktir
“La” derken, illallah'ı beyan ederken, zalimliğin ne demek olduğunu bilmek beyanıdır
Safsata ve kandırmaca lafazanlığı onun lahzasında bulunmamaktır, aşk ki bir gül-i nihaldir
Sevgi, muhabbetin sadakat ve vefanın feyzi esinidir, aldatan bizzat sahtekarlar kimin eridir



Mustafa CİLASUN





Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun hicran sayfaları...
« Cevapla #6 : 01/01/11, 12:09 »
Güneş zevalde temaşa ederken içim üşüyor!




Biliyorum, uçsuz bucaksız bir serabın mahkumuyum
Kör kuyuların sancısıyım, ıssız sokakların efkarıyım, neden şimdi firaktayım
Ne hasretin naadı sinemi yakar, ne vuslatın şadı ruhumda umutlarımda şaha kalkar
Peki, o vakir niye hülyalar zihnime akar, yalnızlık bir yelkenli misali dalgaları anbean aralar



Kalbim ruhun didarında anlamlaşan ülvi nazardır
Aklım ve izanım idrakimle bedelleşen hicrandır, iradem hakikat için yalvarandır
Zafiyetler neden yalandır, bu kadar sancı niye sinemde cenge davet eden sancıy-ı azaptır
Hevesler neden günyüzüne hasret kalan tortulardır, vicdanım ne zaman aşka aday olacaktır



Yangınlar var içimde, haşyetiyle izmihlal nefesime
Korkular erişir kalbime, merak etmek hangi vecdin saikiyle, fikretmek mi ilm-i fakirlikle
Camiler yapılıyor, vakti saatinde ezanlar davet için okunuyor peki, cemaatta ki tefrika niye
Ne oldu sadakatli gönüllere rızkın taksiminde bin bir şüphe mi var düşüncesi hangi sefilliğe



Adetler değişti, töreler telakkilere kurban mı gitti
Devlet-i aliyede neler değişti, vatandaş olmak, milli birliğimize ve dirliğimize hucum etti
Kuvvetin banisi neden kalplerden feragat etti, hangi nasipsiz ruhlar vicdanları tarumar etti
Artık sessizlik ve sukunet hanelere mi meyletti, muhabbeti varlığa ihale eden nefsanilik yetti



Gözyaşları çare sunmuyor artık, nerde yanıldık
Neden futursuz birşekilde sekülerliğe daldık, şek ve şüphe içinde aymazlığı ne yaptık
Kahkaha atmak için çareler mi aradık, tefekkür etmeyi ilimsiz yaptık, o taklide yakınlaştık
Hani nefesin müddetine inanmıştık, lebbeyk demeyi ne sandık, akıl ve virfandan uzaklaştık



Mustafa CİLASUN




Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun Hicran Damlaları!
« Cevapla #7 : 02/01/11, 16:30 »
Gönül ummandır, ruhun lahzasında anlamlaşandır!




Sus konuşma, dur düşün ve sonra meramımda ki hicranı anla
Neden kalbin ihmal edilişini, ruhun önemsenmeyişini, nefesin esinleşmeyişini sorgula
An ve nasibi zaman kim içindir, her nefes hesabimidir, şeref ve itibar neden erdemdir'i yaşa
Ne vakit taklitçi olmaktan uzaklaşırsan aklıı selimlikle dost olursan “ne dereleri” umursama



Vicdan sabide olmaz, ehliyet akl-ı evvellikte aşkla buluşturmaz
Firkat hasrete nail olmaz, sevda ruhun mecrasında manasıyla barışmaz, aymazlık uyuşmaz
İnsan olmak neden şandır, en muhterem sanattır, vuslat için adaydır, aşkta sınavdır şaşmaz
Rahmetin lahzasında nefeslendin mi, ahengini hissettin mi vecdine eriştin mi yolda koymaz



Ah çektiren nefsindir, zihni taranelerindir, aşk nefsin değildir
Kalbi olmayan herşey hakikatle ilintili olmayan keyfiyettir, nefesin hesaba ram  edilmiştir
Bir düşün gidenlerden kaç nefes vicdanıyla bedelleşmiştir, maverayı kimlere emanet etmiştir
Akıl ve idrak kul olmak içindir, muhakeme izanın lahzasında dirliktir, takva şekliyet değildir



Gün içinde en çok neyi düşünüyor ve ona meylediyorsan
Her anında nefesini ona hasrediyorsan, vicdanın nisasında uyanmıyorsan kimsin sorgula
Kula kul olmak, emeller esaretinde kaybolmak, nefsi telakkilerde yol almak ne ardır, unutma
Bir ağaç iken asanın vecdini, bir kamış iken neyin sedasını yok sayma, mal ile yayıp kalkma



Kahkaha atan insanları bir nazar et, için için ağlarlar
Yalnızlıktan çok korkarlar, muhabbeti hiç anlamadan lafazanlık yaparlar, niye ziyandadırlar
Sazendenin hıçkırışını duy, mızrabın iç yanıklığından işittiğin ahenge uy, hicranı anlatırlar
Mah gecenin karanlığında yıldız resmettiği aşkın marurluğunda yol alırlar ve esin sunarlar



Mustafa CİLASUN



Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun Hicran Damlaları!
« Cevapla #8 : 02/01/11, 17:27 »
Kahr ile bakma, nefes nafile değildir, esindir anla!




Öncelikle hak ve hakikatin manasından uzaklaşma
Ruhun ve kalbin lisanından mahrum olarak asla soluklanma, aşk feyz-i ilahidir yanılma
Ne kadar tespih çekersen çek, secde ederken neden kalbinden uzaklaşıyor mühkem edep anla
Şayet bir hukun varsa gerekçeler tarafından akledilmiyorsa aşk senden uzaktır sakın ağlama



Her fırsatı senin çıkarın için bahşedilmiştir sanma
İnsan sevgi ve muhabbetin şiarıdır sen onun lisanından hiç anlamasanda, yine uzaklaşma
Mühlet gayret ve niyetin nidasında umuttur kimseyi yargılama, yargıç zaten var, aldanma
Nedenleri hiç merak etmeden, insanı zafiyetleriyle kabul etmeden muhabbet kalbidir inanma



Gözler görür, kalbin fark ettirir, edep erdemdir
İnsan kemale erdikçe muhteremdir, nefesin kime ait olduğunu yakinen bilir, tevazu iledir
Tekebbür kalbi lekedir, ruhi elemdir, aklın ahenksizliğidir, nefsinin dem bulduğu bir payedir
Aczin ve muhtaçlığın ne demek olduğunu idrak etmeyen bir gönül, bu gerçeği ne kadar bilir



Nehir bir ömür gibidir, aşkın esininde berekettir
Akan su niye temizdir, sukunet içinde olmak fikretmek için gerekçedir, aşkın ta kendisidir
Azim ve niyet sadakat için vadedilen akittir, evvel ahir kimin için nizam edilen bir gerçektir
Kahretmek sabrı ve kanaatin ilminde nefeslenmemek delalettir, ruha eziyettir, kalbi badiredir



Kim neye bedeldir, avını bekleyenler kimdir
Kandırmak, kazan dibinde nara atmak fakirliktir, insan edebiyle ve aklıyle bütünleşendir
Rüzgar seslenir, dağların suskun halini aşıklar bilir, derdin sahibine kim iltica edip filizlenir
Kul umut içinde nüveleşen nebat gibidir, kurumuş toprak kalbi tariftir yağmur ümit içindir



Mustafa CİLASUN



Çevrimdışı Gönül Mihmanım

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.811
  • Konu: 230
  • Derviş: 4163
  • Teşekkür: 27
Cevaplandı: Ruhumun Hicran Damlaları!
« Cevapla #9 : 03/01/11, 01:28 »
Nehir bir ömür gibidir, aşkın esininde berekettir
Akan su niye temizdir, sukunet içinde olmak fikretmek için gerekçedir, aşkın ta kendisidir
Azim ve niyet sadakat için vadedilen akittir, evvel ahir kimin için nizam edilen bir gerçektir
Kahretmek sabrı ve kanaatin ilminde nefeslenmemek delalettir, ruha eziyettir, kalbi badiredir.

Emeğinize gönlünüze kaleminize sağlık :X06 X:33X

Kurak iklimdedir kalbin!

--------------------------------------------------------------------------------

Eski günlerdeyim yine
Sessizliğimin şahitliğinde
Solgun düşüncelerimin izlerinde
Halimin bedbinliğinde şevksizliğin hercümerçliğinde

Diyorum kendi kendime
Ağla gönül ağla dertlerinle
Toprak saracak bir gün tenini
Muvazeneden yoksun zahirin kurak iklimdedir kalbin

Burukluğum nüksediyor
Gözlerimden yaşlar iniyor
Takatim o anda kesiliyor
Titremeler başlıyor tüylerim diken diken şahlanıyor

Ruhumun seyrinde daralma
Ufkumun genelinde bunalma
Kalbim mütemadiyen hicranda
Âlem kimliğimde buhranın şahitliği nüksediyor sanki

Bizlere yön verenleri andım
Maksatlarınca kullandıklarını anladım
Ben kime ne yapmıştım sadece inandım
Sevgiye hasret kaldım bedevilikle barışmaya başladım

Yıllara sâri silkiniş geçiyor sinemden
Artık yeter yetti artık bin beter
Çaresizliğin adı asla olamaz kader
Samimiyet adeta heder kimliksizlikte şimdilerde değer

Oysa ne han ve ne de hamam
Olmadı bir gün böyle meramım
İhsana hastayım ihlâsa çok tavım
Takiyyelere yabancıyım ilmi siyasete de çok davacıyım

Sanki mihengimiz değişmişti
Emaneti tevdi eden gül hangi renkti
Refah kim için saadetti çok ötelendi
Saltanat içinde cennet talep edildi ve isimleri öncelendi

Hayır hayır ben yokum bu işte
Böyle bir sevdanın sahifelerinde
Hani aşk nerede şevk hangi iklimde
Teraneler mütemadiyen bizimle solgunluk nükseder halime


Mustafa CİLASUN

Kurak iklimdedir kalbin!


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun Hicran Damlaları!
« Cevapla #10 : 03/01/11, 12:58 »
Eyvallah can kardeşim.Müteşekkirim efendim...



Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun Hicran Damlaları!
« Cevapla #11 : 03/01/11, 13:00 »
Şimdi susarken konuşuyorum!




Demek ki birgün benimde karşıma çıkacakmış
Kalbin lahzasından hasrettiğim neler varsa, vadedilmiş ne müthiş bir sınavmış
Yalnılgılar, keşkeleri solumalar, o an ki sadakate inanmışlıklar hülyalar için maslahatmış
Vurgun yemiş bir gönül, neden hicranı yudumlarmış, hüznü koklarmış ve yalnız kalırmış



Kar yağıyor, ışıklar firkat için kimleri arıyor
Issız köşeler içimi acıtıyor, terkedilmiş kaldırımlar mazinin ibretli sayfalarını hatırlatıyor
Kim kime vefayı  soruyor, unutulan hasletler niye perişanlık yaşıyor, vicdanım kan ağlıyor
Ruhum bizarlık içinde umuda yaslanıyor, an ve vaki olacak zaman için vaktin ahını aralıyor



Nasıl yaşanır bu dünyada, hissetmek yoksa
Kalbi inşirah çok uzaksa, ruhun vecdinden gelen yetiler bulunmuyorsa, akıl çok alıksa
Karalar her zaman karşıma çıkarsa, bahtın ne demek olduğu hakkıyla anlaşılmayacak savsa
Kim çıkarsa çıksın karşıma, yüreğin kalpten farkını fark eden bir ceht olmadıkça boşuboşuna



Ölsemde bir ölmesemde dersek, cehaletimizden
Sukunet halinin ne demek olduğunu bilmediğimizden, fikretmek evvel emirde ilimdeyken
İster saçlarını yol, istersen hiç merak etme, abiler daha iyi bilir diyen ol, umudun beklerken
Güneş çekilirken, gece sinene haşyeti ekerken, kabir ruhun vaktini beklerken, akıl sendeyken



Bir yaz gecesi çamlıcaya çık, ibretle bakın
Issızlığın lahzasında ki acziyetine bir nazar et akın akın, yaşamak keyfiyet değildir ha, sakın
Göçüp gidenler, hüzzam eserleri güfteleştirenler, memleketlerini terek edenler nerdeler bakın
Kalmışsa bir hoş seda, ruhun ve kalbin didarında anlamlaşmadıkça hesap sorarım kim yakın



Mustafa CİLASUN



Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun Hicran Damlaları!
« Cevapla #12 : 04/01/11, 13:12 »
Kınalı mı kuzular, hangi derdin gamında yalnızlar!




Ne zaman fikretmeden düşünsem zandır
Bilmem ki bu kalpte akıl ve idrak hangi vaktin şadı için bekleyen nam-ı hicrandır
Ufuk karanlıktır, maslahat içinden çıkılmaz bir zamandır, azimet hanif kullar için azıktır
Neyi ve kimi gömersen göm, mazi ve ati lahzasında unutmayalım ki sadık şahirler vakardır




Emrediyor amir, o an kendinden geçiyor
Ne insan diyor ne ruhun sadrından soluyor, sanırım ki geçice olan makamına sığınıyor
Hani erdem, nerde kaldı edeb-i kıdem, örf-ü sahnem, kim kimden vazgeçip naralarını atıyor
Kalbin ne olduğunu merak etmezsen, ruhun yaratılış tirendini bilmezsen, ukalalık başlıyor




Her fırsat senin değildir, kimin nasibidir
Tahakküm etmek elhak iblisin taklitçisi için ve tekebbürün muvazesinden rüküştür
İnsan olmak niyedir, adamlık sadakatin vecdi, vefanın ecridir, ihsana ulaşmak kul için cehtir
Kimseye aklını teslim etme, onlar daha iyisini bilirle yetinme sen mükellefsin neler ehvendir




Bir düşün, bazen yalnız başına sokakta gezin
Var mı lafazanlıkta senin bir işin, edebten arileşen nefesin, hesapsızdır o keyfiyetin
Mahşeri ruhun ve kalbinle yaşa, nardan korkarak ilim ve irfandan uzakalaşma, tahkik senin
Kanatsız kuşu, dilsiz sarhoşu, sacsız nisayı, kefen bekleyen naşın mahzunlaşan nidası kimin




Hal bilgisi şarttır, zarurattır, elhak farzdır
Yaşına tekabuş eden hukuku bilmek emri haktır, kalp mağfirete muhtaçtır, akıl ihtiyaçtır
Merak etmeyen bir ruh hangi mecranın lahzasında nefeslenen vuslattır aşka adanan salattır
Ölüm kimler için vardır, akıl ve idrak bu minval üzre ilimle muvaneleşen şandır, edebi ardır



Mustafa CİLASUN





Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun Hicran Damlaları!
« Cevapla #13 : 05/01/11, 12:58 »
Kalbim sızlar, gözlerden yaş çıkar, içim ağlar!




Nezaretteydim, suçsuz bir ahvalin kadrindeydim
Kimi dinlesem, kolluk kuvvetinin celalatini anlaya bilsem hiç gam olmayacaktı vecdimden
Apartopar almışlar ve kelepşeyi bileklerime takarak soluk soluğa bırakmışlardı
Demek ki nefsi mudafada bulunmam suç telakki edilmiş yapılan şikayetle görevler verilmişti



Dayak mı yemeliydim, gecenin karanlığında görünmemeliydim
Dinletemedim, üç kişi saldırmış, kim oldukları dahi anlaşılmadan kavga başlamıştı
Her ne kadar darp edilen bizzat ben olduysam da şikayet etmedim, elhak merak etmiştim
Nihayet gücümüz nispetinde ve elimizden geldiği ölçüde korunmaya çalışırkende üzmüşüz



Memurlar birşeyler yazdılar, o an ayakta kalmamı sağladılar
Bir hınç içinde temaşa ediyorlar, şikayet edenleri taltif ederek keyifli bir şekilde ağırlıyorlar
Boğazım kurumuştu, etrafıma bakındım, bir bardak su aradım, hayli sıkılmıştım oyalıyorlar
İmzala şunu diye emrettiler, ne yazılmıştı bakmama izin vermediler, güvenmiyorsun dediler



Haydi kalk nezaretete kalacaksın diye, ezayı ikram ettiler
O an ne yapmalıydım pek kestiremiyordum, zihnimin tarumarlığında nefesleniyordum
Annem, babam duymasınlar istiyordum, birçare adına umut içinde Hakka iltica ediyordum
Demek ki külli iradeden nasibimiz gün yüzüne çıktı diyerek kendime teselleme getiriyordum



Nezarethane çok pisti, penceresi demirli, camları kırıktı
Ne kadar soğuk varsa bizzat bizimle beraberdi, üç beş çulsuz garipler o an yerlerdeydi
Neydi suşları bilmiyordum, solgun ve bitap hallerini fark ediyordum, uyku halindelerdi
Sanki kolluk kuvvetleri hakimdi, diledikleri nispette dayak ve işkenceler bizler için revaydı



Aç ve susuzluk adına herşey yanımızdaydı, kim zanlıydı
Hak ve hukuk vesayet içinde soluyanlar içim mi vardı, hakkı gasp edenler zamanıydı
Yargılama erki ne kadar şeffaftı, birçok yargıcın ihtiyaçlarını dahi zenginlere ısmarlanmıştı
Heyhat demek bize kalmış, acziyet içinde bulunmak ibrtet için sınavmış, çile kime adanmıştı



Sahaha yakın bir zamandı, polis jopuyla içeri daldı
Nazarları çok manidardı, yargılamadan önce elden geçirmek onlar için sanki vuslattı
Yerde yatan garipleri tekme tokatla fevkalade birşekilde hırpaladı, daha sonra bana baktı
Birşeyler arıyor, başlamak için fırsat kolluyordu, hayli şişman ve talimsiz olan bir varlıktı



Jopu kaldırdı, vurmak için yeniden suratıma baktı
O an ve kalbime düşen zamanda hıncım artmış, gözüm karamıştı, konuşmak kalmıştı
Sakın ha, asla böyle birşeye yeltenme, şayet zanlıysam dahi hüküm verme dedim durakladı
Hakkımı bir yerde bırakmam, elimden gelen neyse ardıma koymam diyerek gözlerine baktım



Vazgeçmişti, gömleğini düzelterek nezaretten çıktı
Fakat diğer zanlıları öylesine dövmüştü ki, içimin parçalanması neleri yaşatmıştı
Yıl 1978, sabah nihayet bin sabırla vuzuha ermişti, perişanlık içindeydik yanımıza kar kaldı
Haydi gidiyoruz diye seslendiler ve bir arabaya bindirerek adliyeye götürdüllerini anladık



Epey zaman bekledik, nihayet vakti saati gelmiş ki içeriye alındık
Karşımda hayli yaşlı bir hakim vardı, adeta uyku halinde ki nazardı, hiç birşey sormadı
Kol hareketiyle kolluk kuvvetine demek ki anladığı lisanıyla meramını anlattı, kapı aralandı
O an suçsuz olduğum anlaşıldı kanatiyle, mütereddit birşekilde polise baktım ki alaycıydı



Cezaevine gideceğiz, şimdi evinizden yatak yorgan alınacak dedi
İçim kan ağlamıştı, annem ve babama nasıl anlatırdım, içinden çıkılmaz bir hal almıştı
Ne yapmalıydım, hak ve hukuk adına nelere sahiptim farkında mıydım, umutlar solmuştu
Bir tarihte yaşanışmış olaydı, aylar sonra beraat ettim, nihayet masumluğum anlalışmıştı



Mustafa CİLASUN



Çevrimdışı Mustafa Cilasun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 3.775
  • Konu: 5
  • Derviş: 8970
  • Teşekkür: 119
Cevaplandı: Ruhumun Hicran Damlaları!
« Cevapla #14 : 06/01/11, 12:06 »
Bilmem ki neyi merak eder, sabrıyla nefeslenirsin!




Katre-i matemi sen hiç bilirmisin
Seraplaşan gönlün melalini işitirmisin, aşkın firkaşleştiği anın acısını hissedermisin
Akıl ve izandan yoksun birşekilde kanaat etmenin, gerekçelerinde ki sancıyı bilmemenin
Vaktin mağfiretleştiği hilkatle hamdetmemenin, ruhun nidasında işitilen vecd-i titremenin



Sormamalıyım belkide, aşk nedir diye
Hakikatin ihsanlaştığı, kalbin inşiraha hasret kaldığı, umutların solgunlaştığı badire kime
Neden şahadet elzem, niyet asliyettir, kalbin nazargah hali kimindir, azim ihmal edilir niye
Senasına mecnun olduğun ezanlar okunuyor bir davetle, niye tefrikalar artar latif kalplerde



Zehroluyor inkilabın ramı sinemde
Her vakit firaridir, irademde ki zafiyetler söyle kimin derdinde, istişare muhabbet hasretinde
Mahkum olan bedenler dört duvar nerde ve elbette ki keder içinde, o vakit teslimiyetin kime
Nefsine köle olmuşsan, emetlerini umut yerine koyup hakikatinden uzaklaşmışsan ki nereye



Mecnun ol bari, aşkın sadrında ki hikmete
Akıl, fikretmezsen ne kadar çare, hukuku bilmek neden akl-ı selimlikle birlikte ki eminde
Keyfiyet kalbi yoracak, ruhundan kopan figanlar elbette birgün tarafından duyulacak demde
Adamlık kul olduğun nispette seninle kul ihsan ve takva netliğinde niyette kaim olan kalpte



Yorma  fakir ve muhtaç halimi bir dinle
Senin en mahzun ve dingin olduğun bir zamanda, bak ölüm her zaman en yakınında
İnsan sevgi ve muhabbete hasret kalınca, sürur ve şevk kuruyor vicdanın kör kuyularında
Kim saklanbaç oynuyor, akıl irfan niye hala gizleniyor mukallit olmak bize düşüyor heranda



Mustafa CİLASUN





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Cevaplandı: Önce istemediler, ama... lüferi kurtaralım ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.205 saniyede oluşturulmuştur


Ruhumun Hicran Damlaları!Güncelleme Tarihi: 14/12/17, 22:47 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim