Rukiye annemizin imtihanı - Sahabeler, Ashab-ı Kiram
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22886 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Rukiye annemizin imtihanı , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2346 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Rukiye annemizin imtihanı }   Okunma sayısı 2346 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Rukiye annemizin imtihanı
« : 01/06/11, 00:10 »
Ruki­ye an­ne­miz, Efen­di­miz (s.a.v) ile Hz. Ha­ti­ce va­li­de­mi­zin ikin­ci kı­zı ola­rak Mek­ke’de dün­ya­yı şe­ref­len­di­rir. Ru­ki­ye an­ne­miz, ab­la­sı Hz. Zey­nep’in ev­li­li­ğin­den son­ra ev hiz­met­le­rin­de müş­fik an­ne­si­nin baş­yar­dım­cı­sı olur.  Ma­ha­ret ve gü­zel ah­la­kıy­la kı­sa sü­re­de ak­ra­ba­la­rı­nın dik­ka­ti­ni çe­ker. Bü­yük am­ca­la­rı Ebu Ta­lib ön­der­li­ğin­de, Ku­reyş­li bir he­yet onu Ebu Le­heb’in oğ­lu­na is­temek için Efen­di­miz’in evi­ne doğ­ru yo­la çı­kar.

He­nüz Efen­di­miz’e ilk va­hyin gel­me­di­ği gün­ler­dir. Ebu Ce­hil, kar­de­şi­nin oğ­lu ve “emin” sı­fa­tıy­la in­san­la­rın gü­ven ve sa­y­gı­sı­nı ka­zan­mış, gö­nül­le­re sev­gi­si nak­şe­dil­miş Efen­di­miz’­le dü­nür ol­ma­yı çok ar­zu eder. Ha­ne-i sa­a­de­te ge­len bu he­yet­le bi­raz soh­bet­ten son­ra Ebu Ta­lib se­beb-i zi­ya­ret­le­ri­ni açık­lar. Efen­di­miz’e, “Ye­ğe­nim, Zey­nep’i Ebul As’a ver­din. O, ger­çek­ten şe­ref­li bir hı­sım­dır. Ru­ki­ye ile Üm­mü Gül­süm’ü de am­can Ebu Le­heb’in oğul­la­rı Ru­ki­ye ve Utey­be’ye is­teme­ye gel­dik. Şe­ref ve soy ba­kı­mın­dan on­lar da ge­ri de­ğil­ler­dir. Ver­me­ye­ce­ği­ni zan­net­mem” di­ye­rek sö­ze baş­lar.
Efen­di­miz kü­çük yaş­la­rın­dan iti­ba­ren ken­di­si­ni hi­ma­ye eden, öz ba­ba­sı gi­bi ko­ru­yup gö­ze­ten am­ca­sı­nı kır­ma­ya­rak, ka­rar için ken­di­le­ri­ne bi­raz müh­let ve­ril­me­si­ni is­ter. Bu sı­ra­da yan­la­rın­da bu­lu­nan ve he­nüz kü­çük olan Fa­tı­ma an­ne­miz, ko­şar adım­lar­la ab­la­la­rı­na ge­lip içe­ri­de olan bi­te­ni bir so­luk­ta an­la­tır. He­yet ev­den ay­rı­lın­ca Efen­di­miz ge­len­le­rin mak­sa­dı­nı eşi Hz. Ha­ti­ce’ye açar. Ha­ti­ce va­li­de­miz (r.a) ise kız­la­rıy­la ko­nu­şur. An­cak ba­zı en­di­şe­le­ri var­dır. Çün­kü Ebu Le­heb'in ha­nı­mı Üm­mü Ce­mi­le'yi çok iyi ta­nır. O da eşi gi­bi ge­çim­siz, ka­tı kalp­li, yı­kı­cı söz ve ta­vır­la­rıy­la meş­hur­dur. Bir ta­kım en­di­şe­ler­le de ol­sa iki kız kar­de­şin, iki kar­deş­le ev­len­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir. Hz. Ru­ki­ye ile Ut­be bin E­bu Le­heb’in söz­le­ri ke­si­lir ve bir ne­vi dü­ğün ak­di ya­pı­lır. (Üm­mü Gül­süm de (r.a) Ebu Le­heb’in di­ğer oğ­lu Utey­be’ye ni­şan­la­nır.)

Ku­reyş’in ni­şan boz­ma in­ti­ka­mı
Ka­rar aşa­ma­sın­da­ki bu gün­ler­den bi­rin­de, Mek­ke se­ma­la­rın­da bir nur gö­rü­nür. O gü­ne ka­dar “Mu­ham­me­dü’l-Emin” di­ye her­ke­sin gü­ven­di­ği, her şe­yi­ni ra­hat­lık­la ema­net bı­rak­tı­ğı Efen­di­miz, şim­di “Mu­ham­me­dün Ra­su­lul­lah” ya­ni “Al­lah’ın el­çi­si”dir. Al­lah (c.c) onu ken­di­si­ne re­sul seç­miş­tir. Efen­di­miz’i ilk tas­dik eden de eşi Hz. Ha­ti­ce ve bi­ri­cik kız­la­rı­dır.

Ku­reyş­li­ler bu du­ru­ma ol­duk­ça öf­ke­len­miş ve bir­kaç gün ön­ce çok emin ol­duk­la­rı Mu­ham­med’e (s.a.v) kar­şı, şim­di ade­ta kin ku­sar ol­muş­lar­dı. Efen­di­miz için “Mu­ham­med’i ye­ni gö­re­vin­de ken­di ba­şı­na ser­best bı­rak­tı­nız. Onu işin­den alı­koy­mak is­ter­se­niz, kız­la­rı­nı ge­ri ve­rin. On­lar­la meş­gul ol­sun da bu meş­ga­le onu ıs­tı­ra­ba sü­rük­le­sin” dü­şün­ce­si­ni uy­gu­la­ya­cak ka­dar da küs­tah­la­şır­lar. Ön­ce Hz. Zey­nep’i bo­şa­ma­sı için eşi Ebul As’a bas­kı ya­par­lar fa­kat mu­vaf­fak ola­maz­lar. Ebul As, Hz. Zey­nep’i bo­şa­maz.

Ebu Le­heb çocuk­la­rı­na, “Eğer Mu­ham­med’in kız­la­rı­nı bo­şa­maz­sa­nız ba­şım ba­şı­nı­za ha­ram ol­sun. Si­zin­le bir daha yüz yü­ze gel­me­ye­yim” di­ye teh­dit sa­vu­run­ca, Ut­be Ru­ki­ye’den, Utey­be de Üm­mü Gül­süm’den ni­şan­la­rı­nı bo­za­rak ay­rı­lır­lar. Al­lah mer­ha­me­tiy­le, pey­gam­be­ri­nin kız­la­rı­nı, daha son­ra na­zil olan ayet­te “odun ha­ma­lı” ola­rak ni­te­len­di­ri­le­cek bu ka­rı ko­ca­nın tu­za­ğın­dan, cim­ri ve uğur­suz ya­şa­yı­şın­dan kur­tar­mış­tı. Ebu Le­heb Az­gın­lık ve sap­kın­lık­ta o ka­dar ile­ri git­miş­ti ki onun ve ka­rı­sı­nın hak­kın­da elim bir aza­bı ha­ber ve­ren “Teb­bet Su­re­si” na­zil ol­muş­tu. Ebu Le­hep ve eşi hak­kın­da, “Boy­nun­da bü­kül­müş hur­ma lif­le­rin­den bir ip ol­du­ğu hal­de sır­tın­da odun ta­şı­ya­rak ka­rı­sı da o ate­şe gi­re­cek­tir” (Teb­bet, 4-5) den­miş­ti.

An­ne­ci­ği Hz. Ha­ti­ce’nin ve­fa­tı­nı gö­re­mez
Her ge­çen gün ar­tan Is­lam’la şe­ref­le­nen­le­rin ara­sı­na, Efen­di­miz’in da­ma­dı ola­cak ve dört ha­li­fe ara­sın­da yer ala­cak olan iyi huy­lu, yu­mu­şak kalp­li ve yar­dım­se­ver­li­ğiy­le ta­nı­nan Hz. Os­man da ka­tıl­mış; va­rı­nı yo­ğu­nu bu yo­lun hiz­me­ti­ne sun­muş­tu. Kı­sa bir sü­re son­ra Efen­di­miz’in ikin­ci kı­zı Hz. Ru­ki­ye ile ev­le­ne­rek Ra­su­lul­lah’a da­mat ol­mak­la şe­ref­len­miş­ti.

Efen­di­miz ash­abı­nın çek­ti­ği sı­kın­tı­la­rı gör­dük­çe üzü­lü­yor­du. Bir müd­det son­ra Müs­lü­man­la­ra Ha­be­şis­tan’a hic­ret im­ka­nı doğ­du. Ilk hic­ret ka­fi­le­sin­de Efen­di­miz’in müş­fik da­ma­dı Hz. Os­man ile sev­gi­li kı­zı Ru­ki­ye de var­dı. Efen­di­miz on­lar­la  ve­da­la­şır­ken, “Al­lah on­la­rın yar­dım­cı­sı ol­sun. Os­man Al­lah yo­lun­da, Lut Pey­gam­ber’den (a.s) son­ra ai­le­siy­le hic­ret eden­le­rin il­ki­dir” di­ye bu­yu­rur.

Ilk ço­cu­ğu­na ha­mi­le olan Hz. Ru­ki­ye’nin Ha­be­şis­tan yol­cu­lu­ğun­da sağ­lı­ğı bo­zu­lur. Na­zik be­de­ni daha faz­la ço­cu­ğu­nu ta­şı­ya­maz ve yav­ru­su­nu kay­be­der. Hz. Os­man (r.a.), eşine dai­ma il­gi­li, sev­gi do­lu ve yar­dım­cı bir ta­vır gös­te­rir. Ha­yat ar­ka­da­şı­na gö­zü gi­bi ba­kar. Hz. Ru­ki­ye’nin üzün­tü­sü­ne or­tak olur.

Der­ken Mek­ke'den mu­ha­cir­le­ri se­vin­di­re­cek ha­ber­ler gel­me­ğe baş­lar. Ora­da Müs­lü­man­la­ra es­ki­si ka­dar iş­ken­ce ya­pıl­ma­dı­ğı söy­le­nir ve Mek­ke'ye ge­ri dö­nüş­ler baş­lar. Hz. Os­man ile Ru­ki­ye de (r.a) yo­la çı­kan­lar ara­sın­da­dır. Mek­ke’ye var­dık­la­rın­da du­ru­mun hiç de söy­len­di­ği gi­bi ol­ma­dı­ğı­nı, iş­ken­ce­le­rin de­vam et­ti­ği­ni gö­rür­ler. An­cak hi­ma­ye al­tın­da Mek­ke’ye gi­rer­ler. Ru­ki­ye (r.a) ba­ba evi­ne gel­di­ğin­de, kız kar­deş­le­riy­le has­ret ve mu­hab­bet­le ku­cak­la­şır. Ka­vuş­tuk­la­rı için şük­re­der­ler. Fa­kat Hz. Ru­ki­ye (r.a) an­ne­ci­ği­ni ora­da gö­re­mez. Kar­deş­le­ri­ne so­ran göz­ler­le bak­tı­ğın­da, yü­re­ği­ni ya­kan hıç­kı­rık­lar ve göz­yaş­la­rıy­la kar­şı­la­şır. Bu man­za­ra ona ce­vap olur.

Efen­di­miz, Hz. Os­man’a has­ta eşine re­fa­kat et­me­si­ni söy­ler
Hz. Ru­ki­ye ve eşi Hz. Os­man’ın (r.a), Mek­ke'de kal­ma­la­rı uzun sür­me­di. Me­di­ne­li­ler Al­lah Ra­su­lü’ne ku­cak aç­mış, hic­re­ti tas­dik et­miş­ler­di. On­lar da ikin­ci hic­ret yur­du­na yö­nel­miş­ler­di. Men­zil­le­ri Me­di­ne’ydi.

Hz. Ru­ki­ye (r.a) Me­di­ne’de oğ­lu Ab­dul­lah'ı dün­ya­ya ge­tir­di. Onun do­ğu­muy­la, ilk ço­cu­ğu­nu kay­bet­me­nin acı­sı­nı unut­ma­ya ça­lış­tı. Al­lah Ra­su­lü de teş­rif et­tik­ten son­ra Me­di­ne so­kak­la­rı baş­ka bir hu­zur için­dey­di. To­run Ab­dul­lah gün geç­tik­çe bü­yü­yor ve an­ne­si­nin ku­ca­ğın­da et­ra­fa gü­lü­cük­ler sa­çı­yor­du. Hz. Ru­ki­ye’nin (r.a) im­ti­ha­nı bü­yük­tü. Bir gün hiç bek­len­me­dik bir olay­la kar­şı­laş­tı. Ab­dul­lah’ın yü­zü­nü bir ho­roz ga­ga­la­mış, al­dığı de­rin ya­ra­lar yü­zün­den kü­çü­cük be­de­ni da­ya­na­ma­mış ve ru­hu­nu tes­lim et­miş­ti.

Hz. Ru­ki­ye ikin­ci bir ev­lat acı­sıy­la hay­li sar­sıl­dı. Sağ­lı­ğı gün geç­tik­çe kö­tü­ye gi­di­yor­du. Üzün­tü­le­ri ate­şi­nin yük­sel­me­si­ne ve hum­ma­ya ya­ka­lan­ma­sı­na yol aç­tı. Bu ara­da Müs­lü­man­lar Be­dir Sa­va­şı’­na ha­zır­lan­mak­tay­dı. Ci­hat çağ­rı­la­rı ya­pıl­mak­tay­dı. Hz. Os­man da (r.a) Be­dir’e ka­tıl­mak is­ti­yor­du fa­kat bi­ri­cik eşi Ru­ki­ye’nin (r.a) ra­hat­sız­lı­ğı ol­duk­ça cid­diy­di. Ate­şi ve acı­la­rı gün geç­tik­çe art­mak­tay­dı. Efen­di­miz (s.a.v),  Hz. Os­man'a or­du­ya ka­tıl­ma­ma­sı­nı, eşi­nin ya­nın­da kal­ma­sı­nı işa­ret bu­yur­du. Onun iyi­leş­me­si için elin­den ge­len gay­re­ti gös­te­ren Hz. Os­man (r.a), eşi­nin gö­zün­den gö­zü­nü ayır­mı­yor­du. Fa­kat Al­lah Ra­su­lü­’nün ema­ne­ti olan sev­gi­li eşi­nin, her ge­çen gün sağ­lı­ğı kö­tü­ye gi­di­yor­du. Ru­hu na­ze­nin be­den­den ay­rıl­dı­ğı sı­ra­lar­da, Me­di­ne se­ma­la­rın­da Be­dir za­fe­ri­nin se­vin­ci yük­se­li­yor­du.

Kab­ri­nin ba­şın­da

Ru­ki­ye an­ne­mi­zin ce­na­ze­si­ni Üm­mü Ey­men (r.a) yı­ka­mış, kab­re ise Hz. Os­man yer­leş­tir­miş­ti. Be­dir’den dö­nen Efen­di­miz (s.a.v), bi­ri­cik kı­zı Hz. Ru­ki­ye’nin kab­ri­nin ba­şı­na ge­lip dua ve ni­yaz­da bu­lun­du. Ağ­la­mak­tan bi­tap dü­şen kü­çük kı­zı Fa­tı­ma an­ne­mi­zin göz­yaş­la­rı­nı sil­di. Ora­dan Hz. Os­man’ın (r.a) evi­ne gi­de­rek onu da te­sel­li et­ti. Bu sı­ra­da ka­dın­la­rın göz­yaş­la­rı içe­ri­sin­de ağ­la­dı­ğı­nı gö­ren Hz. Ömer (r.a), mü­da­ha­le et­mek is­te­yin­ce alem­le­re rah­met Efen­di­miz, “Bı­rak ağ­la­sın­lar. Ölü­ye kar­şı du­y­gu­lar göz ve kalp­le ifa­de edi­lir­se, bu Al­lah’tan­dır. O’nun mer­ha­me­tin­den­dir. El ve dil ile ya­pı­lır­sa bu da şey­tan­dan­dır” bu­yu­ra­rak bir ne­vi ken­di üzün­tü­le­ri­ni de di­le ge­tir­miş­ti.
Hz. Ru­ki­ye an­ne­miz, Pey­gam­be­ri­miz’in (s.a.v) ilk ve­fat eden kı­zıy­dı. Bu ci­ha­na göz­le­ri­ni yum­du­ğun­da he­nüz 22 yaş­la­rın­day­dı.





Rahime YILMAZ kaleme aldı
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/rukiye-annemizin-imtihani-t26954.0.html




Çevrimdışı Emsey

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 2.091
  • Konu: 139
  • Derviş: 297
  • Teşekkür: 136
Cevaplandı: Rukiye annemizin imtihanı
« Cevapla #1 : 01/06/11, 00:55 »
 X:04 X:01


“En büyük ameli Salih birlik ve beraberliktir"
Gavs-i sani (k.s)

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Cevaplandı: Rukiye annemizin imtihanı
« Cevapla #2 : 01/06/11, 01:37 »
Allahu Teala razı olsun..


Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Uzak durun... Fârabî ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.279 saniyede oluşturulmuştur


Rukiye annemizin imtihanı Güncelleme Tarihi: 21/09/19, 23:58 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim