Sadaka Yoluna Giden Develer - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.051 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.592 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22896 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Sadaka Yoluna Giden Develer , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2259 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Sadaka Yoluna Giden Develer }   Okunma sayısı 2259 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı (toprak)

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 312
  • Konu: 60
  • Derviş: 18
  • Teşekkür: 3
Sadaka Yoluna Giden Develer
« : 16/06/11, 00:17 »


Sadaka Yoluna Giden Develer

İslâm tarihinde ciddi sıkıntılara yol açmış bir fırka olan Haricîliğin elebaşlarından Necde el-Harûrî'nin adamları, bir gün Abdullah b. Ömer Hazretleri'ne ait bir deve sürüsünün yanından geçerken, sürüyü sürüp götürdüler. Develerin çobanı gelip haber verdi:

- Ey Abdurrahman'ın babası ( İbn Ömer) develerini sadaka eyle!

İbn Ömer r.a. sordu:

- Niçin böyle yapayım? Develere ne olmuş ki?

- Necde el- Harûrî'nin adamları develeri önlerine katıp götürdüler.

- Develeri götürüp giderken seni nasıl bıraktılar?

- Beni de götürüyorlardı; fakat yolda ellerinden kaçıp kurtuldum.

- Neden kaçtın? Onları terk edip de niçin bana geldin?

- Onlara çobanlık yapmam. Çünkü seni onlardan çok severim.

- Allah aşkına doğru söyle; gerçekten beni onlardan çok seviyor musun?

Çoban daha çok sevdiğine yemin etti. (Çoban aslında Abdullah b. Ömer'in bir kölesiydi, ona bağımlı bir hizmetçiydi). İbn Ömer dedi ki:

- Develeri sadaka eylediğim gibi, seni de âzâd edip sadaka eyledim.

Aradan bir müddet geçmişti. Birisi gelerek, İbn Ömer'e bir devesinin pazarda satılmakta olduğunu söyledi. Bunun üzerine İbn Ömer Hazretleri hırkasını omuzuna aldı, devenin satıldığı pazara gitmek için kalktı. Tam o sırada karar değiştirdi, hırkasını indirip yerine oturuverdi. Niçin böyle yaptığını soranlara dedi ki:

- Ben bir defa develeri sadaka ettikten sonra, niçin onların peşine düşeyim.*

Abdullah b. Ömer r.a. der ki:

Bir gün Haccâc -ı Zâlim'in bir hutbesini dinledim; hoşuma gitmeyen bir söz söyledi. Onu düzeltmek istedim. Fakat Rasulullah s.a.v.'in bir sözü hatırıma geldi de bu işten vazgeçtim. Çünkü Peygamber Efendimiz: “Mümin kişiye kendini zillete düşürmek yaraşmaz” buyurmu ştu. Ben de kendisine: “Ya Rasulallah, kişi kendini nasıl zillete düşürür?” diye sormuştum da, O şöyle söylemişti:

- Kişi kendini gücü yetmeyeceği bir belaya atarsa (kendi tedbirsizliğinden) zillete düşmüş olur.**

* Hilyetü'l - Evliyâ , 1/373; Hayâtü's -Sahâbe ( Kandehlevî ), 2/648.

** Taberânî : el- Mu'cemü'l - Evsat , 6/171 ( Hd . 5353); Hayâtü's - Sahâbe , 2/648.


Peygamber Eşlerinin Şakası

Peygamber s.a.v. Efendimiz'in Eşlerinden Yemenli Hz. Sevde , bir gün Hz. Âişe'yi ziyarete gelmi şti. O sırada Hz. Ömer r.a.'ın kızı ve Rasulullah Aleyhisselâm'ın diğer zevcesi Hz. Hafsa da oradaydı. Hz. Sevde çok süslü ve kılık kıyafeti gayet güzeldi. Üzerinde güzel kokulu ve Yemen yapısı bir hırka, başında da alnına doğru sarkan nakışlı bir yemenî vardı. Bu durumu biraz kıskanmış görünen Hafsa , Hz. Âişe'ye der ki:

- Ey müminlerin annesi, şimdi Peygamber Efendimiz gelecek; bu kadın ise aramızda yıldız gibi parlıyor!

Hz. Âişe ise bu sözden hoşlanmaz:

- Hafsa Allah'tan kork, böyle söyleme, der. Hafsa devamla:

- Vallahi ben onun bu süsünü bozacağım, diye söylenir.

Hz. Sevde biraz ağır duyduğu için konuşulanları anlayamamı ş tı . “Neler konuşuyorsunuz?” diye sordu. Hz. Hafsa dedi ki:

- Tek gözlü adam (Deccal) çıkmış!

Nedendir bilinmez, ama Hz. Sevde bu şakayı ciddi zannederek müthiş bir korkuyla titremeye ve “Ben nereye gizleneyim?” diye saklanacak yer aramaya başlar. Hz. Hafsa ise onun saflığını bildiğinden olacak, oradaki bir kulübeyi gösterip, “Git, kulübeye gir!” der.

Hz. Sevde , hurma dallarından yapılmış, içi örümcek ağı ve tozlarla kaplı o perişan kulübeye girip saklandı. O sırada Rasul -i Ekram s.a.v. de gelmişti. Hz. Âi şe ile Hafsa gülmekten kırılıyor, konuşmaya fırsat bulamıyorlardı. Rasulullah Aleyhisselâm sordu:

- Bu ne iştir, niçin bu kadar gülüyorsunuz?

Hz. Âişe ile Hz. Hafsa kulübeyi gösterdiler. Peygamber Aleyhisselâm gidip kulübeye bakınca, bir de ne görsün? Hz. Sevde oraya sinmiş, titreyip duruyor! Rasul -i Ekrem ona:

- Sevde , ne olmuş sana, niçin buraya girmişsin?

- Ya Rasulallah , tek gözlü Deccâl çıkmış!

Yapılan şakayı anlayan Allah Rasulü :

- Çıkmadı çıkmadı , korkma! Fakat bir gün çıkacaktır, buyurdu.

Sonra Hz. Sevde'yi o toz ve örümcek ağları içinden alıp çıkardı.

Heysemî : Mecmau'z - Zevâid ( Beyrut-1994 ), 4/578-79, Hd . 7684.


Kocasını Şikayet Eden Kadın

Kadının biri, bir gün Halife Ömer r.a.'a gelerek dedi ki:

- Ey müminlerin emiri sana insanların en iyisini şikayete geldim. Öyle birisi ki, amelde onu geçen veya onun kadar amel eden kimse pek azdır. Geceleri sabaha kadar namaz kılar, gündüzleri de hep oruçla geçirir…

Bu sözlerden sonra utancından asıl demek istediğini diyemedi ve:

- Ey müminlerin emiri , beni bağışla, diyerek çekildi. Hz. Ömer:

- İyi iyi , Allah senden razı olsun. Sen adamını çok güzel halleriyle övdün; artık onun hakkında fazla bir şey söylemen de gerekmez, dedi.

Kadın çıkıp gittikten sonra, orada hazır bulunan sahabi Kaab b. Sûr r.a. dedi ki:

- Ey müminlerin emiri , kadın utanıp asıl şikayetini sana söyleyemedi.

- Kadının ne şikayeti varmış ki?

- Kadın kocasından, kocalık vazifelerini yerine getirmiyor diye şikayette bulunuyor, fakat bunu açıkça söyleyemiyor.

Hz. Ömer kadını geri çağırdı. Kocasına da haber gönderip yanına getirtti. Sonra Kaab b. Sûr'a :

- Bunlar arasında sen hakemlik et, diye teklif etti. Kaab :

- Sen buradayken ben nasıl hakemlik yapabilirim, dedi. Hz. Ömer r.a .:

- Benim anlayamadığım inceliği sen anladın. Bunun için onları dinleyip aralarında gereken hükmü vermek de senin hakkındır, dedi.

Bunun üzerine Kaab o adama dedi ki:

- Allah Tealâ erkeklere hitaben: “Sizin için helal ve hoş olan kadınlardan ikişer, üçer ve dörder olarak nikahlayın” (Nisâ, 3) diye buyurduğuna göre, en çok üç gün peşpeşe oruç tutabilirsin; dördüncü günü tutmamaman gerekir. En çok da üç sabaha kadar ibadet edebilirsin; dördüncü gece eşinle beraber olmalısın.

Hz. Ömer r.a. Kaab'ın bu ince anlayışını beğendi ve:

- Senin bu buluşun öteki buluşundan da güzelmiş, dedi. Bu isabetli hükmü çok beğenen halife onu Basra kadısı yaptı.

Kadıncağız şikayetinde: “Kocam geceleri hep ibadet eder, gündüzleri oruç tutar” deyince, maksadı farketmeyen Hz. Ömer: “Kocanı bunlardan men mi edeyim?” demişti.

İbn Saad , et- Tabakâtü'l - Kebîr , 9/91.



Yusuf YAVUZ

Semerkand Dergisi 79. sayı Temmuz 2005

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/sadaka-yoluna-giden-develer-t27188.0.html



En büyük hizmet,güzel ahlaklı ve edepli bir insan olmaktır...

Gavs-i Sani Hz.

Çevrimdışı Bi_iznillah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 5.854
  • Konu: 896
  • Derviş: 5324
  • Teşekkür: 179
    • KEND!MCE(Bi_iznillah)
Okundu: Sadaka Yoluna Giden Develer
« Cevapla #1 : 10/03/13, 14:33 »
 



♥ A L L A H I M !
Kalbimizi imanla, Aklımızı marifetinle, Ruhumuzu muhabbetinle,
 Beynimizi tefekkürünle, Cennetimizi Cemâlinle ihya eyle.
Amin Amin Amin ♥ ...

Çevrimdışı Derviş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 993
  • Konu: 15
  • Derviş: 18535
  • Teşekkür: 0
Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez, gafil olma, ilme çalış, geçen günler geri gelmez...
Bizim şöhretimiz ''MÜSLÜMANLIĞIMIZDIR''


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Yaz tatilini çocuklarımız için fırsat bilelim! Çin'de 40 yaşında bir adamın burnunda küçücük bir sivilce çıktı. .. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.206 saniyede oluşturulmuştur


Sadaka Yoluna Giden Develer Güncelleme Tarihi: 18/10/19, 00:04 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim